Connect with us

Genel Konular

Mikotoksinler, Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Bir Tehdit

Published

on

Mikotoksinler, Su Ürünleri Yetiştiriciliği İçin Bir Tehdit

Son yıllarda bir trend var değiştirmek için protein kaynağı olarak balık unu tarafından protein kaynaklarından daha az pahalı bitki kökenlidir. Bu eğilimin bir sonucu olarak, su ürünleri yetiştiriciliği beslemeleri ile kontamine olma riski daha yüksek olan mikotoksinler. Bunu garanti etmek çok zordur yokluğu mikotoksinler su ürünleri yetiştiriciliğinde yemlerin bile yeterli önlemler alınmış gibi iyi bir tarama programları, yüksek kaliteli hammadde seçimi ve yem hammaddeleri ve iyi saklama koşulları. Aksine karasal hayvanlar nerede klinik belirtileri mycotoxicosis, bilinen, su ürünleri yetiştiriciliğinde onların çoğunda bu etkilerin ve subklinik tespit etmek zor. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar olmuştur vurgulayarak olumsuz etkileri, mikotoksin kontamine yemler çeşitli balık ve karides cinsi.



Büyüme azaltma biridir başlıca olumsuz etkiler nedeniyle rapor aflatoksin B1 kirlenme. Çeşitli çalışmalarda raporda düşen büyüme oranları kanal yayın balığı (10 ppm AFB1/kg; Jantrarotai & Lovell, 1990a) ve Nil tilapia (100 ppb AFB1 – Encarnacao ve ark., 2009). Ek etkileri yüksek aflatoksin düzeyleri arasında şiddetli hepatik nekroz, tilapya düzeyleri ile 100 ppm AFB1 (Tuan ve ark. 2002) ve bağışıklığın baskılanması ortak sazan (Sahoo ve ark. 2001). Buna ek olarak, ölüm oranları yüzde 17 bildirildi beslenen tilapia diyetler ile 0.2 ppm AFB1 (El-Benna ve ark., 1992). El-Sayed ve Halil (2009) de açıklanan uzun süreli beslenmesi Avrupa seabass düzeyi düşük AFB1 (0.0018 mg/Kg vücut ağırlığı) olan sadece ciddi sağlık sorunlarına maruz-balık, temsil eder, aynı zamanda yüksek bir risk aracılığıyla tüketicilere AFB1 balık artıkları kas. Bu sonuçlar doğrultusunda Han ve ark. (2009) gösterdi gibel ile beslenen sazan fazla 10 μg AFB1/kg diyet gösterdi birikimi AFB1 artıkları kas ve yumurtalıklar üstünde güvenlik sınırlaması Avrupa Birliği (2ppb).



Deniz karides, birçok çalışma göstermiştir ki AFB1 neden olabilir zayıf büyüme, sindirilebilirliği düşük serbest, fizyolojik bozuklukları ve histolojik değişiklikler başta olmak üzere hepatopancreatic doku (Burgos-Hernadez ve ark., 2005). Aynı yazara göre etkisi AFB1 toksisite karides için sonuçlar modifikasyonu ve sindirim süreçleri anormal gelişimine hepatopancreas, ile ilgili olabilir değişiklikler ve tripsin kollajenaz aktiviteleri olumsuz etkileri, mikotoksin diğer sindirim enzimleri üzerinde – örneğin. lipaz ve amylases.



Bir başka önemli grup mikotoksinler, ochratoxins. Manning ve ark. (2003a) bir azalma rapor vücut kilo kanal yayın balığı ile diyet beslenir 2 ppm Okratoksin için Bir iki hafta 8 hafta boyunca 1 ppm. İndirimli FCR aynı türe da görülmüştür kirlilik düzeyleri ile 4 ve 8 sayfaya kadar. Alabalık patolojik bulgularla ochratoxicosis dahil karaciğer nekrozu, solgun ve şişmiş böbrekler ve yüksek mortalite (Hendricks, 1994).



Fumonisin B1 (FB1) ana toksik olarak kabul edilir bileşen hem mısır kültür ve doğal olarak kontamine mısır. Balık, rolü fumonisins olarak toksik ajanlar belirsizliğini koruyor. Bir yandan, minimal yan etkileri bildirilmiştir kanal yayın balığı içeren diyet beslenir 313 ppm FB1 veya 5 hafta (Brown ve ark., 1994). Diğer taraftan, aynı balık türleri, diyet düzeyini FB1 20 ppm veya yukarıda daha düşük olduğu gösterilmiştir kilo alımı ve anlamlı bir azalma ve hematokrit kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin beslenen kişilerin daha düşük dozlar (Lumlertdacha ve ark. 1995). Uzun süreli maruz kalma etkileri FB1 bildirilmiştir sazan tarafından Pepeljnjak ve ark. (2002). Bu yazarlar gösterdi maruz 0.5-5.0 mg kg vücut ağırlığı başına öldürücü değildir genç sazan, üretebilir ama olumsuz fizyolojik etkileri böbrek ve karaciğer olmak önemli hedef organları için FB1 eylem. Diğer değişiklikler için sonraki fumonisin pozlama için bildirilmiştir sazan arasında dağınık lezyonların ekzokrin ve endokrin pankreas ve ınter-böbrek dokusu, büyük olasılıkla dolay iden iskemi ve/veya artmış endotel geçirgenliği (Petrinec ve ark., 2004).



Bir başka önemli grup mikotoksinler, trichothecenes, Bir türü (örn. T2 toksin) ve B türü (örn. deoxynivalenol, DON). Kanal yayın balığı ile diyet beslenir düzeyleri T2-toksin arasında değişen 0.625-5.0 ppm vardı büyüme oranı önemli ölçüde azalır ve artan ölüm yukarıda 2.5 ppm (Manning ve ark., 2003b). Ayrıca hastalıklara dayanım ve hayatta kanal yayın balığı ile meydan Edwardsiella ictaluri düşürülmüştür ne zaman balık ile beslenen kontamine olmuş yem (Manning ve ark., 2005b).



Deoxynivalenol düzeyleri 0.5, 1.0 ppm ve önemli ölçüde azaltılmış diyet büyüme hızı, vücut ağırlığı ve beyaz karides (Trigo-Stockli ve ark., 2000). Balık, Hooft ve ark. (2010) yaptıkları çalışmada bu ağırlık artışı, yem tüketimi ve yemden önemli ölçüde azaldığı alabalık düzeylerini artırma DON başlayan diyetler 0.5 ppm seviyelerinde. O da bildirildi önemli histopatolojik değişiklikler ile karaciğer ve bağırsak beslenmede artan düzeylerde DON. Başka bir çalışmada, Atlantik somon balığı ile diyet beslenir 3.7 mg/kg DON vardı 20% düşük, yem tüketimi, 18 artış% FCR ve% 31'lik bir azaltma spesifik büyüme oranı (Bebek ve ark., 2010).



Rağmen iyi bir tarama programları, yüksek kaliteli hammadde seçimi ve yem hammaddeleri ve iyi saklama koşulları çok zordur parmakla mikotoksinlerin su ürünleri yetiştiriciliğinde beslemeleri. Bu nedenle acil olarak uygun şekilde bulmak için sorun karşısında risklerin etkin yönetimi ile mikotoksinler tarafından kirliliklere.

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Genel Konular

Damla sakızı üreten çiftçiler kazanıyor

Published

on

Muğla’da, gıda ve kozmetik sanayi ile tıbbi ilaç yapımında kullanılan, kilosu 1100 liraya satılan damla sakızı için başlatılan bahçe çalışmaları sürüyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen ‘Itri- Tıbbi, Aromatik ve Boya Bitkilerinin Üretiminin Yaygınlaştırılıp Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü işbirliğinde ilde ilk kez sakız bahçeleri 2015-2016 yılında tesis edildi. Proje kapsamında 2016-2017 yılları arasında Ula İlçesi Esentepe Mahallesi’nde tesis edilen sakız bahçesine 62 ağaç dikildi. Marmaris İlçesi Bozburun Mahallesi’nde geçen yıl, bir üreticinin bahçesine de 50 sakız ağacı dikimi yapıldı.

Muğla İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Muhammet Sevinç, “Sakız bahçeleri her geçen yıl artarak büyüyor. 2016 yılında başlatılan yabani sakız ağaçlarının aşılanması çalışmalarında başarı elde edildi. Bu yıl da aşılama devam edecek. Sakız ağacından elde edilen damla sakızının birçok kullanım alanı var. Kimyasal bileşiminin yüzde 97’sini reçine asitleri ve mastikorezenler, yüzde 1-3’ünü ise uçucu yağlar oluşturur. Naturel olarak çiğnenen damla sakızı sindirimi kolaylaştırırken, nefes açıcı etkide de bulunur. Gıda sanayinde, tıbbi ilaç yapımında, kozmetik sanayinde, sanat eserlerinin korunmasında kullanılan çok özel bir cilanın hazırlanması gibi birçok alanda kullanımı vardır. Dikilen sakız ağaçlarından dört yıldan itibaren ürün alınsa da, kayda değer olarak 7 yıl sonra ürün veriyor. Ağaçların her birinden 15 yıl sonra 500-600 gram ürün alınacak ve dekardan 30-35 kilogram damla sakızı üretilerek yeni bir kazanç kapısı olacaktır” dedi.

Damla sakızının kilosu 1100 lira civarında satılıyor.

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel Konular

İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar

Published

on

İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar

İYİ BİR SEBZE BAHÇESİ NASIL OLMALI?
İyi bir sebze bahçesi için bazı ‘olmazsa olmaz’ kurallar vardır. Kompost yapımı için bir yer, bahçe malzemeleri için kapalı bir mekan, fideleme yapmak için küçük bir sera, bahçenin sınırlarını oluşturacağınız azot bağlayıcı ağaç ve ağaççıklar, çit bitkisi olarak kullanılacak mısır dikimi, aromatik otların, hem sebzelerin yanına hem bahçenin bazı noktalarına dikilmesi gibi yazılı olmayan kanunları vardır. Bu kanunlara çeşitli meyva ağaçları, arı kovanı ve sulama suyuna müdahale edeceğiniz bir su tankı, gübreleri yapacağınız kaplar gibi metaryellere eklemek mümkün…
Sera Yapımı
Sera yapımı denilince, profesyonel bir sera aklımıza gelmesin… Fideleme işlemini yapabileceğimiz, gerekirse, sezon başladığında, toplayıp bir kenara koyabileceğimiz, gerekerse de içinde üretim yapabileceğimiz ‘örtü altı’ denilen basit seradan bahsediyorum. Bu serayı yapmak için, galviniz veya plastik borular ve sera naylonu kullanabilirsiniz. Genelde, basit olduğu için ters ‘U’ şeklinde yapılan seralar, boruların U şekline getirilmesi ve sera naylonunu bunun üzerine sabitleme şeklinde tamamlanır. Seranın kenarlarına açılacak 50 cm derinliğindeki çukura, seranın üzerindeki naylonu koyduktan sonra üzerine toprak atarsanız, en sonunda bunların üzerine kum torbaları koyarsanız, rüzgarın etkilerinden korumuş olursunuz.
Seranın yüksekliği, size kalmış… İsterseniz 2,5 metre yüksekliğinde yaparsınız, ister eğilerek gireceğiniz bir yükseklikte yaparsınız. İsterseniz de, ‘Yükseltilmiş Sebze Adası’ yaptıysanız, bu adanın yanına sabitlediğiniz boruların üzerine naylon geçirerek yaparsınız.
Kullanacağınız naylon ‘sera naylonu’ da olabilir, herhangi bir nalburdan alacağınız basit naylonda olabilir. Ancak, sezon boyunca üretime devam etmeyi de düşünüyorsanız, normal naylon güneş ışınlarından etkilenir ve kum gbi dağılır. Bu nedenle, tercihinizi hangi yönde kullanacaksanız ona göre naylon satın alın. Sera naylonlarında ’24 ay-36 ay’ gibi kavramlar vardır. Bunlar Antalya güneşinde, bozulmadan durucağı zamanı belirtir. Ancak, Antalya gibi yoğun güneş almayan yerlerde bu süre 4-5 seneye kadar uzar. Bozulmalar başladığı, yırtılmalar oluşmaya başladığı zaman, bunu çıkartmadan yenisini üzerine koyabilirsiniz.
Kompost Yapımı İçin Yer Yapın
Kompost yapımı, hobicinin temel ihtiyacı olması gerekir. Bunun için, bir yer belirlemesi ve bu alanı ona göre tanzim etmesi gerekir. Her türlü şekilde kompost yapacağınız gibi, profesyonel şekilde ahşaptan yapılmış, sabit kompost çukurları da oluşturabilirsiniz. Kompostun içine koyacağınız metaryelleri de biriktireceğiniz şekilde bir alan oluşturmak, size büyük rahatlık sağlar. Bununla birlikte, açık alanda kompost yığınları yapabilir ya da toprak içine gömeceğiniz düzenekler oluşturabilirsiniz. Hangisi sizin bahçeniz için elverişliyse ona göre bir tercih yapın… Ama mutlaka kompost için bir yer ayırmayı unutmayın…
Azot Bağlayıcı Ağaçlar
Akasya, Keçiboynuzu gibi ‘bandıçlı ağaçlar’ toprağa azot takviyesi yapar. Bunlara bahçemizde yer verebilirsek iyi olur. Ayrıca, çit olarak kullanılacak ağaççıkların oluşturduğu doğal çit ‘fare ve sıçanlardan korunmak için’ oluşturulacak bir bariyer görevi görüyor.
Fare ve sıçanlardan kurtulmak için kullanılan yemler, doğal dengenin zayıflamasına sebep oluyor. Fare veya sıçan galerilerinin içine toksik gazların gönderilmesi ya da kimyasal ilaçlara bandırılmış yemler, hem kısa vadeli etkiye sahiplerdir hem de pahalı ve tehlikelidir. Sıçan tuzakları kurmak zahmetli ve en zararsız yöntemdir. Ağaç ve de çit vazifesini gören bitkilerin çit olarak meyva bahçelerinin etrafına yerleştirmek, fare ve sıçanların doğal düşmanları olan baykuş ve yırtıcı kuşların barınmalarını sağlar. Özellikle tesviye çitlerinin kaldırılması, yoğun tarımın genelleşmesi, “zararlı” faunanın yok edilmesi (tilki, gelincik, sansar…) ve kemirgenlere karşı kimyasal kullanımı doğal dengenin zayıflamasına sebep oluyor.
Mısırı, Çit Bitkisi Yapın
Mısır, (özellikle yerli mısır) havada dolaşan polenleri toplama özelliği vardır. Yeriniz müsaitse, çaprazlamasına üç sıra, sık dikim yaptığınız mısırdan çit oluşturabilirsiniz. Bu çit size bir çok konuda yardımcı olurken, özellikle dış döllenmeye açık bitkilerden tohum alma konusunda kolaylıklar sağlayacaktır.
Mısırın koçan püskülü üzerinde bulunan yüzlerce çıkıntı, etrafta dolaşan polen tozlarını toplar. Bunun zamanlamasını iyi ayarlayarak ‘yani mısırların koçan püskülü açması, polen merkezi olan tepe püskülünün kesilmesi ve yabancı döllenmeye açık (başta kabakgiller) olan sebzelerin döllenme zamanlarını iyi ayarlayarak, kendileme yaptığınız kabakgillerden, çok verimli ve sıkıntı olmayacak şekilde tohum alabilirsiniz. Zor bir yöntemdir, ama başarılırsa, bütün yabancı dölleyici polenlerle döllenen bitkiler için çok etkin bir yöntemdir. 
Ama bir tek mısır tepe püskülünde, 4 hektarlık bir alandaki mısırların hepsini dölleyecek kadar polen vardır. Bu nedenle dikkatli olmak, zamanlamayı iyi ayarlamak gerekir.
Aromatik Otların Dikilmesi konusunda Cimri olmayın
Aromatik otlar diye tabir ettiğimiz; Nane, Fesleğen, Lavanta, Kına (Henna), Kekik, Biberiye, Adaçayı vb gibi otların dikilmesi konusunda titiz davranın… Bazı otların, bazı sebzelerle yanyana dikilmesinin yanında, bahçeye zararlı bariyeri oluşturması için yoğun dikimler yapın… Bahçenizde en az 4 veya 6 noktaya bu aromatik otları dikerek oluşturacağınız bariyer, zararlıların bahçenizden uzak durması için neden oluşturacak. Ancak nane ve maydonozu yanyana ekmeyin, çünkü ürettikleri kimyasallar birbirini etkiler. Aromatik otaların dışında Fesleğen, Arı Balsam, Arıotu, Kadife Çiceği (Fransız Marigold), Hodan, petunya, latin çiçeği gibi hoş görüntü veren ve bununla birlikte sebze üretiminde büyük yardımları dokunan çiçekleri, hem sebze fidelerinin yanlarına hem de bahçenin farklı noktalarına dikmeyi ihmal etmeyin…
Arı Kovanı Mutlaka Bulundurun
Küçükte olsa, bir sebze bahçesinde arı kovanı mutlaka olmalıdır. Tek arı kovanı dahi olsa, bir çok sebzenin birinci dölleyicisi olan balarıları, döllenme konusunda büyük işler başaracaktır. Arılar, verim konusunda sizin en büyük yardımcılarınızdır. Ayrıca dikeceğiniz; Akasya, Arı Balsam, Arıotu, Hodan ve çiçek açan bitkilerden de nektar toplayacak olan arılar, sonbaharda size ‘çiçek balı’ verme konusunda oldukça cömert olacaktır. Bir taşla iki kuş vurmak buna denir!
Sebze Üretiminde Monokültürden Kaçının
Genelde hobiciler, sebzeleri tek sıra halinde dikmekten hoşlanır. Bakımları böylece kolay olduğunu düşünen hobiciler, hastalık etkenlerinin bu şekilde yayıldığının farkına varamazlar. Bu nedenlerden dolayı, karışık ekim sistemini benimsemeniz ve yardımcı bitkileri sebzelere takviye yapması için, onlara yakın dikmeyi ihmal etmemeniz gerekir. Tabi burada, yanyana dikilmesi doğru olmayan sebzeler konusuna dikkat etmek gerekir. Sulama ve gübre ihtiyacı farklı olan sebzelerin yanyana gelmemesine dikkat edin… Örnek vermek gerekirse, hıyar ve domates sulama konusunda farkılık gösterir.
Bir çok çiçek ve sebze, yanına dikildiği başka sebzenin ‘verim ve aromasını’ etkiler. Mesela, fesleğen domatesin, domates havucun lezzetini artırırken, havuç domatesin toprağını yumuşatır. Yenilebilen fesleğen de biberin verimini ve aromasını artırır. Bunları birlikte dikerek, ayrıca toprak içerisinde birbirine destek olmalarını sağlarken, hastalık ve zararlıları uzaklaştırması açısından da önemlidir.
**** 
Bu konuda çok fazla detaylara girmedim. Daha sonraki yazılarda bu detayları açma şansımız olabilir.
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Genel

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

Published

on

Tohum ve fidelerde erken dikim sakıncaları

TOHUM VE FİDELERİN ERKEN DİKİLMESİNİN SAKINCALARI
Tohum ekimlerinin yaklaştığı şu günlerde, özellikle sosyal medyada, bazı hobicilerin, yaz sebzelerininin tohum ekimlerini gerçekleştirdiğini hatta bazı fidelerin şaşırtma noktasına geldiğini görüyoruz. Her ne kadar ‘erken olduklarına’ dair yorumlar yapsak da, acele eden diğer hobicilerin de gördüğü fotoğraflar karşısında bir an önce ekim işlemlerine girme eğiliminde olduğu gözleniyor.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir. Sanal ortamda gezinen bazı ‘tohum ekim/fide dikim’ tabloları, ağırlıklı olarak profesyonel üreticiler içindir. Bu tablolardaki tarihlerin Türkiye genelini ifade etmesi mümkün değildir. Şöyle ki; bırakın Türkiye genelini, sadece Trakya’da bile aynı gün içinde, 3 ayrı bölgede, 3 ayrı iklim hakimdir. İstanbul’un Anadolu yakası ve Avrupa yakasında bile bazı noktalar için 5 güne yakın farklılık gösterir. Hele lokal olarak oluşan mikroiklimleri hesaba vurmanın imkanı yoktur. Don oluğu oluşturmuş bir tarla ile, bunun belki 50 metre sonrasındaki bahçede, fide dikim tarihleri farklılık gösterir.
Şimdi bu bilgiler ışığında nasıl bir yol izleyeceğiz? Fidelerimizi erken diksek ne olur? Erken erken dikersek, erken ürün alabilir miyiz? Veya erken diktiğimiz için bir kökten aldığımız verimi çoğaltabilir miyiz? soruları gündeme geliyor. Sırasıyla cevap vermek gerekirse;
-Ek bir tedbir almıyorsanız-
Genel olarak yaz sebzelerinin toprakla buluşturulması, bölgedeki son donlardan 2-3 hafta sonrasına ayarlamak en güzelidir. Hobiciler açısından bakacak olursak ta; Türkiye için genel tarih hıdırellezi takip eden haftada olması gerekir. Bu tarih, toprağın sebze yetirmek için gerekli olan derinliğindeki sıcaklığın 9-10 dereceyi bulacağı tarihtir. Ayrıca bu tarih, eski anadolu köylülerinin kullandığı ‘Rumi Takvimi’nin ‘kış ayları’nın bitiş tarihidir. Yani 5 Mayıs’ta kış ayları biter ve 6 Mayıs’tan sonra ‘yaz ayları’ başlar. Bu nedenle, hıdırellez haftası fideleri toprağa dikebilmek için, bundan 2 ay öncesi olan, 5 Mart’ta, tohumları ekmelisiniz. Bu tarih, domates, biber ve patlıcan için önemli bir tarihtir. Diğer sebzeler için öncesi ve sonrası konusunda tek tek ele almak gerekir. Ama hepsi için erken davranmanın bir nedeni yok, hatta sakıncaları var.
Fideleri erken dikersek ne olur? Sorusuna cevap olarak; genelde biber, patlıcan ve domates, soğuk toprakta sıkıntı çıkartır, zayıf gelişim gösterir, sağlıklı bir fide olsa bile zaman içinde hastalıklara yatkın bir hale gelir, toprakaltı sıcaklığı düşük olduğu için kök gelişmesinde sorunlar oluşur. Bu durumlarda, gövdede gelişme gerilemesine, ürüne yatmada sorunlar çıkartır. Mesela 15 Nisan’da diktiğiniz bir patlıcan fidesi, 7 Mayıs’ta dikeceğiniz fideden, ilerleyen tarihte daha az gelişme gösterir ve yaz yorgunluğuna daha erken yatabilir. Öte yandan, yine patlıcan için konuşmak gerekirse, soğuk toprakla buluşan patlıcan, önce yaprak silkmesiyle kendini yenilemeye, sonrasında, hava sıcaklığıyla birlikte gelişmeye yönelik yeni bir dönem oluşturur. Bir çok hobici de, bu yaprak dökmeleri ‘patlıcan soldu, tutmadı’ diyerek, fideyi yeniden dikme eğilimi gösterir.
Bu nedenle ‘Erken dikersek erken ürün alabilir miyiz’ sorusuna ‘hayır’ diye cevap verebiliriz. Çünkü, erken diktiğimiz zaman belki erken bir çiçeklenme söz konusu olabilir ama, meyveye yatma konusunda, zamanın aşılmasına neden olacaktır. Belki biber çok büyük bir sorun çıkartmıyor gibi görünse de, hastalıklara karşı direnci azalacak, körpe biberlerde lezzet oluşması engelendiği gibi, kart biberler de odunsu bir özellik kazanmasına neden olacaktır.
Sağlıklı bir fide oluşturmada alınacak öncü tedbirlerin yanına, bir de dikimle ilgili tedbirlerin gündeme gelmesine neden olacak, sağlıklı olan fidemiz, süreç içinde zayıf bir fide haline gelecektir.
Ancak ek tedbirler alınabilir.
Tabi bu ne kadar gerekli tartışılabilir.
Mesela, toprağın sıcaklığını arttırmak için, oluşturduğunuz dikim tavası, masura veya yükseltilmiş sebze yataklarının üzerine, şaşırtma yaptığınız tarihte siyah bir naylon germek, toprak ısısının yükselmesine, mikroorganizma yoğunluğunun artmasına ve hareketlenmesine neden olacaktır. Bununla birlikte, yapılabilirse, siyah poşetlerin üzerine açacağınız deliklere fideleri dikebilir, U şeklinde toprağa soktuğunuz 6’lık inşaat demirleri üzerine naylon gererek ‘örtüaltı’ yapabilirsiniz. Ancak bu örtü altı sisteminin, özellikle sabah 10’da bir süre açılması ve mesela 10 dakika sonra tekrar örtülmesi gerekir. Bu şekilde içeride oluşan oksijen fazlalığı, karbondioksitle dengelenebilir.
Bu sistem size , erken bir dikim için fayda sağlayacaktır. Ama yine de tavsiyem, 6 Mayıs’tan önce soğuk toprağa fidelerinizi dikmeyin!
(Not: Yukarıda bilgiler, sadece açıkta toprağa dikilen sebze fideleri içindir. Kapalı bir balkon veya örtülatı için farklı bir durum söz konusudur.)
Murat ÖZYILDIRIM

Bir önceki yazımız olan Balkon (saksı) bahçeciliği başlıklı makalemizde bahçeciliği, Balkon ve Saksı hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Trend Konular