Connect with us

Genel

Domates Yetiştiriciliği

Published

on

DOMATES MİLDİYÖSÜ (Phytophthora infestans) IHastalık Belirtileri: *Yapraklar üzerinde küçük soluk yeşil veya sarımsı lekeler belirir.Hastalık ilerledikçe renkleri kahverengi veya siyah olur.Ayrıca

Domates Yetiştiriciliği

Tanımı ve Önemi
Domates bitkisinin Peru’dan diğer ülkelere yayıldığı, Türkiye’ye Adana’dan girdiği bilinmektedir. Domates biyolojik olarak kendine döllenen bir sebzedir. Fakat % 1-5 nispetinde yabancı döllenme de görülmektedir. Tropik bölgelerde çok yıllık, diğer bölgelerde tek yıllık bir kültür bitkisidir.
Domatesin sistematikteki yeri şöyledir
Takım: Personatae
Familya: Solaneceae
Cins: Solanum
Tür: Lycopersicon esculentum
Domatesin botanik özellikleri
Kök: Domates köklerinin derinliğine ve yanlara dağılımı 1-1,5 m’yi bulur. Sera yetiştiriciliğinde kökün dağılım alanı daha azdır. Bunun nedeni ise toprak suyunun hareketinin aşağıdan yukarı olmasıdır. Serada yetiştirilen domatesin kökleri zayıf olduğundan bitkilerin askıya alınması gerekmektedir.
Gövde ve yapraklar: Gövde başlangıçta yuvarlak, yumuşak ve tüylü iken daha sonraki dönemlerde yuvarlaklık köşeliliğe, yumuşaklık sertliğe dönüşür. Bitki dallanmaya çok yatkındır. Her yaprağın gövdeye bağlandığı yerden, koltuk denilen yeni sürgünler çıkar. Domatesi bodur ve sırık çeşitler olmak üzere iki gruba ayırırız. Bodur çeşitlerin sınırlı büyüyen bir dallanma sistemi ve çalımsı görünümleri vardır. Sırık çeşitlerde bir çiçek salkımı oluşturduktan sonra büyüme ucunda büyüme sürerken yaprak koltuklarında ise yan sürgünler ve çiçeklenme devam eder.
Resim
Çiçek, meyve ve tohum: Domates çiçekleri erdişidir. (Erkek ve dişi çiçeklerin aynı çiçekte olması durumudur.) Çiçeklenme sürgün ucunun yassılaşması ve büyümesi ile oluşur. Çiçeklenme sürgün uçlarında salkım şeklindedir. Salkımdaki ilk çiçek en uçta oluşur. İlk çiçeğin altından çıkan lateral büyüme noktasından da ikinci çiçek gelişir. Salkımın çiçeklenmesi tamamlanana kadar lateral büyüme noktalarından çiçeklenmeler devam eder. Salkımdaki çiçek adedi, basit salkımda 7-12, bileşik salkımda ise 300’e kadar ulaşır. Üzümsü meyveler grubunda sınıflandırılan domatesin meyvesi bölmelidir. Genelde iri çeşitlerin ikiden fazla bölmeleri olduğundan şekilleri düzensizdir. Çok bölmeli karaktere eğilim gösteren çeşitler düşük sıcaklıkta yetiştirildikleri zaman meyveler düzensiz şekilli olur. Domates tohumları 20-22˚C’de çimlenir. Bu sıcaklık derecelerinin altındaki düşük sıcaklıklarda çimlenme yavaş iken bunun üzerindeki sıcaklıklarda düzensiz çimlenme meydana gelir.
Domatesin önemini ekonomik ve beslenme yönünden şöyle inceleyebiliriz:
Ekonomik yönden önemi; Ülke ekonomisinde çok önemli bir yere sahiptir. Domates yetiştirilen bölgelerde çiftçimizin önemli gelir kaynaklarından birisini oluşturmaktadır. Domates yetiştiriciliği özellikle Marmara, Akdeniz, Ege, Karadeniz bölgesinde önemli bir yere sahiptir. Bu sebzenin yetiştirilmesi için ülkemizin iklim şartları çok uygundur. Sebzeyi işleyecek sanayi 1970’li yıllardan itibaren hızla kurulmuştur. Bu sebeplerden dolayı ülkemiz domates üretiminde dünya ülkeleri arasında alt sıralardan hızla üst sıralara tırmanarak Amerika ve İtalya gibi üretim devlerinin arasına girmeyi başarmıştır. Sadece üretimin miktarı ve kalitesi arttırılmamış aynı zamanda domatesten elde edilen işlenmiş domates ürünleri de çeşitlendirilmiştir. Günümüzde taze olarak tüketildiği gibi, domates suyu, salça, parça domates, ketçap, turşu olarak veya kurutularak, dondurularak da tüketilebilmektedir. Ülkemiz son yıllarda domates üretiminde dünyada üçüncü sıraya yerleşmiştir. 5-6 kg domatesten yaklaşık 1 kg salça elde edilebilir. 250-400 bin adet tohumu 1 kg gelir.
Beslenme yönünden önemi; Meyvede başlangıçta renk yeşildir. Bu dönemde zehirli alkaloit olan solanin içerir. Duyarlı kişilerde yeşil meyveden 2-5 tane yenmesiyle zehirlenme görülebilir. Domates olgunlaştıkça solanin kaybolur. 100 g taze domatesin % 94.1’i sudur. Yenildiği zaman 23 kalori verir. Ucuz ve bol vitamin kaynağı olan domates besleyici ve lezzetli özelliğinden dolayı dünyanın birçok ülkesinde en çok üretilen sebzelerdendir. Turfanda olarak yetiştirilebilmesi nedeni ile her mevsimde tüketilebilmektedir. İçerisinde A, B1, B, B6, C, K vitaminleri, niacin, protein, yağ, karbonhidrat, potasyum, kalsiyum, demir ve yüksek miktarda likopen bulunmaktadır. İçerisindeki A, B6, B1, C vitaminlerinin ve likopenin bir antioksidan olarak değişik kanser türlerine ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Yapılan araştırmalar sonucunda haftada iki defa domates ürünü tüketenlerde prostat kanseri riski, hiç tüketmeyenlere göre %34 daha az bulunmuştur. Ayrıca domatesin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, beyin hücrelerinin yaşlanmasını yavaşlattığı, saçları ve cildi güzelleştirdiği ortaya konulmuştur.Ekolojik İstekleri
Domates üretimi hem açıkta hem de örtü altında yapılır. Bunun içinde ekolojik isteklerini yetiştirildiği yerlere göre değerlendirmek gerekir.
Açık arazide
İklim isteği: Domates, ılık ve sıcak iklimlerin bitkisidir. Soğuklardan çok zarar görür. Yetiştirildiği dönemde sıcaklık -2, -3 0C düştüğünde bitki donar ve ölür. Fidelerinin ekim döneminde don tehlikesi ortadan kalkmış olmalıdır. Yörede 5-6 ay süreyle bitkiye uygun iklim olmalıdır. Dört aydan kısa süreli uygun iklim olursa, bitkiden beklenen sonuç alınamaz. Domateslerde normal bir gelişmenin meydana gelebilmesi için, sıcaklığın en az 16- 19°C ’lerde olması yapılan denemelerde anlaşılmıştır. Döllenme olayı en iyi 15-25 °C’de olmakta 15 °C’ nin altında ve 35 °C’ nin üzerinde meyve bağlama azalmaktadır. Döllenme olayında en iyi sonuç ise hava ısısının 18-21 °C, toprak ısısının 21 °C ‘de olduğu şartlarda alınmıştır. Domatesler en iyi gelişimlerini 15-28 °C arasındaki sıcaklıklarda gösterir. 30 0C nin üzerindeki sıcaklıklarda da bitki gelişmesi devam etse de döllenme olmaz. Çiçekleri dökülür, çekirdeksiz küçük meyveler meydana gelir. Sıcaklık isteği gelişme dönemine göre farklılık gösterir. Yüksek sıcaklıklarda bitki döllenme yeteneğini ve gelişmesini kaybeder. Gece ile gündüz arasında 6-7˚C’lik sıcaklık farkı olması gerekir. Gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki fark, meyve bağlamayı olumlu yönde etkilerken aynı zamanda olgunlaşan meyvede renk maddeleri oluşumunu sağlar. Yüksek nemde hastalık, yüksek sıcaklıkta çiçek dökümü olmaktadır. Sıcaklık 15 0C altına indiğinde, bitkide gelişme yavaşlar. Sıcaklık 13 °C’ nin altına düştüğünde olgunlaşmanın geciktiği ve mahsul miktarının çok azaldığı görülmüştür. Domates bitkisi aşırı nemli havaları sevmez. Nemli havalarda yaprak çürümeleri başlar. Domatesin büyüme döneminde yüksek nem olumlu etki yaparken meyve olgunlaşması döneminde ise hastalık ve zararlıların artmasına yol açar.
Resim
Toprak isteği: Domates derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti yüksek, humus ve besin maddelerince zengin tınlı toprakları tercih eder. Erken mahsul almada kumlu ve tınlı topraklar tercih edilmelidir. Bol mahsul önemli olduğundan sanayi domatesi yetiştiriciliğinde tınlı, killi-tınlı veya milli-tınlı topraklarda iyi netice verir. Havalanması iyi olmayan soğuk topraklar yetiştiricilik için uygun değildir. Toprak pH’ nın 5 den aşağı düşmesi istenmez. Bu durumda mutlaka kireçleme yapmak gerekir. Domates için uygun toprak pH 5-7.5 arasıdır. En iyi sonuç, pH 6.5′ da alınır. Domates bitkisi, aşırı olmamak koşuluyla tuzlu topraklarda da yetiştirilebilir.
Örtü altında
İklim isteği: Fide döneminde nemi seven domates bitkisi,
yetişme ve meyve olgunlaşma döneminde yüksek nemden hoşlanmaz. Ancak kök çevresinin düzenli su almasını ister. Nemli ortamlarda özellikle mantari hastalıklar artar. Domates bitkisinin örtü altında fide dönemindeki sıcaklık isteği 18-20 0C, yetişme döneminde 25 oC’ dir.30 0C’ nin üstündeki sıcaklıkta meyve tutumu sorun olur. Bitki döneminde sera içi en düşük sıcaklık 10 0C’nin üstünde tutulmalı, optimum sıcaklık 25 0C civarında olmalıdır. Maksimum sıcaklık 32 0C’nin üzerinde olmamalıdır.
Toprak isteği: Domates derin, geçirgen, su tutma kabiliyeti yüksek, humus ve besin maddelerince zengin tınlı toprakları tercih eder. Erken mahsul almak için kumlu- tınlı topraklar tercih edilmelidir. Sanayi domatesi yetiştiriciliğinde bol mahsul önemli olduğundan tınlı, killi-tınlı veya milli-tınlı topraklarda iyi netice verir. Domates yetiştiriciliğinde toprakta dikkat etmemiz gereken en önemli husus pH değeri ve tuzluluktur. pH 5-7.5 olmalı ve toprakta aşırı tuz bulunmamalıdır.
Önemli Çeşitleri
Domatesi farklı şekillerde gruplamak mümkündür. Aşağıda göreceğiniz gibi gruplandırmalar yapılabilir.
Yetiştirme Alanlarına Göre Domates Çeşitleri
1-Açıkta yetiştiricilik
2-Cam veya plastik seralarda yetiştiricilik
Morfolojik Durumlarına Göre Domates Çeşitleri
1-Bodur (Yer) domatesler
2-Sırık domatesler
Kullanım Alanlarına Göre Domates Çeşitleri
1-Sofralık çeşitler
2-Sanayilik çeşitler
Hasat Zamanı ve Olgunluğa Göre Domates Çeşitleri
1-Erkenci çeşitler
2-Orta erkenci Çeşitler
3-Geçiçi çeşitler
Resim
İhracata elverişli domates çeşitlerinin de kendilerine has özellikleri bulunmaktadır. Domates tüketiminde değişik tipler (salkım, kokteyl, cherry, beef ve plum) yer almaktadır. Bu artışta salkım domateslerinin daha lezzetli oluşu ve daha doğal görünmesi en önemli etkendir. Aynı nedenlerle kokteyl ve cherry tiplerinin pazar payı da hızla artmaktadır.
Üretimi
Domates üretimi iki aşamada gerçekleştirilir.
Birinci aşamada tohumdan sıcak yastıklarda fide üretimi yapılır.
İkinci aşamada, sıcak yastıklarda yetiştirilen fideler özenle yerlerinden sökülür ve bahçemizde hazırlanan yerlerine dikilir.
Fide ile yetiştiriciliğin tercih edilme nedenleri şunlardır:
Tohum sarfiyatının azalması
Erkencilik sağlaması
Düşük çimlenmeyi ve düzensiz çıkışı önlenmesi
Toprak koşullarının tohumla ekime uygun olmaması
Uygun tohum ekim mibzerlerinin yokluğu
Yazlık sebzeler için erken ilkbahar döneminde düşük sıcaklık risklerinden korunması
Fide ile üretimde dikkat edilecek husus ise seçilecek fidenin özellikleridir. Fide uygun
özelliklerde olmazsa yetiştirmede problemler meydana gelir.
Sağlıklı ve yüksek verim elde edebilmek için iyi bir fide aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:
Fide diri olmalıdır.
Kuru maddece zengin olmalıdır.
Fazla genç veya fazla yaşlı olmamalıdır.
Fideler çok fazla boylanmamalıdır.
Kalın ve kuvvetli olmalıdır.
Bazı türlerde kendine özgü mumsu tabaka ve renkler oluşmalıdır.
Kök sistemi sağlam ve tam olmalı, mümkünse üzerinde bir miktar toprak bulunmalıdır.
Fidelerin tümü aynı büyüklükte ve gelişme döneminde olmalıdır.
Domates için en uygun fide büyüklüğü 15-20 cm uzunluk ve kurşun kalem kalınlığını aldığı
zamandır. Bu büyüklüğe uygun koşullarda 6 haftada ulaşır. Eğer imkân varsa tüplü fideler
kullanılmalıdır.
Tüplü fide kullanmanın avantajları şunlardır:
Fidelerin tarlada tutma oranı yüksektir.
Erkencilik sağlanmaktadır.
Bitki gelişmesi düzenlidir ve hasat zamanı aynıdır.
Fidelerin dikimi makine ile yapılabilmektedir.
Serada Domates Yetiştiriciliği
Örtü altı yetiştiriciliğinde yoğun olarak yetiştirilen en önemli sebze türüdür. Seralarımızın % 50′ sinde domates yetiştirilir. Cam ve plastik seralarda domates yetiştiriciliğinin başarısı öncelikle çeşit ve yetiştirme zamanın iyi seçilmesine bağlıdır.
Seçimde;
Yetiştirme dönemine uygun,
Kuvvetli gelişen,
Yüksek verimli,
Kaliteli,
Hastalıklara dayanıklı,
Raf ömrü uzun olan çeşitleri tercih edilmelidir.
Dikim, uygun tohum ekim tarihleri yetiştirme ortamına ve bölgeye göre değişmektedir.
Sonbahar döneminde temmuz ve ağustos ayının ilk haftası,
Tek mahsul döneminde eylül ortası, ekim ayının ilk haftası,
İlkbahar döneminde kasım sonu,-aralık ayının ilk haftasında tohum ekimi yapılır.
Ekimi yapılan tohumlar on gün içerisinde çimlenir. Çimlenen tohumlar kotiledon yapraklarından tutularak torba veya kutulara şaşırtılır. Şaşırtmanın akşam serinliğinde ya da sabah yapılması uygundur. Şaşırtılıp bakım işlemleri yapılan fideler üç hafta da dikim büyüklüğüne ulaşır ve hazırlanan yerlerine dikilir. Bitkiler ışıktan en iyi şekilde faydalanıp meyveler daha erken olgunlaşsın diye kuzey ve güney yönünde çift sıralı dikim yapılır. Dikim mesafesi çift ürün yetiştiriciliğinde 90x50x40 cm, tek ürün yetiştiriciliğinde 100x50x45 cm olmalıdır.
Resim
Açıkta Domates Yetiştiriciliği
Domates yetiştiriciliğine, önce toprak hazırlığı ile başlanır. Domates bitkisi derin köklü bir bitki olduğu için, toprağın derin sürülerek dikkatle hazırlanması gerekir. Tarla tabanının 50 cm altında pulluk tabanı denilen geçirgen olmayan bir tabaka varsa bu tabaka sonbahar başlarında özel pulluklarla kırılmalıdır. Sonbaharda toprağa dekara 3-4 ton hesabıyla yanmış çiftlik gübresi verildikten sonra toprak pullukla derin olarak işlenir. Toprak kesekli olarak bırakılır. Mümkünse ilkbaharda tekrar sürülür. Daha sonra diskaro geçirilerek dikime hazır hale getirilir. Domates bitkisinin fideleri sıcak yastıklarda yetiştirilir. Ancak domates yetiştiriciliğinde tarlaya doğrudan tohum ekimi de yapmak mümkündür. Ağır killi topraklarda doğrudan tohum ekiminden
kaçınılmalıdır. Tarlaya doğrudan tohum ekimi için toprak sıcaklığının en az 14°C olması ve tohum yatağının çok güzel hazırlanması gerekir. Tohum ekimi şubat-mart aylarında, 1-2 cm derinliğe pnomatik veya pamuk mibzeriyle yapılabilir. Ekimde m²’ ye 5-6 g, dekara ise 80-100 g. arasında tohum kullanılır. Fide ile üretimde ise fidelik olarak sıcak yastıklar hazırlanır. Tohumların ekimi ocaknisan aylarında yapılır. Tohumlar sıra arası 13-15 cm, sıra üzeri 1-1,5 cm olacak şekilde, 1-2 cm derinliğe ekilir ve m²’ ye 2-3 g tohum olacak şekilde hesaplanır. Fideler, 3-4 gerçek yapraklı olduğunda seyreltilir. Çevre koşullarının tarla hazırlığına imkân verdiği döneme kadar fidelerin fazla boylanmadan kalmasını sağlamak amacıyla havalandırma ve sulama faktörlerine çok özen göstermek gerekir.Dikim için en uygun fide büyüklüğü 15-20 cm uzunluk ve kurşun kalem kalınlığını aldığı zamandır. Normal koşullarda tohum ekiminden 40-45 gün sonra pişkin ve kaliteli fideler elde edilir. 1m2 yastık alanından ortalama 500-700 adet sağlıklı fide meydana gelir.
Yapılacak fide dikim şekline göre fideler bir gün önceden sulanarak dikkatlice sökülür. Çeşitli hastalıklara karşı sökülen fidelere kök ilaçlaması yapılmalıdır.
Dekara dikilecek fide miktarı şu formülle bulunur:
Fide sayısı=Alan(cm2 ) / sıra arası(cm) x sıra üzeri(cm)
Örnek: Sıra arası 75cm sıra üzeri 50cm olarak dikilecek bir fide için dekara kaç adet fide gerekmektedir?
F=10.000.000./75X50=2666dır.
Açıkta yetiştiricilikte Marmara bölgesi 15 nisan – 15 mayıs, Ege bölgesi için 10-30 nisan, Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde mayıs ve haziran aylarında fide dikimi yapılır. Dikim mesafesi domates sırık çeşitlerde 60x40cm, yer çeşitlerinde ise 135×30-50 cm’dir. Dikim öncesi fide torbaları sulanır ve böylece torbadan kolayca çıkarılan topraklı fideler dikilir. Fideler kök boğazına kadar dikilir. Ancak derin dikimden kaçınılmalıdır. Toprak sıkıca bastırıldıktan sonra can suyu verilmelidir. Tarlaya dikim elle veya makineli olarak
yapılabilir.
Domates fidelerinin tarlaya dikiminde dikkat edilecek hususlar şunlardır:
Fidelerin yerlerine dikimi, donlar geçtikten sonra yapılmalıdır.
Fideler 3-4 gerçek yaprağa ulaştığında dikim yapılmalıdır.
Tarlaya dikimde çiçek açmış veya meyve tutmuş domates fideleri dikilmemelidir.
Dikim sabahın erken saatlerinde veya akşam serinliğinde yapılmalıdır. Sıcak saatlerde dikim yapmamalıdır
Toprağın tavlı olmasına dikkat edilmelidir.
Dikimde fidelerin ilk yapraklarının toprak üstünde kalmasına dikkat edilmeli, kök boğazı 1-1,5 cm toprakla örtülmeli ve toprakla bastırılmalıdır. Hemen can suyu verilmelidir.
Toprak işleme: Fideler asıl yerlerine dikildikten iki hafta sonra birinci çapalama işi yapılır. Bundan 2-3 hafta sonra da ikinci çapalama gerçekleştirilir. Daha sonra domates bitkisinin sıra aralarında, gelişen dallarının izin verdiği ölçüde 2-3 kez daha çapa işi yapılarak yabani otlarla mücadele, toprağı kabartma ve toprağın kaymak tabakasını kırma işleri gerçekleştirilir. Domates yetiştiriciliğinde ekim nöbetine dikkat etmek gerekir. Aynı alanda arka arkaya domates veya aynı familyadan olan biber ve patlıcanın yetiştiriciliği yapılmamalıdır. Aynı bitkinin üst üste tarımı yapıldığında bu bitkiler aynı besin maddelerini tüketecekleri için toprağın zayıf düşmesine neden olur. Ayrıca hastalık ve zararlıların artmasına da yol açar. 3-5 yıllık münavebe programı uygulanabilir. Araya baklagil bitkileri veya hububat ekimi yapılmalıdır. Baklagil bitkilerinin dikilmesi ile topraktaki organik maddenin ve azot miktarının artması sağlanır. Ispanak, marul, havuç, fasulye, bezelye ve kereviz domates için en iyi münavebe bitkileridir.

KÜLTÜREL İŞLEMLER

Sulama
Kültür bitkilerinden özellikle meyveleri yenen sebzelerde sulamada başlıca önemli üç
devre rol oynar.
Bu devreler şunlardır:
a) Tohumların çimlenme devresi
b) Gelişme devresi
c) Mahsul devresi.
Hava şartları çok sıcak değilse bitkiler üzerinde ilk meyveler görülünceye kadar mümkün mertebe sulamadan kaçınılmalıdır. İlk meyveler görüldükten sonra sulama önem kazanır. Mevcut şartlara göre uygun periyotlarla yeteri kadar sulama yapılmalıdır. Olgunluk
devresine girip hasat başladıktan sonra pratik olarak her toplamadan sonra mutlaka su
verilmelidir. Sulama yapılırken suyun bitkinin yapraklarına değmemesine özen gösterilmelidir. Yoksa yapraklar çamurlanır ve bitkinin hastalığa yakalanması kolaylaşır.
Bitki gelişirken aşırı sulanırsa, boya kaçar ve ürün vermesi gecikir. Domateste sık
sulama verimi artırsa da tadında azalmaya neden olmaktadır.
Örtü altı yetiştiriciliğinde sulama: Domates bitkisinde ilk meyve görülünceye kadar sulama ihtiyacı çapalama ile giderilmelidir. Bitkide renk koyulaşır, tüylülük artar.Koltukların kopması güçleşirse, sulama zamanı geldiği anlaşılır. İlk meyveler görüldükten sonra bitkiler sıcak havalarda hafif topraklarda 2-3 günde bir, ağır toprakta 3-7 günde bir sulanmalıdır. Damlama sulama bitkinin günlük su ihtiyacını karşılaması yanında, gübrelemenin de yapılmasına imkân vermektedir.
Resim
Sırık domates yetiştiriciliğinde; dikim esnasında yapılan sulamalardan sonra, bitki meyveye yatıncaya kadar çok az sulama yapılır. Bu uygulama bitkinin kuvvetli kök geliştirmesi için gereklidir. İlk meyveler fındık büyüklüğünü aldığı dönemden itibaren normal sulamaya geçilir. Sulama zamanı tespiti bitkinin yaşı, toprağın fiziksel özellikleri, hava sıcaklığı, rutubet ve yağışlar dikkate alınarak yapılmalıdır. Ortalama 7-10 günde bir sulama gerektirir. Sulama zamanının tayininde en pratik yol, bitkinin kök bölgesindeki toprağın tavının kontrol edilmesidir.
Açıkta Sulama: Sulama karık veya damla sulama yöntemi ile yapılabilir. Tesis masrafının yüksek olmasına rağmen avantajlarından ötürü damla sulama yöntemi tercih edilmelidir. Havaların çok sıcak ve kurak gitme durumunda 1-2 defa sulama yapılabilir. İlk meyve görüldükten sonra sulama önem kazanır. Sulama toprak neminin en iyi seviyede tutulmasını sağlayacak şekilde, iklim şartlarına ve toprak yapısına göre 5-10 günde bir yapılabilir. Sulama sabah ve akşam saatlerinde yapılmalı ve suyun bitkinin yapraklarına değmemesine özen gösterilmelidir. Açıkta, çiçeklenme dönemi içerisinde su eksikliği, küçük meyvelerde aşırı dökülmelere neden olur. Hasat zamanı çok sık sulama yavaş olgunlaşmaya neden olur. Düzenli sulama yapılarak domates meyvesinde meydana gelecek yarıklar önlenebilir. Açık tarlada, karık usulü sulamada, suyun kök boğazına değmemesi için sırta dikim tercih edilmelidir. Düzensiz sulamalarla, toprak kurumuşsa ve bu toprakta kalsiyum noksanlığı varsa güneşin topraktan yansıması sonucuyla, özellikle toprağa yakın meyvelerin alt kısımlarında çiçek burnu çürüklüğü meydana gelir. Böyle durumlarda kireç uygulaması yapılmalı, toprak yüzeyi malç (yanmış hayvan gübresi, kompost, sap, saman vb.) ile kaplanmalı, muntazam sulama yapılarak toprağın çok kurumaması sağlanmalıdır.
İlaçlama
Fungal hastalıklar için 7-8 gün ara ile organik fungusitlerle koruyucu mücadele, zararlılara karşı ise zararlı görüldüğünde tavsiye edilen ilaçlarla ilaçlama yapılmalıdır. Bunların başında da yabancı otlarla mücadele gelir. Çünkü yabancı otlar, kültür bitkilerinin su ve besin maddelerine ortak olmakla kalmaz hastalık ve zararlılara konukçuluk eder. Ayrıca hastalıksız tohum ve fide kullanmak, hasattan sonra bahçede artık bırakmayıp temizlemek vb. önlemler alınmalıdır.
Domateste Görülen Hastalıklar
Fungal Hastalıklar
Domates mildiyösü hastalığı;Kışı, çürüyen bitkilerde geçiren hastalık etmeni seralarda sadece domateste zararlı olur. Yapraklar üzerinde önce küçük, soluk yeşil ve sarımsı renkte olan lekeler daha sonra kahverengi ve siyah renge döner. 19-22°C ve %80 nemin üstünde salgın oluşur. Hastalık dal ve meyvede de zarar yapabilir. Meyve kızardığı zaman yeşil bir çizgi ile ayrılan esmer lekeler kırmızı kısımdan ayırt edilir. Hastalık ile kimyasal mücadele şöyle yapılmalıdır: İlaçlamaya, serada veya çevrede mildiyönün ilk belirtileri görüldüğünde başlanmalıdır. İl veya ilçe tarım müdürlüklerinin önerisine göre yaprakların alt yüzeyini kapsayacak şekilde ilaçlama yapılır.
Hastalıkla mücadelede uygulanması gereken kültürel tedbirler ise şunlardır:
Temiz tohum kullanılmalıdır.
Hastalığın her yıl epidemi görüldüğü yörelerde ise sırık domates yetiştiriciliği yapılmalı, sıralar hakim rüzgâr yönünde olmalıdır.
Domates tarımı sabah ve akşam çiğ tutmayan ve güneşe bakan tarlalarda yapılmalıdır.
Aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
Taban suyu yüksek olan yerlerde ekim yapılmamalı veya toprak drene edilmelidir.
Sık ekim ve aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.
Kurşuni küf:
Resim
20-25°C sıcaklık ve %90-95 oranında nemde özellikle havalandırması iyi olmayan örtü altı yetiştiriciliğinde fungus problem oluşturur. Sporları renksizdir, konukçu bulamayan sporlar kurak şartlarda 2 saatten fazla yaşayamaz. Gövde ve meyve enfeksiyonları yapar. Toplu iğne başı kadar küçük olan belirtiler epidermis altında gelişerek genişler, buradan dokulara yayılır. Gövde ve meyve sapında hastalıktan meydana gelen hasarlar meyve dökümüne neden olabilir. Fungus çiçek zamanında taç yapraklardan girerek meyveye geçer ve çürüklük başlar. Mücadelesinde kültürel, fiziksel ve kimyasal yöntemler uygulanır.
Kültürel önlemleri şöyle sıralayabiliriz:
Seralarda havalandırma iyi yapılmalı, sıcaklıkla beraber nemin yükselmesi önlenmelidir.
Sık dikimden kaçınılmalı, bitkiler arasında hava akımının iyi olması sağlanmalıdır
Hasta bitkiler sökülerek imha edilmelidir.
İyi bakım ve dengeli gübreleme yapılarak bitkilerin sağlıklı gelişmeleri sağlanmalıdır.
Çiğ olasılığına karşı güneş batımından 2 saat önce sera ısıtılmalıdır.
Hasattan sonra fungusların toprağa karışmasını önlemek için bitki artıkları toplanarak yakılmalıdır.
Fiziksel mücadelede solarizasyon uygulanmalıdır.
Kimyasal mücadelede ise serada veya çevrede ilk hastalık belirtileri görüldüğünde ilaçlanmaya başlanmalıdır.
Domateste erken yaprak yanıklığı hastalığı:
Resim
Topraktaki bitki artıkları üzerinde kışı geçirir. Funguslar tohumla da bulaşabilir. Hastalık 6-30°C’ ler arasında gelişir. En uygun gelişme sıcaklığı ise 28-30°C ‘ dir. Nemli havada yaprak üzerindeki lekelerde koyu füme veya koyu yeşil renkli kadifemsi görünüşte olan miseller oluşur. Ayrıca meyve ve sapta iç içe halkalar şeklinde zamanla kuruyan lekeler oluşturur.
Kimyasal mücadelesi, hastalığın tarlanın % 25-30 gibi bir kısmında görüldüğünde ve
tespit edilen bölgelerde yıllar itibarı ile ciddi ürün kayıplarına neden olduğunda
yapılmalıdır.
Kültürler önlemler ise şunlardır:
Temiz tohum kullanılmalıdır.
Fidelikler ve seralarsık sık havalandırılmalıdır.
Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.
Hastalıklı fideler ve tarladaki hastalıklı bitki artıkları imha edilmelidir.
Beyaz çürüklük:
Resim
Hastalık genel olarak kök ve kök boğazında ıslak çürümeler ve gelişmiş bitkilerin yaprak ve sürgünlerinde solgunluk şeklinde kendini gösterir. Özellikle nemli ortamlarda genç fidelerin tamamen çürümesine neden olabilir. Gelişmiş bitkilerde belirtiler önce kök boğazı ve toprağa yakın olan alt yapraklarda ortaya çıkar. Hastalığın ilerlemesi ile kök boğazında bol miktarda pamuk beyazlığında misel tabakası oluşur, böylece sebzelerin hemen hepsinde hastalık meydana gelir.
Kültürel mücadele yöntemlerinde şunlar uygulanır;
Çok bulaşık olan alanlarda en az 5 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Hastalığın görülmediği yerlerde, sera tesis edilmelidir.
Seralarda iyi havalandırma yapılarak yüksek nem önlenmelidir.
Aşırı sulama, sık dikim ve aşırı gübrelemeden kaçınılmalıdır.
Hasattan sonra bitkiler sökülüp imha edilmeli, hastalık etmenlerinin toprağa karışması önlenmelidir
Fiziksel mücadelede ise seralarda toprak kökenli patojenlere karşı toprak dezenfeksiyonu amacıyla solarizasyon uygulanmalıdır.
Domates yaprak küfü:
Resim
Konukçusu domatestir. Hastalık yaprakların üst yüzeyinde küçük, açık yeşil veya sarımsı bölgeler olarak başlar. Sonra bu lekelerin alt kısmına gelen yerde zeytin rengi erguvani arası küf kitlesi oluşur. Hastalık ilerledikçe yapraklar kurur ve bitki ölür. Çiçek sapı ve yapraklarının hastalanması, meyve tutumunu engeller veya oluşan meyvelerin düşmesine neden olur.
Kültürel mücadele yöntemleri şunlardır:
Hastalıklı bitki artıkları yok edilmelidir.
Seralarda iyi bir havalandırma yapılarak orantılı nem ve sıcaklığın düşürülmesi sağlanmalıdır.
Domateste yaprak küfü hastalığı belirtisi pörsüme şeklindedir. İletim demetlerinin fungus miselleri ile tıkanması sonucu gövde dokusunun rengi bozulur, kahverengileşir. Zamanla bitki tümüyle solar ve ölür.
Fiziksel mücadelede toprak kökenli patojenlere karşı toprağa uygulanan kimyasallara
alternatif olarak solarizasyon uygulanmalıdır.
Kimyasal mücadele ise solarizasyon uygulaması fumigantların düşük dozları ile kombine edilerek uygulanır
Fidelikte kök çürüklüğü (Çökerten): Toprak kökenli fungusların neden olduğu hastalıktır. Bitkinin alt yapraklarından başlayarak üst yapraklara doğru yayılan solma ve pörsüme şeklindedir. İletim demetlerinin fungus miselleriyle tıkanan gövde dokusunun rengi bozulur, kahverengileşir. Zamanla bitki tümüyle solar ve ölür. Fide kök çürüklüğü hastalığı tüm sebze çeşitlerinde fidelik devresinde zarar yapar.
Kültürel mücadele yöntemleri şunlardır:
 Dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.
o Sırta dikim yapılmalı, sulama suyunun kök boğazı çevresinde birikmesi önlenmelidir.
o Tercihen damlama sulama yapılmalıdır.
o Engeli gübreleme ve iyi bakım yapılmalıdır.
o Yabancı otlar temizlenmelidir.
o Ekim nöbeti uygulanmalıdır.
o Serada kalan bitki artıkları toplanıp yakılmalıdır.
o Zayıf ve süzek topraklarda kompost veya çiftlik gübresi uygulaması yapılmalıdır.
Kimyasal mücadele ise solarizasyon uygulaması fumigantların düşük dozları ile
kombine edilerek uygulanır.
Domateste Bakteriyel Hastalıklar
Domates öz nekrozu:
Resim
Hastalık bitkilerin meyve döneminde ortaya çıkar. Gövde, yaprak ve meyve sapının öz dokusunda kahverengi siyah renk değişimi görülür. Zamanla hastalıklı dokunun ölmesiyle özde boşalma oluşur. Gövde üzerinde koyu renkli, çökük, büyük lekeler meydana gelir. Tüm bitkide orta derecede bir kloroz görülür. Hasta bitkiler genellikle ayakta kalır ve meyvelerini olgunluğa eriştirebilir. Bazen etmen iletim dokularını sarar. Bunun sonucunda solgunluk ve ölüm ortaya çıkar. Yüksek oranda nem, aşırı azotlu gübreleme, düşük gece sıcaklıkları etmenlerin yayılması ve hastalığın gelişimi üzerine artırıcı etki yapmaktadır.
Kültürel mücadele yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:
Serada havalandırmaya özen gösterilmeli ve aşırı nem birikimi önlenmelidir.
Hastalıklı bitkiler seradan uzaklaştırılmalıdır.
Bakım işlemleri sırasında bitkiler yaralanmamalıdır.
Serada koltuk alma işlemi yapılırken hastalıklı bitkiler en sona bırakılmalıdır.
Fazla azotlu gübreden kaçınmalıdır.
Kimyasal mücadele ise etkili bir ilaç bulunmaması nedeni ile tavsiye edilmez.
Domates bakteriyel benek hastalığı:
Resim
En uygun gelişim sıcaklığı 20-25°C, en çok ise 33°C’ dir. Hastalık etmeni bakteri, tohumla taşınabildiği gibi toprakta bitki artıkları üzerinde 1-2 yıl canlı kalabilmektedir. Bakteriyel benek tohumla da taşınabilen bir hastalık olduğu için temiz tohum kullanılması önemlidir. Fide döneminde hastalık belirtisi taşıyan bitkiler seraya dikilmemelidir. Seralarda
havalandırmaya özen gösterilmeli, en az 2 yıl süreyle ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Kültürel mücadele yöntemleri şunlardır:
Dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.
Sırta dikim yapılmalı, sulama suyunun kök boğazı çevresinde birikmesi önlenmelidir.
Tercihen damlama sulama yapılmalıdır.
Dengeli gübreleme ve iyi bakım yapılmalıdır.
Yabancı otlar temizlenmelidir.
Hastalığın daha önce görüldüğü yerlerde dikim öncesi fidelik ve sera toprağı ilaçlanmalıdır.
Ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Serada kalan bitki artıkları toplanıp yakılmalıdır.
Zayıf ve süzek topraklarda kompost veya çiftlik gübresi uygulaması yapılmalıdır.
Kimyasal mücadele ise solarizasyon uygulaması fumigantların düşük dozları ile kombine edilerek uygulanır
Domates bakteriyel kanser ve solgunluk hastalığı:
Resim
Hastalık etmeni bakteri olup 24-28 0C en uygun gelişme sıcaklığıdır. Tohumla taşınmakta olup bitkiye ilk girişi yaralı kısımlardan olmaktadır. İlk olarak bitkinin bir veya iki yan dalında yaprak pörsümeye başlar, bunları diğer dallar takip eder. Hasta dallar üzerindeki yaprakların kavrulduğu görülür. Hastalıklı dalın gövdeye bağlandığı noktadan kırılıp aşağıya doğru sıyrılması durumunda iletim demetlerinde kahverengileşme görülür. Bakteri toprakta 3-4 yıl yaşayabildiğinden bulaşık olan alanlarda bir süre domates ekimi
yapılmamalıdır.
Mücadelesinde şunlara dikkat edilmelidir:
 Temiz alanlardan tohum alınmalıdır.
 Fidelik ve seralarda sık sık havalandırma yapılarak aşırı nem birikimi önlenmelidir.
 Etmenle bulaşık üretim alanlarında 2 yıllık bir ekim nöbeti uygulanmalıdır.
 Bakım işlemleri yürütülürken bitkiler yaralanmamalıdır.
Domates bakteriyel leke:
Resim
Yaprakta önce koyu renkli, yağ lekesi şeklinde olan belirtiler zamanla kahverengimsi siyah renk alır. Çevresi dar sarı bir hale ile çevrili lekelerin birkaçı bile yaprakçığın sararmasına ve zamanından önce dökülmesine neden olabilir. Gövde üzerideki lekelerin yayılması çiçeklerin ölmesine ve aniden dökülmelerine sebep olmaktadır. Domates meyveleri üzerinde önceleri küçük, siyah, yeşilimsi beyaz dar bir hale ile çevrili lekeler oluşur.
Kültürel mücadele yöntemleri şunlardır:
Temiz, sertifikalı tohumlar veya fideler üretimde kullanılmalıdır. Hastalığın görüldüğü seralarda domates ve biber dışındaki bitkilerle en az 2-3 yıl süreyle ekim nöbeti
uygulanmalıdır. Hiçbir koşulda birbirini takip eden üretim sezonlarında aynı seraya biber ve domates arka arkaya dikilmemelidir. Üretim sezonu sonunda tüm bitki artıkları sökülerek seradan uzaklaştırılmalıdır. Dengeli bir gübreleme programı uygulanmalıdır. Özellikle meyve bağlama döneminden önce aşırı gübrelemeden kaçınılmalıdır. Bitkilerin ıslak olduğu zamanda seraya girilmemeli, bitkiler arasında çalışılmamalıdır. Kimyasal mücadelede fidelik veya serada hastalık görülür görülmez ilaçlamaya başlanır ve 7-10 gün arayla en az 2-3 uygulama yapılır.
Virüs Hastalıkları
Domates sarı yaprak kıvırcıklık virüsü:
Beyaz sineklerle taşınır. Erken dönemde virüsle hastalanan domates bitkisi bodurlaşır, anormal şekilli ve oldukça küçülmüş yapraklara sahiptir. Enfeksiyondan hemen sonra oluşan yapraklar aşağı doğru kıvrılırken daha sonrasında oluşan yapraklar deforme olmuş görüntüdedir. Meyvedeki belirtiler ise, bitkinin hastalandığı döneme bağlıdır. Eğer erken dönemde hastalanırsa, bitki gelişimi duracağından pazar değeri olmayan meyve oluşumuna rastlanır. Daha geç dönemde hastalandığında ise, meyve tutumu azalır, ama tutmuş meyveler de normal denebilecek şekilde olgunlaşmasını sürdürür. Çiçeklerde belirtiye rastlanmasa da çiçek dökümü oldukça yaygındır. Mücadelesinde özellikle domates serasının yanında bulunan yabancı otların imhası alınacak tedbirlerin başında yer alır. Bununla birlikte, hastalığa dayanıklı domates türleri seçmek, bunları vektör böceğin çıkış tarihinden farklı bir dönemde seraya şaşırtmak hastalıktan korunmada oldukça yararlıdır.
Domates mozaik virüsü: Tüm sebzeler ve bazı yabancı otlar hastalık etmenin konukçusudur. Bulaşık domates bitkilerinde en yaygın belirti yapraklarda açık yeşil, düzensiz yama şeklinde veya normal yeşil yamalarla karışık sarı lekelerden kaynaklanan beneklenmeler ve bunların oluşturduğu mozaik desenleridir. Yaprak kıvırcık ve kırışık bir görüntü kazanır. Bu tip yapraklar sağlıklı yapraklardan daha serttir. Erken dönemdeki bulaşmalar genç bitkileri öldürebilir veya bulaşmanın şiddetine bağlı olarak bitkiler bodurlaşır. Hasta bitkilerde bozuk şekilli üzerinde kahverengi ölü noktalar veya çizgiler bulunan az sayıda normal büyüklüklerinden küçük meyveler oluşur.
Domates çift virüslü çizgi hastalığı:
Resim
Özellikle domates ve patateste bulunan etmen diğer sebze ve yabancı otlarda da bulunabilir. Genellikle genç bitkilerin ölümüne neden olur. Kuvvetli bitkilerde ise, olgunluk dönemine yaklaşıncaya kadar hastalık pek fark edilmese de yine hasta bitkilerde bodurluk, yeşil aksamda kıvrılma ve solgunluk dikkati çeken ilk belirtilerdir. Hastalığın en tipik belirtisi ise yaprak sapları, büyük damarlar ve gövdede uzun kahverengi çizgiler şeklinde ortaya çıkan görüntülerdir. Belirtiler meyvede de ortaya çıkabilir. Meyvenin olgunlaşması gecikir, meyvede yeşil alanlar arasında kırmızı-düzensiz yama şeklinde lekeler oluşur. Hasta bitkilerde meyve oluşumu azdır.
Domates lekeli solgunluk virüsü:
Resim
Hastalık görüntüsü, özellikle domateste, genç yapraklarda bronzlaşma ile başlayan renk değişimi üzerinde, sonradan küçük koyu renkli beneklenmeler ile devam eder. Sürgünlerde geriye doğru ölüm, yapraklarda kıvrılma, sağlıklılara oranla bitki gelişme geriliği ya da cüceleşme de gözlenen belirtilerindendir. Olgunlaşmamış meyvelerde, yeşilaçık yeşil ya da yeşil–beyaz renklerinde beliren halkalı lekeler, meyve kızardıkça sarı renge dönüşerek daha belirgin hal alır.

Domateste Görülen Zararlılar
Yeşil kurt:

Larvalar önce yapraklarda beslenir, yenik kısımlar sararır ve kurur. Daha sonra sebzelerin meyvelerini delerek içine girer ve orada beslenir. Zarar gören yaprak, çiçek ve tomurcuklar dökülür. Meyve ise pazar değerini kaybeder.Kültürel önlemler olarak yabancı ot temizliği yapılmalı, ilk yeşil meyvelerdeki delik olan meyveler toplanıp imha edilmeli, hasattan sonra derin sürüm yapılmalıdır
Danaburnu:
Resim
Bitkinin kökleri ve yumrularını yerler. Kültürel mücadele olarak küçük bahçeler göllenecek şekilde su altında bırakılarak nimf ve erginler öldürülebilir. Yaz sonuna doğru gübre kümeleri bırakılıp ilkbaharda burada toplanan nimf ve erginler öldürülür. Toprağın zamanında iyi işlenmesiyle toprak altındaki yumurta nimf ve erginler yok edilir.
Beyaz sinek (Bemisia tabaci):
Resim
Beyaz sinek ve sarı yapışkan tuzaklar
Resim
Bitkinin öz suyunu emerek beslenir. Bazı virüs zararlılarının vektörü olan bu zararlıya karşı görülür görülmez ilaçlama yapılmalıdır.
Kırmızı örümcekler:
Resim
Erginler yaprakların alt yüzeyinde beslenir. Bitki özsuyunu emerek onları zayıf düşürür. Salgıladıkları toksik madde ile klorofili parçalar ve özümleme faaliyetini aksatır. Küçük yapraklı sebzelerde yaprak başına ortalama 2, büyük yapraklı sebzelerde ortalama 4 adet canlı sayılınca ilaçlama yapılmalıdır.
Yaprak galeri sinekleri:
Resim
Yaprakta tüneller açarak bitkilerin fotosentez gücünü azaltır ve yapraklarda tahribata sebep olur. Yapışkan sarı tuzaklar ergin faaliyetlerini tespit etmede kullanılır. Bu tuzakların bulunmadığı durumlarda üzerine ince bir tabaka halinde vazelin sürülmüş karton veya mukavva kullanılır. Bu tuzaklar günlük olarak kontrol edilerek ergin çıkışı gözlemlenir. Ayrıca bitki yaprakları sürekli kontrol edilerek yaprak içinde tünel açma faaliyetlerinin başlayıp başlamadığı kontrol edilmelidir.
İlaçlama sabahın erken saatlerinde yapılmalıdır.

Domateste Gübreleme
Domates bitkisi, uzun bir gelişme dönemi ve bol ürün vermesi nedenleriyle organik madde yönünden zengin bir toprak ister. Gübreleme her bitkide olduğu gibi zamanında ve bilinçli olarak yapılmalıdır. Gübrelerin toprakta noksanlığı kadar fazlalığı da istenmeyen bir durumdur. Gübreleme zamanı da çok önemlidir.
Genel anlamda söyleyecek olursak;
Azot(N) →dal
Fosfor(P) →döl
Potasyum →bal demektir.
Yani azot bitkide dal, sürgün, yaprak gibi vejatatif aksamı geliştirmede, fosfor meyve
bağlamada, potasyum ise lezzet aroma yönünden faydalı olmaktadır. Toprak analiz sonuçları ve tarım teşkilatlarının tavsiyeleri ile çiftlik gübresi ve fosforlu gübre taban gübresi olarak verilmektedir. Fide dikiminden itibaren iyi yanmış çiftlik gübresi, tüm üretim boyunca azotlu gübreler, meyveler fındık büyüklüğünü aldıktan sonra haftalık dönemlerle potasyumlu gübreler verilmelidir. Herhangi bir toprak analizi sonucu yok ise bu takdirde genel bir tavsiye niteliğinde olmak üzere şu gübrelemeler yapılmalıdır.
Taban gübrelemesi: Azot (N) 10kg/dk, fosfor (P2O5) 25 kg/dk, potasyum (K2O) 30 kg/dk tavsiye edilebilir. İyi yanmış çiftlik gübresi 4-5 ton/dekara olmak üzere taban gübresi ile birlikte verilebilir. Ayrıca verimde önemli artışlar sağlayan magnezyumlu gübrelerin kullanılması, ürün verme döneminin sonlarına doğru sulama suyuna katılarak verilen şerbet domates bitkisine büyük yararlar
sağlamaktadır.
Açıkta gübreleme: Taze ahır gübresi domateslere verilirse hastalıkların çoğalmasına neden olur. Bundan dolayı tarlaya verilecek çiftlik gübrelerinin iyi yanmış olmasına dikkat edilmelidir. Dekara 3-4 ton iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. Kimyasal gübrelerin verilme zamanları şöyledir: Fosforlu gübreler dikimle beraber açılan bantlara verilir. Potasyumlu gübrenin 2/3 ile azotlu gübrenin 1/3’ü dikimle
verilmelidir. Potasyumlu gübrenin geri kalanı ile azotlu gübrenin 1/3’ü ilk meyve tutumunda, azotlu gübrenin diğer bölümü ise ilk hasattan sonra verilmelidir. Kimyasal gübrenin köke temas etmemesine dikkat edilmelidir.
Üst gübreleme: Genellikle üst gübrelemeye başlama zamanı; kültürlere, toprak yapısına ve hava şartlarına göre değişir. Ancak ilk meyvelerin görülmesinden itibaren başlamak en uygun olanıdır. Daha erken başlanacak gübrelemeler sonucu kökler tembelleşir, bitki köklerinin toprak içindeki dağılım alanı kısıtlanır. Ayrıca bitkilerin mahsule yatması gecikir. Domates yetiştiriciliğinde üst gübrelemeye başlama zamanı birinci salkımdaki meyvelerin ceviz büyüklüğüne geldiği zamandır. Bundan sonra her hafta sulamalarla birlikte dekar başına aşağıdaki gübreleme programı çerçevesinde gübreleme yapılmalıdır. Domateste üst gübreleme zamanları aşağıdaki tabloda verilmiştir
1. hafta
15 kg Amonyum Nitrat
15 kg Potasyum Nitrat
2. hafta
15 kg Amonyum Nitrat
15 kg Potasyum Nitrat
3. hafta
15 kg Amonyum Nitrat
15 kg Potasyum Nitrat
4. hafta
30 kg Potasyum Nitrat
5. hafta
15 kg Amonyum Nitrat
15 kg Potasyum Nitrat
6. hafta
30 kg Potasyum Nitrat
Resim
Bundan sonra hasat sonuna kadar her hafta 15 kg amonyum nitrat, 15 kg potasyum nitrat gübresi verilmelidir. Bitkinin mikroelement ihtiyacını karşılamak için mikroelement
ağırlıklı yaprak gübreleri kullanılmalıdır. Bir önceki yıl mikroelement noksanlıkları
görülmüşse buna özellikle dikkat etmek gerekir.

Kullanıcı avatarı
Bennur
Hobibahçemiz
 
Mesajlar: 3064
Kayıt: Cum Şub 05, 2010 23:29
Konum: İstanbul

Re: Domates Yetiştiriciliği

Mesajgönderen Bennur » Pzr Şub 28, 2010 19:50

Domatesde Budama
Domates bitkisinde budama, bitkinin dengeli gelisimini sağlamak amacıyla yapılır.
4 sekilde gerçeklestirilir:
– Koltuk alma (haftada 1)
– Uç alma
– Çiçek seyreltmesi
– Yaprak alma
Domateste koltuk (sürgün) alma, yaprak sapı ile gövde arasındaki sürgünlerin alınmasıdır. Geç kalınmıs bir sürgün budaması bitkide yara yüzeyi olusturur ve besin maddesi alınımını zayıflatır.
Koltuk (sürgün) alma:
ResimResim

Resim
Domateslerde yaprağın gövdeye birleştiği yerden koltuk (sürgün) çıkar. Bu sürgünler 4-5 cm boylandıktan sonra bitkinin boşuna enerji harcamasını önlemek amacıyla temizlenir. Bu koltukların temizlenmesine koltuk alma denir. Havaların serin gittiği aylarda haftada bir, mart-nisan aylarında ise iki defa alınmalıdır. Sürgünün kolay kırılması için koltuk alma işlemi sabah yapılmalıdır. Koltuklar fazla büyütülürse koltuk almada büyük yaralar açılarak hastalık girişine ortam hazırlanır. Eğer sürgünler farkında olmadan büyütülmüş veya unutulmuş ise keskin bir bıçak ile alınmalıdır.
Yaprak alma:
Resim
Yaprak alma islemi gerçeklestirilmis bitkiler.
Resim
Domates ortalama 120 cm büyüdüğünde en yüksek oranda yaprak alanına ulaşır. Bitki boyu 120 cm’yi aştıktan sonra alttaki yapraklar düzenli bir şekilde alınabilir. Yaprak alımından önce hasadı tamamlanmış veya hasada gelmiş meyveli ilk salkıma, birbirine gölge yapan ve bitkinin havalanmasına engel olan yapraklar alınır. Hastalıklı yapraklar, ilaçlama yapılmadan önce koparılmalıdır.
Yaprak alma sırasında gövdede fazla yara açmamak gerekir. Bu işlemlerden sonra bitkiler koruyucu ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Yapraklar alınırken hastalıkları bulaştırma ihtimalinden dolayı bıçak, makas vb. kesici aletler kullanılmamalıdır. Bu iş elle rahatlıkla yapılabilir. Bunun için yaprak sapı önce gövdeye doğru yatırılır. Daha sonra ilk yatırılan kısmın aksine arkaya doğru yatırılarak gövdeden koparılır.
Uç (tepe) alma:
Resim

Resim
Uç alma domates bitkisinde büyümeyi durdurmak için yapılır. Tepesi alınan bitkilerde meyve irileşmesi ile çabuk olgunlaşma sağlanır. Tek mahsul ve ilkbaharda hasat haziran ayı ortası veya sonunda biter. Bu yetiştiricilikler için tepe alınması hasada son verilecek tarihten 8-10 hafta önce yapılır. Nisan ayı ortalarında tepe alındığında haziran ayı sonlarına kadar hasat devam eder. Hasat süresi uzatılmak istenirse tepe alma daha sonraki bir tarihte de yapılabilir. Tepe almak için tespit edilen tarihte bitkinin en üst salkımından sonraki iki yaprak bırakılarak bitkinin büyüme noktası elin baş ve işaret parmaklarının tırnakları ile kesilerek köreltilir. Tepe alma sırasında bitki aşağıdan yukarıya doğru kontrol edilerek ne kadar koltuk varsa temizlenir. Aksi halde ikinci budamaya ihtiyaç olabilir. En son çiçek salkımının üzerinde iki yaprak bırakılması tek mahsul ve ilkbahar yetiştiriciliği için önemlidir. Çünkü sera içinde ısı ve ışık miktarı nisan, mayıs aylarında normalin üzerine çıkar. Bırakılan yapraklar çiçek salkımını yüksek ışık ve ısıya karşı örtü olarak döllenme için iyi bir ortam sağlar. Sonbahar yetiştiriciliğinde hasada şubat ayı başlarında ve ortalarında son verileceğinden aralık ayının ilk haftasında tepe alınarak büyüme durdurulur. Şubat ayının ortalarında hasada son verilir. Sonbahar domates yetiştiriciliği için en üst salkımdan sonra iki yaprak bırakılması önemli değildir. Çünkü bu aylarda şartlar değişir. Isı ve ışık şiddeti azalır.
Çiçek (salkım) budaması, elde edilecek meyvelerin verim ve kalitesinin daha yüksek olmasını sağlamak amacıyla salkımda açan çiçeklerin bir kısmının meyve tutumu asamasından önce koparılması islemidir. Böylece meyve kalitesi arttırılmıs olur. Salkımdaki en son açan çiçekten baslanarak budama yapılır.

Resim
Destek Sağlama
Yatırma(boğaz doldurma): Domatesler gelişip sulama karıklarının içine yayılmaya
başladığı zaman masuraların üzerine alınır ve tekrar su kanallarına düşmemeleri için
boğazları doldurulur.
Açıkta herek verme: Sırık domatesi yetiştiriciliğinde en çok kullanılan yöntemdir. Bu amaçla meşe, kestane, akasya gibi sıkı ve sağlam dokulu ağaçlardan genellikle 2 m uzunluğunda, 5 cm kalınlığında düzgün dallar hazırlanır. Bitkiler yaklaşık 35 cm boy yaptığında ikinci çapa ile beraber bitkinin kuzey tarafına ve 10 cm kadar uzağına gelecek şekilde herek toprağa sıkıca yerleştirilir. Bitkinin dip kısmından itibaren 2-3 yaprağın dibinden rafya ile ∞ şeklinde bağlanır. Bağlama işi bitkiler boylandıkça 30-35 cm’ de bir tekrarlanır.
İpe Alma: Sırık domates çeşitleri dikine büyüyemeyen bitkiler olduklarından dik büyüyebilmeleri için askıya alınmaları gerekir. İpe alma işlemi gecikince fideler sağasola yatar, kırılır ve ileri dönemlerde verimden düşer. Domates bitkilerinde gövde ve büyüme noktaları oldukça gevrek dokulardır. İpe alma ve sarma işlemlerinde bunların yaralanmamasına dikkat edilmelidir.
İpe almanın yararları şöyle sıralanabilir:
Işığı gören bitki yüzeyinin artmasını sağlar.
Her türlü bakım işleri daha kolay olur.
Üründe kaliteyi artırır.
Hastalık ve zararlı kontrolü kolaylaşır.
Birim alana dikilen bitki sayısı artacağından verim artar.
Askıya alma şöyle yapılır:
Fideler yerlerine dikildikten sonra sıra üzeri boyunca yerden bir ip çekilir. Askı ipinin bir ucu yerdeki ipe, diğer ucu yukarıdaki tele bağlanır ve bitki bu ipe sardırılır. İkinci bir yöntem ise, dip kısmından ileride bitkiyi boğmayacak şekilde genişçe olmak şartıyla bir düğüm atılır ve diğer ucu özel askı çengeline veya tepedeki tele bağlanır. Askı teline bağlamanın ileride bitki tel boyuna ulaştığında aşağıya kaydırma veya tepede yer değiştirmede kolaylık sağlama gibi avantajları vardır.
Meyve Tutumunu Artırıcı İşlemler
Bu amaçla 3 metot kullanılmaktadır.
Vibrasyon: Üç gün arayla 1-2 kez vibrasyon aleti ( saatte 1000 -1500 ) ile bitkiler sallanmakta veya alet ile her çiçeğe ayrı ayrı dokunulmaktadır. Ancak bu metot pahalı olduğu için tercih edilmemektedir.
Hormon uygulaması: Eğer kış aylarında polen oluşumu çok az veya hiç yoksa partenokarpik meyve gelişimi için hormon kullanılmaktadır. Uygulama genellikle her çiçek salkımından 3-4 çiçek açtığı zaman yapılır.
Kullanılan hormon tipleri:
Dikloro fenoksi asetik asit
Para kloro fenoksi asetik asit
Alfa naftoksi asetik asit
Beta naftoksi asetik asit
Dikloro fenoksi asetik asit büyümeyi durdurucu ve kanserojenik etkisi nedeniyle kullanımı sınırlanmıştır.
Domateste hormon uygulamalarının bazı sakıncaları vardır. Bunlar;
Biçimsiz meyve oluşumuna,
Meyve içi boşluğuna,
Meyve ucunda uzamaya neden olur.

Bumble arısı ile polinasyon: Bu amaçla özel yetiştirilen arılar (Bumble bees) kullanılır. Bir yuvada 70-100 arasında bulunan arılar 1000 m2’de 1 ay süreyle görev yapar.
Yabancı Otlarla Mücadele
Gelişmesinin ilk ayında yabancı otların yoğun baskısı altında kalan domates bitkileri iyi gelişememekte, verim düşmekte, ürünün kalite ve standardı etkilenerek hasat
güçleşmektedir. Bu nedenle erken devrede yabancı otlarla mücadele yapılmalıdır. Yapılan mücadele ile tahminen % 10 oranında ürün artışı sağlanmaktadır. Ayrıca yabani hardal, horoz kuyruğu, sirken, darıcan, ayrık, kaynaş, adi tarla sarmaşığı, demirdikeni elle hasadı güçleştirir.
Domates tarlalarında çeşitli yabancı ot türü bulunmakla beraber en yaygın olanlar şu şekilde sıralanabilir: Orabanj, horoz kuyruğu, kara pazı, sirken, yabani turp, semizotu, yabani hardal, köpek üzümü, demir dikeni, çatal otu, darıcan, kirpi darı, köpek dişi ayrığı, kanyaş ve adi tarla sarmaşığıdır.
Domateste görülen yabancı otların bölgelerimize göre yaygınlığı aşağıdaki gibidir:-Orta Anadolu, Ege ve Marmara bölgesinde orabanj,
-Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde köpek üzümü, yabani turp ve
kanyaş ve adi tarla sarmaşığı,
-Bütün bölgelerimizde yer yer yoğunluk gösterenler ise horoz kuyruğu, karapazı, sirken, semizotu, yabani hardal, demir dikeni, çatal otu, darıcan, kirpi darı, köpek dişi ayrığı ve adi tarla sarmaşığıdır.
ResimResim
Köpek üzümü yabancı otu ————————-Horoz kuyruğu
Resim
Demir dikeni
Resim
Darıcan otu
Domates tarlalarında görülen yabancı otları aşağıdaki şekilde gruplayabiliriz
Yaprak Genişliğine Göre Yabancı Otlar
Dar Yapraklı Yabancı Otlar
Geniş Yapraklı Yabancı
Vejatasyon Sürelerine Göre Yabancı Otlar
Tek Yıllık Yabancı Otlar
İki Yıllık Yabancı Otlar
Çok Yıllık Yabancı Otlar
Yabancı otların genel özelliklerini şöyledir:
Tek yıllık yabancı otlar domates ekimi veya dikimi ile beraber çimlenip gelişir, yazın
tohum verir ve kuruyup ölür. İki yıllık yabancı otlar, ilk yıl rozet yaprakları oluşturur ve ikinci yıl gelişmesini tamamlayarak tohum bağlar. Çok yıllık geniş yapraklı yabancı otlardan ise adi tarla sarmaşığına, dar yapraklı olarak ise köpek dişi ayrığı, kanyaş ve topalağa rastlanmaktadır. Çok yıllık yabancı otlar iki yıldan daha fazla canlı kalır; toprak altı organları, yumru ve tohumları ile çoğalır. Görülen yabancı otlardan en tehlikelisi diyebileceğimiz orabanjdır. Kendisi için besin üretemez. Çünkü orabanjın gövdesi beyaz, yaprak ve gövdesinde yeşil renk olmadığından fotosentez yapamaz. Çiçekleri beyazımsı sarı, donuk mavi renkte olabilir. Tohumları çok ince adeta toz şeklindedir. Tohumların çimlenmesi ile oluşan emeçler köke temas edince tutunur ve bitkinin dokularına girer. İletim demetleriyle temas kurarak beslenmeye başlar. Kökler üzerinde konik çıkıntılar oluşur ve bunlar hızla büyüyüp toprak yüzeyine ulaşır. Küçük pul yaprakları arasından çiçekler açar ve tohum kapsülleri oluşur.
Orabanjla mücadele etmek için;
Temiz tohum kullanmak,
Tohum ekiminden önce elle almak,
Konukçusu olan yabancı otlarla savaşmak,
Dökülen tohumları imha etmek için artıkları alev makinesi ile yakmak,
Bol çiftlik gübresi vererek ürün bitkisinin teşvik etmek önerilebilir.
Tek ve çok yıllık yabancı otlarla mücadelede iyi yanmış çiftlik gübresi kullanılması, tarla kenarlarının ve tarla toprağının derin sürülmesi kültürel tedbir olarak önerilebilir. İlaçlama tek bir biçimde yapılmalı ve ilaçlı alanlar ikinci kez ilaçlanmamalıdır İlaçlama rüzgârsız, sakin havada yapılmalı, sıcaklık 25°C’ nin üstünde olmamalıdır. Yabancı ot ilaçlamasında kullanılan püskürtücüler iyice yıkanmadan diğer kültür bitkilerinde kullanılmamalıdır. İlaçlama sırasında ilacın cilt, göz ve solunum yollarına etkisi önlenmelidir Çalışma anında herhangi bir şey yiyip içilmemelidir. Kesinlikle sigara içilmemelidir. Şeker hastaları
yabancı ot ilaçlamalarında çalıştırılmamalıdır. İlaçlamadan sonra el ve yüz sabun ile iyice yıkanmalıdır.
Domateste görülen yabancı otlarla çapalama ve malçlama ile de mücadele edilir.
Çapalama: Fideler dikildikten iki hafta sonra birinci çapa yapılır. Masuralar üzerinde yetiştirilen domateslerde çapa, genellikle işçiler tarafından yapılırken tarla tarımı şeklinde yapılan geniş sahalarda ise traktör ile çekilen çapa makinelerinden yararlanılır. Birinci çapadan 2-3 hafta sonra ikinci çapa yapılır. Bu devrede bitkiler 30-35 cm kadar boylandıklarında sırık çeşitlerde ikinci çapa ile birlikte sırık (herek) da dikilir veya ipe alınır. Bu çapalamalar esnasında boğaz doldurma işlemi de yapılır. İkinci çapadan sonra yabani otlar ayıklanır, kaymak tabakası kırılır, toprak havalandırılır ve topraktaki nem korunur. Çapalamada dikkat edilecek husus, köklere zarar vermeden bu işlemin yapılmasıdır. Halk arasında iki çapa bir su yerine geçer denir; bu da çapalamanın önemini ortaya koyar.
Malçlama: Toprağın fiziksel özelliklerini (sıcaklık, nem vb.) artırmak için toprak yüzeyinin ince bir tabakayla kaplanmasına malçlama denir. Çam pürü, bitki sapları, saman balyaları, torf gibi maddeler malç materyali olarak kullanılabileceği gibi değişik renk ve kalınlıktaki plastikler de kullanılabilir. Malçlamadan istenilen faydanın sağlanması için dikim yönünün kuzey-güney istikametinde olmasında büyük yarar vardır. Özellikle ipe sardırılan, uzun boylu ve birbirini gölgeleyen domates gibi bitkilerde dikim kuzey-güney istikametinde olmalıdır.
Malçlamanın faydalarını şöyle sıralayabiliriz:
Malçlama toprak yüzeyinde buharlaşmayı önlediği için sulamaya daha az ihtiyaç duyulur.
Toprak sıcaklığı 3-5 0C daha fazla olduğundan kuvvetli büyümeyi teşvik etmektedir.
Yabancı otların kontrolünde faydalıdır.
Şeffaf plastik malçlarda, malçın altında biriken su damlacıkları ışığı yansıtarak sera
homojen bir aydınlatma sağlamakta, buna bağlı olarak fotosentez artmaktadır.
Plastik malçlama toprak rutubetini tuttuğundan sera içerisinde rutubete bağlı olarak gelişen mantari ve bakteriyel hastalıkların yayılmasını önlemektedir (Mildiyö gibi).
Malçlama toprak tam tavında iken dikime hazırlandıktan sonra plastik malç materyali
gergin bir şekilde toprak üzerine serilerek yapılır. Fidelerin geleceği yerler +, O veya X
şeklinde kesilir ve fideler dikilir. Plastik, yanlarından telle toprağa tutturularak plastiğin
kayması önlenir. Fideler dikildikten sonra da malç örtülebilir. Bu uygulamada malçın çekilmesi anında daha fazla dikkat etmek gerekir.

Sera domates yetiştiriciliği ekolojinin uygun olmadığı mevsimlerde yapıldığından ülkemizde meyve tutumunu sağlamak amacıyla hormon kullanılmaktadır.
Hormon uygulaması sonucunda ise partenokarpik meyveler (döllenme olmadan oluşan meyveler) elde edilmektedir. Bu şekilde elde edilen meyvelerde tohum oluşmadığından bu meyveler genellikle daha iri olmakta fakat meyve eti kalınlığı daha az ve iç boşalması nedeniyle meyve ağırlığı daha az olmaktadır.
Hormon uygulaması ile oluşturulan meyvelerde çekirdek oluşmadığından dolayı bu meyvelerin tadı ve lezzeti tohumlu meyvelere göre daha az olduğu gibi meyve ağırlığı, ürün miktarı ve meyve kalitesi de düşmektedir. Bu nedenle domates seralarında tozlanmanın sağlanması ile tohumlu meyve bağlama oranı artmakta, dolayısıyla meyve çapı ve meyve ağırlığı da artmaktadır. Zira domateste tohum miktarı ile meyve ağırlığı ve meyve yoğunluğu arasında çok sıkı bir ilişki vardır.
Tozlanma, çiçekli bitkilerin çoğalmasında çok önemli bir olgu ve temel bir aşama olup, aynı türden bir bitkinin çiçeğinin, kendi veya diğer bir çiçeğin erkek organından dişi organına çiçek tozunun taşınması işlemidir. Bu işlem doğada rüzgar, böcekler, yerçekimi, su, kuşlar ve memeliler tarafından gerçekleştirilmektedir.
Sera domates yetiştiriciliğinde düşük sıcaklık, düşük ışık intensitesi çiçek tozu oluşumunu olumsuz yönde etkilemektedir. Normal koşullarda bir çiçekte oluşan çiçek tozu sayısı ortalama 150 000 kadardır.
Düşük sıcaklıkta ise bu sayı sıfıra kadar inebilmektedir. Kendi kendini dölleme yeteneğinde olan domates çiçekleri yüksek oranda kendine döllenirler. Ancak düşük sıcaklık, sera içi nispi neminin yüksekliği, sera içerisinde hava hareketinin istenilen düzeyde olmaması gibi nedenler anterlerde çok az sayıda oluşan çiçek tozunun stigma üzerine ulaşmasına engel olmaktadır. Bu nedenle de sera domates üretiminde tohumlu meyve tutumunu gerçekleştirmek amacıyla tozlanma dolayısıyla döllenmeye yardımcı olmak büyük ölçüde önem taşımaktadır.
Domates çiçeği biyolojik bakımdan erselik bir yapıya sahiptir. Yani bir çiçekte hem erkek hem de dişi organ bulunmaktadır. Bir domates çiçeğinde 5 adet yeşil rengi çanak yaprak, 5 adet sarı rengi taç yaprak, 5 adet erkek organ ve 1 adet dişi organ bulunmaktadır.
Serada yetiştirilen domatesler sınırsız büyüme özelliğine sahiptirler. İlk çiçek salkımları çeşide de bağlı olmakla birlikte 6 veya 8. yapraktan sonra, diğer çiçek salkımları ise genel olarak 3 yaprakta bir ve üst yaprağa yakın bir yerde oluşurlar.
Çiçeklerin bitki üzerindeki durumu salkım şeklinde olup basit veya çatallı salkım şeklinde bir arada bulunurlar. Salkımlar ana gövde üzerindeki büyüme ucunda bulunan meristematik dokuların farklılaşmaya uğraması ile oluşur ve üzerinde çok sayıda çiçek bulunur. Salkımlardaki çiçek sayısı çeşitlere, yetiştirme koşullarına, özellikle salkımların oluştuğu dönemdeki iklim (sıcaklık, nem, ışık şiddeti) ve beslenme (azot ve su miktarı) durumları ile çok sıkı bağlantı halindedir.
Domates bitkisinde vegetatif gelişme ile generatif gelişme arasında çok sıkı bir ilişki olup genelde bu ilişki vegetatatif gelişmeden yanadır. Ancak gelişmenin generatif yöne kaydırılması istendiğinde yaprakların gövdeye birleştiği noktalarda, çiçek salkımlarının uçlarında oluşan ve kök boğazından çıkan sürgünlerin koparılması gereklidir. Gövde üzerinde ilk gelişen yan sürgün çiçek salkımının altındaki yaprağın koltuğunda oluşan sürgündür. Bu koltuk sürgününün geç alınması ilk salkımda oluşacak olan meyve sayısını olumsuz yönde etkiler. Koltuk alma işlemi iklim koşullarına da bağlı olmakla birlikte genellikle haftada bir defa yapılmalıdır.
Domates çiçeğinde stigma genellikle anter konisinin içinde veya anter konisi ile aynı hizadadır. Bunun yanında özellikle düşük sıcaklık, yüksek sıcaklık ve oransal nemin yüksek olduğu koşullarda stigma anter konisinden daha uzun olabilmektedir. Bu gibi durumlarda tozlanma yetersizliği ve sonuçta da meyve tutumunda azalmalar ortaya çıkabilmektedir.
Domateste meyvenin oluşumu tozlanma ve döllenme olayına bağlıdır. Döllenme olayının sonucunda, tohum taslağı uyarıcısı olan hormonlardan giberillin, sitokinin ve oksinlerin sentez merkezi durumuna gelir. Bu uyarıcı hormonların özelliği, fazla miktarda bulundukları dokulara çevre doku ve organlardan su ve diğer besin maddelerini çekerek embriyonun beslenmesini sağlayarak olgun bir tohum oluşturmaktır.
Tohum gelişmesine devam ederken aynı zamanda yumurtalık da gelişerek meyveyi oluşturur. Yumurtalık genelde iki karpellidir. Daha sonra bölünerek 3 – 20 arasında karpel oluşturabilir. Karpel sayısı küçük meyvelilerde genellikle 2, iri meyvelilerde daha çok sayıda olabilmektedir.
Örtüaltı domates yetiştiriciliğinde meyve tutumunu etkileyen en önemli olay tozlanmaya yardımdır. Sera içerisinde oransal nemin yüksekliği, hava hareketinin azlığı, dış koşullardaki gibi böcek aktivitesinin olmayışı döllenmeye engel olmaktadır. Böyle durumlarda bitkiler elle sarsılmalı veya vibratör ile çiçek salkımları sarsılmalıdır. Bu işlemler her gün veya en azından haftada 2-3 defa sera sıcaklığı 17-20 C’ye ulaştığı zaman yapılmalıdır. En iyisi bu işlev için bombus arılarının bu işte kullanılmasıdır. Ancak vibratör veya bombus arıları ile meyve tutumunu sağlayabilmek için yeterli miktarda canlı çiçek tozuna gereksinim vardır. Çeşitler arasında çiçek tozu canlılığı bakımından farklılıklar var ise de sera domates çeşitlerinde 10 C’nin üzerindeki sıcaklıklarda çiçek tozu canlılığının yeterli düzeyde olduğu söylenebilir.
Döllenme için gerekli koşulların sağlanamadığı durumlarda, özellikle 10 C’nin altında ve 30 C’nin üzerindeki sıcaklıklar meyve tutumunu yani tozlanmayı olumsuz yönde etkileyeceğinden, bu gibi durumlarda meyve oluşumunu sağlamak amacıyla bitki büyüme maddelerinin yani hormonların kullanımı ile bitkinin içsel oksin aktivite düzeyi artırılarak partenokarpik meyve oluşumu sağlanmalıdır.

Bir önceki yazımız olan Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği başlıklı makalemizde Kiraz, ve ve Vişne hakkında bilgiler verilmektedir.

Genel

GDO’ların esası, “gen transferi”ne dayanır

Published

on

GDO’ların esası, “gen transferi”ne dayanır.

GDO’ların esası, “gen transferi”ne dayanır.
Gen transferi, bir canlının genlerini taşıyan DNA’sının,bir başka canlının hücresine nakledilmesidir.
Genetik mühendisliği, benzer olmayan organizmalar arasında tek veya daha fazla genin izole edilip, kesilip, birleştirilmesi ve aktarılmasıdır (normal koşullarda oluşması beklenmeyen gen kombinasyonları).
Örneğin; Kutuplarda yaşayan bir tür balıktan izole edilen anti-freeze (yani bitki dokularında donmayı engelleyen) geni domates ve çilek gibi bitkilere aktarılarak soğuğa dirençli GD domatesler ve çilekler geliştirilmektedir.
Gen mühendisliği, gıda üretiminde ve gıda katkı maddeleri üretimi üzerinde kayda değer etkiler yapmaktadır.

Şahin DOĞAN

Bir önceki yazımız olan Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları başlıklı makalemizde Dikim, Erken ve fidelerde hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

Published

on

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

TOHUM VE FİDELERİN ERKEN DİKİLMESİNİN SAKINCALARI
Tohum ekimlerinin yaklaştığı şu günlerde, özellikle sosyal medyada, bazı hobicilerin, yaz sebzelerininin tohum ekimlerini gerçekleştirdiğini hatta bazı fidelerin şaşırtma noktasına geldiğini görüyoruz. Her ne kadar ‘erken olduklarına’ dair yorumlar yapsak da, acele eden diğer hobicilerin de gördüğü fotoğraflar karşısında bir an önce ekim işlemlerine girme eğiliminde olduğu gözleniyor.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Sanal ortamda gezinen bazı ‘tohum ekim/fide dikim’ tabloları, ağırlıklı olarak profesyonel üreticiler içindir. Bu tablolardaki tarihlerin Türkiye genelini ifade etmesi mümkün değildir. Şöyle ki; bırakın Türkiye genelini, sadece Trakya’da bile aynı gün içinde, 3 ayrı bölgede, 3 ayrı iklim hakimdir. İstanbul’un Anadolu yakası ve Avrupa yakasında bile bazı noktalar için 5 güne yakın farklılık gösterir. Hele lokal olarak oluşan mikroiklimleri hesaba vurmanın imkanı yoktur. Don oluğu oluşturmuş bir tarla ile, bunun belki 50 metre sonrasındaki bahçede, fide dikim tarihleri farklılık gösterir.
Şimdi bu bilgiler ışığında nasıl bir yol izleyeceğiz? Fidelerimizi erken diksek ne olur? Erken erken dikersek, erken ürün alabilir miyiz? Veya erken diktiğimiz için bir kökten aldığımız verimi çoğaltabilir miyiz? soruları gündeme geliyor. Sırasıyla cevap vermek gerekirse;
-Ek bir tedbir almıyorsanız-
Genel olarak yaz sebzelerinin toprakla buluşturulması, bölgedeki son donlardan 2-3 hafta sonrasına ayarlamak en güzelidir. Hobiciler açısından bakacak olursak ta; Türkiye için genel tarih hıdırellezi takip eden haftada olması gerekir. Bu tarih, toprağın sebze yetirmek için gerekli olan derinliğindeki sıcaklığın 9-10 dereceyi bulacağı tarihtir. Ayrıca bu tarih, eski anadolu köylülerinin kullandığı ‘Rumi Takvimi’nin ‘kış ayları’nın bitiş tarihidir. Yani 5 Mayıs’ta kış ayları biter ve 6 Mayıs’tan sonra ‘yaz ayları’ başlar. Bu nedenle, hıdırellez haftası fideleri toprağa dikebilmek için, bundan 2 ay öncesi olan, 5 Mart’ta, tohumları ekmelisiniz. Bu tarih, domates, biber ve patlıcan için önemli bir tarihtir. Diğer sebzeler için öncesi ve sonrası konusunda tek tek ele almak gerekir. Ama hepsi için erken davranmanın bir nedeni yok, hatta sakıncaları var.
Fideleri erken dikersek ne olur? Sorusuna cevap olarak; genelde biber, patlıcan ve domates, soğuk toprakta sıkıntı çıkartır, zayıf gelişim gösterir, sağlıklı bir fide olsa bile zaman içinde hastalıklara yatkın bir hale gelir, toprakaltı sıcaklığı düşük olduğu için kök gelişmesinde sorunlar oluşur. Bu durumlarda, gövdede gelişme gerilemesine, ürüne yatmada sorunlar çıkartır. Mesela 15 Nisan’da diktiğiniz bir patlıcan fidesi, 7 Mayıs’ta dikeceğiniz fideden, ilerleyen tarihte daha az gelişme gösterir ve yaz yorgunluğuna daha erken yatabilir. Öte yandan, yine patlıcan için konuşmak gerekirse, soğuk toprakla buluşan patlıcan, önce yaprak silkmesiyle kendini yenilemeye, sonrasında, hava sıcaklığıyla birlikte gelişmeye yönelik yeni bir dönem oluşturur. Bir çok hobici de, bu yaprak dökmeleri ‘patlıcan soldu, tutmadı’ diyerek, fideyi yeniden dikme eğilimi gösterir.
Bu nedenle ‘Erken dikersek erken ürün alabilir miyiz’ sorusuna ‘hayır’ diye cevap verebiliriz. Çünkü, erken diktiğimiz zaman belki erken bir çiçeklenme söz konusu olabilir ama, meyveye yatma konusunda, zamanın aşılmasına neden olacaktır. Belki biber çok büyük bir sorun çıkartmıyor gibi görünse de, hastalıklara karşı direnci azalacak, körpe biberlerde lezzet oluşması engelendiği gibi, kart biberler de odunsu bir özellik kazanmasına neden olacaktır.
Sağlıklı bir fide oluşturmada alınacak öncü tedbirlerin yanına, bir de dikimle ilgili tedbirlerin gündeme gelmesine neden olacak, sağlıklı olan fidemiz, süreç içinde zayıf bir fide haline gelecektir.
Ancak ek tedbirler alınabilir.
Tabi bu ne kadar gerekli tartışılabilir.
Mesela, toprağın sıcaklığını arttırmak için, oluşturduğunuz dikim tavası, masura veya yükseltilmiş sebze yataklarının üzerine, şaşırtma yaptığınız tarihte siyah bir naylon germek, toprak ısısının yükselmesine, mikroorganizma yoğunluğunun artmasına ve hareketlenmesine neden olacaktır. Bununla birlikte, yapılabilirse, siyah poşetlerin üzerine açacağınız deliklere fideleri dikebilir, U şeklinde toprağa soktuğunuz 6’lık inşaat demirleri üzerine naylon gererek ‘örtüaltı’ yapabilirsiniz. Ancak bu örtü altı sisteminin, özellikle sabah 10’da bir süre açılması ve mesela 10 dakika sonra tekrar örtülmesi gerekir. Bu şekilde içeride oluşan oksijen fazlalığı, karbondioksitle dengelenebilir.
Bu sistem size , erken bir dikim için fayda sağlayacaktır. Ama yine de tavsiyem, 6 Mayıs’tan önce soğuk toprağa fidelerinizi dikmeyin!
(Not: Yukarıda bilgiler, sadece açıkta toprağa dikilen sebze fideleri içindir. Kapalı bir balkon veya örtülatı için farklı bir durum söz konusudur.)
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Balkon (saksı) bahçeciliği başlıklı makalemizde bahçeciliği, Balkon ve Saksı hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel

Balkon (saksı) bahçeciliği

Published

on

Balkon (saksı) bahçeciliği

BALKON BAHÇECİLİĞİNE GİRİŞ -1-
Balkon (saksı) bahçeciliğinin yazılı olmayan bazı kuralları vardır. Çünkü, bahçe veya tarla gibi, neresinden bakarsanız bakın, hatalarınızı tölere edecek bir yapı yoktur. Küçük bir mekanda bütün bir dengeyi oluşturma konusunda çekilecek acemilikler, hobicilerin bu uğraştan çekinmesine, hiç başlamasına veya bırakmasına yol açmaktadır.
Balkon (saksı) bahçeciliğinde sıkıntı çekilen konuları şöyle bir gözden geçirirsek;
– Toprak yapısını oluşturamama
– Sulama dengesini kuramama
– Gübreleme problemleri
– Işık ve gölgeleme hataları
– Döllenme problemleri
– Budama yapmama eğilimi
– Sağlıklı fide yetiştireme/edinememe sorunları
– Yetiştirme ortamının ebatları konusundaki hatalar olarak karşımıza çıkıyor.
Kısaca toparlayacak olursak;
Saksı gibi ortamlarda kullanacağınız ‘toprak harcı’ için farklı formüller vardır. Ancak benim üzerinde durduğum ‘sebze yetiştiriciliği’ olduğu için, yapılacak en güzel harç, kompost veya torf, ahır gübresi ve kumu eşit oranlarda karıştırarak yapacağınız harçtır. Sadece torf veya bahçe toprağı içinde yetiştirme sıkıntıları beraberinde getirirken, kendinizin yapacağı kompost bir çok konuda size yardımcı olur. Torfta, üst tabakada hızlı bir kuruma ancak alt tabakalarda fazla su barındıracağı için, sadece torfla üretim yapmak, hobiciye çokta yarar sağlamaz. Ancak burada bir konuya temas etmek gerekir: Torf dediğimiz metaryal, organik bir yetiştirme ortamıdır ancak, ‘saksı toprağı’ diye satın aldıklarınızda ‘kimyasal veya organik gübreleme yapılmıştır’ diye bir ibare vardır. Benim tavsiyem sadece, ek işlem görmemiş ‘torf’u kullanmak, (bir miktar besin maddesi olmasına rağmen) zaman içinde gübrelemeyi kendimizin yapmasıdır. 
Öte yandan harç içine koyacağımız kum, saksı içinde sıkışmayı önlerken, ahır gübresi, bitkinin bir süreliğine besin maddelerini almasına yardımcı olur.
Not: Kum yerine; perlit, vermikülit vb gibi başka metaryellerde kullanabilirsiniz. Ancak en kolay ulaşacağınız kum olduğu için, bunun üzerinde duruyorum. Bu arada, kumu nasıl kullanacağınız konusunda bir sonraki yazıda detay vereceğim.
SULAMA SORUNLARI
Harcı doğru olarak yaptığımız sürece, sulama konusunda çok fazla hata yapacağımızı düşünmüyorum. Tabi bitkinin, su ihtiyaçlarını doğru olarak bilmek, zamanlamasını ve miktarını tam olarak tayin edebilmekte önemli… Domates çok fazla suyu sevmez ancak, patlıcan sudan hoşlanır, hıyar dibinin nemli olmasını sever. Bu nedenle, değişik saksılarda üretim yaparken, hepsini aynı zamanda sulamak doğru değildir. En basitinden, bitkilerin su ihtiyaçları, akşam karanlık çökerken, yapraklarda bir solma benzeri durum varsa veya toprağın 2-3 cm altında kuruma söz konusuysa gündeme gelmiştir. Bunun dışında sulamak, bitkilerin boya gitmesine, çiçek veya meyvaya yatmamasına neden olur. Tabi bu istekler, saksıların güneşle olan irtibatlarıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle, 8-9 saatten fazla güneş alan bir yerde ek tedbirler almanız gerekir. Mesela saksıların dışına alüminyum folyo sarın, bitkilerin dibine malçlama yapabilecek bir şeyler koyun… Bulabiliyorsanız saman veya küçük çakıl taşları sererseniz, nemi kaybetmesini önlemiş olursunuz. (Tabi başka metaryallerde olabilir)
Sulama konusunda en iyi çözüm damlama sistemidir. Çok maliyetli bir iş olmamakla birlikte, sistemi kurma konusunda engelleriniz varsa değişik alternatiflere yöneleceksiniz. Ancak, hiç bir zaman, çeşmeden direk aldığınız suyu dökmeyin… Klorun uçmasını bekleyecek bir zaman aralığında suyu dinlendirin…
GÜBRELEME SORUNLARI
Gübreleme problemini, ilk etapta toprak harcınıza koyduğunuz ahır gübresiyle tedarik edebilirsiniz. Ama, yeterli olma konusunda, zaman içinde isteklerinize cevap veremiyebilir. Bu nedenle, bitkilerden elde edeceğiniz ‘bitki özütleri’ni kullanmak, gelişim evresinin ‘çiçek açma’ döneminde, organik potasyum gübrelerinden vermek, ara sıra ‘maden suyuyla’ sulamak iyi sonuçlar verir. Azot için ‘ısırgan özütü’, potasyum için; gruyfurt, patates, hıyar ve portakal kabuklarını mangal tarzı bir yerde yakarak elde edeceğiniz küllerini sulandırarak toprağa vermek ve minareller eksikliğini gidermek için, sade maden sularının gazlarını kaçmasını bekledikten sonra sulama suyuna karıştırmak iyi sonuçlar elde etmenizde yardımcı olur. Ayrıca, fide dikimi sırasında, olabiliyorsa, bir-iki tane muzu parçalamak, iki avuç taze ısırganı parçalamak, balık parçaları koymak, yumurtayı sirke içinde 4 gün beklettikten sonra koymak, odun küllerini toprağa karıştırmak, her saksıya 1,5 aspirini ezerek koymak, bitkinin farklı dönemlerinde, farklı ihtiyaçlarını görecektir.
IŞIK/GÖLGE SORUNU
Bitkilerin ihtiyacı olan güneş/ışık, sebze türlerine göre değişiklik gösterse de, 8 saatin altında olmamasna özen gösterin. Bu sürenin uzaması halinde, gölgeleme yapmak zorunda kalabilirsiniz. Mesela domates 8 saat direk güneş olmak üzere, 11-12 saat ışık ister. Zaman olarak, az olması sorun yarattığı gibi, çok olması da sorun yaratır. Bu dengeyi mümkün olduğunca kurmaya çalışın…
DÖLLENME SORUNLARI
Kapalı balkon tarzı yerlerde yetiştiricilik yaparken karşılaşacağınız en büyük sorunlardan biri, döllenme sorunudur. Bunun için, çiçeklenme döneminde, aşırıya kaçmamak şartıyla, bitkinin gövdesinden biraz sallayarak vibrasyon yapmaktır. Patlıcan için, çiçeği işaret ve orta parmağınız arasına alarak, kulak pamuğunu çiçek içinde gezdirin. Kabakgillerden bir bitkiniz varsa, erkek çiçeklerden birini kopartıp, dişi çiçek içinde gezdirin daha sonra dişi çiçeği, zarar vermeden toka benzeri bir şeyle kapatın… Olmaz ya, mısırınız varsa, tepesindeki erkek püskülünden keseceğiniz bir iki parçayı, yanlarda oluşan mısır koçanlarının üzerine serpmeye çalışın… Biberler, her ortamda rahat döllenirler ancak onları da arası sallarsanız iyi olur. Hıyarın, erkek çiçeklerini kopartıp, dişi çiçeklerinin içine sürtün.
BUDAMA
Saksıda yetiştirdiğiniz bütün sebzelere budama yapmanız gerekir. Domateste, sırık cinsler için koltukaltı alma, tepe budaması yapmaya özen gösterin. Patlıcanların, ilk çiçek açtığı dalı, çiçeğin 1 cm üzerinden tırnağınızla kopartın. Bu işlem diğer koltuklardan filiz atmasına neden olacak. Bu yeni filizler de ilk çiçeklerini açtığı dönemde, en üst yaprağın üzerini tırnağınızla kopartırsanız, yine koltuklardan filizlerin gelmesini sağlarsınız. Bu işlem, bitkinin özsuyunun, meyvaya daha iyi gelmesini sağlayacaktır. (Her sebzenin kendine göre budama şekli vardır. Bunların detaylarına diğer yazılarda gireceğim)
SAĞLIKLI FİDE SORUNU
En büyük sorunlardan biridir aslında… Sürekli üzerinde durduğum konu, mutlaka kendi fidenizi kendiniz yapın ve ‘sağlıklı fide’yi oluşturma konusunda bilgi dağarcığınızı geliştirin. Dışarıdan alacağınız fidelerin yüzde 80’i sorunlu ve yüzde 100’e yakını hibrit tohumdur. Yerel tohumlardan, kendi fidenizi üreterek, bir çok sorunu en baştan halletmiş olursunuz. Bir iki örnek vermek gerekirse; mantar hastalıkları güçlü hücre duvarları oluşturan bitkilere zarar veremiyor. Yine bir çok emici böcek, güçlü hücre duvarlarına karşı çok etkili olamıyor. Yani işin kısacası, güçlü hücre duvarlarına sahip sağlıklı bir fideyle üretime başlamak, genel zararlı ve hastalıklara karşı 1-0 önde başlamak demektir.
SAKSI SEÇİMİ
Yetiştirme yeri için saksı tercihiz varsa; özellikle domates için 60 lt’lik saksılar seçin. Daha küçük saksılarda, bazı cins domatesleri yetiştirebilirsiniz ancak, pembe domates gibi sırık cinsler için 60 lt uygundur.
Biberler için çok fazla saksı seçimine gerek yoktur. Öyle töleranslı davranırki, bundan sonra hep biber yetiştereyim diye düşünmeye başlarsınız.
Patlıcan için, 25 cm’lik derinlik idealdir.
Kabakgiller için orta boyda saksılar seçebilirsiniz.
Çilekler için, dikdörtgen çiçek saksıları idealdir.
Aşırıya kaçıp, balkonumda meyvede yetiştireyim diyorsanız, bodur cins olmak üzere; 20 lt civarındaki saksılarda; elma, mandalina, limon, portakal yetiştirebilirsiniz. Bu oran en küçük ebattır, daha büyük olursa dibine aromatik otlar, sarımsak, soğan gibi ürünler de dikebilirsiniz. Hem bu şekilde, zararlılar ve bazı hastalıklar için bariyer oluşturursunuz.
Hep söylerim; küçücük bir saksıda sebze yetiştiren bir hobici, her yerde çok başarılı bir şekilde sebze üretebilir.
YETERKİ İSTEYİN!
(Kısaca ele aldığım sorunları, daha detaylı olarak yazmaya devam edeceğim)
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Zeytinleri hasta etmeden buyutelim başlıklı makalemizde buyutelim, etmeden ve HASTA hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Yerli Organik Sebze Tohumlarımız

Sepet

Ürünler

İndirimdeki Ürünler

Trend Konular