Connect with us

Genel Konular

İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar

Published

on

İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar

İYİ BİR SEBZE BAHÇESİ NASIL OLMALI?
İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar vardır. Kompost yapımı için bir yer, bahçe malzemeleri için kapalı bir mekan, fideleme yapmak için küçük bir sera, bahçenin sınırlarını oluşturacağınız azot bağlayıcı ağaç ve ağaççıklar, çit bitkisi olarak kullanılacak mısır dikimi, aromatik otların, hem sebzelerin yanına hem bahçenin bazı noktalarına dikilmesi gibi yazılı olmayan kanunları vardır. Bu kanunlara çeşitli meyva ağaçları, arı kovanı ve sulama suyuna müdahale edeceğiniz bir su tankı, gübreleri yapacağınız kaplar gibi metaryellere eklemek mümkün…
Sera Yapımı
Sera yapımı denilince, profesyonel bir sera aklımıza gelmesin… Fideleme işlemini yapabileceğimiz, gerekirse, sezon başladığında, toplayıp bir kenara koyabileceğimiz, gerekerse de içinde üretim yapabileceğimiz ‘örtü altı’ denilen basit seradan bahsediyorum. Bu serayı yapmak için, galviniz veya plastik borular ve sera naylonu kullanabilirsiniz. Genelde, basit olduğu için ters ‘U’ şeklinde yapılan seralar, boruların U şekline getirilmesi ve sera naylonunu bunun üzerine sabitleme şeklinde tamamlanır. Seranın kenarlarına açılacak 50 cm derinliğindeki çukura, seranın üzerindeki naylonu koyduktan sonra üzerine toprak atarsanız, en sonunda bunların üzerine kum torbaları koyarsanız, rüzgarın etkilerinden korumuş olursunuz.
Seranın yüksekliği, size kalmış… İsterseniz 2,5 metre yüksekliğinde yaparsınız, ister eğilerek gireceğiniz bir yükseklikte yaparsınız. İsterseniz de, ‘Yükseltilmiş Sebze Adası’ yaptıysanız, bu adanın yanına sabitlediğiniz boruların üzerine naylon geçirerek yaparsınız.
Kullanacağınız naylon ‘sera naylonu’ da olabilir, herhangi bir nalburdan alacağınız basit naylonda olabilir. Ancak, sezon boyunca üretime devam etmeyi de düşünüyorsanız, normal naylon güneş ışınlarından etkilenir ve kum gbi dağılır. Bu nedenle, tercihinizi hangi yönde kullanacaksanız ona göre naylon satın alın. Sera naylonlarında ’24 ay-36 ay’ gibi kavramlar vardır. Bunlar Antalya güneşinde, bozulmadan durucağı zamanı belirtir. Ancak, Antalya gibi yoğun güneş almayan yerlerde bu süre 4-5 seneye kadar uzar. Bozulmalar başladığı, yırtılmalar oluşmaya başladığı zaman, bunu çıkartmadan yenisini üzerine koyabilirsiniz.
Kompost Yapımı İçin Yer Yapın
Kompost yapımı, hobicinin temel ihtiyacı olması gerekir. Bunun için, bir yer belirlemesi ve bu alanı ona göre tanzim etmesi gerekir. Her türlü şekilde kompost yapacağınız gibi, profesyonel şekilde ahşaptan yapılmış, sabit kompost çukurları da oluşturabilirsiniz. Kompostun içine koyacağınız metaryelleri de biriktireceğiniz şekilde bir alan oluşturmak, size büyük rahatlık sağlar. Bununla birlikte, açık alanda kompost yığınları yapabilir ya da toprak içine gömeceğiniz düzenekler oluşturabilirsiniz. Hangisi sizin bahçeniz için elverişliyse ona göre bir tercih yapın… Ama mutlaka kompost için bir yer ayırmayı unutmayın…
Azot Bağlayıcı Ağaçlar
Akasya, Keçiboynuzu gibi ‘bandıçlı ağaçlar’ toprağa azot takviyesi yapar. Bunlara bahçemizde yer verebilirsek iyi olur. Ayrıca, çit olarak kullanılacak ağaççıkların oluşturduğu doğal çit ‘fare ve sıçanlardan korunmak için’ oluşturulacak bir bariyer görevi görüyor.
Fare ve sıçanlardan kurtulmak için kullanılan yemler, doğal dengenin zayıflamasına sebep oluyor. Fare veya sıçan galerilerinin içine toksik gazların gönderilmesi ya da kimyasal ilaçlara bandırılmış yemler, hem kısa vadeli etkiye sahiplerdir hem de pahalı ve tehlikelidir. Sıçan tuzakları kurmak zahmetli ve en zararsız yöntemdir. Ağaç ve de çit vazifesini gören bitkilerin çit olarak meyva bahçelerinin etrafına yerleştirmek, fare ve sıçanların doğal düşmanları olan baykuş ve yırtıcı kuşların barınmalarını sağlar. Özellikle tesviye çitlerinin kaldırılması, yoğun tarımın genelleşmesi, “zararlı” faunanın yok edilmesi (tilki, gelincik, sansar…) ve kemirgenlere karşı kimyasal kullanımı doğal dengenin zayıflamasına sebep oluyor.
Mısırı, Çit Bitkisi Yapın
Mısır, (özellikle yerli mısır) havada dolaşan polenleri toplama özelliği vardır. Yeriniz müsaitse, çaprazlamasına üç sıra, sık dikim yaptığınız mısırdan çit oluşturabilirsiniz. Bu çit size bir çok konuda yardımcı olurken, özellikle dış döllenmeye açık bitkilerden tohum alma konusunda kolaylıklar sağlayacaktır.
Mısırın koçan püskülü üzerinde bulunan yüzlerce çıkıntı, etrafta dolaşan polen tozlarını toplar. Bunun zamanlamasını iyi ayarlayarak ‘yani mısırların koçan püskülü açması, polen merkezi olan tepe püskülünün kesilmesi ve yabancı döllenmeye açık (başta kabakgiller) olan sebzelerin döllenme zamanlarını iyi ayarlayarak, kendileme yaptığınız kabakgillerden, çok verimli ve sıkıntı olmayacak şekilde tohum alabilirsiniz. Zor bir yöntemdir, ama başarılırsa, bütün yabancı dölleyici polenlerle döllenen bitkiler için çok etkin bir yöntemdir. 
Ama bir tek mısır tepe püskülünde, 4 hektarlık bir alandaki mısırların hepsini dölleyecek kadar polen vardır. Bu nedenle dikkatli olmak, zamanlamayı iyi ayarlamak gerekir.
Aromatik Otların Dikilmesi konusunda Cimri olmayın
Aromatik otlar diye tabir ettiğimiz; Nane, Fesleğen, Lavanta, Kına (Henna), Kekik, Biberiye, Adaçayı vb gibi otların dikilmesi konusunda titiz davranın… Bazı otların, bazı sebzelerle yanyana dikilmesinin yanında, bahçeye zararlı bariyeri oluşturması için yoğun dikimler yapın… Bahçenizde en az 4 veya 6 noktaya bu aromatik otları dikerek oluşturacağınız bariyer, zararlıların bahçenizden uzak durması için neden oluşturacak. Ancak nane ve maydonozu yanyana ekmeyin, çünkü ürettikleri kimyasallar birbirini etkiler. Aromatik otaların dışında Fesleğen, Arı Balsam, Arıotu, Kadife Çiceği (Fransız Marigold), Hodan, petunya, latin çiçeği gibi hoş görüntü veren ve bununla birlikte sebze üretiminde büyük yardımları dokunan çiçekleri, hem sebze fidelerinin yanlarına hem de bahçenin farklı noktalarına dikmeyi ihmal etmeyin…
Arı Kovanı Mutlaka Bulundurun
Küçükte olsa, bir sebze bahçesinde arı kovanı mutlaka olmalıdır. Tek arı kovanı dahi olsa, bir çok sebzenin birinci dölleyicisi olan balarıları, döllenme konusunda büyük işler başaracaktır. Arılar, verim konusunda sizin en büyük yardımcılarınızdır. Ayrıca dikeceğiniz; Akasya, Arı Balsam, Arıotu, Hodan ve çiçek açan bitkilerden de nektar toplayacak olan arılar, sonbaharda size ‘çiçek balı’ verme konusunda oldukça cömert olacaktır. Bir taşla iki kuş vurmak buna denir!
Sebze Üretiminde Monokültürden Kaçının
Genelde hobiciler, sebzeleri tek sıra halinde dikmekten hoşlanır. Bakımları böylece kolay olduğunu düşünen hobiciler, hastalık etkenlerinin bu şekilde yayıldığının farkına varamazlar. Bu nedenlerden dolayı, karışık ekim sistemini benimsemeniz ve yardımcı bitkileri sebzelere takviye yapması için, onlara yakın dikmeyi ihmal etmemeniz gerekir. Tabi burada, yanyana dikilmesi doğru olmayan sebzeler konusuna dikkat etmek gerekir. Sulama ve gübre ihtiyacı farklı olan sebzelerin yanyana gelmemesine dikkat edin… Örnek vermek gerekirse, hıyar ve domates sulama konusunda farkılık gösterir.
Bir çok çiçek ve sebze, yanına dikildiği başka sebzenin ‘verim ve aromasını’ etkiler. Mesela, fesleğen domatesin, domates havucun lezzetini artırırken, havuç domatesin toprağını yumuşatır. Yenilebilen fesleğen de biberin verimini ve aromasını artırır. Bunları birlikte dikerek, ayrıca toprak içerisinde birbirine destek olmalarını sağlarken, hastalık ve zararlıları uzaklaştırması açısından da önemlidir.
**** 
Bu konuda çok fazla detaylara girmedim. Daha sonraki yazılarda bu detayları açma şansımız olabilir.
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Genel Konular

Damla sakızı üreten çiftçiler kazanıyor

Published

on

Muğla’da, gıda ve kozmetik sanayi ile tıbbi ilaç yapımında kullanılan, kilosu 1100 liraya satılan damla sakızı için başlatılan bahçe çalışmaları sürüyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen ‘Itri- Tıbbi, Aromatik ve Boya Bitkilerinin Üretiminin Yaygınlaştırılıp Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü işbirliğinde ilde ilk kez sakız bahçeleri 2015-2016 yılında tesis edildi. Proje kapsamında 2016-2017 yılları arasında Ula İlçesi Esentepe Mahallesi’nde tesis edilen sakız bahçesine 62 ağaç dikildi. Marmaris İlçesi Bozburun Mahallesi’nde geçen yıl, bir üreticinin bahçesine de 50 sakız ağacı dikimi yapıldı.

Muğla İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Muhammet Sevinç, “Sakız bahçeleri her geçen yıl artarak büyüyor. 2016 yılında başlatılan yabani sakız ağaçlarının aşılanması çalışmalarında başarı elde edildi. Bu yıl da aşılama devam edecek. Sakız ağacından elde edilen damla sakızının birçok kullanım alanı var. Kimyasal bileşiminin yüzde 97’sini reçine asitleri ve mastikorezenler, yüzde 1-3’ünü ise uçucu yağlar oluşturur. Naturel olarak çiğnenen damla sakızı sindirimi kolaylaştırırken, nefes açıcı etkide de bulunur. Gıda sanayinde, tıbbi ilaç yapımında, kozmetik sanayinde, sanat eserlerinin korunmasında kullanılan çok özel bir cilanın hazırlanması gibi birçok alanda kullanımı vardır. Dikilen sakız ağaçlarından dört yıldan itibaren ürün alınsa da, kayda değer olarak 7 yıl sonra ürün veriyor. Ağaçların her birinden 15 yıl sonra 500-600 gram ürün alınacak ve dekardan 30-35 kilogram damla sakızı üretilerek yeni bir kazanç kapısı olacaktır” dedi.

Damla sakızının kilosu 1100 lira civarında satılıyor.

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

Published

on

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

TOHUM VE FİDELERİN ERKEN DİKİLMESİNİN SAKINCALARI
Tohum ekimlerinin yaklaştığı şu günlerde, özellikle sosyal medyada, bazı hobicilerin, yaz sebzelerininin tohum ekimlerini gerçekleştirdiğini hatta bazı fidelerin şaşırtma noktasına geldiğini görüyoruz. Her ne kadar ‘erken olduklarına’ dair yorumlar yapsak da, acele eden diğer hobicilerin de gördüğü fotoğraflar karşısında bir an önce ekim işlemlerine girme eğiliminde olduğu gözleniyor.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Sanal ortamda gezinen bazı ‘tohum ekim/fide dikim’ tabloları, ağırlıklı olarak profesyonel üreticiler içindir. Bu tablolardaki tarihlerin Türkiye genelini ifade etmesi mümkün değildir. Şöyle ki; bırakın Türkiye genelini, sadece Trakya’da bile aynı gün içinde, 3 ayrı bölgede, 3 ayrı iklim hakimdir. İstanbul’un Anadolu yakası ve Avrupa yakasında bile bazı noktalar için 5 güne yakın farklılık gösterir. Hele lokal olarak oluşan mikroiklimleri hesaba vurmanın imkanı yoktur. Don oluğu oluşturmuş bir tarla ile, bunun belki 50 metre sonrasındaki bahçede, fide dikim tarihleri farklılık gösterir.
Şimdi bu bilgiler ışığında nasıl bir yol izleyeceğiz? Fidelerimizi erken diksek ne olur? Erken erken dikersek, erken ürün alabilir miyiz? Veya erken diktiğimiz için bir kökten aldığımız verimi çoğaltabilir miyiz? soruları gündeme geliyor. Sırasıyla cevap vermek gerekirse;
-Ek bir tedbir almıyorsanız-
Genel olarak yaz sebzelerinin toprakla buluşturulması, bölgedeki son donlardan 2-3 hafta sonrasına ayarlamak en güzelidir. Hobiciler açısından bakacak olursak ta; Türkiye için genel tarih hıdırellezi takip eden haftada olması gerekir. Bu tarih, toprağın sebze yetirmek için gerekli olan derinliğindeki sıcaklığın 9-10 dereceyi bulacağı tarihtir. Ayrıca bu tarih, eski anadolu köylülerinin kullandığı ‘Rumi Takvimi’nin ‘kış ayları’nın bitiş tarihidir. Yani 5 Mayıs’ta kış ayları biter ve 6 Mayıs’tan sonra ‘yaz ayları’ başlar. Bu nedenle, hıdırellez haftası fideleri toprağa dikebilmek için, bundan 2 ay öncesi olan, 5 Mart’ta, tohumları ekmelisiniz. Bu tarih, domates, biber ve patlıcan için önemli bir tarihtir. Diğer sebzeler için öncesi ve sonrası konusunda tek tek ele almak gerekir. Ama hepsi için erken davranmanın bir nedeni yok, hatta sakıncaları var.
Fideleri erken dikersek ne olur? Sorusuna cevap olarak; genelde biber, patlıcan ve domates, soğuk toprakta sıkıntı çıkartır, zayıf gelişim gösterir, sağlıklı bir fide olsa bile zaman içinde hastalıklara yatkın bir hale gelir, toprakaltı sıcaklığı düşük olduğu için kök gelişmesinde sorunlar oluşur. Bu durumlarda, gövdede gelişme gerilemesine, ürüne yatmada sorunlar çıkartır. Mesela 15 Nisan’da diktiğiniz bir patlıcan fidesi, 7 Mayıs’ta dikeceğiniz fideden, ilerleyen tarihte daha az gelişme gösterir ve yaz yorgunluğuna daha erken yatabilir. Öte yandan, yine patlıcan için konuşmak gerekirse, soğuk toprakla buluşan patlıcan, önce yaprak silkmesiyle kendini yenilemeye, sonrasında, hava sıcaklığıyla birlikte gelişmeye yönelik yeni bir dönem oluşturur. Bir çok hobici de, bu yaprak dökmeleri ‘patlıcan soldu, tutmadı’ diyerek, fideyi yeniden dikme eğilimi gösterir.
Bu nedenle ‘Erken dikersek erken ürün alabilir miyiz’ sorusuna ‘hayır’ diye cevap verebiliriz. Çünkü, erken diktiğimiz zaman belki erken bir çiçeklenme söz konusu olabilir ama, meyveye yatma konusunda, zamanın aşılmasına neden olacaktır. Belki biber çok büyük bir sorun çıkartmıyor gibi görünse de, hastalıklara karşı direnci azalacak, körpe biberlerde lezzet oluşması engelendiği gibi, kart biberler de odunsu bir özellik kazanmasına neden olacaktır.
Sağlıklı bir fide oluşturmada alınacak öncü tedbirlerin yanına, bir de dikimle ilgili tedbirlerin gündeme gelmesine neden olacak, sağlıklı olan fidemiz, süreç içinde zayıf bir fide haline gelecektir.
Ancak ek tedbirler alınabilir.
Tabi bu ne kadar gerekli tartışılabilir.
Mesela, toprağın sıcaklığını arttırmak için, oluşturduğunuz dikim tavası, masura veya yükseltilmiş sebze yataklarının üzerine, şaşırtma yaptığınız tarihte siyah bir naylon germek, toprak ısısının yükselmesine, mikroorganizma yoğunluğunun artmasına ve hareketlenmesine neden olacaktır. Bununla birlikte, yapılabilirse, siyah poşetlerin üzerine açacağınız deliklere fideleri dikebilir, U şeklinde toprağa soktuğunuz 6’lık inşaat demirleri üzerine naylon gererek ‘örtüaltı’ yapabilirsiniz. Ancak bu örtü altı sisteminin, özellikle sabah 10’da bir süre açılması ve mesela 10 dakika sonra tekrar örtülmesi gerekir. Bu şekilde içeride oluşan oksijen fazlalığı, karbondioksitle dengelenebilir.
Bu sistem size , erken bir dikim için fayda sağlayacaktır. Ama yine de tavsiyem, 6 Mayıs’tan önce soğuk toprağa fidelerinizi dikmeyin!
(Not: Yukarıda bilgiler, sadece açıkta toprağa dikilen sebze fideleri içindir. Kapalı bir balkon veya örtülatı için farklı bir durum söz konusudur.)
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Balkon (saksı) bahçeciliği başlıklı makalemizde bahçeciliği, Balkon ve Saksı hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel

Balkon (saksı) bahçeciliği

Published

on

Balkon (saksı) bahçeciliği

BALKON BAHÇECİLİĞİNE GİRİŞ -1-
Balkon (saksı) bahçeciliğinin yazılı olmayan bazı kuralları vardır. Çünkü, bahçe veya tarla gibi, neresinden bakarsanız bakın, hatalarınızı tölere edecek bir yapı yoktur. Küçük bir mekanda bütün bir dengeyi oluşturma konusunda çekilecek acemilikler, hobicilerin bu uğraştan çekinmesine, hiç başlamasına veya bırakmasına yol açmaktadır.
Balkon (saksı) bahçeciliğinde sıkıntı çekilen konuları şöyle bir gözden geçirirsek;
– Toprak yapısını oluşturamama
– Sulama dengesini kuramama
– Gübreleme problemleri
– Işık ve gölgeleme hataları
– Döllenme problemleri
– Budama yapmama eğilimi
– Sağlıklı fide yetiştireme/edinememe sorunları
– Yetiştirme ortamının ebatları konusundaki hatalar olarak karşımıza çıkıyor.
Kısaca toparlayacak olursak;
Saksı gibi ortamlarda kullanacağınız ‘toprak harcı’ için farklı formüller vardır. Ancak benim üzerinde durduğum ‘sebze yetiştiriciliği’ olduğu için, yapılacak en güzel harç, kompost veya torf, ahır gübresi ve kumu eşit oranlarda karıştırarak yapacağınız harçtır. Sadece torf veya bahçe toprağı içinde yetiştirme sıkıntıları beraberinde getirirken, kendinizin yapacağı kompost bir çok konuda size yardımcı olur. Torfta, üst tabakada hızlı bir kuruma ancak alt tabakalarda fazla su barındıracağı için, sadece torfla üretim yapmak, hobiciye çokta yarar sağlamaz. Ancak burada bir konuya temas etmek gerekir: Torf dediğimiz metaryal, organik bir yetiştirme ortamıdır ancak, ‘saksı toprağı’ diye satın aldıklarınızda ‘kimyasal veya organik gübreleme yapılmıştır’ diye bir ibare vardır. Benim tavsiyem sadece, ek işlem görmemiş ‘torf’u kullanmak, (bir miktar besin maddesi olmasına rağmen) zaman içinde gübrelemeyi kendimizin yapmasıdır. 
Öte yandan harç içine koyacağımız kum, saksı içinde sıkışmayı önlerken, ahır gübresi, bitkinin bir süreliğine besin maddelerini almasına yardımcı olur.
Not: Kum yerine; perlit, vermikülit vb gibi başka metaryellerde kullanabilirsiniz. Ancak en kolay ulaşacağınız kum olduğu için, bunun üzerinde duruyorum. Bu arada, kumu nasıl kullanacağınız konusunda bir sonraki yazıda detay vereceğim.
SULAMA SORUNLARI
Harcı doğru olarak yaptığımız sürece, sulama konusunda çok fazla hata yapacağımızı düşünmüyorum. Tabi bitkinin, su ihtiyaçlarını doğru olarak bilmek, zamanlamasını ve miktarını tam olarak tayin edebilmekte önemli… Domates çok fazla suyu sevmez ancak, patlıcan sudan hoşlanır, hıyar dibinin nemli olmasını sever. Bu nedenle, değişik saksılarda üretim yaparken, hepsini aynı zamanda sulamak doğru değildir. En basitinden, bitkilerin su ihtiyaçları, akşam karanlık çökerken, yapraklarda bir solma benzeri durum varsa veya toprağın 2-3 cm altında kuruma söz konusuysa gündeme gelmiştir. Bunun dışında sulamak, bitkilerin boya gitmesine, çiçek veya meyvaya yatmamasına neden olur. Tabi bu istekler, saksıların güneşle olan irtibatlarıyla doğru orantılıdır. Bu nedenle, 8-9 saatten fazla güneş alan bir yerde ek tedbirler almanız gerekir. Mesela saksıların dışına alüminyum folyo sarın, bitkilerin dibine malçlama yapabilecek bir şeyler koyun… Bulabiliyorsanız saman veya küçük çakıl taşları sererseniz, nemi kaybetmesini önlemiş olursunuz. (Tabi başka metaryallerde olabilir)
Sulama konusunda en iyi çözüm damlama sistemidir. Çok maliyetli bir iş olmamakla birlikte, sistemi kurma konusunda engelleriniz varsa değişik alternatiflere yöneleceksiniz. Ancak, hiç bir zaman, çeşmeden direk aldığınız suyu dökmeyin… Klorun uçmasını bekleyecek bir zaman aralığında suyu dinlendirin…
GÜBRELEME SORUNLARI
Gübreleme problemini, ilk etapta toprak harcınıza koyduğunuz ahır gübresiyle tedarik edebilirsiniz. Ama, yeterli olma konusunda, zaman içinde isteklerinize cevap veremiyebilir. Bu nedenle, bitkilerden elde edeceğiniz ‘bitki özütleri’ni kullanmak, gelişim evresinin ‘çiçek açma’ döneminde, organik potasyum gübrelerinden vermek, ara sıra ‘maden suyuyla’ sulamak iyi sonuçlar verir. Azot için ‘ısırgan özütü’, potasyum için; gruyfurt, patates, hıyar ve portakal kabuklarını mangal tarzı bir yerde yakarak elde edeceğiniz küllerini sulandırarak toprağa vermek ve minareller eksikliğini gidermek için, sade maden sularının gazlarını kaçmasını bekledikten sonra sulama suyuna karıştırmak iyi sonuçlar elde etmenizde yardımcı olur. Ayrıca, fide dikimi sırasında, olabiliyorsa, bir-iki tane muzu parçalamak, iki avuç taze ısırganı parçalamak, balık parçaları koymak, yumurtayı sirke içinde 4 gün beklettikten sonra koymak, odun küllerini toprağa karıştırmak, her saksıya 1,5 aspirini ezerek koymak, bitkinin farklı dönemlerinde, farklı ihtiyaçlarını görecektir.
IŞIK/GÖLGE SORUNU
Bitkilerin ihtiyacı olan güneş/ışık, sebze türlerine göre değişiklik gösterse de, 8 saatin altında olmamasna özen gösterin. Bu sürenin uzaması halinde, gölgeleme yapmak zorunda kalabilirsiniz. Mesela domates 8 saat direk güneş olmak üzere, 11-12 saat ışık ister. Zaman olarak, az olması sorun yarattığı gibi, çok olması da sorun yaratır. Bu dengeyi mümkün olduğunca kurmaya çalışın…
DÖLLENME SORUNLARI
Kapalı balkon tarzı yerlerde yetiştiricilik yaparken karşılaşacağınız en büyük sorunlardan biri, döllenme sorunudur. Bunun için, çiçeklenme döneminde, aşırıya kaçmamak şartıyla, bitkinin gövdesinden biraz sallayarak vibrasyon yapmaktır. Patlıcan için, çiçeği işaret ve orta parmağınız arasına alarak, kulak pamuğunu çiçek içinde gezdirin. Kabakgillerden bir bitkiniz varsa, erkek çiçeklerden birini kopartıp, dişi çiçek içinde gezdirin daha sonra dişi çiçeği, zarar vermeden toka benzeri bir şeyle kapatın… Olmaz ya, mısırınız varsa, tepesindeki erkek püskülünden keseceğiniz bir iki parçayı, yanlarda oluşan mısır koçanlarının üzerine serpmeye çalışın… Biberler, her ortamda rahat döllenirler ancak onları da arası sallarsanız iyi olur. Hıyarın, erkek çiçeklerini kopartıp, dişi çiçeklerinin içine sürtün.
BUDAMA
Saksıda yetiştirdiğiniz bütün sebzelere budama yapmanız gerekir. Domateste, sırık cinsler için koltukaltı alma, tepe budaması yapmaya özen gösterin. Patlıcanların, ilk çiçek açtığı dalı, çiçeğin 1 cm üzerinden tırnağınızla kopartın. Bu işlem diğer koltuklardan filiz atmasına neden olacak. Bu yeni filizler de ilk çiçeklerini açtığı dönemde, en üst yaprağın üzerini tırnağınızla kopartırsanız, yine koltuklardan filizlerin gelmesini sağlarsınız. Bu işlem, bitkinin özsuyunun, meyvaya daha iyi gelmesini sağlayacaktır. (Her sebzenin kendine göre budama şekli vardır. Bunların detaylarına diğer yazılarda gireceğim)
SAĞLIKLI FİDE SORUNU
En büyük sorunlardan biridir aslında… Sürekli üzerinde durduğum konu, mutlaka kendi fidenizi kendiniz yapın ve ‘sağlıklı fide’yi oluşturma konusunda bilgi dağarcığınızı geliştirin. Dışarıdan alacağınız fidelerin yüzde 80’i sorunlu ve yüzde 100’e yakını hibrit tohumdur. Yerel tohumlardan, kendi fidenizi üreterek, bir çok sorunu en baştan halletmiş olursunuz. Bir iki örnek vermek gerekirse; mantar hastalıkları güçlü hücre duvarları oluşturan bitkilere zarar veremiyor. Yine bir çok emici böcek, güçlü hücre duvarlarına karşı çok etkili olamıyor. Yani işin kısacası, güçlü hücre duvarlarına sahip sağlıklı bir fideyle üretime başlamak, genel zararlı ve hastalıklara karşı 1-0 önde başlamak demektir.
SAKSI SEÇİMİ
Yetiştirme yeri için saksı tercihiz varsa; özellikle domates için 60 lt’lik saksılar seçin. Daha küçük saksılarda, bazı cins domatesleri yetiştirebilirsiniz ancak, pembe domates gibi sırık cinsler için 60 lt uygundur.
Biberler için çok fazla saksı seçimine gerek yoktur. Öyle töleranslı davranırki, bundan sonra hep biber yetiştereyim diye düşünmeye başlarsınız.
Patlıcan için, 25 cm’lik derinlik idealdir.
Kabakgiller için orta boyda saksılar seçebilirsiniz.
Çilekler için, dikdörtgen çiçek saksıları idealdir.
Aşırıya kaçıp, balkonumda meyvede yetiştireyim diyorsanız, bodur cins olmak üzere; 20 lt civarındaki saksılarda; elma, mandalina, limon, portakal yetiştirebilirsiniz. Bu oran en küçük ebattır, daha büyük olursa dibine aromatik otlar, sarımsak, soğan gibi ürünler de dikebilirsiniz. Hem bu şekilde, zararlılar ve bazı hastalıklar için bariyer oluşturursunuz.
Hep söylerim; küçücük bir saksıda sebze yetiştiren bir hobici, her yerde çok başarılı bir şekilde sebze üretebilir.
YETERKİ İSTEYİN!
(Kısaca ele aldığım sorunları, daha detaylı olarak yazmaya devam edeceğim)
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Zeytinleri hasta etmeden buyutelim başlıklı makalemizde buyutelim, etmeden ve HASTA hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Yerli Organik Sebze Tohumlarımız

Sepet

Ürünler

İndirimdeki Ürünler

Trend Konular