Connect with us

Bitki Sağlığı

Sulamada Beklenen Başarı ve Sulama Yöntemi

Published

on

Sulamada Beklenen Başarı ve Sulama Yöntemi
Sulama, bitkilerin normal gelişimleri için ihtiyaç duydukları ancak doğal yağışlarla karşılanmayan suyun, toprağa uygun yöntemlerle, uygun zamanda verilmesidir. Sulamadan beklenen başarı, şartlara en uygun sulama yönteminin seçilmesi, bu yöntemin gerektirdiği sulama siteminin planlanması, projelendirilmesi, kurulması ve işletilmesine bağlıdır. Sulama yöntemleri suyun iletilmesi ve uygulama özelliklerine göre iki gruba ayrılır. Bunlar yüzey sulama ve basınçlı sulama yöntemleridir.

Birinci yöntem olan yüzey sulama yöntemi içinde suyun uygulanış şekline göre; salma, göllendirme, uzun tava ve karık gibi değişik yüzey sulama yöntemleri vardır. Tarla başına kadar genellikle açık kanallarla getirilen su, karık sulama yönteminde sifonlarla veya orifislerle karıklara verilir. Her yıl karıklar yeniden açılır. Akış için çok küçük eğimler istenir.

Tava sulama yönteminde su, kenarları seddelerle yükseltilmiş tavalara yönlendirme yapılarak verilir. Uzun tava yöntemi kullanımı ki bu yöntem tava yöntemine benzer, ancak tavaların enleri daha kısa ve boyları daha uzun, tava sonları da açıktır. Uzun tava yönteminde belli bir akış eğimi istenir.

Salma sulama yönteminde tarla başı kanalından saptırılan su, toprak yüzeyini kaplayacak şekilde tarla üzerinde rastgele yayılmaya bırakılır.

İkinci yöntem olan basınçlı sulama yöntemlerinde su, cazibe etkisiyle ya da ilave bir enerjiyle kapalı boru sistemleri kullanılarak toprağa verilir. Yağmurlama sulama yönteminde su, toprak yüzeyine belirli bir basınç altında ve ince damlacıklar biçiminde püskürtme yapan, belli aralıklarla lateraller üzerine yerleştirilmiş olan yağmurlama başlıkları ile verilir.

Damla sulama yönteminde bitki gelişimi için gerekli olan sulama suyu, kapalı bir boru sistemiyle taşınarak, lateral boru üzerine veya içine özel olarak yerleştirilmiş ve damlatıcı olarak tanımlanan özel yapıdaki araçlarla, bitki kök bölgesi çevresine damlalar şeklinde uygulanır.

Sulama yönteminin seçimi su kaynağının konumuna, sulama suyunun debisine, kalitesine ve ekonomisine, toprak yapısına, taban suyu durumuna, arazinin tuzluluk ve direnaj şartlarıyla, taşlılığına, eğim derecesiyle, erozyon tehlikesinin bulunup bulunmamasına, rüzgar, sıcaklık ve don tehlikesi gibi iklim özelliklerine, bitkilerin cinsi ve çiftçilerin sosyokültürel düzeylerine bağlı olarak yapılmalıdır.

Suyu araziye getirmek için pompalardan faydalanılıyorsa, basınçlı sulama yöntemlerinden olan yağmurlama ve damla sulama yöntemleri tercih edilmelidir. Suyun getirilmesi aşamasında uygun bir pompa seçimiyle, basınçlı sulama yöntemlerinden biri kullanılabilir. Aynı şekilde su kaynağı arazi seviyesinin yeterince üzerinde ve çalışma basıncı karşılanıyorsa, basınçlı sistemler tercih edilmelidir.

Eğer su nehir ya da göletten saptırma yoluyla elde ediliyorsa, yüzey sulama yöntemlerinin kullanılması uygundur. Su eğer kum, çakıl ya da yosun gibi yabancı maddeler taşıyorsa basınçlı sistemlerde borular ve memeler tıkanacağı için kullanılmamalı ya da sisteme iyi bir filtrasyon ünitesi ilave edilerek kullanılmalıdır. Ayrıca su içerdiği tuz düzeyi için analiz ettirilmelidir. Eğer kabul edilebilir sınırlarda tuz içermiyorsa, damla sulama ya da iyi işleyen bir toprak altı drenaj sistemi ile yüzey sulama yöntemleri tercih edilmelidir.

Ağır topraklarda su, yüzeyde uzun süre kaldığından yüzey sulama yapılır. Kumlu topraklarda ise tercih edilecek sulama yöntemi, basınçlı sulama yöntemleri olmalıdır. Çünkü bu topraklarda su kolayca derine sızabilir. Bu nedenle su, az miktarlarda ve sık aralıklarla verilmelidir. Toprak verimliliği az ve arazi tesviyesi gerektirmeyen basınçlı sulama yöntemleri tercih edilmelidir.

Eğer sulama yapılan arazide taban su seviyesi yüksekse, sulama suyu taban suyunu arttırmayacak şekilde kontrollü olarak verilmelidir. Taban suyunun bitkinin kök bölgesine kadar yükselmesi halinde, kökler gelişmeleri için topraktan almaları gereken oksijeni alamayacaktır. Basınçlı sulama yöntemleri bu özelliklerdeki arazilerde başarıyla uygulanabilir.

Sulama suyunun tuz içeriği kadar topraklarda bulunan tuz içeriği de önemlidir. Gerek sulama suyu gerekse toprak, kabul edilebilir miktarların üzerinde tuz içeriyorsa, sulama sitemiyle birlikte biriken tuzların uzaklaştırılabilmesi için drenaj sistemleri tesis edilmelidir. Böyle bir drenaj sistemine sahip arazilerde, göllendirme yapmak suretiyle fazla su uygulayarak toprağın tuzu giderilebilir. Bu tesisin olmadığı koşullarda ancak damla sulama yöntemleri başarılı sonuçlar verecektir.

Arazi taşlı ise, bu tip arazilerde tesviye masrafları artacağından, tesviye yapmak ekonomik olmayabilir. Bu nedenle tesviye gerektirmeyen basınçlı sulama yöntemleri böyle arazilerde tercih edilmelidir. Arazide çok meyil varsa ya da dalgalı bir yapı gösteriyorsa, yüzey sulama yöntemleri meyilli arazilerde erozyon sorunu yaratacak, dalgalı arazilerde ise suyun eşit bir şekilde araziye verilmesi mümkün olmayacaktır. Dalgalı arazilerde ek masraf getiren tesviye yapıldıktan sonra yüzey sulama kullanılabilir. Bunun yerine tesviye gerektirmeyen basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması daha doğru olur.

Özellikle meyilli arazilerde kullanılan yağmurlama sistemlerinde yüksek sulama basıncı uygulanıp, damla hacmi küçültülerek erozyona yol açılmamış olur. Az meyilli arazilerde yüzey sulama yöntemleri kanalların meyile paralel olarak açılmasıyla kullanılabilir.

Yetiştiricilik yapılan bölgede rüzgar hızı yüksek ve hep aynı yönde esiyorsa, hava sıcaklığı yüksek ve bağıl nem düşükse, basınçlı sulama yöntemlerinden yağmurlama yerine damla sulama yöntemi seçilerek su en tasarruflu şekilde kullanılmış olur. Yağmurlama yöntemi, ilkbahar geç donlarının sıkça olduğu veya yağışların yeterli düştüğü ancak yine de belirli dönemlerde sulama yapılması gereken yerlerde tercih edilen sulama yöntemi olmalıdır.

Sıraya ekilen pamuk ya da ayçiçeği gibi bitkilerde yüzey sulama yöntemlerinden karık sulama yöntemi başarıyla uygulanabilir. Mısır, ayçiçeği gibi uzun bitkilerin sulanmasında ya da epidemik hastalıkların sık görüldüğü alanlarda yağmurlama sulama yöntemi önerilmez. Bitkiler tahıllarda olduğu gibi sık ya da serpme ekiliyorsa, tava sulama yöntemleri göllendirme yapılarak sulanmalıdır.

Damla sulama yöntemi sera bitkilerinde çok kontrollü sulamaya imkan sağladığı için başarıyla uygulanabilir. Özellikle domates gibi bazı bitkilerin meyve bağlama döneminde suyun çiçekle teması olumsuz etki yaratacağından, yağmurlama yöntemi tercih edilmemelidir. Kökleri derine giden bitkilerde, suyu derine sızdıran yüzey sulama yöntemleri daha başarılı sonuçlar verir.

Basınçlı sulama yöntemleri tesviye, teraslama ya da direnaj tesisi gerektiren arazilerde yüzey sulama yöntemlerine göre daha az ilk yatarım masrafı gerektirir. Ancak tesviye ve teraslama gibi masrafların gerekmediği durumlarda basınçlı sulama sistemlerinin ilk tesis masrafları daha yüksektir. Tesis masrafları yanında devamlı işletme ve bakım masrafları da göz önünde bulundurulmalıdır. İşçiliğin ucuz, enerji masraflarının yüksek olduğu yerlerde bu tür masraflar yüzey sulama yöntemlerinde daha az olur. Ancak arazinin çok değerli olduğu ve entansif tarım yapılan işletmelerde arazinin bir kısmı sulama kanallarınca işgal edileceği için tamamı kullanılamayacağından, yüzey sulama yöntemleri ekonomik olmaz.

Sulama yönteminin seçilmesinden sonra dikkat edilmesi gereken noktalardan biride, çok sulamayla çok verim alınacak şeklinde bir yanılgıya düşülmemesidir. Gereğinden fazla verilen su, hem beklenen verimden daha az bir verim alınmasına yol açacak, hem de işletme masraflarını arttıracağı gibi erozyon, çoraklaşma ve çevre kirlenmesi gibi sorunları beraberinde getirecektir. Kuru tarımdan sulu tarıma geçişte, tarım yöntemi yeni koşullara göre değiştirilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Bitki Sağlığı

Nane..

Published

on

Mis gibi nane kokan tarlalarımız Gaziantep'in Nizip ilçesinde bulunuyor. İlk kez ekimi yapılan tarlalarda sonbahar ve ilkbahar aylarını tercih ediyoruz.. Damla sulama yöntemi ile fidelerin gerektiği kadar sulandığından emin oluyoruz. Sık sık toprak analizleri yapıp, toprağa sadece ihtiyacı olduğu kadar gübre veriyoruz. Böylelikle daha uzun yıllar tarlalarımızın verimli ve sağlıklı kalmasını sağlıyoruz. Nane fidelerimiz bu şekilde 5-6 yıl boyunca verimli kalmaya devam ediyor. Tohum ekiminden 2-2.5 ay sonra nanelerimizi toplamaya başlıyoruz. Nanelerimizi büyük fırınlarda kurutup, çorbalarımıza koyuyoruz. Çorbalarımızdaki mis gibi kokan nanenin hikayesi işte böyle.


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Bitki Sağlığı

Çorbalarımıza muhteşem bir rahiya veren fesleğenler

Published

on

Çorbalarımıza muhteşem bir rahiya veren fesleğenler

Çorbalarımıza muhteşem bir rahiya veren fesleğenlerimizi İzmir'nin Ödemiş bölgesindeki çiftçilerimizle yetiştiriyoruz. Havalar soğumadan evvel, Eylül-Ekim aylarında ekimini tamamlıyoruz.. Fesleğen fidesi dikiminden önce çiftçilerimiz, verimli bir yıl geçirmek için tarlaları iyice yabancı otlardan arındırıyor. Damla sulama yöntemi ile fidelere sadece ihtiyaçları kadar su veriyoruz. Yıl içinde sık sık toprak analizi yapıp, gübre miktarımızı belirliyoruz. Gözümüz gibi baktığımız fesleğenlerimizden, mevsim şartlarına göre 2-3 kere ürün alabiliyoruz, daha sonra bu ürünlerimizi kurutup çorbalarımıza katıyoruz.


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

 

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Bitki Sağlığı

Mis gibi kokusuyla çorbalarımıza lezzet katan kekiklerimiz

Published

on

Mis gibi kokusuyla çorbalarımıza lezzet katan kekiklerimiz

Mis gibi kokusuyla çorbalarımıza lezzet katan kekiklerimiz, Denizli'nin Uzunpınar, Akçapınar, Aydoğdu, Gözler, Turlubey, Eziler, Eymir ve Alacaoğlu köylerinde yetiştiriliyor. Yağmur sularından olabildiğince yararlanabilmek için, havaların ısınmaya başladığı Şubat-Mart aylarında çiftçilerimiz ile birlikte önce fide ekimine başlıyoruz. Damla sulama yardımıyla gerektiği kadar sulama yaptığımızdan her zaman emin oluyoruz. Hasat zamanı geldiğinde çiftçilerimiz kekik bitkisinin dallarını özenle keserek topluyorlar.. Böylelikle her bitki yılda 2-3 defa kekik verebilir hale geliyor. Biz de çorbalarımızda bol bol kullanıyor, lezzetlerine lezzet katıyoruz.


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

Bir önceki yazımız olan Ahudu ve Böğürtlende Geri Ölüm başlıklı makalemizde Ahudu, Böğürtlende ve Geri hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Trend Konular