Connect with us

KÜMES HAYVANCILIĞI

Kaz Yetiştiriciliği

Published

on

Uzun boylu ve uzun bacaklı ama küçük bir ırktır. Yumurta verimler 6-8 adettir. Mısır ırkları şov ve süs amaçlı olarak yetiştirilirler. Renkleri gri ve siyah gölgeli olarak değişiklik gösterir. Vücutlarında kırmızı, kahve ve beyaz noktalar vardır.

Eti tencereye, tüyü yastığa, ciğeri yurt dışına. Kaz, kolay yetişen bir hayvandır. Hastalıklara dayanıklıdır. Merada otlayarak beslenir, ekonomiktir. Eti sevilerek yenir. Yağı yemeklerde kullanılabilir. İnce tüylerinden yastık, yorgan yapılır. Kaz ciğeri yurt dışında çok sevilir, onun için ihracatını yapabiliriz. Kars, Ağrı, Erzurum yörelerimizde yaygın olarak yetişiyor.
ÖZELLİKLERİ
Kazları diğer kanatlı çiftlik hayvanlarından ayıran bazı önemli özellikleri vardır.
Otlatılabilmeleri:
Kazlar iyi otlatılabilen hayvanlardır. Bu sayede yem giderlerinden %30 kadar tasarruf sağlanabilmektedir. Diğer taraftan kazlar çimleri en kısa kesen hayvanlardır ve hemen hemen tüm hayatlarını çayırlar üzerinde geçirebilirler. Su kanatlıları sınıfına girseler de, su olmayan yerlerde de yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Kazlar, birinci haftadan itibaren çayırlarda otlayabilirler. Ancak kuru otların olduğu alanları sevmezler. Çayırların kalitesine ve kazların büyüklüklerine bağlı olarak, bir dönüm çayır 20-40 kaz için yeterli gelmektedir.
Yabancı ot mücadelesinde kullanılabilmeleri:
Kazların belki de diğer hayvanlardan en ayırt edici ve ilgi çekici yanı bitki tarımında yabancı otla mücadelede kullanılabilmeleridir. Kazlar, genç yabani otları tanıyarak, esas bitkilere zarar vermeden yerler. Böylece kazlar tarımsal ilaç kullanmadan endüstriyel bitkilerin yabancı ot mücadelesinde tarlalarda kullanılabilirler. Bu arada toprağa biraz dane yem serpilmesi hayvanların performansını artırır.
Dayanıklı olmaları:
Kazlar uygun bir şekilde barındırıldıklarında nadiren hastalanırlar. Tavuklarda sorun olan birçok hastalık kazlarda görülmez. Tavuklarda %5-10 arası ölümler normal karşılanırken, kazların ölüm oranları %1-7 arasında olduğu bildirilmektedir. Görülüyor ki kazlar çok dayanıklı hayvanlardır. Kazlarda yapılan ıslah çalışmaları henüz tavukçulukta ıslahın sınırlarını zorlayacak kadar olmadığından birçok hastalığa dayanıklı olmaları doğaldır. Burada önemli bir husus şudur; kazlarda ıslah çalışması yapılırken hastalıklara dayanıklılık özelliklerini kaybetmemelerine özen gösterilmelidir.
Ekonomik olmaları:
Yetiştirilmeleri ve bakımları diğer kanatlılara göre kolay ve masrafsızdır. Hastalıklara dayanıklı oluşları sayesinde ilaç masrafları ve ölüm oranın düşüktür. Çok basit barınaklarda hatta zorunlu hallerde diğer hayvanların barınaklarının bir köşesinde kolaylıkla barınabilmektedirler. Civciv dönemlerinde biraz titizlik gösterildikten sonra bakımları kolay olup, hayatlarını sorunsuz olarak devam ettirebilmektedirler. Kazların bakım ve yönetimleri ise diğer kanatlı hayvanlardan daha zor değildir.
BARINAKLAR
Kazlar genelde açık alanda yetiştirilirler. Aşırı derecede soğuk ve fırtınalı havaların dışında yetişkin (6-8 haftalık) kazlar barınağa pek girmezler. Soğuk bölgelerde tavuk kümesleri, açık sundurmalar veya ambarlar, kazlar için barınak olarak kullanılabilir. Kaz kümeslerinin tabanına altlık olarak; saman, talaş, yonga veya kuru ot serilebilir. Bu altlık sık sık karıştırılır ve ıslak ve aşırı kirli olan kısımları atılır. Altlığın küflenmemesine dikkat edilir. Ayrıca kazların barındıkları yerler kedi, köpek ve farelerden korunmuş olmalıdır. Kazlar, kafes veya kutulara, avluda fıçılara yuva yaparlar. Bir yuvada 3 dişi barınabilir. Dişilerin kendi yuvalarını seçmelerine izin verilmelidir. Kazlar genellikle 6-8 hafta olduktan sonra kümeslere ihtiyaç duymazlarsa da şiddetli soğuklarda ıslak kalırlarsa zarar görebilirler.
Isı
Kapalı barınakların ısıtılması için gaz, mazot veya elektrikle çalışan ısıtıcılar kullanılabilir. Kaz civcivleri tavuk civcivlerine nazaran daha uzun ve iridirler. 250 Watt gücündeki bir ampul küçük bir sürünün ısıtılmasında diğer tip ısıtıcılara göre daha ekonomik, güvenli ve pratik olmaktadır.
Altlık
Barınakların tabanı 7.5-10 cm kalınlığında bir altlıkla kaplanmalıdır. Altlık tabanı sıcak tutar ve nemi absorbe eder. Altlık materyali olarak talaş, ağaç kıymıkları, kağıt kırpıntıları, ince kıyılmış saman ve benzeri maddeler kullanılabilir
Folluk
Yumurtlayan kazlar özel bir yer ihtiyacı duymamalarına rağmen, yapılacak folluklarla yumurtalarını folluklara bırakmaları teşvik edilebilir. Kaz barınaklarında inşa edilecek follukların alanı 60X60cm yada 50X50cm ve yüksekliği 45cm ebatlarında hazırlanmalıdır.
Yemlik, suluk
Yemlikler yem saçımını önleyecek, suluklar da kazların içine giremeyecekleri ve suyu dökemeyecekleri şekilde tasarlanırlar. Bir otomatik suluğa başlangıçta 100-200, bir yemliğe de 125 adet palaz hesaplanır. Bu rakam çevre sıcaklığına ve hayvanların büyüklüklerine bağlı olarak değişir . Palazların büyümesiyle birlikte sulukların sayısı artırılır.
KAZ YUMURTALARININ KULUÇKASI
Kuluçka makinalarında üretim yaygın değildir. Tavuk yumurtalarına göre kaz yumurtalarının daha uzun bir kuluçka süresine ihtiyaçları vardır. Kuluçka süresi ortalama olarak 29-31gün arasında değişmektedir. Düzgün, temiz, biçimli yumurtalar kuluçka makinesine yerleştirilmeden önce fumige edilir ve kuluçka makinesine yerleştirilir. Doğal kuluçka ile üretimde dişi kazlar kuluçkaya yatırılarak yapılır. Her anaç 10-12 yumurtaya yatırılır.
KAZ CİVCİVLERİNİN VE PALAZLARININ BAKIMI
Resim
Civcivler
Civcivler temiz bir kümeste, iyi havalandırılmış ve rutubetsiz bir ortamda tutulmalıdır. Kaz civcivlerine başlangıçta gerekli olan ısı tavuk civcivlerinden daha azdır ve daha erken yaşlarda ısı uygulamasından vazgeçilebilir. İki haftalık yaştaki kaz civcivleri ılık havalarda açık havaya çıkarılabilirler. Bu arada hayvanlara yağmur yağdığı zaman saklanabilmeleri ya da kümese dönmeleri öğretilene kadar dikkat etmek gereklidir. Kazların üşümelerini önlemek için barınaklar kuru tutulmalıdır. Üşümeleri halinde hayvanlarda kümeleşme görülür ve bu durum boğulmalara neden olabilir. Ayrıca civcivler kısmen tüyleninceye kadar ıslak şartlara adapte olamadıkları için 2 haftalık yaşa kadar yüzmelerine fırsat verilmemelidir. Üç günlük yaştan sonra civcivler otlamaya alıştırılmalıdır. Kazlarda yer ihtiyacı Tablo 1 de verilmiştir.
Tablo 1. Çeşitli yaştaki kazlara düşen yer alanı
Resim
Palazlar
Kaz palazları için barınakların temiz olması çok önemlidir. Barınak olarak kullanılacak yerin tavanı, duvarları ve tabanı iyice yıkanmalı ve dezenfekte edilmelidir. Kaz palazlarının büyümesi dikkate alınarak barınak içerisinde onlara yeterli alan sağlanmalıdır. İyi havalarda, uygun merada varsa palazlar 4-6 haftalık olduklarında meraya çıkabilirler. Palazlar yağmurdan ve ıslanmaktan korunmalıdır. Kümeste altlıklar daima kuru olmalıdır. Palazlar 1 aylık oluncaya kadar 40-50 adedi bir arada, bölmelere konur. Yemler lapa halinde veya pelet olarak verilirse, yem zayiatı önlenir.
Genç Kazlar
“Genç besi kazı”, terimiyle hayatını kapalı bir yerde geçiren ve burada yüklü bir protein ve enerji rasyonu ile beslenen genç kazlar ifade edilmektedir. Bu besi süresi çok kısa olmakla birlikte yaklaşık olarak 14 hafta kadar sürmektedir. Ticari işletmeler tarafından bu şekilde büyütülen kaz palazları 14 hafta içerisinde 6 kg ağırlığa ulaşabilirler ve genç besi kazları merada büyüyenlere göre daha şişman görünürler. Ancak kısa bir sürede sağlanan bu yüksek ağırlık kazancı her bir kaz palazının 25 kg konsantre yem yemesi ile sağlanmaktadır. On haftalık yaşa kadar haftalık ağırlık kazancı yaklaşık olarak 450 gramdır. Bu hızlı büyüme daha sonraki haftalarda önemli ölçüde azalır. Tablo 2’de 16 haftalık yaşa kadar serbest beslenen kazların hedeflenen canlı ağırlıkları verilmiştir.
Tablo 2. Kazlarda yaşa göre beklenen canlı ağırlıklar
Resim
Resim
DAMIZLIK KAZLARIN BAKIMI VE BESLENMESİ
Kazların yumurta verimi Ocak-Şubat ayında başlar ve Haziran-Temmuz aylarına kadar sürer. Bu periyot ırklara göre değişmekle birlikte yaklaşık 130 gün sürer. Daha erken yumurta üretimini uyarmak için, yumurta sezonundan önce kazların barındıkları yerde her gün 14 ile 16 saat aydınlatma yapılabilir.
Zannedildiğinin aksine damızlık kazların çiftleşmesinin sağlanması ve döllü yumurta elde edilebilmesi için bir havuz veya su birikintisine ihtiyaç yoktur. Kazlar kuru zeminde de çok iyi çiftleşmektedirler. Bununla birlikte havuzda çiftleşen bazı ağır kaz ırklarının yumurtalarından çıkış oranı daha iyidir. Damızlık sürüde 1 erkek kaza 3-5 dişi kaz hesaplanmalıdır. Dişi kazlar 10, erkek kazlar ise 5 yıldan biraz fazla damızlıkta kullanılabilirler.
Erkek kazların bazıları tek eşli olmaya meylederler ve bu durum döllü yumurta sayısını düşürür. Zaten az sayıda elde edilen kaz yumurtalarının döllülük oranının mümkün olduğunca yüksek olması arzulanır. Bu açıdan kazcılıkta suni tohumlama çok önemlidir. Erkeklerden masaj ve suni vajen ile alınan tohumlarla 9 ila 12 dişi tohumlanabilir. Tohum, erkeklerden 2-3 günde bir alınır ve dişiler her beş günde bir tohumlanır. Seyreltici olarak, 100 ml damıtık suda 1.65 g sodyum glutamat, 0.57 g sodyum sitrat ve 0.31 g glukoz ile hazırlanan çözelti kullanılırsa dölleme oranı % 85-96'ya ulaşabilmektedir.
Kazlar kışa girene kadar merada tutulabilir. Yumurta üretimi başlayınca uygun bir besleme programı takip edilmelidir. Bu periyot esnasında iyi kalitede bir kaba yem kombinasyonu ile ticari kaz geliştirme yemi verilir.
Verimin hangi döneminde olursa olsun damızlık kazlara vitamin ve mineral takviyesi yapmakla kuluçka randımanı artırılabilir.
KESİM
Kazlar mümkün olduğu kadar çabuk ve uygun şekilde kesilmelidir. Kesime 8-10 saat kala yem, 3 saat kala su kesilmelidir. Kesim aşamaları; şoklama, kesim, ıslatma(haşlama), yolma ve iç çıkartma dır. Şoklama yapılarak kesimin daha insani bir görünüm kazanması sağlanabilir. Böylece kanın daha fazla akması sağlanarak etin sertleşmesi azaltılır ve daha kaliteli karkas elde edilir. Yolma kuru ve ıslak yolma şeklinde yapılabilir. Kuru yolma ile daha kaliteli karkas ve tüy alınabilmesine rağmen, yavaş ve zahmetli olması nedeniyle daha az tercih edilir. Islak yolma metodunda ise; sıcak suya daldırma yöntemi ile daha çabuk, daha ucuz yolma işlemi gerçekleştirilir. Karkas randımanı % 70-74 arasındadır.
KAZLARDAN ELDE EDİLEN ÜRÜNLER
Tüy
Kazlardan elde edilen en önemli ürünlerden birisi tüydür. Kazlar kesilip yolunduktan sonra özellikle göğüs tüyleri özel şampuanlarla yıkandıktan sonra kurutulup temizlenirler ve kullanıma hazır hale getirilirler. Kaz tüyü hijyenik, yıkanabilir ve terletmiyen bir dolgu maddesidir. Bu nedenle kaz tüyleri yastık ve yorgan yapımında, koltuk üretiminde, okçulukta, boya sanayinde ve olta iğnesi yapımında kullanılabilir. Yün, elyaf ve pamuğa göre daha pahalı olmasına rağmen kullanım ömrü daha uzun olması nedeniyle daha ekonomiktir. Bazı kaz ırkları yumuşak tüy elde etmek için yetiştirilmektedir. Emden kaz ırkında bulunan beyaz tüyler diğer kaz ırklarına göre daha değerlidir. Yaşlı kazlardaki yumuşak tüy verimi daha fazladır. Kazların tüy verimi yaklaşık 200-250 gr/yıldır.
Karaciğer üretimi
Kaz yetiştiriciliğinin en önemli ürünlerinden birisi de karaciğerleridir. Karaciğer üretimi başta Fransa olmak üzere dünyada birçok ülkede yaygın olarak yapılmaktadır. Avrupa ülkelerinin birçoğunda içki sofralarının vazgeçilmez mezesi olan kaz karaciğeri lezzetlidir ve oldukça yüksek fiyatlardan pazarlanmaktadır. Normalde 100-150 g ağırlığında olan karaciğeri özel zorlamalı besleme yöntemleriyle 500-900 grama kadar çıkarılabilmektedir. Kaz karaciğeri besisi, klasik olarak zorlamalı besi ile yapılmaktadır. Bunun yanında alternatif karaciğer büyütme programları da uygulanmaktadır. Kazların beyin kabuğuna ve hipotalamusa çok düşük voltajda elektrik uyarıları vererek karaciğer büyütmesi sağlanmış, ancak sonuçlar zorlamalı beside olduğu kadar tatminkar olmamıştır. Diğer karaciğer büyütme metodu ise yağca zengin yemlerle serbest yemlemedir. Bu da ağırlık bakımından zorlamalı besleme kadar olmasa da sağlıklı bir karaciğer besisidir.
Kaz eti
Kaz eti lezzetli bir ettir. Kızartıldığında ağızda parçalanabilen altın rengindeki derisi ile çok nefis bir ziyafet yemeği oluşturur. Kaz etinin her kilogramında tavuk etinden çok daha fazla enerji vardır. Çünkü kazların değerlendirilebilen kısımlarında iki katı daha fazla yağ bulunmaktadır. Kazlar et için beslendiklerinde şaşırtıcı bir canlı ağırlığa ulaşırlar ve bu konuda diğer kanatlı türlerine göre daha iyidirler.
Yumurta
Yumurta verimi yılın erken dönemlerin de başlar. Irklarına göre değişmekle birlikte bir sezonda (yaklaşık 130 gün) 15-60 yumurta verebilirler. Bazı Çin, Roman ve Toulouse ırkları bu sayıdan daha fazla verebilirler. Dişi kazlar, 8-10 yaşına kadar verimli bir yumurta üreticileridir. Fakat yumurta verimi ilk yıllarda, sonraki yıllara göre daha fazladır. Yumurtaları tavuk yumurtalarına nazaran oldukça büyüktür ve birçok kimse bunları sadece yemek için kullanır. Kümes hayvanlarındaki en ağır yumurtalar elde edilir ve ağırlıkları yaklaşık olarak 150-200 gram civarındadır.
KAZ IRKLARI
Toulouse
Resim
Toulouse kaz ırkı Fransa’dan orijin alan ağır cüsseli kaz ırklarından biridir. Toulouse kaz ırkının yumurta verimi orta düzeydedir. Bir yumurtlama sezonunda yaklaşık 35-50 yumurta verirler. Yumurta veriminin yanı sıra güzelliği ve eti için yetiştirilen bir ırktır.
Emden (Embden)
Resim
Orijinini Almanya’nın Hannover şehrinden alan ağır cüsseli bir kaz ırkıdır. Yumurta verimi iyi olan bir ırktır. Her kaz bir yumurta sezonunda 30-40 yumurta verir. Emden birinci sınıf yemeklik kazdır. Emden kaz ırkının beyaz olan tüyleri diğer kazların tüylerinden daha değerlidir.
Çin
Resim
En küçük ve en çekici ırklardan biridir. Çin’den orijin alan bu kaz ırkının kahverengi veya gri ve beyaz olan varyeteleri vardır. Irklar arasında en yüksek yumurta üretimine sahiptir ve bir yumurta sezonunda 60’dan daha fazla yumurta verir. Vahşi kaza benzetildiğinden dolayı eti bazı insanlar tarafından tercih edilmektedir.
Roman yada Germen
Resim
Roman kaz ırkı tanımlanamayan orta boylu ve beyaz tüyleri olan bir ırktır. Emden ve Toulouse’dan Avrupa’dan orijin alır ve Emdene benzer. Bilinen tüm Avrupa ırklarının en eskisidir.
Afrika
Resim
Afrika kaz ırkı Çin kaz ırkının bir varyetesidir. Afrika kaz ırkı, genç kazların haricinde hemen hemen Emdenlerle aynı büyüklüktedir. Bu kaz ırkı, Çin kazı kadar yumurta üretemez. Bir yumurta sezonunda 30-40 yumurta verirler. En büyük kaz ırklarından birisidir. Afrika kazı hızlı büyür ve çabuk erginleşir, fakat ticari yetiştiriciler arasında renkli tüyleri yüzünden tercih edilmez. Ancak beyaz tüylüleri iyi bir pazar değerine sahiptir
Sebastopol
Resim
Sebastopol, aslında bir süs kazıdır. Günümüzde çok az bulunan bu kaz saf beyaz bir tüy yapısına sahip olmakla beraber arka kısmında, vücudunda ve kanatlarında kıvrımlı ipeksi tüylerle karakterize bir yapıya sahiptir.
Buff
Resim
Buff kaz ırkı Amerika da geliştirilmiş kaz ırklarından birisidir. Bu kaz ırkı bir yumurta sezonu boyunca 20-40 yumurta verir. Renkleri açık kahverengidir.
Kanada
Resim
Kanada kazı Kuzey Amerikanın yaygın vahşi kaz ırkıdır. Kanada kazı başta Kanada olmak üzere Meksika, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve İngiltere’de yetiştirilmektedir.
Pilgrim
Resim
Pilgrim de Amerikan kaz ırklarından biridir. Dişilerin yıllık yumurta verimi 35-45 adettir. Pilgrim kaz ırkının en önemli özelliklerinden birisi cinsiyetinin, yumuşak yada kaba tüylerinin renklerine bakılarak tayin edilebilmesidir.
Mısır
Resim
Uzun boylu ve uzun bacaklı ama küçük bir ırktır. Yumurta verimler 6-8 adettir. Mısır ırkları şov ve süs amaçlı olarak yetiştirilirler. Renkleri gri ve siyah gölgeli olarak değişiklik gösterir. Vücutlarında kırmızı, kahve ve beyaz noktalar vardır.

Bir önceki yazımız olan Pekin Ördeği Yetiştiriciliği başlıklı makalemizde Ördeği ve Pekin hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜMES HAYVANCILIĞI

Dünyadaki kanatlı hastalıkları & marek ve kanatlı anemisi…

Published

on

Dünyadaki kanatlı hastalıkları & marek ve kanatlı anemisi...

 

Dünyadaki Kanatlı Hastalıkları

Dr.Simon M.Sahane,Durham,Nc/ABD

World Poultry No 7,Volume 25, 2009

Çeviri: Dr. Hüseyin SUNGUR

Değişik tavuk hastalıkları dünyanın değişik yörelerinde sürekli görülmektedir. Bazı hastalılar bölgesel etki yaparken, bazıları daha fazla yayılmaktadır.Bu makalede, Güncel tavuk hastalıkları, Dünya ticaretine etkisi ve alternatif korunma ve tedavi yöntemlerine değinilecektir.

Kanatlı hastalıkları tüm dünyada var olmaya ve üreticilere ciddi ekonomik kayıp verdirmeye devam etmektedir. Bundan hem endüstriyel hem de geçimlik üretim yapan yumurtacı, etçi, hindi ve diğer kanatlı yetiştiricileri etkilenmektedir. Sürü hastalıkları hastalığın ülkeye girişini önlemek veya ulusal Sanayii korumak gibi haklı nedenlerle uluslararası ticarette bir engel haline gelmeye başlamıştır.

Bakteriler, virüsler, mantarlar ve protozoon ve metazoon patojenler sonucu ortaya çıkan kanatlı hastalıklarını geniş bir çerçeveden değerlendirirken, hastalık etmenleri arasındaki etkileşim, beslenme yetersizlikleri ve çevresel stres faktörlerinin hepsinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü enfeksiyon izole ortamlardaçok az görülür iken, özellikle intansif üretim sistemlerinde daha sık rastlanmaktadır. Son çalışmalar göstermiştir ki; konakçı ve patojen arasında bir denge vardır ve fonksiyonel bir bağışıklık sitemi enfeksiyona yeterli antikor oluşturarak hücresel ve doku düzeyinde cevap verir.

Pandemik(Katastrofik)Hastalıklar

Yeni yüzyıla girdiğimizden bu yana üreticiler Yüksek patojeniteli Kuş gribi(HPAI/H5N1) sorunu ile yüz yüzedir. Hastalık r  Güney Doğu Asya, Kuzey ve Batı Afrika’da bir çok ülkede endemik olurken,Avrasya, Orta  ve Batı Avrupa’da ise yaban hayatta ve tanımlanmayan işetmelerde sporadik  seyretmektedir. 2003 – 2005 yıllarında kuş gribi virüsünün mutasyona uğrayarak ya da genetik yapının değişmesi ile insanlar için patojen bir suş haline geleceği konusunda ciddi endişeler ortaya çıkmıştır. Dünya sağlık örgütü ve diğer kurumlara bağlı çalışan epidemiyologların  ve diğer uzmanının kuş gribi pandemisine ilişkin tahminleri boşa çıkmış olmakla birlikte , hastalığın oluşturduğu tehdit algısı , teşhis, aşı üretim ve araştırmaya yapılan yatırımlar, ileride ortaya çıkacak vakalara hazırlık yapılmasını sağlamıştır.  Kuş gribi kayıpları sürüde oluşan ölümler nedeniyle, pazara arzın kesintiye uğraması ile sınırlı kalmamış, tüketimlerde ciddi düşüşler yaşanmış, ticareti işletmeler ciddi şekilde etkilenmiş, geliri sadece kanatlı üretimine bağlı kendine yeterli üretim yapan çiftçileri mahvetmiştir. Üretim tamamen durmuş üreticiler gelirlerini önemli ölçüde kayıp etmişlerdir. Hastalığın endemik görüldüğü ülkeler daha fazla  eradikasyondan  söz etmez  iken kontrol ve koruyucu programların maliyetini kabul etmişlerdir. Avrupa’da ve Kanada’da hastalığın sporadik olarak ortaya çıkması ekzotik bir enfeksiyon olarak değerlendirilmiş, eradikasyona fırsat veren mevzuat, yeterli fonlar, personel eğitimi, karantina için ayrılan kaynaklar, ve hasta sürülerin imhası İle etkin mücadele gerçekleştrilmiştir.

Kuzey Amerika hariç kanatlı yetiştiren birçok ülkede endemik hale gelmiş olan Velojenik Newcastle hastalığı ancak etkin ülkesel veya bölgesel canlı-inaktif aşılama programları ve biyogüvenlik tedbirleri ile kontrol altına alınmıştır. Yıkıcı bir hastalık olarak değerlendirilen yüksek patojeniteli gumboro  enfeksiyonlarının etkisi de etkin aşı programlarının üreticiler tarafından öğrenilmesi ve uygulanması ile hafiflemiştir.  Moleküler biyolojideki gelişmeler sonucu üretilen V1 antijenini taşıyan yeni aşıların tavuklara in-ovo veya deri altı yolla  verilmesi ile gerekli korunma sağlanmıştır

Aşındırıcı/Yıkıcı  hastalıklar

Bu grup enfeksiyonlar öncelikler solunum, sindirim ve bağışıklık sisteminde görülürler. Lentojenik Newcastle, infeksiyöz bronşitis ve infeksiyöz  laringitisin de içinde bulunduğu primer viral hastalıklar uygun aşı kullanımları ile baskılanabilirler. İnfeksiyöz bronşitis ve gumboro  salgınları yeni değişken serotipleri ile karakterizedir.Bu yüzden saha suşu ile homolog yeni aşılar geliştirilmesini gerektirir. Başlıca viral solunum sistemi hastalıklarının tümü E.colinin patojen suşları ile etkileşime geçer ve ikincil bakteriyel enfeksiyon ve çevresel steres  sonucu enfeksiyonun şiddetini artırır.

Sürülerde koksidiyosiz, koruyucu amaçlı sentetik ve iyonoforik anti koksidiyal yem katkılarının kulanımından doğan masraf ile sürünün performansını etkileyen en masraflı hastalık olarak değerlendirilmektedir. İlaçtan ari broiler yetiştiriciliğinin ortaya çıkışı, antikoksidiyel  etkin aşıların geliştirilmesini hızlandırmıştır. Koksidiyozis, antibiyotikli yemlerin kullanılmaması sonucu Clostridium spp.’nin ince bağırsaklarda çoğalması ve nekrotik enteritis ve botulizme neden olması sebebiyle çoğunlukla klostridiyal nekrotik enteritis’in habercisi olarak değerlendirilir. Salmonella ve pastörella gibi sistemik hastalıklardan korunmak için biyogüvenlik ve aşılamanın da içinde bulunduğu kombine yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Bu tedbirlere ilave olarak mycoplasmosis, üretim zincirinden vertikal bulaşmanın ortadan kaldırılmasını gerektirir.

Gumboro, Marek ve kanatlı anemisi gibi bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar etkin aşılama ile kontrol edilebilir. Sürüleri bağışık kılmak için çok çeşitli aşılar bulunmasına rağmen, aşıların depolanması hazırlanması ve uygulanmasına bağlı eksikler nedeniyle özellikle içme suyu ile yapılan aşılamalarda korunmada başarısız olunabilir. Aşıların kuluçkahanelerde uygulanması, kuluçkahanelerin sahip olduğu eğitimli personel ve gelişmiş ekipmanlar nedeniyle saha uygulanmasından daha etkilidir.

Avian patojenik E.Coli hindilerde, broiler, yumurtacı ve damızlık kanatlılarda ölümlere ve ekonomik kayıplara neden olur. Son iki yıldır değişime uğramış, geni silinmiş, canlı E.Coli aşıların varlığı, işletme yönetiminin iyileştirilmesi ile birlikteözelikle solunum sistemi hastalıklarına neden olan virüslere karşı etkin korumavaat etmektedir.

Yeni Hastalıklar

Hindi palazlarında ishal vakalarının  ve ölüm sendromu (PEMS) görülmesi, Broiler civciv ve palazlarında var olan bağırsaklardaki viral enfeksiyonların ve malabsorpsiyon (yetersiz emilim) sendromunu, kanatlı ve palazların bağırsal sisteminde ortaya çıkan viral hastalıklara olan ilgiyi yeniden artırmıştır.  Parvovirüs, rotavirus, astrovirüs ve avian nefritis virüsünün tek tek veya birlikte oluşturduğu enfeksiyonlar yoğun olarak aştırılmaktadır. Moleküler biyolojinin kullanıldığı daha sofistike teşhis yöntemleri bu enfeksiyonların tanınırlığını artırmıştır. Ancak sahada ortaya çıkan vakaların laboratuar ortamında tekrarlanması ve bu konuda modeller geliştirilmesi oldukça zordur.

Zoonozlar

Kuş gribinin endüstriyel ve geçimlik işletmelerdeki varlığın insan epidemileri için öneminin altı çizilmiştir. Gıda güvenliğine ilişkin kaygılar,  yumurtacı, etçi ve hindilerde Salmonella’nın azaltılmasını gerekli kılmıştır. Kampilobakteriyosis, beyaz et kaynaklı önemli bir hastalık olarak varlığını sürdürmektedir. Kampilobakterin bulaşma yolları, rezervuar konakçıları ve baskılanması Salmonella kadar iyi anlaşılmamıştır. Yumurta kaynaklı Salmonella Enteriditis’in, damızlık kanatlılar yoluyla dikey bulaşmanın engellenmesi, aşılama, yüksek biyogüvenlik önlemleri ve paketlemeden satış noktasına kadar soğuk zincirin koruması gibi önlemleri kapsayan yumurta kalite güvence programları ile kontrol altına alınması mümkündür. Eğitim programları ticari ve ev mutfaklarında  işleme prosedürlerini iyileştirerek, Salmonella’nın görülme sıklığını azaltmıştır.

Kuş gribi, SARS, nipah (bunlardan sadece kuş gribi kanatlı orjinli), gibi hastalıkların görülmesi veteriner hekimler, infeksiyöz hastalık uzmanları, epidemiyologlar,yaban hayatı biyologları ve kuş bilimciler arasında erken teşhis,virüs karekterizasyonu,türler arasında bulaşma şekli,göçmen kuşların rolü  konularında ortak çalışmayı zorunlu kılmıştır.

Yeni Alternatifler

1980’li yılların ortasından bu yana büyümeyi artırıcı antibiyotiklerin kullanımının özelikle Avrupa Birliği ve İskandinav ülkelerinde halk sağlığı otoritelerin sıkı kontrolü altındadır. Antibiyotik kullanımı durdurulabilir, fakat bunun klostridial enterotoksinlerden ölümlerin artması, büyüme performansı ve yemden yararlanmanın düşmesi gibi sonuçları olacaktır.

Tedavi edici antibiyotik kullanımı ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. En az kullanım Kuzey Amerika’dır. Birçok gelişmekte olan ülkede ise kullanım insan sağlığını tehdit edecek düzeydedir. Antibiyotik kullanımının serbest olduğu ülkelerde özelliklede ihracat yapanlarda antibiyotik kullanımı kademeli olarak kaldırılacaktır.

Antibiyotik kullanımının kısıtlanmasına bağlı olarak intensif hayvancılık işletmelerinde oluşan performans düşüklüğünü ve hastalık riski sorununu aşmak için telafi edici çözüm üretilmesi bilim adamlarına düşmektedir. Bu konuda,   lactobasillus ve diğer rekabetçi organizmaları kapsayan probiyotikler ve mannoligosakkaritler gibi probiyotik yem katkıları umut verici gelişmelerdir. Bazı bitkisellerin kontrollü şartlarda hastalıklara karşı koruma sağladığı gösterilmiştir. Ancak bu ürünlerin büyük miktarlarda üretilmesi halinde kalitesinin ve etkinliğin istikrarı için oluşacak maliyet üretimin geniş çapta kabul görmesini engellemektedir.

Bilimsel dergiler polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ve onun türevi olan gen dizilimleri gibi yeni denemeler ve tanımlama yöntemlerinin filogenetik ilişki kurma ve patojenite tahminindeki güvenilirliği kanıtlamak çabasındadır. Hem antikorların izlenmesi hem de hızlı teşhis amaçlı ELİSA testleri hızla yayılmıştır.

Yeni Gelişmelere Doğru

Kanatlı hastalıklarının ve parazitlerinin üretimin etkinliği üzerindeki olumsuz etkisi, yeni vektör aşıların geliştirilmesi ve biyogüvenliğin iyileştirilmesi ve koruyucu hekimlik konusunda yetkilendirilmiş saha veterinerlerinin eğitilmesi ile giderilebilir. Maalesef dünyanın mevcut ekonomik durumu nedeniyle üniversiteler, üreticiler ve veteriner tıbbi ürün üreticileri araştırma fonlarını düşürmüşlerdir. Kanatlı hastalıkları ile mücadele için mevcut kaynaklar kısıtlanmış ve AR-GE harcamalarına karşılık getirisi nispeten daha fazla olan kanatlı dışındaki diğer türlere yoğunlaşılmıştır.

Bir önceki yazımız olan Kanatlı ( Tavuklarda) Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları başlıklı makalemizde Hastalıkları, Kanatlı ve mantar. hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

KÜMES HAYVANCILIĞI

Kanatlı ( Tavuklarda) Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları

Published

on

Kanatlı Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları

Mikotoksikozisler
Uygun depolanmamış veya muhafaza edilmemiş çeşitli gıda maddeleri üzerinde, nem ve ısı ortamında üreyen mantarların sentezledikleri mikotoksinlerin, yemleri tüketen hayvanların sindirim sistemlerinden emilerek vücuda yayılması sonucu meydana getirdikleri hastalıklara mikotoksikozis adı verilir.

Toksinler, alınma miktarlarına, hayvanın yaşına, cinsine ve diğer nedenlere bağlı olarak çok hafiften kitle halinde ölümlere varabilecek boyutlara ulaşan hastalıklar oluşturur ve büyük ekonomik kayıplara neden olurlar.
Aflatoksikozis’e, Aspergillus cinsine ait bazı türler (Aflavus, A.parasiticus, A.niger, A.ruber, A.osteanus vs), Penicillium türleri (P.puberulum, P.frequentas, P.variable, vs) ile bazı Rhizopus türleri tarafından sentezlenen aflatoksin neden olur.
Okratoksikozis
Hastalığa yol açan okratoksin (A) bazı Aspergillus (A.ochraceus, A.ostianus vs) ve Penicillium türleri (P.viridicatum vs) tarafından yemler üzerinde ürerlerken sentezlenirler.
Rubratoksikozis
P.rubrum, P.purpurogenum gibi mantarlar tarafından yemler üzerinde ürerlerken sentezledikleri rubratoksinin (A ve B) kanatlılardaki toksisitesi tam olarak aydınlatılamamıştır.
Fusariotoksikozis
Fusarium türleri tarafından sentezlenen Trikotesen ve Zearalenone mikotoksinleri kanatlılarda hastalık oluşturur.
Sitrinin Toksikozisi
P.citrinum ve P.viridicatum tarafından sentezlenen sitrinin yemlerle alındığında, böbreklerde bozuklukların oluştuğu saptanmıştır. Ayrıca hayvanlarda fazla susama, gelişme bozuklukları ve karaciğerde de nekrotik odakların meydana geldiği bildirilmiştir. Sitrinin bazı yemlerde aflatoksinle birlikte bulunur.

Mikotik infeksiyonlar
Mikotik infeksiyonlar (mikozisler) kanatlıların özellikle mantarların fazla ürediği ve sporlandığı gıda maddelerinin yenmesi ve sporların solunum havası ile alınması sonu meydana gelmektedir. Özellikle, Aspergillus fumigatus ve diğer türler böyle mikozislere neden olurlar.
Ayrıca, Candida albicans (moniliazis, kandidiazis) ve dermatofit mantarlardan olan Trichophyton gallinae de (favus, kellik) kanatlılarda bazı mantar infeksiyon larına yol açmaktadırlar

ASPERGİLLUS
Aspergillus türlerine (A.fumigatus, A.nidulans, A.niger) ait mantar sporlarının kanatlıların solunum yollarında üremesi ile oluşan bir hastalıktır.
Klinik belirtiler,
Genç kanatlılarda nefes alıp verme güçlüğü görülür. Beslenme dengesi bozulur. Fungal toksinler bazen konvülsiyon ve paralize neden olurlar. Genç kanatlılarda ölüm oranı % 5-20 oranındadır ancak %50’ye kadar yükselebilir.
Erişkinlerde solunum distresi, yem alımının azalması, ibik ve sakallarda siyanoz bazı hayvanlarda sinir sisteminde oluşan bozukluklara bağlı boyun bölgesinde bükülmeler görülebilir.

Enfekte kanatlılar için tedavi yoktur; yayılma, ventilasyon koşullarının iyileştirilmesi, enfeksiyon kaynağının eliminasyonu ve yeme antifungallerin eklenmesi gerekir.
Kuluçka alanının temiz tutulması ve dezenfeksiyonu koruma için önemlidir.

Moniliazis
kanatlılarda, Candida albicans’dan ileri gelen ve sindirim sisteminde bozukluklarla beliren bir mantar hastalığıdır.

Kellik
Trichophyton gallinae’den ileri gelen sakal, ibik, baş ve göz etrafında oluşan kepekli, kabarık lezyonlarla karakterize olan bir mantar hastalığıdır.

Bir önceki yazımız olan Yumurta kabuğu çöp değildir başlıklı makalemizde çöp, Değildir. ve KABUĞU hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

KÜMES HAYVANCILIĞI

Yumurta kabuğu çöp değildir

Published

on

Yumurta kabuğu çöp değildir

Çok değerli bir kalsiyum kaynağıdır ve bedenimizin asli ihtiyacı olan bütün iz elementleri içerir: bakır, flor, demir, manganez, molibden, sülfür, silisyum, çinko…vs. Toplam 27 element içerir.
Hem çocuklarda hem yetişkinlerde tırnak ve saç kırılması, diş eti kanamaları, kabızlık, uykusuzluk, kronik soğuk algınlığı ve astıma karşı olumlu etikeleri vardır. Yumurta kabuğu kemik dokusunu güçlendirmektedir ve osteoporoz tedavisinde çok yararlıdır.

Tarifi: Kaynatılmış kabuğu bir havanda ezin, günde 1 gr. kadar alın.
Not: Köy Yumurtası olacak


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

Bir önceki yazımız olan Antibiyotik kullanımının kısıtlanmasına bağlı olarak intensif hayvancılık başlıklı makalemizde Antibiyotik, bağlı ve HAYVANCILIK hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Trend Konular