Connect with us

SEBZECİLİK

Hıyar Hastalık ve Zararlıları

Published

on

KÖK BOĞAZI YANIKLIĞI HASTALIĞI (Phytophthora capsici)
Resim Resim
Hastalık Belirtisi
• Hastalık bitkinin değişik dönemlerinde ve organlarında görülebilir.
• Fideliklerde erken dönemde bitkiler hastalandığında çökerten belirtileri meydana gelir.
• Hastalığın tipik belirtileri ve asıl zararı fidelerin seraya dikilip gelişmeye başladığı dönemde görülür.
• Bitkiler incelendiğinde kök boğazını kuşak gibi saran ve başlangıçta koyu yeşil, ileri dönemlerde ise kahverengimsi siyaha dönüşen bir renk değişiminin olduğu görülür.
• Enfeksiyonun zamanla kök bölgesine de ulaşması durumunda kök kabuğu kahverengi bir renk alarak çürür.
• Normal sulama ve bakım işlemi yapılsa da bitkiler kendini toparlayamaz.
• Enfeksiyonun erken dönemde ve yoğun olarak görüldüğü bitkilerden ürün almak mümkün değildir.

 

KABAKGİLLERDE KÜLLEME HASTALIĞI (Erysiphe cichoracearum, Sphaerotheca fuliginea)
ResimResim Resim
Yaprak üst yüzeyindeki külleme lekeleri
Hastalık Belirtisi:
•Hastalık bitkilerin önce yaşlı yapraklarında görülür, daha sonra genç yapraklara da geçer.
•Öncelikle yaprağın üst yüzeyinde parça parça, nispeten yuvarlak lekeler belirir, sonradan bu lekeler birleşerek yaprağın her iki yüzeyini, yaprak sapını ve gövdeyi kaplar.
•Lekeler ilk zamanlarda beyaz renkte toz tabakası gibi görünür, zaman ilerledikçe
esmerleşir.
•Yapraklar kuruyup dökülür ve bitkide gelişme durur. Bunun sonucu olarak da ürün kaybı
meydana gelir.
•Hastalık için en uygun sıcaklık 27 0C’dir.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Hastalık kabakgillerde (hıyar, kavun, kabak, karpuz) görülür.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Hasattan sonra hastalıklı bitki artıkları toplanarak yakılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
•İlk hastalık belirtileri görüldüğünde ilaçlamaya başlanır.
•İlaçlama havanın serin ve sakin olduğu zamanlarda bitkinin her tarafının ilaçla kaplanması şeklinde olmalıdır.
•Yağıştan sonra ve fazla çiğ bulunduğunda toz kükürt uygulaması yapılmamalıdır, çünkü
çıkabilecek güneş nedeni ile yanıklar meydana gelebilir.
•Genellikle günlük sıcaklık ortalaması 270C’nin üstünde ve orantılı nemin de % 50’nin altına düştüğü zamanlarda ilaçlamaya ara verilmeli, şartlar değiştiğinde ise ilaçlamaya devam edilmelidir.
ResimResimResim
* Ege ve Akdeniz Bölgesinde tavsiye edilmemelidir.
Sera ilaçlamalarında toz kükürt genellikle yakma yaptığından bunun yerine diğer ilaçlar
kullanılmalıdır. Su bulmanın sorun olduğu yerlerde, tarla ilaçlamalarında toz kükürte 1/3 oranında talk pudrası veya odun külü karıştırılarak atılmalıdır.

HIYAR YAPRAK LEKESİ
(Ulocladium cucurbitae)

Resim
Hastalık Belirtisi
• Hıyar yaprak lekesi etmeni bir fungus olup, hastalıklı bitki artıklarında bir yıldan daha
uzun süre canlılığını sürdürür.
• Sıcak koşullarda oluşur ve hızla yayılır.
• Gece ve gündüz sıcaklık farklılıkları hastalığın gelişimini teşvik eder.
• Hıyar yaprakları üzerindeki ilk belirtiler 1–2 mm çapında ve koyu kahverengindedir.
• Daha sonraları merkezi bej etrafı koyu kahve bir halka ile çevrili 6-7 mm çapında
lekeler oluşur.
• Lekelerin birkaçı birleşerek daha büyük düzensiz bir şekil alabilir ancak bej renkli merkezleri kalır.
• İlk belirtiler enfeksiyondan bir hafta sonra görülür
• Yağmurlama sulama, hava akımı, ilaçlamalar veya çiğ ile yayılmaktadır.
• Yüksek sıcaklık ve nem varsa lekeler sezon boyunca gelişmiş yapraklar üzerinde ortaya çıkar.
• Meyvede enfeksiyon görülmez.
• Fungus özellikle örtüaltı hıyar yetiştiriciliğinde görülür.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
Bu hastalığın konukçusu hıyar bitkisidir.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
• Seralarda havalandırmaya özen gösterilmelidir.
• Sık sulamadan kaçınmalıdır.
• Hastalık belirtisi gösteren bitkiler toplanarak imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
• Kimyasal ilaçlama yeşil aksam ilaçlamaları şeklinde uygulanır.
• Serada ilk belirtilerin görülmesiyle ilaçlamaya başlanmalıdır.
• Hastalığın şiddeti, iklim koşulları ve ilacın etkinlik süresi dikkate alınarak ilaçlamaya devam edilmelidir.

KABAKGİLLERDE ANTRAKNOZ
(Colletotrichum orbiculare)

Resim
Hastalık Belirtisi:
• Bu etmen hastalıklı bitki artıklarıyla toprağa ve topraktan da yeni ekilen bitkilerle geçtiği gibi, tohum ile de taşınabilmektedir.
• Ayrıca antraknozlu bitkilerden, sağlamlara etmenin geçişi yağmur suyu ile sıçraması, ilaçlamalar veya çiğ ile olmaktadır.
• Bulaşmalar genellikle 16°C civarında olmakta, 21–26°C sıcaklık ve en az %80 orantılı nem koşullarında epidemi meydana gelmektedir.
• Hastalığın inkübasyon süresi optimum koşullarda 5–6 gündür.
• Hastalığın ilk belirtileri yapraklar üzerinde görülen esmer veya siyah renkli yuvarlağa yakın lekeler halindedir.
• Bu lekeler zamanla birleşip büyürler ve düzensiz bir şekil alırlar.
• Daha sonra buruşup parçalanmaları sonucunda yapraklar ve daha ileriki dönemde bütün bitki kuruyarak ölebilir .
• Yaprak sapları üzerindeki lekeler uzunumsu esmer ve hafif çukurdur .
• Hastalığın meyvelerdeki belirtileri ise 1–2 mm çapından daha büyük daire veya düzensiz çöküntü halinde lekelerdir .
• Rutubetli havalarda bu lezyonlar üzerinde kavuniçi bir renk oluşur, hastalığın tanınması bakımından tipik bir görünümdür.
• Bu fungus yağışlı geçen yıllarda ürün kaybına neden olabilir.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
• Hastalık, kabakgillerde (hıyar, kavun, kabak, karpuz) görülmektedir.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler
• Tohumluk hastalığın görülmediği bitkilerden alınmalıdır.
• En az 3 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.
• Tarladaki antraknozlu bitki artıkları yok edilmelidir.
• Hastalığın her yıl epidemi yaptığı yerlerde varsa dayanıklı çeşitler ekilmelidir.
Kimyasal Mücadele
• Tohum ilaçlaması: Ekimden önce tohumlar 1 saat süre ile ıslatılıp, 1 saat
kurutulduktan sonra tohum ilaçlarından biri ile ilaçlanmalıdır. İlacın tohum yüzeyini kaplayabilmesi için bidon, kavanoz veya naylon torbada en az 15 dakika sallanması gereklidir.
• Yeşil aksam ilaçlaması: Günlük ortalama sıcaklığın 16°C olması ve orantılı nemin en az %80’e ulaşması ile mücadeleye başlanması gerekirse de; uygulamada en pratik yol, bitkilerinin yaprak ve saplarında ilk antraknoz lekelerinin tespiti ile ilaçlamaya başlanmalıdır.
• İlaçlamanın bitki yapraklarının alt ve üst yüzeylerine gelecek şekilde yapılması gereklidir. Uygulamalar rüzgârsız bir havada sabah ve akşam saatlerinde yapılmalıdır.
• Hastalığın şiddeti, iklim koşulları ve ilacın etkinlik süresine bağlı olarak ilaçlamaya devam edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
Kimyasal Mücadelede kullanılacak ilaçlar ve dozları:

Resim

 

 

KARABAKGİLLERDE MİLDİYÖ HASTALIĞI
(Pseudoperonospora cubensis)

Resim
Yaprakların üst yüzeyindeki lekeler
Hastalık Belirtisi:
•Hastalık yapraklar üzerinde küçük, soluk yeşil veya sarımsı lekelerle kendini belli eder.
Hastalık ilerledikçe bu lekeler koyulaşır.
•Yaprağın alt yüzünde ve bu lekelerin tam altında gri veya menekşe renginde küf tabakası oluşur.
• Hastalığın şiddetine göre bitkideki hastalıklı yapraklar sararıp, kahverengine döner, önce yaşlı yapraklar, bir süre sonra da taze ve genç yapraklar kurur ve bitki tamamen ölür.
•Orantılı nemin yüksek olduğu üretim alanlarında ekonomik seviyede ürün kaybına neden olabilir.
•Hastalık için en uygun koşullar 20–22 0C sıcaklık ve % 90 orantılı nemdir.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Hastalık hıyar, kavun ve su kabağında görülür.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Sık dikim yapılmamalı, yapılmış ise zamanında gerekli seyreltme yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
•İlaçlamaya çevrede ilk mildiyö belirtileri görüldüğünde başlanır.
•İlaçlamalar hastalığın şiddetine ve iklim koşullarına göre 7–10 gün aralıklarla sürdürülür.
•İlaçlamaların bitkinin her tarafını, özellikle de yaprak altlarını kaplayacak şekilde yapılması gerekmektedir.
ResimResim

 

SEBZE FİDELERİNDE KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ (ÇÖKERTEN) HASTALIĞI
(Phythium spp.,Rhizoctonia spp., Fusarium spp. ,
Alternaria spp., Sclerotinia spp.)

Resim
Fidelikte görünümü
Resim
Tarladaki görünümü
Resim
Hastalıklı fideler
Hastalık Belirtisi:
•Hastalık fide devresinde görülür. Aynı zamanda çıkıştan öncede zarar meydana gelebilir
•Fidelik devresinde fidelerin toprakla temas eden kök boğazlarından itibaren yattıkları görülür. Bu tür fidelerin kök boğazının iplik gibi inceldiği ve esmerleştiği görülür.
Böyle bitkilerin kökleri sağlam fideler gibi beyaz değil, kahverengileşmiştir.
•Gerek çıkış öncesi, gerek çıkış sonrası meydana gelen ölümler sonrası fidelikte ocaklar halinde boşluklar meydana gelir
•Fidelik koşulları uygun olduğu takdirde, hastalık, fidelerin tamamen tahrip olmasına sebep olabilir
•Hastalık yurdumuzda fide üretilen bütün alanlara yayılmış durumdadır
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Fide kök çürüklüğü hastalığı tüm sebze çeşitlerinin fidelik devresinde zararlıdır.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Zarar gören fidelerin harç toprağı boşaltılıp içerisi temizlendikten sonra yeniden fidelik
toprağı hazırlanıp konulmalı
•Tohum ekimi sık olmamalı
•Hastalıklı fideler ayıklanmalı
•Fideler uygun hava koşullarında açılıp sık sık havalandırılmalı
•Fazla sulamadan kaçınılmalı
•Gereksiz yere fazla azotlu gübre kullanılmamalı
•Erken ekim yapmaktan kaçınılmalı
•Fidelikler bol güneş alan, soğuk rüzgârları tutmayan yerlerde kurulmalıdır.
Kimyasal önlemler:
Tohum ilaçlaması: Ekimden önce tohuma uygulanır.
Toprak ilaçlaması:Ekimden önce ekimden sonra fidelerin toprak yüzeyine
çıkışından sonra ve fidelerin veya tarlaya şaşırtılmasından sonra yapılır.
Kimyasal Mücadelede kullanılacak ilaçlar ve dozları:
ResimResim

SEBZELERDE BEYAZ ÇÜRÜKLÜK (Sclerotinia sclerotiorum)
Resim
Meyvedeki çürümeler
Resim
Misel tabakası
Resim
Doku üzerindeki siyah
yapıları
Hastalık Belirtisi:
•Hastalık bitkilerin fide devresinde kök çürüklüğüne neden olur.
•Daha ileri devredeki bitkilerde kök, gövde, yaprak ve meyvelerde çürümelere neden olur.
• Gelişmiş bitkilerde belirtiler önce kök boğazı ve toprağa yakın olan alt yapraklarda ortaya çıkar.
• Hastalığın ilerlemesi ile kök boğazında veya gövde kısmında bol miktarda ve pamuk
beyazlığında bir misel tabakası oluşur.
• Zamanla yumaklar şeklinde toplanan misel tabakaları önceleri kirli beyaz renkte ve
yapışkan bir halde iken daha sonra havanın etkisi ile koyu kahverengiden siyaha kadar
değişen renkler alarak sert bir yapıya dönüşürler
• Bu yapılar önce beyaz, sonra pembe, daha sonra da sert ve siyahtır.
•Bazı bitkilerde yaprak diplerinde (marul), bazılarında ise gövdenin öz kısmında (lahana, havuç, domates, ayçiçeği) bulunurlar.
•Bu yapılar bulaşmış oldukları toprakta uzun yıllar kalabilir ve yıldan yıla bitkileri hastalandırmayı sürdürürler.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Bu etmen sebzelerin çoğunda hastalık oluşturabilir. Başlıca konukçuları lahana,
karnabahar, hıyar, havuç, salata, marul, kavun, karpuz, biber, patlıcan, domates, fasulye, kereviz sayılabilir.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Hastalık su tutan, çok rutubetli yerlerde geliştiği için böyle yerlerde drenaj ile toprak suyunun fazlalığını akıtmak gerekir.
•Temiz tohumluk kullanılmalıdır.
•Bulaşık alanlarda uzun yıllar münavebe uygulanmalıdır.
•Hasattan sonra kalan artıklar temizlenmeli, toplanıp yakılmalıdır.
•Seralarda sıcaklık ve nem kontrol altında tutulmalı, havalandırma sistemini devreye sokarak sera nemi azaltılmalıdır.
•Ürünlerin depoda zarar görmesini önlemek için depoya alınan ürünün ıslak olmamasına özen gösterilmeli ve depo nemi hastalığın gelişme gösteremeyeceği oranda tutulmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
• Bulaşık olduğu bilinen alanda toprak ilaçlaması dikimden önce, yeşil aksam ilaçlaması ise fidelerin şaşırtılmasından sonra başlanılmalıdır.
Resim

SEBZELERDE KURŞUNİ KÜF HASTALIĞI (Botrytis cinerea)
Resim
Hastalık Belirtisi:
•Her bitkide birbirinden farklı belirtilere neden olur.
•Hastalık genelde gövde ve meyvelerde zarar meydana getirir.
•Lekeler önceleri toplu iğne başı büyüklüğünde olup bitkinin iç kısmında gelişerek genişler ve dokulara yayılırlar.
•Bitki dokusu çatlar ve konukçunun su kaybına neden olur.
•Gövde ve meyve sapı lekeleri nedeniyle meyve dökümü ortaya çıkar.
•Konukçunun çiçek zamanında taç yaprakları hastalığa çok duyarlıdır. Hastalık etmeni bu
kısımlardan girerek meyveye geçer ve meyve çürüklüğünü başlatır.
• Hastalığın gelişmesi için en uygun koşullar 20–25 0C sıcaklık ve %95–98 orantılı nemdir.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Bu hastalık hemen hemen tüm sebzelerde görülür.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Seralarda iyi bir havalandırma yapılarak sıcaklık ve orantılı nemin yükselmesi
önlenmelidir.
•Bitkiler arasında hava akımının olabilmesi için sık dikimden kaçınılmalıdır.
•Hastalıklı bitkiler sökülerek imha edilmelidir.
•Dengeli gübreleme ve iyi bir bakım yapılarak bitkilerin sağlıklı gelişmeleri sağlanmalıdır.
• Hasattan sonra hastalık etmeninin dayanıklı yapılarının toprağa karışmasını önlemek için bütün bitki artıkları toplanarak yakılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
•İlaçlamalara çevrede ilk hastalık belirtileri görüldüğünde başlanmalıdır.
Resim

 

 

HIYAR KÖŞELİ YAPRAK LEKESİ (Pseudomonas syringae pv.lachrymans)
Resim
Hastalık Belirtisi:
•Çenek yapraklarda şeffaf, düzensiz, yağ lekeleri oluşur. Gerçek yapraklarda ise damarlarla sınırlanmış, köşeli, zamanla delinen yağ lekeleri görülür. Yaprakların alt yüzeyinde sabahın erken saatlerinde bakteriyel akıntı görüldüğünden hastalığa gözyaşı hastalığı da denmektedir.
•Meyvelerde küçük, yuvarlak, hafifçe çökük, sarı lekeler oluşur. Zamanla bu meyvelerde çürüme meydana gelir.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Hıyar ve diğer kabakgiller
Bulaşma yolları
•Bulaşık tohumlar hastalığın bulaşmasını sağlar.
•Toprakta kalan hastalıklı bitki artıkları da bulaşmayı gerçekleştirir.
•Hastalığın yayılmasında sulama suyu da etkilidir.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Temiz tohum kullanılmalıdır.
•Hastalıklı bitki artıkları seralardan uzaklaştırılarak imha edilmelidir.
•Hastalığın görüldüğü seralarda en az 2 yıl süreyle ekim nöbeti uygulanmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
•Yeşil aksam ilaçlamaları hastalık görülmeden ya da az sayıda bitkide lekeye rastlanıldığında koruyucu olarak yapılır. Yaprakların özellikle alt yüzeylerinin ilaçlanmasına özen gösterilmeli, ilaçlamalar 10 gün ara ile en az 3 uygulama olarak yapılmalıdır.
Resim

 

HIYAR MOZAİK VİRÜSÜ (Cucumber mosaic cucumovirus- CMV)
Resim
Yapraklarda mozaik lekeleri
Resim
Bitkide bodurlaşma
Resim
Meyvelerdeki siğil benzeri çıkıntıları
Hastalık Belirtisi:
•Hastalığın ilk belirtisi yapraklarda damarlar arasında küçük sarı yeşil lekeler şeklinde görülür.
•Bu ilk belirtilerden sonra bitkinin tümünde şiddetli bir mozaik (sarı-yeşil lekelenme) meydana gelir.
•Daha ileri dönemde damarlar arasındaki koyu yeşil alanlarda kabarcıklaşma başlar .
•Bitkide bodurluk ve yapraklarda deformasyon oluşur.
•Bitkide kol atma yavaşlar.
•Meyvelerde ise koyu yeşil renkli lekelerle birbirine karışmış açık sarımsı-yeşil lekeler oluşur. Koyu yeşil kısımlarda genellikle siğil benzeri çıkıntılar veya kabartılar gelişir.
•Meyvelerde şekil bozuklukları oluşur.
Bulaşma yolları:
•Hastalıklı bitki artıklarında ve yabancı otlarda yaşamını devam ettirebilir.
•Etmen 60’dan fazla yaprak biti türü (özellikle Myzus persicae, Aphis gossypii, A.
craccivora ve Acyrthosiphon pisum) ile taşınır.
•Bitki özsuyu ile mekanik olarak taşınır.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
•Hıyar, kavun, karpuz, kabak, domates, biber, börülce, muz ve mısır etmenin konukçuları arasındadır.
Mücadelesi:
Virüs hastalıklarına karşı Kimyasal Mücadele yoktur.
Kültürel Önlemler:
•Yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.
•Hastalıklı bitkiler imha edilmelidir.
•Üretim alanında bakım işlemleri sırasında eller ve aletler % 1’lik formaldehit, % 10 ‘luk trisodyum fosfat ya da çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
•Tarla yabancı otlardan temizlenmelidir.
•Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.
•Hastalıklı bitkilerden tohum alınmamalıdır.
•Sertifikalı tohum kullanılmalıdır.

KARPUZ MOZAİK VİRÜSÜ (Watermelon mosaic 2 potyvirus- WMV-2)
Resim
Yapraklarda mozaik lekeleri
Resim
Meyvelerde açık yeşil lekelenme
Hastalık etmeni Karpuz mozaik virüsü 2’dir.
Hastalık Belirtisi:
•Hıyar bitkilerinde yapraklarda düzgün, yeşil ile koyu yeşil bir mozaik ya da beneklenme görülebilir.
•Yapraklarda damar bantlaşması meydana gelir.
•Daha ileri dönemde damarlar arasındaki koyu yeşil alanlarda kabarcıklaşma başlar .
•Bitkide bodurluk ve yapraklarda deformasyon oluşur.
•Meyvelerde renk değişimleri ortaya çıkmakta ve açık yeşil renkte lekeler veya çıkıntılar meydana gelmektedir .
•Meyvelerde şekil bozuklukları oluşur.
Bulaşma yolları:
•38’den fazla yaprak biti türü (özellikle Myzus persicae, Macrosiphum euphorbia, Aphis gossypii, A. craccivora, A. citricola ve Toxoptera citricidus) ile taşınabilir.
•Bitki özsuyu ile mekanik olarak taşınır.
Hastalığın görüldüğü bitkiler:
•Kabak, kavun, hıyar ve karpuz en önemli konukçularıdır. Ayrıca bezelye başta olmak üzere bazı baklagillerde de hastalığa neden olabilmektedir.
Mücadelesi:
Virüs hastalıklarına karşı Kimyasal Mücadele yoktur.
Kültürel Önlemler:
•Yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.
•Hastalıklı bitkiler imha edilmelidir.
•Üretim alanında bakım işlemleri sırasında eller ve aletler % 1’lik formaldehit, % 10 ‘luk trisodyum fosfat ya da çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
•Tarla yabancı otlardan temizlenmelidir.
•Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.

KABAK MOZAİK VİRÜSÜ (Squash mosaic comovirus-SqMV)
Resim
Yapraklarda mozaik lekeleri
Hastalık etmeni Kabak mozaik virüsüdür.
Hastalık Belirtisi:
•Belirtiler genç bitkilerde daha şiddetli görülür.
•Yapraklarda klorotik sarı lekeler, koyu yeşil damar bantlaşması ve deformasyon görülür .
•Yapraklarda kabarcıklar ve deformasyon oluşur.
•Damar aralarındaki alanlarda daralmalar ortaya çıkar.
•Meyvelerde renk bozulması, yüzeyde kabarıklık ve şekil bozukluğu görülür.
Bulaşma yolları:
•Tohumla taşınır.
•Karpuz telli böceği virüsün vektörüdür.
•Virüs mekanik olarak da taşınmaktadır.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
Kabak, kavun, karpuz ve hıyar başlıca konukçularıdır.
Mücadelesi:
Virüs hastalıklarına karşı Kimyasal Mücadele yoktur.
Kültürel Önlemler:
•Virüsten arî tohum kullanılmalıdır
•Fideliklerde hastalık görülürse hasta fideler imha edilmelidir.
•Ara konukçu olan yabancı otlar ve vektör böceklerle mücadele yapılmalıdır.
•Hastalıklı bitkiler imha edilmelidir.
•Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.

KABAK SARI MOZAİK VİRÜSÜ (Zucchini yellow mosaic potyvirus-ZYMV)
Resim
Yapraklarda mozaik lekeleri
Resim
Meyvelerde şekil bozukluğu
Hastalık etmeni Kabak sarı mozaik virüsüdür.
Hastalık Belirtisi:
•Başlangıçta kabakgil yapraklarında, sarı mozaik, nekroz ve kısmen şekil bozukluğu meydana gelir .
•Bitkinin tümünde mozaik, damar bantlaşması, yaprak deformasyonu ve bodurluk görülür.
•Yapraklar parçalı bir hal alır, iplikleşir, boğum araları kısalıp kalınlaşır.
•Meyveler küçük kalır, şekli bozulur, sivilce benzeri şişkinlikler, yeşil benekler oluşur.
Bulaşma yolları:
•38’den fazla yaprak biti türü (özellikle Myzus persicae, Macrosiphum euphorbia, Aphis gossypii, A. craccivora, A. citricola ve Toxoptera citricidus) ile taşınabilir.
•Bitki özsuyu ile mekanik olarak taşınır.
Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:
Kabak, kavun, karpuz ve hıyar başlıca konukçularıdır.
Mücadelesi:
Virüs hastalıklarına karşı Kimyasal Mücadele yoktur.
Kültürel Önlemler:
•Yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.
•Hastalıklı bitkiler imha edilmelidir.
•Üretim alanında bakım işlemleri sırasında eller ve aletler % 1’lik formaldehit, % 10 ‘luk trisodyum fosfat ya da çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
•Tarla yabancı otlardan temizlenmelidir.
•Dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.

 

 

 

SEBZELERDE BEYAZSİNEK
Tütün beyazsineği (Bemisia tabaci)
Sera beyazsineği (Trialeurodes vaporariorum)
Resim
Beyazsinek ergin ve larvaları
Resim
Yaprakta Beyazsinek
Resim
Meyvedeki Beyazsinek zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Erginleri 1 mm boyunda beyaz renktedir.
•Larvaları 0.3-0.7 mm boyundadır beyaz veya çok açık sarı renkte şeffaftır.
•Erginler ve larvalar bitkinin büyüme noktalarında taze yapraklarda yaprağın alt yüzünde bulunurlar. Yumurtadan çıkan larva çok hareketlidir.
•Kısa bir süre sonra hareketsiz bir devreye girer ve ergin oluncaya kadar hareketsiz
dönemi devam eder.
•Seralarda mevsim boyunca görülebilirler.
•Yılda 9-15 döl verirler.
Zarar Şekli:
•Larva ve erginler bitki özsuyunu emerek beslenirler.
•Emgi sonucu yaprakta sararma meydana gelir.
•Zararlı beslenme sırasında tatlı bir madde salgıladığından yapraklar üzerinde siyah bir tabaka oluşur ve bu kısımlar özümleme yapamaz.Bu nedenle bitki zayıflar verim ve kalite düşer.
•Sebzelerde önemli bazı virüs hastalıklarının taşıyıcılığını yaparlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•En uygun konukçusu domates, patlıcan, hıyar olup; biber, kabak, kavun, fasulye gibi sebzelerde, tütün, pamuk ve süs bitkilerinde zarar yapar. Ayrıca bamya, fasulye, patlıcan, patates, domates, biber, kabak, hıyar, marul ve lahana beyazsineğin zararlı olduğu bitkiler arasındadır.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Beyazsinek kışı yabancıotlar üzerinde geçirmektedir. Bu nedenle hasattan sonra tarla ve sera çevresindeki yabancıotlar doğal düşmanlar açısından incelenerek buna göre yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır.
•Yeterince sulama ve gübreleme yapılmalı, aşırısından kaçınılmalıdır.
•Seralardaki giriş-çıkış ve havalandırma açıklıkları erginlerin girmesini önlemek amacı ile ince tel veya tül ile kaplanmalı, nem ve sıcaklık artışını önlemek için yeterli havalandırma yapılmalıdır.
Biyoteknik Mücadele:
•Seraya fide dikimi ile birlikte ilk ergin uçuşunu belirlemek üzere dekara 1 adet sarı yapışkan tuzak, bitkinin 15-20 cm üzerinden asılır.
•İlk ergin uçuşu belirlendikten sonra ise 10 m²'ye 1 tuzak gelecek şekilde 3 m aralıklarla ardışık olarak, tuzaklar aynı şekilde yerleştirilir.
•Tuzaklar kirlendikçe yenisi ile değiştirilir.
Ruhsatlı sarı yapışkan tuzaklar
Resim
Serada yapışkan tuzak kullanımı
Kimyasal Mücadele:
•Yaprak başına 5 adet larva+pupa olduğunda ilaçlama yapılır.
Resim

 

SEBZELERDE DANABURNU (Gryllotalpa gryllotalpa)
Resim
Danaburnu ergini
Resim
Danaburnu zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Danaburnu erginleri 6-7 cm boyunda, açık veya koyu kahverengi ve oldukça iri böceklerdir. Baş ileri uzamıştır.
•Danaburnu yaşamının çoğunu toprak altında geçirir.
•Genellikle yaşama yeri olarak, galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış; nemli, bol humuslu, killi-kumlu toprakları seçerler.
•Gündüzleri açtıkları galerilerde yaşarlar.
Zarar Şekli:
•Ergin ve nimfleri toprak içinde galeri açarak ilerlerken rastladıkları tohum, kök, yumru gibi her tür bitkisel materyali kemirerek zarar verirler.
•Özellikle yeni dikilmiş veya yeni çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini keserek kurumalarına neden olur ve yumrulu sebzelerin de yumrularını kemirirler.
•Ülkemizde oldukça yaygındır.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Çok sayıda bitkide zarar yapmaktadır. En çok sebzeler, çeltik, buğday, mısır, ayçiçeği,
tütün, pamuk, süs bitkileri, meyve ve orman fidanlarında zarar yapar.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Toprağın zamanında ve iyi şekilde işlenmesiyle de zararlının toprak altında bulunan yaşam ortamları bozularak açığa çıkan yumurta, nimf ve erginlerinin sıcak ve doğal düşmanlar tarafından imhası sağlanmış olmaktadır.
•Zararlı, gübreli ve sıcak toprakları sevdiğinden, bahçelerin uygun yerlerine yaz sonuna doğru yanmamış çiftlik gübresi kümeleri bırakılarak ilkbaharda burada toplanan nimf ve erginlerin öldürülmesi popülasyonu azaltma bakımından oldukça yararlıdır.
Kimyasal Mücadele:
•Bulundukları yerde mutlaka zarar yapmaları nedeniyle yoğunluklarına bakılmaksızın mücadeleye geçilmelidir.
•Bir yerde bulunup bulunmadıkları; yenik bitki, açtıkları galeri, nemli toprakların 1 cm altındaki yüzeysel kazı izlerinin incelenmesi ile anlaşılabilir.
•Ülkemizin değişik bölgelerinde erken ilkbahardan ekim ayı sonuna kadar mücadele yapılabilir.
Mücadelesi için zehirli yem hazırlanır , bitki diplerine serpilir.
Zehirli yem hazırlamak için tavsiyede yer alan ruhsatlı ilaçlardan herhangi biri önce 10 kg kepek ile kuru kuruya karıştırılır, sonra içinde ½ kg şeker eritilmiş su ile yavaş yavaş nemlendirilir. Nemlendirme derecesi kepeğin sünger haline gelmesiyle ayarlanır.
Mücadele yapılacak bahçe önce sulanır ve hazırlanan bu zehirli yem akşam üzeri, dekara 8 kg hesabı ile ve bitki diplerine gelecek şekilde serpilir.
Resim

SEBZELERDE THRİPSLER
Tütün thripsi (Thrips tabaci)
Çiçek thripsi (Frankliniella occidentalis)
Resim
Resim
Thrips zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Ergini yaklaşık 2 mm boyunda açık sarı veya sarımsı esmer renkli ve çok hareketlidir.
•Ergin ve larvalar yaprakların alt yüzünde birlikte bulunurlar.
• Ilıman bölgelerde konukçu bitki buldukları sürece üremelerine devam ederler.
•Yılda 3-6, en fazla 15 döl verirler.
Zarar Şekli:
•Ergin ve larvalar bitkilerin yaprak, sap ve meyvelerinde bitki özsuyu ile beslenirler.
•Beslendiği yapraklar bir süre sonra beyazımsı veya gümüşi lekeler oluştururlar.
•Önemli virüs hastalıklarının taşıyıcılığını yapmaktadırlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Soğan, hıyar, pırasa, sarımsak, domates, kabak, kavun, karpuz, fasulye, patlıcan, ıspanak, bezelye, yerelması ve patateste zarar yaparlar.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Zararlı ile bulaşık bitki artıkları imha edilmelidir.
•Toprak işlemesi ve yabancıot mücadelesi yapılmalıdır.
•Seralarda küçük delikli tül ile havalandırma açıklıkları kapatılmalıdır.
Kimyasal Mücadele:
• Küçük yapraklı bitkilerde bitki başına 10 thrips ergin+larva, büyük yapraklı bitkilerde bitki başına 20 thrips ergin+larva veya bir çiçekte 5 thrips olduğunda mücadele yapılır.
Resim

 

 

 

SEBZELERDE SARI ÇAY AKARI (Polyphagotarsonemus latus)
Resim
Sarı çay akarı erginleri
Resim
Yaprakta beslenen Sarı çayakarı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Sarı çay akarı 170-190 mikron boyunda olup, çıplak gözle görmek mümkün değildir.
•Erginler yarı saydam açık sarı renkli olup sırtlarında arkaya doğru uzanan beyaz bir şerit bulunur. Erginler çok hareketlidir.
•Zararlı, yıl boyunca aktivitesine ve çoğalmasına devam eder. Nemli yerlerde sayıca çok fazla bulunurlar.
•Daha genç yapraklarda ve tepe noktalarında yoğunluk gösterirler.
•Sarı çay akarının, beyazsinek, yaprakbiti ve thripsle taşındığı saptanmıştır.
•Yılda 20-30 döl verir.
Zarar Şekli:
•Sarı çay akarı bitkilerin büyüme noktalarında, genç yaprak ve sürgünlerinde, çiçek ve meyvelerde zararlı olmaktadır.
• Daha çok yaprağın alt yüzünde beslenir. Beslenme sonucu yaprak sertleşir kenarlardan aşağıya doğru kıvrılır. Yaprak genç ise dökülür, dökülmeyen yaprak pürüzlü görünümdedir ve virüs herbisit zararına oluşumlar meydana gelir.
•Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olarak bulunmaktadır.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Biber, hıyar, patlıcan, domates, fasulye, patates, pamuk, çay, kauçuk, tütün, turunçgil, gerbera, dahlia ve krizantem bulunur.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Çevredeki yabancı otlar temizlenmeli,
•Gereğinden fazla azot ve potasyumlu gübre kullanılmamalıdır.
Kimyasal Mücadele:
•Yapılan incelemelerde yaprak başına 4-5 canlı Sarı çayakarı görüldüğünde ilaçlama yapılır.
•Ülkemizde ruhsatlı zirai mücadele ilacı bulunmamaktadır.

 

SEBZELERDE YAPRAKBİTLERİ
Pamuk yaprakbiti (Aphis gossypii)
Bakla yaprakbiti (Aphis fabae)
Şeftali yaprakbiti (Myzus persicae)
Patates yaprakbiti (Macrosiphum euphorbiae)
Resim
Yaprakbiti
Resim
Yaprakbiti kolonisi
Resim
Yaprakbiti zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Vücutları oval biçimde ve yumuşak olup, 1.5-3.0 mm boyunda yeşil, sarı, siyah, pembemsi renklerdedir.
•Kanatlı ve kanatsız formları vardır. Erginler değişik çevre koşullarının oluşması halinde (örneğin yoğunluklarının artması, havaların soğuması gibi) kanatlı bireyler meydana getirirler.
•Ergin ve nimfleri bitkilerin taze sürgün, yaprak ve yaprak altlarında toplu halde bulunur.
•Bölgelere ve türlere göre yılda 10-16 döl verirler.
Zarar Şekli:
•Bitki özsuyunu emerek beslenirler.
•Beslendikleri yapraklarda ve taze sürgünlerde kıvrılmalar ve şekil bozuklukları oluşur.
•Salgıladıkları tatlı madde yaprağı kaplar, üzerinde mantarlar gelişerek yaprak kararır.
•Bitkilerde verim azalır kalite bozulur.
•Virüs hastalıklarını taşır ve sağlıklı bitkilere bulaştırırlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Ispanak, lahana, kabak, karpuz, acur, hıyar, domates, patlıcan, bamya, sarımsak, karnabahar, patates ve kuşkonmazda zarar yaparlar.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Hasattan sonra toprak üstünde kalan bitki sapları ve yabancıotlar imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
•Küçük yapraklı bitkilerde yaprak başına 10 adet, büyük yapraklı bitkilerde 20 adet Yaprakbiti olduğunda ilaçlama yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim

YAPRAK GALERİ SİNEKLERİ (Liriomyza trifolii, L. bryoniae, L huidobrensis, Phytomyza horticola)
Resim
Yaprak galeri sineği ergini
Resim
Yaprak galeri sineği zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
•Erginleri 1-2 mm boyunda gri-siyah renktedir.
•Larvaları en fazla 3 mm boyunda beyaz-sarı renkte ve şeffaftır.
•Erginleri bitkinin tüm yapraklarında, larvaları galeri içinde bulunur.
•Sera koşullarında bütün mevsim boyunca, yazın yabancıotlar ve sebzeler üzerinde görülürler.
•Sera koşullarında 10 döl verirler.
Zarar Şekli:
• Ergin ve larvaları zararlıdır. Dişiler yumurta bırakma boruları ile yapraklarda küçük yaralar açar, buradan çıkan özsu ile dişi ve erkek sinekler beslenir.
•Bu beslenme delikleri sarararak küçük lekeler meydana getirir.
• Larvalar yaprakların iki zarı arasında kalan etli doku ile beslenir ve galeri oluştururlar.
•Daha sonra zarar görmüş bölgeler sararıp kurur ve yapraklar dökülür.
•Genç bitki ve fidelerde gelişmeyi geciktirirler.
•Kalite ve verim kaybına neden olurlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Domates, hıyar, patlıcan, biber, fasulye, bezelye, bakla, marul, kabak, ıspanak, soğan ve pırasada zararlıdırlar.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
•Sera içi, çevresi ve fide yastıklarının çevresi yabancıotlardan temizlenmelidir.
•Havalandırma açıklıkları ince tel ile kaplanmalıdır.
•Bulaşık bitki artıkları imha edilmeli ve bulaşık fideler seraya dikilmemelidir.
•Toprak 10 cm derinliğinde sürülerek topraktaki pupalar yok edilmelidir.
•Malçlama yapılarak toprağın nemli kalması böylece pupaların nemden çürümesi sağlanmalı.
Biyoteknik Mücadele:
•Seraya fide dikimi ile birlikte ilk ergin uçuşunu belirlemek üzere dekara 1 adet sarı yapışkan tuzak yerleştirilir.
•İlk ergin uçuşu belirlendikten sonra toplu tuzaklama amacıyla 3 metre aralıklarla çapraz olarak dekara 116 adet tuzak asılır.
Ruhsatlı sarı yapışkan tuzaklar
Sarı yapışkan tuzak tuzak (570-580 nm)
Seralarda Monitör 1 adet/da
Kitle Yakalama: Sebze 1 ad/10 m2, süs bitkileri 1 ad/5 m2
Kimyasal Mücadele:
•Küçük yapraklı bitkilerde yaprak başına 4 adet, büyük yapraklı bitkilerde yaprak başına 10 adet larva olduğunda ilaçlama yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim

KIRMIZIÖRÜMCEKLER
İki noktalı kırmızıörümcek (Tetranychus urticae)
Pamuk kırmızıörümceği (Tetranychus cinnabarinus)
Resim
Tanımı ve Yaşayışı:
• Erginler 0.5-0.7 mm boyunda, oval şekilde olup, gözle zor fark edilirler.
• Yaprağın alt yüzünde ördükleri ipek ağlar arasında ergin, larva, nimf ve yumurtaları bir arada görülür .
• Kışı ılık geçen bölgelerde yaz aylarında olduğu gibi yaşayıp üremelerine devam ederler.
• Tarla kenarı ve içindeki yabancıotlardan ve bulaşık fidelerden sebzelere geçerler.
• Yılda 10-12 döl verirler.
Zarar Şekli:
• Kırmızıörümcekler bitkilerin özsuyunu emerek beslenirler.
• Bitki özsuyu emilen yaprak sararır.
• Yapraklar kıvrılır, dökülür.
• Verim %40-60 oranında düşer ve ürün kalitesiz olur.
• Çeşitli virüs hastalıklarının yayılmasına neden olurlar.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
• Domates, kavun, karpuz, hıyar, kabak, patlıcan, fasulye ve börülcede zararlıdır.
• Birçok yabancıot türü de konukçusudur.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
• Seraya temiz fideler dikilmeli,
• Hasattan sonra bitki artıkları tarla ve seradan uzaklaştırılmalı,
• Ot çapasına önem verilmeli,
• Gereğinden fazla azotlu gübreler kullanılmamalı,
• Toprak işlemesi yapılarak kırmızıörümceklerin kışladıkları bitki artıkları toprağa gömülmelidir.
Kimyasal Mücadele:
• Küçük yapraklı sebzelerde yaprak başına 3 adet, büyük yapraklı sebzelerde 5 adet canlı Kırmızıörümcek bulunduğunda ilaçlama yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim
* Spesifik akarisit olup, sadece Kırmızıörümcek sorunu olan yerlerde kullanılır.
** Akarisit+ Fungisit olup, Kırmızıörümceklerle birlikte külleme sorunu olan yerlerde
kullanılır.
*** İnsektisit+Akarisit olup, aynı anda Kırmızıörümcek ve böcek zararı olan yerlerde
kullanılır.

SEBZELERDE YAPRAK PİRELERİ
Empoasca decipiens Paoli, Asymmetrasca decedens (Paoli)

Resim
Yaprakbiti
Resim
Yaprak piresi nimfi
Tanımı ve Yaşayışı:
•Ergin sarımsı yeşil veya kahverengi olup, yaklaşık 2-3 mm uzunluğundadır.
•Ön kanatlar açık renkte, arka kanatlar şeffaftır. Kanatları vücut boylarını geçer.
•Genel olarak yaprak alt yüzünde bulunurlar. Yaprak pirelerinin yan yan ve ileri giderek hareket edişleri karakteristik özellikleridir. Ergin kanatlı olduğundan uçar, bitkiden bitkiye ve topraktan bitkiye geçebilir.
•Nimfler erginlere benzer. Daha ufak ve kanatsızdır. Önceleri soluk renkli, daha sonra yeşilimsi bir renk alır.
•Yılda 3-5 döl verirler.
Mücadelesi:
Kimyasal Mücadele:
•Ülkemizde patateste mücadele eşiğine ulaşmadığı için yaprak pirelerine karşı Kimyasal Mücadele yapılmamaktadır.
•Ancak tohumluk patates üretimi yapılan yerlerde virüs hastalıklarının yaygınlaşmasını önlemek için Kimyasal Mücadele gerekebilir.
•İlaçlama zamanını belirlemek amacıyla bitki çıkışından itibaren tarlaya köşegenleri doğrultusunda bitkilerin taze yaprak ve sürgünlerinden rasgele 50 yaprakta sayım yapılır.
•Yapılan sayımlarda, yaprak başına 10 ve daha fazla birey saptandığında ilaçlama yapılır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim

KARPUZ TELLİBÖCEĞİ (Henosepilachna elaterii)
Resim Resim
Tanımı ve Yaşayışı:
• Erginleri 7-9 mm boyunda şekil ve renk olarak Yedi noktalı gelinböceği (Coccinella septempunctata)’ni benzemektedir. Gelin böceğinden daha iri ve bakır kırmızısı rengindedir. Kanatlarının üzerinde toplam 12 adet siyah leke bulunur.
• Larvaları geniş ve oval olup kavuniçi renkte üzeri, oldukça sert yapıda dikenimsi kıllarla kaplıdır.
•Yumurta 1.5-2.0 mm boyunda, uzunca ovaldir. İlk bırakıldıklarında parlak sarı olan renk daha sonra portakal sarısına dönüşür.
•Erginler kışı, yaşadığı bitki artıkları arasında veya korunaklı yerlerde tek tek ya da gruplar halinde uyku durumunda geçirirler. İlkbaharda havalar ısındığında harekete geçerler. mart-nisan aylarında Eşek hıyarı (Ecbalium sp.) üzerinde beslenen erginler, mayıs-haziran aylarında kültür bitkilerine geçerler.
•Dişiler konukçu bitkinin yapraklarının altına 2-50 adetlik kümeler halinde yumurta bırakırlar.
• Yılda 2-4 döl verir.
Zarar Şekli:
• Erginleri yaprak, çiçek, meyve, meyve gözlerinde ve genç sürgünlerde zarar yapar. Yapraklarda beslenmeleri sonucu delikler oluşur. Yaprak ve sürgün kurumaları görülür.
•Erken fide dönemindeki zararı fazla olursa fide dikimi yenilenir. Ergin ayrıca Kabak mozaik virüsü (Squash mosaic virus)’nün vektörüdür.
•Larvalar yapraklarda zarar yapar. Larvaların yapraklarda beslenmesi sonucu dantel şeklinde bir görünüm oluşur.
•Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaygındır.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
• Kavun, karpuz, hıyar, kabak, fasulye başta olmak üzere yonca ve bağda da zarar yapar.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
• Zararlının popülasyonunu azaltmak amacıyla mayıs ayından itibaren tarla kontrolleri yapılarak görülen ergin, larva ve yumurta bırakılmış yapraklar toplanarak imha edilir.
•Hasattan sonra ise zararlıyla bulaşık sahalardaki bitki artıkları toplanıp imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
• Mayıs ayı ortalarından itibaren kavun, karpuz, hıyar, kabak gibi bitkiler üzerinde ergin, yumurta ve larvaları aranır. 1 da alanda, 3 farklı sırada 30 m mesafe boyunca bulunan bitkiler kontrol edilir. 15 bitkinin bulaşık olması durumunda ilaçlama yapılır. Mücadeleye yönelik eşik belirleme sayımları birer hafta ara ile iki defa tekrarlanmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim

 

 

 

KAVUN KIZIL BÖCEĞİ (Rhaphidopalpa foveicollis)
Resim
Tanımı ve Yaşayışı:
• Erginleri 6.5-7 mm boyunda, silindirik vücutludur. Baş, kanatlar kırmızı, abdomen ise siyah renklidir.
•Larva limon sarısı renkte ve ince uzundur. Olgun larva 10-15 mm boydadır.
•Kavun kızıl böceği, kışı ergin olarak kuru yapraklar altında veya toprak içinde geçirir. İlkbaharda (nisanmayıs) havaların ısındığında kavun tarlalarında görülmeye başlarlar. Yumurtalar tek tek veya küçük gruplar halinde bitkinin hemen yakınına ve toprak altına bırakılır. •Yumurtadan çıkan larvalar konukçu bitkinin kökleri içine girerek beslenirler. Yaklaşık bir aylık gelişme süresi sonunda kökleri terk eden larvalar toprağa geçerler ve pupa olurlar.
•Yılda 2-4 döl verir.
Zarar Şekli:
• Hem ergini ve hem de larvası zararlıdır. Erginler genç bitkilerin yaprak, sürgün ve çiçeklerinde beslenirler ve yaprakları kalbur gibi delik deşik ederler. Zarara uğrayan bitkilerin gelişmesi yavaşlar.
•Larvalar köklerde zararlıdır. Ana ve yan kökleri delerek tahrip ederler. Larvanın köklerde açtığı deliklerde fungal ve bakteriyel etmenler gelişerek zararlara neden olur. Meyveler olgunlaşmadan bitkiler sararır, solar ve kurur. Ege Bölgesi’nde kavun ekilişinin olduğu yerlerde görülmektedir.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
• Kabakgiller bu zararlının konukçusudur. Özellikle kavun ve hıyarı tercih ederler. Karpuz ve kabak ikinci derecede tercih ederler. Erginler domates, mısır, pamuk, yonca ve bezelyede de beslenmelerine rağmen, larvalar sadece kabakgillerde gelişebilirler.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
• Tarlada sonbahar veya erken ilkbaharda derin sürüm yapılması kışı geçirmek üzere bitki artıkları veya toprakta bulunan erginlerin yok edilmesi bakımından oldukça yararlıdır.
Kimyasal Mücadele:
• Ergin ve larvaları için mücadele ayrı ayrı yapılır. Tarlanın köşegenleri doğrultusunda 100 adet bitkinin yeşil aksamında ergin aranır. Bitki başına 1-2 ergin görüldüğünde ergin mücadelesi yapılır.
•Larvalar için, aynı şekilde solmuş bitkilerin kök boğazı ve civarı ile köklerinde larva aranır. Tarla kontrollerinde %2 oranında bulaşıklık saptanırsa larva mücadelesi yapılır.

 

TOHUM SİNEĞİ (Delia platura)
Resim
Tohum sineği ergini
Resim
Tohum sineği yumurtaları
Resim
Tohum sineği larvaları kökte beslenirken
Tanımı ve Yaşayışı:
• Ergin 6 mm boylarında gri renkli, vücudu siyah kıllarla kaplıdır.
•Yumurta beyaz renkli, 0.6-0.7 mm uzunluğunda 0.2 mm genişliğindedir.
•Larva fildişi renginde ön tarafı ince, arka tarafı geniş ve 5-6 mm boyundadır. Pupa fıçı biçimindedir
•Ege ve Akdeniz Bölgelerinde mart ayının 2. yarısından itibaren aktif hale geçer.
•Yumurtalarını tohum yataklarına tek tek veya grup halinde bırakır. Ayrıca, toprak
çatlaklarındaki bozulmuş organik materyallere ve özellikle çiftlik gübresi yığınlarına da yumurtlar.
•Yumurtadan çıkan larvalar tohum yataklarında ve ocaklarda çimlenmekte olan tohumları arar. Genç fidelerin saplarında ve kotiledon yapraklarında beslenir. Bir dişi ömrü boyunca 40-50 adet yumurta bırakır. Senede 3-4 döl verir.
Zarar Şekli:
•Larvalar tohum yataklarında veya ocaklarda çimlenmekte olan kabak, kavun, hıyar ve fasulye gibi tohumların toprak içindeki gövdede ve yeni oluşmuş kotiledon yapraklarda galeriler açarak beslenirler.
•Bitkiler fide döneminde sararır ve kururlar. Ekonomik zararı turfandacılıkta önemlidir.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
• Kabak, kavun, salatalık, karpuz ve fasulyedir.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler
Yanmamış çiftlik gübresi yerine yanmış gübrenin kullanılması gerekir.
Kimyasal Mücadele
Sorun olduğu yerlerde tohum ekiminden önce tohum ilaçlaması yapılmalı veya tohum yatakları ilaçlanmalıdır. Tohum dikiminden sonra fidelerde bulaşma görüldüğünde, yeni bulaşmaları önlemek amacıyla ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
İlaçlama Tekniği
Üç ayrı ilaçlama yöntemi vardır.
Tohum İlaçlaması: 1 kg tohumu ıslatacak su miktarı bulunur içine tavsiye edilen
dozda ilaç ilave edilerek, tohum ilaçlanır. Tohumlar kuruduktan sonra ekim yapılır.
Toprak İlaçlaması: Her tüpe veya ocağa verilecek ilaçlı su miktarı, kök boğazı
civarını ıslatacak şekilde kalibrasyonu yapılarak hesaplanır. Hazırlanan ilaçlı su, bitki diplerine cansuyu şeklinde verilir. Bu ilaçlama dikim sırasında veya ilk enfeksiyonların görülmesinden sonra, hem fidelikte tüplere, hem de tarlada ocaklara uygulanabilir.
Yeşil aksam ilaçlaması: Fideliğe harcanacak ilaçlı su miktarı belirlenir. Hazırlanan
ilaçlı su ile bitkilerin her tarafı ilaçla kaplanacak şekilde uygulama yapılır.

SEBZELERDE PAMUK YAPRAKKURDU
Spodoptera littoralis, S. exiqua (Boisd.) (Lepidoptera: Noctuidae)

Resim
Pamuk yaprakkurdu ergini
Resim
Pamuk yaprakkurdu larvası
Resim
Pamuk yaprakkurdunun yapraklarındaki zararı
Tanımı ve Yaşayışı:
• Ön kanatlar gri kahverengi zemin üzerinde karışık şekilde açık sarı çizgilerle süslü, arka kanat beyaz renkli, vücuda yakın yerler açık gridir.
•Yumurta 0.4 mm çapındadır. Genellikle 2 katlı olmak üzere yaprağın alt yüzüne paketler halinde bırakılır. Yumurtaların üstü dişi tarafından salgılanan deve tüyü renginde tüylerle örtülüdür.
•Larva, önce açık yeşil renkli, daha sonra koyu kahverengi veya siyahımsı kadife görünüşlüdür. Baş iri ve siyahtır. Abdomenin önden 1. segmentinde ve sondan 2.
halkalarındaki birer çift leke tanımada önemlidir. Vücut yan yüzeyinin ortasında kirli sarı bir bant vardır.
• Dişi yumurtalarını birkaç defada 200-300’lük paketler halinde yaprak üzerine bırakır.
Yapraklara paket halinde bırakılan yumurtadan yeni çıkan larvaların hep birlikte
beslenmeleri karakteristiktir.
•Toprakta pupa olur.
•Yılda 4-6 döl vermektedir.
Zarar Şekli:
• Sebzelerin yaprak, çiçek ve meyvelerinde beslenir. Meyveleri delerek iç kısmına girerler. Yaprakları yiyerek elek haline getirirler. Pamuk alanlarından sebzelere hücum ederler. Bu nedenle eylülden itibaren sebzenin önemli zararlısı durumuna geçerler.
•Zararlının salgın yaptığı yıllar önemli ürün kayıpları olmakta, domates, patlıcan, biber gibi sebzeler pazar değerini kaybederek atılmaktadır.
Zararlı Olduğu Bitkiler:
•Pamuk, patlıcan, domates, biber, pancar, fasulye, yonca, lahana, yer fıstığı, börülce, hıyar, kavun, karpuz, mısır ve bamya, konukçularıdır.
Mücadele Yöntemleri:
Kültürel Önlemler:
Ekim, dikim ve gübreleme usulüne uygun olarak yapılmalı, zamansız ve fazla sulamadan kaçınılmalıdır.
Kimyasal Mücadele
100 bitkide 1-2 yeni açılmış yumurta paketi veya 4-5 larva görüldüğünde zararlı ile mücadele gereklidir. Sürvey aynı tarlada 10-12 gün aralıklarla tekrarlanmalıdır. İlaçlama larvalar dağılmadan yapıldığında sonuç daha iyi olacağından ilaçlama zamanına özen gösterilmelidir
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları
Resim

KÖR UR NEMATODLARI (Meloidogyne spp.)

Kör ur nematodlarının larva ve ergin bireyleri
Resim
Hıyar köklerinde Kök ur nematodu zararı (gözle görülebilen urlar)
Tanımı veYaşayışı:
Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp.)’nın ikinci dönem larvaları ve erkekleri iplik şeklinde, dişileri armut veya limon şeklinde olup mikroskobik canlılardır. Dişi, vücudunun hemen arkasındaki, bir kısmı köke gömülü, bir kısmı kök yüzeyinde olan jelatinimsi bir maddeden oluşan kese içine yumurtalarını bıraktıktan sonra ölür.
Konukçu cinsine ve nematod türüne göre değişmekle beraber, bir kese içinde ortalama 400-500 yumurta bulunur. Birinci larva dönemini yumurta içinde geçiren nematod daha sonra üç larva dönemi daha geçirip ergin hale geçer. Nematod sadece ikinci larva döneminde bitki köklerine giriş yapabilir. Kışı urlu bitki kökü artıklarında ve toprakta yumurta veya larva halinde geçirir. Hafif ve orta karakterli topraklarda yaşar, ağır toprakları sevmez. Toprak sıcaklığı 10°C’den aşağı ise gelişemez, zararı 15°C’de başlar. Gelişme süresi laboratuvar şartlarında 27°C’de 3-4 haftadır.
Zarar Şekli:
Kök-ur nematodları iç parazit (endoparazit) nematodlardır. Konukçusu olduğu bitkinin kök sisteminde urlara neden olur, bitkinin iletim dokularını bozarak topraktan su ve besin alışverişini kısıtlar. Bitkide gelişme yavaşlar ve durur, bodurlaşma görülür. Yapraklarda sararma, çiçek ve meyve dökülmelerine neden olur. Enfeksiyon ağır ise bitki tamamen kuruyabilir. Kökte oluşan urun büyüklüğü ve şekli, bitki türü ve yaşına göre değişiklik gösterir. Domates, kabak ve hıyar bitkisi köklerinde büyük urlar oluşurken, biber bitkisinde oluşan urlar nispeten küçüktür. Kök-ur nematodları’nın ikincil zararı ise, kılcal köklerde açmış olduğu yaralardan giren toprak kökenli patojenlerin bitkide oluşturduğu hastalıklardır. Kök-ur nematodları’nın neden olduğu verim kayıpları, popülasyon yoğunluğuna ve bitki çeşidine göre değişmekte olup, bu oran sebzelerde genel olarak %15-85’dir. Sera koşullarında yetiştirilen hıyarlarda ise, % 16-47 arasında ürün kaybına neden olabilmektedir.
Konukçuları:
Polifag bir zararlıdır. Kök-ur nematodları’nın aralarında lahanagiller ve kabakgiller familyaları da dahil sebze, süs bitkileri ve meyveleri kapsayan 2000’den fazla konukçusu
vardır. Yabancı otlardan birçoğu da Kök-ur nematodları için uygun konukçudur. Özellikle Köpek üzümü (Solanum nigrum L.), bu nematodlara konukçuluk yaparak bulaşık sahalarda enfeksiyon kaynağı oluştururlar.
Mücadele Yöntemleri
Kültürel Önlemler:
●Bitkisel üretimde nematodla bulaşık olmayan fideler kullanılmalıdır.
●Üretim materyali ekim veya dikimden önce mutlaka nematolojik yönden analiz edilmelidir.
●Üretim yapılacak alandan ekim-dikim öncesi mutlaka toprak örneği alınarak nematod analizi yaptırılmalıdır.
●Nematoda dayanıklı çeşitler ile dayanıklı/ tolerant aşılı fideler kullanılmasına özen gösterilmelidir.
●Sulama suyunun nematodla bulaşık olmamasına dikkat edilmelidir.
●Yaz aylarında toprak 15 gün ara ile 30-40cm derinlikte en az 2 kere alt üst edilerek nematod popülasyonu azaltılmalıdır.
●Hasat sonunda nematodla bulaşık bitki kökleri toplanıp imha edilmelidir (yakma, güneşte kurutma gibi).
● Bulaşık alanlarda kullanılan toprak işleme alet ve makineleri temizlenmeden
kullanılmamalıdır.
● Sera girişlerinde sönmemiş kireç kullanılarak temizliğe dikkat edilmelidir.
Karantina Önlemleri:
Kök-ur nematodları ile bulaşık üretim materyallerinin temiz bölgelere bulaştırılmasına engel olunmalıdır.
Fiziksel Önlemler:
Yazın sıcak aylarında 4-8 hafta süreyle yapılacak solarizasyon uygulaması topraktaki nematod yoğunluğunu önemli ölçüde düşürmektedir (bu uygulama özellikle sera
koşullarında etkili olmaktadır).
Kimyasal Mücadele:
Kök ur nematodu ile bulaşık alanlarda zararlıya karşı ilaçlı mücadele ekim dikim öncesi, toprak işlendikten sonra ekim tavına geldiğinde ve toprak sıcaklığının 15oC’nin üzerinde olduğu zamanlarda, özellikle sonbahar aylarında yapılmalıdır. İlaçlamalarda ruhsatlı nematisitler kullanılmalıdır. Uygulama sırasında ilacın etiketi üzerinde yazan kültür bitkileri, bekleme süreleri ve dozlar dikkate alınmalıdır.
Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları:
Resim

 

Bir önceki yazımız olan Biber Hastalık ve Zararlıları başlıklı makalemizde Biber, Hastalık ve ve hakkında bilgiler verilmektedir.

SEBZECİLİK

Cildinizin doktor’u salata

Published

on

Cildinizin doktor'u salata

Sağlıklı ve ışıltılı bir cilt için her gün salata…


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

 

Bir önceki yazımız olan Mısır tarımında da yüksek verim alabilmek için mutlaka münavebe yapılmalıdır. başlıklı makalemizde Alabilmek, da ve İçin hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

SEBZECİLİK

Mısır tarımında da yüksek verim alabilmek için mutlaka münavebe yapılmalıdır.

Published

on

Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

Tarım yapılan alanlarda aynı bitkinin aynı tarlaya üst üste ekilmesi toprağın fakirleşmesine ve o bitkinin hastalıklarının artmasına neden olur. Bu nedenle mısır tarımında da yüksek verim alabilmek için mutlaka münavebe yapılmalıdır. Mısır bitkisinin gireceği bazı münavebe modelleri şu şekilde olabilir:



1. Model: Ayçiçeği + Buğday + Baklagil + Mısır

2. Model: Şeker Pancarı + Mısır + Buğday + Baklagil

3. Model: Buğday + Ayçiçeği + Kavun-karpuz + Mısır

4. Model: Mısır + Buğday + Ayçiçeği + Baklagil

 

Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

 

Bir önceki yazımız olan Turp; enerji metabolizmasında başrol oyuncusudur başlıklı makalemizde .Enerji, başrol ve metabolizmasında hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

SEBZECİLİK

Turp; enerji metabolizmasında başrol oyuncusudur

Published

on

Turp; enerji metabolizmasında başrol oyuncusudur

Kıyafetlerimizi kışa uyarlamak ne kadar gerekliyse, soframızı da kışa uyarlamak o ölçüde gerekli bir düzenlemedir. Kış sofrası bizi kış mevsiminin oluşturacağı sağlık problemlerinden koruyacak etkidedir. Hatta kışın beslenmemizde yapacağımız ayarlamalar, kışı turp gibi sağlam geçirmemizde son derece etkilidir.

“Turp gibi bir kış geçirmek için kış soframızda turp olmalı” diyen diyetisyen Nil Şahin Gürhan şu önerilerde bulunuyor:

Kış mevsiminin baharatımsı tadı ile lezzet sipektrumu oluşturan turp, kış sofralarının koruyucu kalkan yapısının temel yiyeceğidir. Turpu salatalarımıza rendeleyebileceğimiz gibi doğrayıp söğüş şeklinde de tüketebiliriz. Sebze çorbasının içine 1 adet turp atmak kış çorbanızın tadını ve besin değerini zenginleştirir. Siyah turpun içini oyup 1 tatlı kaşığı bal ilave edip, 5-6 saat beklettikten sonra turpun içindeki balı yemek üst solunum yolu enfeksiyonuyla savaşımızda yardımcı etken niteliğindedir.

Turpun içerdiği demir, bağışıklık sisteminizi güçlendirmenin yanında günü maksimum enerjik geçirmeniz için de destek sağlar. İçeriğinde bulunan kalsiyum ve potasyum ise dolaşımı hızlandırarak ödem oluşmasını engellediği gibi bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren bir başka faktördür.

Turp; enerji metabolizmasında başrol oyuncusu olan B2 vitamini, diğer adıyla riboflovin yönünden de zengindir. Böylece turpun içindeki B2 vitamini ile kilo kontrolümüze de destek sağlamış oluruz. B2 vitamini ayrıca diğer B grubu vitaminleri ile simbiyotik birliktelikle cilt, saç, tırnak sağlığında ve güzelliğinde pozitif etki gösterir.

Kışın bol bol turp yiyelim; daha az hastalanalım, daha enerjik olalım, kilomuzu daha kolay kontrol edelim, cildimiz daha pürüzsüz, saçlarımız daha parlak, gözlerimiz daha canlı olsun.

Bir önceki yazımız olan Hangi Besinler En Etkili Antioksidan İçeriyor? başlıklı makalemizde antioksidan., besinler ve En hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Yerli Organik Sebze Tohumlarımız

Sepet

Ürünler

İndirimdeki Ürünler

Trend Konular