Connect with us

KÜMES HAYVANCILIĞI

Tavuk yetiştiriciliği ve yumurta verimliliği

Published

on

Tavuk yetiştiriciliği ve yumurta verimliliği

 Tavuk zoolojik olarak gallus cinsi kuşlar (aves) sınıfı Phasiandiae (sülüngiller) familyası ve gallus domestius türüne aittir.
 Dünyada yaklaşık 600 bin hayvan türünden 10 bin kadarı kuşlar sınıfına aittir. Tavuklar muhtemelen enfazla evcil hayvan gurubunu teşkil eder. Tarihi bilgilere göre bugünkü evcil tavuğun atasını güney-doğu asyadan orjinlendiği zannedilmektedir. Güneydoğu Asya ormanlarında yaşayan 4 yabani formun bugünkü tavuk ırklarının kökenini oluşturduğu bilinmektedir. Bunlar
 1- gallus gallus veya gallus bankiva (kırmızı orman tavuğu)
 2- gallus lafayetti (Seylan orman tavuğu)
 3- gallus sonerati (gri orman tavuğu)
 4- gallus various  (siyah veya yeşil orman tavuğu)

 Çiftlik hayvanlarında olduğu gibi tavuklar içinde verim yönlerine göre sınıflandırma yapılmaktadır.
 1- yumurta ırkları
 2- et ırkları
 3- yumurta verim yönlü kombine ırklar
 4- süs ırkları


 Benim ilgilendiğim ve üretimini yaptığım süs tavukları olduğu için sizle bazı bilgi ve tecrübelerimi paylaşmak istedim.
 Süs tavukları beslediğim hayvanlar içerisinde çok ayrı bir önemi vardır süs tavukları merakı çocukluğumda bir iki cins ile başlayıp bu günlere kadar gelmiştir. Süs tavuğu merakı   başlangıçta az sayıdaki tavuklarla başlamış zamanla yurdumuzdan ve dünyadan çeşitli tavuk türlerinin eklenmesi ile bugün Türkiye'nin en fazla çeşit i olan koleksiyonu haline gelmiştir bu hayvanları temin etmek zaman içinde kimi zaman yumurta ile kimi zamanda canlı hayvan alımıyla gerçekleşmiştir.
 Yurtdışındaki hayvan fuarlarında ilk önce süs tavuklarına bakıp ondan sonra başka hayvanlarla ilgilenmemde acaba yeni bizde olmayan ırklardan görüp  alabilir miyim telaşındandır.
 Yıllardan beri Türkiye de olmayan süs tavuklarını getirip belli süre sonra onları üretip hayvan severlerle paylaşmışımdır.  Hayvan severlerin İlk başlarda ismini bile bilmeden( kağıda yazarak )beğenip aldığı hayvanların şimdi ise isimlerini özelliklerini öğrenip üretmeleri , bilinçlenmeleri ve bu merakın yurdumuzda da hızla artması beni memnun etmektedir.  Süs tavukları adından da anlaşılacağı gibi görünüşü ,ötüşü, güzelliği … için beslenir süs tavuklarının içinde bazı ırklar geçmişte yumurta ve et yönlü olarak kullanılsa bile bugün için bir sergi hayvanı olarak yerlerini almışlardır. Süs tavukları diye   adlandırdığımız bu tavukları vücut yapısına göre 3 grupta toplayabiliriz.
 1-Ağır ırklar (Brahma,dev cochin,orpinton vb.)
 2-Orta ağır ırklar (fizan,lakenvelders,Hamburg vb)
 3-Hafif  ırklar (cüce cochin,zibrit.çabo vb.)

 Dünyada tavuk sergilerinde mevcut ırk ve varyeteler arasında rekabet olduğu yıllarda yeni ırk karakteristiklerini devam ettirmek,ıslah etmek için çalışmalar yapılmış  çalışmalar sırasında hangi karakterin ele alınacağı konusunda karar vermek için bir standarda ihtiyaç duyulmuştur. Bu saf ırk ve varyeteleri devam ettirmek için Amerika ve avrupada çeşitli birlikler kurulmuştur. Buna göre her cinsin standart ı belirlenmiştir. Örnek: Brahma tavuğunu ele alırsak ibiği gül ibik bacakları paçalı ağırlığı 5.4-4.3- kg arası ve hangi renklerde olacağı belirlenmiştir. Bazı cinslerde Avrupa ve Amerika da kabul edilen standartların aynı olmadığı görülmüştür.
 HANGİ CİNS SÜS TAVUĞU 
 Eskiden ülkemizde süs tavuğu denince akla sadece cin.ispenç,veya fizan gelirdi bugün ise bir çok cins ve ırk ülkemizde bulunmaktadır.
 Süs tavuklarının seçimi kişiden kişiye ve zevke göre değişir bu tavukların kolay bakımı ve üremesi değişik görünüşleri ve özellikleriyle hayvan severlerin ilgisini çekmektedir.
 Çiftliğimize gelen hayvan severlerden kimileri minyatür cinslere ilgi duyarlar kimilerine göre iri cinsler daha güzeldir  bazıları tepeli bazılarıda paçalıları beğenir bu geniş beğeni alanı beni Türkiye'nin en geniş süs tavuğu koleksiyonunu oluşturmama sebeb olmuştur. Evinizde  bahçenizde veya çiftliğinizde besleyeceğiniz süs tavukları için önce kümesleriniz uygun olmalıdır  eğer  yeterli yeriniz varsa  cinsleri hatta renkleri ayrı ayrı  kümeslerde besleyerek hem cinslerin karışmasını önler  hem de ırk özelliklerini taşıyan   civcivler elde edebilirsiniz.
 Bunun dışında eğer yeriniz kısıtlı ise karma kümesler veya kafesler oluşturabilirsiniz burada dikkat edilecek nokta iri cinslerle (Brahma,dev cochin,orpinton vb.) minyatür cinsleri (cüce cochin,çabo, zibrit vb.) bir arada tutmamanız gerekir iri cinsler ufak tavuklara çiftleşmede veya kümeste zarar verebilirler .
 Karma kümeslerde çeşitli cinsler bir arada olduğu için birbiriyle çiftleşirler bunun için alınacak yavrular ırk özelliklerini taşımazlar ama benim birçok tanıdığım benim için saf yavru almak önemli değil hepsi bir arada görüntüsü daha güzel diyebiliyor.
  Birlikte besleyeceğiniz hayvanları civciv veya piliç iken  bir arada tutarsanız birbirine alışması kolay olur ve horozların kavga etmesini önlemiş olursunuz.  Ama ben size her  cins süs tavuğunu ayrı ayrı kafes veya kümeslerde  besleyip saf cinsleri korumanızı tavsiye ederim.

 TAVUK BARINAKLARI
 Tavuk barınakları besleyeceğiniz cinse ve  kümes için ayırdığınız yere göre değişir  örnek : uzunluk 1.5 mt – genişlik 1 mt – yüksekliği 80 cm olan bir kafeste  5 adet zibrit veya çabo besleyebilirsiniz ama aynı kafeste 3 adetten  fazla Brahma veya dev cochin besleyemezsiniz çünkü iri hayvanlar daha çok yer ihtiyacı duyarlar
Kafeslerin dışında toprak veya beton tabanlı kümesler bahçeli ve bahçesiz olarak koyacağınız hayvan miktarına göre çeşitli ölçülerde yapabilirsiniz.
 1- Kümes zemininde toprak,tahta,beton,curuf veya bu materyallerin çeşitli cinsleri kullanıldığını görmek mümkündür hangi materyal seçilirse seçilsin sonuçta zeminin bazı özellikleri taşıması gerekir zemin rutubet geçirmez çatlakları olmayan ,farelerin giremeyeceği kolay temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir su tutmayan özellikte olmalıdır.
 Bir çok zemin materyalinin avantaj ve dezavantajları  dikkatte alındığında en tatmin edici ve en yaygın olanı beton zemindir beton zeminli kümesler sağlıklıdır kolay temizlenebilir fare geçirmez niteliktedir. Beton zeminin üzerine uygun şekilde yataklık serilmesi halinde zemin hem kuru kalması ve soğuk olmaması bakımından avantajlıdır.
 Beton zeminin üzerine kaba talaş,sap saman veya pirinç kabuğu (kavus) serebilirsiniz bunların kümese serilme kalınlıkları kışın 8 cm  yazın 5 cm olmalıdır.  Bu altlıklar kümesteki hayvanların yoğunluğuna göre her ay değiştirilmelidir.
 2- Kümeslerin duvar ve tavan yapıları  ısıyı ve soğuğu geçirmeyecek  şekilde yapılmalıdır kümeslerin üç tarafı kapalı ön yüzü açık ise ön yüzünü kümes teli ile kaplayabilirsiniz tellerin göz aralığı 1*1 veya 2*2 olması kümeslerin içine fare ve kuşların girmesini engeller kümes içindeki serçe ve farelerin hem dışarıdan hastalık getirme riskleri vardır hem de hayvanların yemlerini yiyerek  yem tüketimini arttırırlar.
Eğer kümesiniz kapalı bölüm ve önü bahçeli ise hayvanların kalacağı kümes yukarıdaki özelliklere uymalıdır.
 3- Kümesler ve kafesler sıcak bölge şartlarında ve yüksek çevre sıcaklığına karşı kümeslerin uzun boyutu doğu batı istikametinde olmalıdır.
 Klasik kümeslerde ise güneye doğru yönelme ile güneş ışınlarının kış boyunca tamamen içeri girmesi sağlanabilir. Kışları soğuk geçen bölgelerde önü tel olan kümeslerin önüne naylon veya başka bir materyal ile örtü yapılabilir. 
 4-Yemlikler kümesler de hayvan sayısına göre yeterince yemlik  olmalıdır yemlikler hayvanların rahatça yem yiyebileceği adet de olmalıdır ve  her gün  temizlenmelidir kullanacağınız yemlik tipleri hayvanlarınızın sayısına göre değişir yemlikler kolayca doldurulabilir yem zayiatını en aza indirecek biçimde içlerine hayvanların giremeyeceği ve tüneyemeyeceği şekilde yapılmış olmalıdır. Birçok yemlik tipleri vardır.  Eğer hayvanınız fazla ise asma yemlik olarak bilinen yemliklerden kullanabilirsiniz bunlar hem dolumu kolay  yemlik boyunu istediğiniz gibi ayarlayabilir hem de sık sık yem koymanıza gerek bırakmayan yemliklerdir burada dikkat edeceğiniz nokta yemliğin dibinde çok uzun süre aynı yem kalıp yapışmamasıdır bu zamanla yemin bozulmasına yol açar. Bunun dışında çeşitli yemlikler kullanmak mümkündür. 
 5- Suluklar su tüm canlılar için olduğu gibi tavuklar içinde çok  önemlidir yumurta tavuklarında tüketilen yemin 2.-3 katı kadar su içme ihtiyaçlarının bulunması suyun ve sulukların önemini göstermektedir kullanılan su ekipmanları ve suluk sistemleri suyu temiz tutabilmeli kolayca temizlenebilmeli ve mümkün olduğunca civara su sıçramasını önleyecek şekilde olmalıdır.suluklar hayvanların kolayca ulaşabileceği yerlerde olmalıdır. Suluklara ve suya gübre bulaşması önlenmelidir. Sulukların hayvanların omuz hizasında tutulmalarıma dikkat edilmelidir.
 6- Kümeslerde tüneklik ve folluklar önemlidir folluklar tavukların cinslerine göre alçak veya yükseklik ayarı yapılmalıdır folluğun içine sap saman konulabilir folluğun temiz olması kuluçkalık yumurta temini ve tavuğun sağlığı için gereklidir.yaz aylarında folluk içleri tavuk bitine karşı ilaçlanmalıdır tüneklikler tavuğun çıkıp tüneye bileceği yükseklikte olmalıdır. 
 7- Tavuk kümeslerini altlıklarını temizlenirken kümes içine ve duvarlarına dezenfekte etmek ve tabana sönmemiş kireç serpmek mikroplarla mücadele açısından önemlidir. Özellikle yaz aylarında kümeslerin içini duvarları ve hayvanları tavuk bitine karşı ilaçlamak gerekir tavuk biti kümeste ve hayvanların üstünde çoğaldığı zaman ölümlere sebep olmaktadır
 8-Tavuk kümeslerinde fare varsa devamlı bir mücadele ile  fare sayısını azalmamız lazımdır fare hem hastalık getirir tavuklara, civcivlere zarar verir hem de yumurta ve tavukların yemlerini yer bunun için piyasadaki etkin fare zehirleri ile devamlı mücadele etmemiz gerekmektedir.
 TAVUKLARIN BAKIMI
 Aldığınız tavuklara iyi bir bakım ile uzun yıllar besleyip üretebilirsiniz. Aldığınız hayvanın sağlıklı olup olmadığını kontrol edin yani ibiği solmamış,gözlerinde pusu olmayan tüyleri düzgün kilosu yerinde ve ırk özelliklerini taşıyıp taşımadığını kontrol etmeniz gerekir . 
 Aldığınız hayvan sağlıklı ise aldığınız yerden aşılı olup olmadığını sormalısınız eğer aşısı yoksa bulunduğunuz yerdeki hastalık riskine göre aşı yaptırmanız gerekir aşı yapılmasa ne olur  .? Aşı yapılmasa her zaman o hastalığa karşı yakalanma riski doğmuş olur. 
 Aşılamada hayvan severler arasında yanlış bilinen bir noktada hayvana bir aşı vurulduğu zaman her hastalığa karşı koruyacağını sanılmasıdır. halbuki o aşı bir hastalığın korunmasına faydası olur bulunduğunuz bölgede hangi hasatlık yaygın ise o hastalığın aşısını yaptırmanız sağlıklı olur.
 Bizim tavuklara vurduğumuz ülkemizde en yaygın hastalıklardan olan ve hastalık bulaştığında büyük kayıplara neden olan veba aşısı (new castele) dır. Ayrıca gumboro aşısıda vurmaktayız.  Aşılar çeşitli şekillerde tavuklara uygulanabilir iğne ile sularına katılarak ve sprey ile bunun en kolayı sularına katılarak verilenidir. Aşıların belli etki süreleri vardır bu süreler içinde aşılar tekrarlanmalıdır.bir takvim oluşturup takip etmek gerekir. aşıların temini ve daha fazla bilgi için  bölgenizdeki veterinerlerle işbirliği yapmanız faydalı olacaktır. 
 Kanatlıların beslenmesi yaş guruplarına göre farklılıklar gösterir aldığınız tavukların yaşına göre yemlemeleri değişir bizim tavuklara uyguladığımız yemleme programı aşağıda verilmiştir. 
     0-7  günlük etlik civciv başlangıç yemi
     7-5  günlük etlik civciv yemi
 15-60 günlük  etlik piliç yemi
 60-90 günlük  piliç geliştirme yemi

 yumurtlama dönemi – damızlık yumurta yemi                                                
 Yukarıdaki yemler fabrika yemleri olup bunların yanında gelişimini tamamlamış hayvanlara çeşit olarak karma yemlerde verebilirsiniz (buğday,mısır, arpa,fi,darı vb) hayvanlarınızı bahçesiz  kümeslerde büyütüyorsanız haftanın belli günlerinde yeşillik verebilirsiniz (yonca,marul kıyılmış çimen vb)..bundan başka her ay düzenli olarak sularına veya yemlerine vitamin takviyesi yaparsanız  hayvanlarınız daha sağlıklı olur. 
 Süs tavuklarının  vücut büyüklüleri farklı olduğu için minyatür cinsler daha çabuk vücut gelişimini sağlar Brahma,dev cochin,orpinton,gibi iri tavukların  gelişimi daha uzun süre alır (5-6 ay) bunun için iri hayvanlara yüksek kalitedeki etlik yem daha uzun süre verilmelidir  kalitesiz yemlerle yada örnek tek buğdayla beslenen iri cinslerde  gelişimin istenen düzeyde olmadığı görülmüştür. Hayvanlarınıza verdiğiniz yemlerin kalitesi ve saklama koşulları çok önemlidir. Kalitesiz ve içinde gerekli maddelerin olmadığı yemler hayvan severlerin en büyük sıkıntısıdır. Çünkü böyle yemler hem hayvanın gelişmesini önler hemde sağlıklı yaşam sürmesine  engel teşkil eder hayvan gerekli gıdaları almadığı için vücut zayıf düşer ve hastalıklara karşı direnci azalır. Yemlerinizi alırken çuvalın üzerindeki üretim tarihine bakmalısınız. Yemler yaz aylarında 15 gün kış aylarında 20 gün içinde tüketilmelidir. Yem çuvalları dik duracak şekilde yerden en az 10 cm yükseklikteki bir maddenin üzerinde durmalıdır. Yemler aşırı sıcak ve rutubetli ortamlarda kolayca bozulabilir onun için saklama koşullarına dikkat etmemiz gerekir. Yemleri asla hava almayan azı kapalı plastik kap veya bidonların içine koymamamız gerekir. Çünkü bu yemin daha çabuk bozulmasına sebep olur. Yemlerinizi kilo ile alırken yemcinizden yukarıdaki koşulları aramalısınız.. Özellikle genç hayvanlarda yem zehirlenmeleri büyük kayıplara neden olur.
 
 SÜS TAVUKLARININ ÜRETİMİ
 
 Süs tavukları cinsel olgunluk zamanları farklılıklar gösterir minyatür cinsler daha çabuk olgunluğa ulaşır ve yumurtlamaya başlar.iri cinsler daha geç olgunluğa ulaşır. Süs tavuklarından iyi kalitede kuluçkalık almak öncelikle hayvanlarımıza iyi bir diyet uygulamamız gerekir bunun dışında kümesimizdeki horoz ve tavuk adeti yeterli miktarda olmalıdır horozların adedi tavukların % 8-10 kadar olmalıdır faza horoz olduğu zaman birbirilerini kıskandığı için çiftleşme sırasında rahat bırakmazlar bunun için tam döllenme olmaz. Horoz az ise yine döllenme olmaz bunun için yukarıdaki oran göz önünde bulundurmalıdır. Bazı fazla tüylenme gösteren Brahma,dev-cüce cochin gibi hayvanlarda tüylenmeden dolayı döl tutmama yaşanır. Bunun için bu tavukların yanına daha fazla horoz konulmalıdır( örnek 6 cüce cochin tavuğa 2 horoz) Süs tavuklarının cinslerine göre yumurta  verimleri değişebilmektedir bununla beraber yumurta boyları da farklılık gösterir.  Yumurtalarımızı iki şekilde değerlendirebiliriz.
 1- Yumurtaları kendi tavuğumuz gurk yatarak çıkarır
 Beslediğiniz tavuklar özellikle ilkbahar ve yaz aylarında gurk olma yani yavru çıkarma isteği gösterir.
 GURKLUK. Bir tavuğun kuluçka amacıyla yumurtaların üzerine oturmak istediğini (hazırlandığı) zamanki durumu gurkluk olarak bilinir bu tavuğa gurk tavuk denir. 
 Bana en çok sorulardan biriside KULUÇKA MAKİNESİNDEN ÇIKAN TAVUK GURK OLURMU?
 Gurkluk tavuklarda kalıtsal bir özelliktir bu dönemde tavukta bazı fizyolojik değişikler olur ister anne altında çıksın isterse kuluçka makinesinden çıksın her tavuk gurk olur. Gurk olan hayvanınızı  kümes içinde veya ayrı bir yere alarak başka tavuk ve horozların rahatsız etmemeleri sağlanmalıdır gurk tavuğun altına çeşitli tavuk cinslerinden yumurta koyabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken minyatür cinsleri çok iri cinslerin altına koymamanız gerekir iri cinsler çıkan küçük yavruları ezebilir. Gurk olan hayvanınızın bulunduğu yer çok dar ise civcivler çıktıktan sonra tavuğun yavruları ezme ihtimali vardır. Bazı süs tavukları özellikle cüce,dev cochin,Habeş ırk olarak öteki cinslerden sene içinde daha çok gurk olma özelliği gösterir. 
 Minyatür tavukların altında keklik.sülün yumurtası da çıkarabilirsiniz bunlar ufak oldukları için yavruları büyük tavuklar gibi ezmezler burada dikkat edilmesi gereken nokta sülün ve keklik civcivi çıktıktan sonra muhafazalı bir yerde tutulması gerekir bu cinslerin yavruları ufak ve hareketli olduğu için kaçabilirler. Bu civcivler anne altından alınıp ayrı bir yerde de beslenebilir. Tavukların gurk yattıkları bölümde su ve yemin kolay ulaşabileceği yerde olmalıdır Ayrıca yaz aylarında gurk tavukların üzerinde tavuk biti olabilir ilaçlaması yapılmalıdır.
 2- Kuluçka makinesi  ile civciv çıkarma
 Yapay kuluçka makineleri aslında doğal kuluçka işleminin taklidinden başka bir şey değildir piyasada çeşitli boyutta ve şekilde kuluçka makineleri bulunmaktadır kendimizin ihtiyacı veya kapasitesini belirleyip ona göre makine tercihi yapmamız gerekir. Kuluçka makinesinin ebatları ve havalandırılması çok önemlidir makine içerisindeki hava sirkülasyonu makinenin her tarafına eşit dağıtılmalıdır.  Çünkü canlının yaşaması için ilk önce oksijen gerekir. kuluçka makinelerinde tavuk için  yumurtan ilk 18 gün kalmasını gelişim dönemi son 3 günkü dönemi de çıkım dönemi olarak kabul edilir. gelişim dönemindeki makinenin sıcaklığı 37.5–37.7 C arasındadır.
çıkım dönemi yani son üç günkü sıcaklığı   36.1—37.2 c arasıdır . İyi bir kuluçka makinesinde sıcaklık sabit kalmalıdır. Kuluçka makinelerinde sıcaklık kadar nem de önemlidir. Gelişim dönemindeki nispi nem %55- 65  arsındadır Çıkım dönemindeki nispi nem %70-75 arasındadır  makinelerin içinde çoğu zaman içi dolu su kapları makinenin nem ihtiyacını karşılar bir çok küçük ebatlı makinelerin bu kapların doldurulması sırasında her kapı açılışında makinenin nemi kaçar bunun için otomatik yani suyu kendi depodan alan bir sistemle çalışılması iyi olur.  Yumurtalar makine ye dik uçları aşağıya gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Kuluçka makinelerinde  çevirme büyük önem taşır gelişim döneminde yumurtalar (tavuk için 18 gün)  45 derecelik bir açı ile öne ve arkaya doğru günde en az  6-8 defa çevrilmelidir buradaki amaç yumurta sarı sının özgül ağırlığı nedeni ile dibe çöker çevirme ile bu giderilir çıkıma son 3 gün kala çevirme yapılmaz.
 Yumurtadan civciv çıkışları aynı günde olmayabilir boyutları küçük yumurtalar daha erken çıkarlar yani 19 günden çıkış başlayıp 21 gün hatta 22 güne kadar sürebilir  bazı kanatlıların kuluçka süreleri aşağıda verilmiştir. 
 Tavuk            21   gün
 Hindi             28   gün
 Kaz                30  gün
 Keklik            24  gün
 Ördek            28  gün  (pekin)
 Sülün            26   gün (yerli,ringneck)
 Tavuskuşu  28   gün 

 Kuluçka makinelerinin sağlıklı çalışabilmesi için  makineyi yapan firmaların önerileri dikkate alınmalıdır. 
 Kuluçkalık yumurtaların   depolanması:
 Kuluçkalık yumurtaların biriktirilmesi dikkat ister yumurtalar  dik uçları aşağıya gelecek şekilde 13-16 derece oda sıcaklığında depolanmalıdır yumurtalar    makinenizin  durumuna göre 5-7 gün içinde konulmalıdır 7 günden daha uzun süre depolanması halinde depolama şartına bağlı olarak kuluçka randımanı düştüğü görülmüştür.
 
CİVCİVLERİN BÜYÜTÜLMESİ
 
 Makine veya tavuk altında çıkmış civcivlerin büyütülmesi ilgi ister . Civcivleri tel tabanlı civciv büyütme kafesinde veya civciv büyütme sandık veya odalarında bakabilirsiniz  yeni çıkan civcivlerden önemli konu bulunduğu yerin ortam ısısıdır. Isı dereceleri aşağıda verilmiştir. 
1-2 günler     31-33 c
3-4 günler     30-32 c
5-7 günler     29-32 c
2 hafta           27-30
3 hafta           24-28 c
4 hafta           24-26 c
5 hafta           22-23 c
7 hartadan sonra 18- 21 c

 Civciv sıcaklığında çeşitli ısıtıcılarla ve ampulle sağlayabilirsiniz civcivlerin bulunduğu  ortamda sıcaklık kadar havalandırmada önemlidir hayvanların bulunduğu yerde rahat nefes alınacak şekilde havalandırma yapılması gerekir. Havalandırma civcivlere hava cereyanı yapmayacak biçimde olmalıdır bulunduğu yerin havası civcivlerin altlıkları ile de ilgilidir kafeste besliyorsanız kafes altlığını yerde besliyorsanız civciv altlıklarını düzenli şekilde temizlemek gerekir hayvanların dışkısından çıkan amonyak gazı uzun süre temizlenmese hayvanların solunum yollarında hastalıklara neden olur. 
 Civcivlerimizi beslerken yerleşim sıklığına dikkat etmemiz gerekir. civcivler büyüdükçe daha geniş yere ihtiyaç duyarlar fazla sıkışık kümes veya kafeslerde hayvanların birbirilerini ezdikleri hatta  birbirlerinin gerisini gagalayıp ölümlere yol açtığı görülmüştür. 
Hayvanlarımızı beslerken eskiden bugüne kadar gelen yanlış alışkanlıklarımız vardır bunun en önemlisi hayvanlarımız rahatsızlandığı zaman herhangi bir ilacı araştırmadan hayvanlarımıza vermemizdir. Örnek olarak hayvanım rahatsızlandı pazardan mavi renkli haplardan aldım iyi geldi veya arkadaş şu ilacı kullanmış bende hayvanlara onlardan veriyorum diye bir çok örnekler karşımıza çıkıyor  bunlar bilinçsizce yapılan uygulamalardır. hayvanlarımızın herhangi bir rahatsızlığında erken fark edip doğru ilacı kullandığımızda hayvanın iyileşme şansı yüksek olur ama ne olduğunu bilmediğimiz bir ilacı hayvanlarımıza verdiğimizde hayvanlarımızı iyileştirme  şansımız kalmaz   örnek :  hayvanımızın bağırsaklarında bir sorun varsa aldığınız ilaç solunum yolları için ise yanlış tedavi sonucu hayvanımızı iyileştiremeyiz hatta ölümüne sebep olabiliriz . Kanatlıların sağlığına zarar veren çok sayıda hastalık bulunmaktadır bunların bilinmesi izlenmesi kontrol altında tutulması ve elemine edilmesi ancak konu üzerinde yeterli bilgiye sahip bilinçli kişilerin yönetimi ile gerçekleşebilir.  Hayvanlarımız hastalandığı zaman çevremizdeki veterinerlerden veya bulunduğumuz yerdeki hayvan sağlığı ile ilgili kuruluşlardan yararlanıp  onların önereceği  tedavi programını uygulamamız gerekir ne olduğunu bilmediğimiz hap ,şişelenmiş sıvı,ilaç ve aşıları alıp hayvanlarımızın hayatını tehlikeye atmayalım .Hayvanları sağlıklı tutmada esas amaç sağıtımdan ziyade koruyucu yönde olmalıdır  çünkü korumak tedaviden daha etkili kolay ve ucuzdur.

 Koruyucu önlemleri iki gurupta toplayabiliriz. 
 1- Özel koruyucu önlemler 
 Bu tür önlemler daha çok bir hastalık çıktığında hastalık mikrobunu yok etmeye hastalığı lokalize ederek etrafa yayılmasını önlemeye yönelik tedbirleri kapsar. 
 2- Genel koruyucu önlemler 
Bu tür önlemler hastalık çıksın veya çıkmasın devamlı alınması gereken korumaya yönelik önleyici tedbirleri kapsamaktadır bunların bazıları şunlardır
 a Dışarıdan alınan hayvanları ayrı bir yerde  karantina yapılarak 15 gün gözlemlenmesi
 b – Kümes içinde hasta görünümlü tavukların ayrılarak başka yerde bakılması
 c – Kümesler,kuluçka makineleri her türlü malzeme hastalık çıksın veya çıkmasın periyodik olarak dezenfekte edilmesi
 d – Aşı programının düzenli bir şekilde yapılması
 e – Kümeslere gelen ziyaretçilerin hastalık taşımaması için dezenfekteli su veya paspasla ayakkabıları dezenfekte edilmelidir. 

 Verdiğimiz bu pratik bilgilerin hayvanlarınızı beslerken yararlı olmasını dilerim… 

 

Bir önceki yazımız olan Hindi çiftliği kurmak için neler gerekli başlıklı makalemizde Çiftliği, Çin ve Gerekli hakkında bilgiler verilmektedir.

KÜMES HAYVANCILIĞI

Dünyadaki kanatlı hastalıkları & marek ve kanatlı anemisi…

Published

on

Dünyadaki kanatlı hastalıkları & marek ve kanatlı anemisi...

 

Dünyadaki Kanatlı Hastalıkları

Dr.Simon M.Sahane,Durham,Nc/ABD

World Poultry No 7,Volume 25, 2009

Çeviri: Dr. Hüseyin SUNGUR

Değişik tavuk hastalıkları dünyanın değişik yörelerinde sürekli görülmektedir. Bazı hastalılar bölgesel etki yaparken, bazıları daha fazla yayılmaktadır.Bu makalede, Güncel tavuk hastalıkları, Dünya ticaretine etkisi ve alternatif korunma ve tedavi yöntemlerine değinilecektir.

Kanatlı hastalıkları tüm dünyada var olmaya ve üreticilere ciddi ekonomik kayıp verdirmeye devam etmektedir. Bundan hem endüstriyel hem de geçimlik üretim yapan yumurtacı, etçi, hindi ve diğer kanatlı yetiştiricileri etkilenmektedir. Sürü hastalıkları hastalığın ülkeye girişini önlemek veya ulusal Sanayii korumak gibi haklı nedenlerle uluslararası ticarette bir engel haline gelmeye başlamıştır.

Bakteriler, virüsler, mantarlar ve protozoon ve metazoon patojenler sonucu ortaya çıkan kanatlı hastalıklarını geniş bir çerçeveden değerlendirirken, hastalık etmenleri arasındaki etkileşim, beslenme yetersizlikleri ve çevresel stres faktörlerinin hepsinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü enfeksiyon izole ortamlardaçok az görülür iken, özellikle intansif üretim sistemlerinde daha sık rastlanmaktadır. Son çalışmalar göstermiştir ki; konakçı ve patojen arasında bir denge vardır ve fonksiyonel bir bağışıklık sitemi enfeksiyona yeterli antikor oluşturarak hücresel ve doku düzeyinde cevap verir.

Pandemik(Katastrofik)Hastalıklar

Yeni yüzyıla girdiğimizden bu yana üreticiler Yüksek patojeniteli Kuş gribi(HPAI/H5N1) sorunu ile yüz yüzedir. Hastalık r  Güney Doğu Asya, Kuzey ve Batı Afrika’da bir çok ülkede endemik olurken,Avrasya, Orta  ve Batı Avrupa’da ise yaban hayatta ve tanımlanmayan işetmelerde sporadik  seyretmektedir. 2003 – 2005 yıllarında kuş gribi virüsünün mutasyona uğrayarak ya da genetik yapının değişmesi ile insanlar için patojen bir suş haline geleceği konusunda ciddi endişeler ortaya çıkmıştır. Dünya sağlık örgütü ve diğer kurumlara bağlı çalışan epidemiyologların  ve diğer uzmanının kuş gribi pandemisine ilişkin tahminleri boşa çıkmış olmakla birlikte , hastalığın oluşturduğu tehdit algısı , teşhis, aşı üretim ve araştırmaya yapılan yatırımlar, ileride ortaya çıkacak vakalara hazırlık yapılmasını sağlamıştır.  Kuş gribi kayıpları sürüde oluşan ölümler nedeniyle, pazara arzın kesintiye uğraması ile sınırlı kalmamış, tüketimlerde ciddi düşüşler yaşanmış, ticareti işletmeler ciddi şekilde etkilenmiş, geliri sadece kanatlı üretimine bağlı kendine yeterli üretim yapan çiftçileri mahvetmiştir. Üretim tamamen durmuş üreticiler gelirlerini önemli ölçüde kayıp etmişlerdir. Hastalığın endemik görüldüğü ülkeler daha fazla  eradikasyondan  söz etmez  iken kontrol ve koruyucu programların maliyetini kabul etmişlerdir. Avrupa’da ve Kanada’da hastalığın sporadik olarak ortaya çıkması ekzotik bir enfeksiyon olarak değerlendirilmiş, eradikasyona fırsat veren mevzuat, yeterli fonlar, personel eğitimi, karantina için ayrılan kaynaklar, ve hasta sürülerin imhası İle etkin mücadele gerçekleştrilmiştir.

Kuzey Amerika hariç kanatlı yetiştiren birçok ülkede endemik hale gelmiş olan Velojenik Newcastle hastalığı ancak etkin ülkesel veya bölgesel canlı-inaktif aşılama programları ve biyogüvenlik tedbirleri ile kontrol altına alınmıştır. Yıkıcı bir hastalık olarak değerlendirilen yüksek patojeniteli gumboro  enfeksiyonlarının etkisi de etkin aşı programlarının üreticiler tarafından öğrenilmesi ve uygulanması ile hafiflemiştir.  Moleküler biyolojideki gelişmeler sonucu üretilen V1 antijenini taşıyan yeni aşıların tavuklara in-ovo veya deri altı yolla  verilmesi ile gerekli korunma sağlanmıştır

Aşındırıcı/Yıkıcı  hastalıklar

Bu grup enfeksiyonlar öncelikler solunum, sindirim ve bağışıklık sisteminde görülürler. Lentojenik Newcastle, infeksiyöz bronşitis ve infeksiyöz  laringitisin de içinde bulunduğu primer viral hastalıklar uygun aşı kullanımları ile baskılanabilirler. İnfeksiyöz bronşitis ve gumboro  salgınları yeni değişken serotipleri ile karakterizedir.Bu yüzden saha suşu ile homolog yeni aşılar geliştirilmesini gerektirir. Başlıca viral solunum sistemi hastalıklarının tümü E.colinin patojen suşları ile etkileşime geçer ve ikincil bakteriyel enfeksiyon ve çevresel steres  sonucu enfeksiyonun şiddetini artırır.

Sürülerde koksidiyosiz, koruyucu amaçlı sentetik ve iyonoforik anti koksidiyal yem katkılarının kulanımından doğan masraf ile sürünün performansını etkileyen en masraflı hastalık olarak değerlendirilmektedir. İlaçtan ari broiler yetiştiriciliğinin ortaya çıkışı, antikoksidiyel  etkin aşıların geliştirilmesini hızlandırmıştır. Koksidiyozis, antibiyotikli yemlerin kullanılmaması sonucu Clostridium spp.’nin ince bağırsaklarda çoğalması ve nekrotik enteritis ve botulizme neden olması sebebiyle çoğunlukla klostridiyal nekrotik enteritis’in habercisi olarak değerlendirilir. Salmonella ve pastörella gibi sistemik hastalıklardan korunmak için biyogüvenlik ve aşılamanın da içinde bulunduğu kombine yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Bu tedbirlere ilave olarak mycoplasmosis, üretim zincirinden vertikal bulaşmanın ortadan kaldırılmasını gerektirir.

Gumboro, Marek ve kanatlı anemisi gibi bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar etkin aşılama ile kontrol edilebilir. Sürüleri bağışık kılmak için çok çeşitli aşılar bulunmasına rağmen, aşıların depolanması hazırlanması ve uygulanmasına bağlı eksikler nedeniyle özellikle içme suyu ile yapılan aşılamalarda korunmada başarısız olunabilir. Aşıların kuluçkahanelerde uygulanması, kuluçkahanelerin sahip olduğu eğitimli personel ve gelişmiş ekipmanlar nedeniyle saha uygulanmasından daha etkilidir.

Avian patojenik E.Coli hindilerde, broiler, yumurtacı ve damızlık kanatlılarda ölümlere ve ekonomik kayıplara neden olur. Son iki yıldır değişime uğramış, geni silinmiş, canlı E.Coli aşıların varlığı, işletme yönetiminin iyileştirilmesi ile birlikteözelikle solunum sistemi hastalıklarına neden olan virüslere karşı etkin korumavaat etmektedir.

Yeni Hastalıklar

Hindi palazlarında ishal vakalarının  ve ölüm sendromu (PEMS) görülmesi, Broiler civciv ve palazlarında var olan bağırsaklardaki viral enfeksiyonların ve malabsorpsiyon (yetersiz emilim) sendromunu, kanatlı ve palazların bağırsal sisteminde ortaya çıkan viral hastalıklara olan ilgiyi yeniden artırmıştır.  Parvovirüs, rotavirus, astrovirüs ve avian nefritis virüsünün tek tek veya birlikte oluşturduğu enfeksiyonlar yoğun olarak aştırılmaktadır. Moleküler biyolojinin kullanıldığı daha sofistike teşhis yöntemleri bu enfeksiyonların tanınırlığını artırmıştır. Ancak sahada ortaya çıkan vakaların laboratuar ortamında tekrarlanması ve bu konuda modeller geliştirilmesi oldukça zordur.

Zoonozlar

Kuş gribinin endüstriyel ve geçimlik işletmelerdeki varlığın insan epidemileri için öneminin altı çizilmiştir. Gıda güvenliğine ilişkin kaygılar,  yumurtacı, etçi ve hindilerde Salmonella’nın azaltılmasını gerekli kılmıştır. Kampilobakteriyosis, beyaz et kaynaklı önemli bir hastalık olarak varlığını sürdürmektedir. Kampilobakterin bulaşma yolları, rezervuar konakçıları ve baskılanması Salmonella kadar iyi anlaşılmamıştır. Yumurta kaynaklı Salmonella Enteriditis’in, damızlık kanatlılar yoluyla dikey bulaşmanın engellenmesi, aşılama, yüksek biyogüvenlik önlemleri ve paketlemeden satış noktasına kadar soğuk zincirin koruması gibi önlemleri kapsayan yumurta kalite güvence programları ile kontrol altına alınması mümkündür. Eğitim programları ticari ve ev mutfaklarında  işleme prosedürlerini iyileştirerek, Salmonella’nın görülme sıklığını azaltmıştır.

Kuş gribi, SARS, nipah (bunlardan sadece kuş gribi kanatlı orjinli), gibi hastalıkların görülmesi veteriner hekimler, infeksiyöz hastalık uzmanları, epidemiyologlar,yaban hayatı biyologları ve kuş bilimciler arasında erken teşhis,virüs karekterizasyonu,türler arasında bulaşma şekli,göçmen kuşların rolü  konularında ortak çalışmayı zorunlu kılmıştır.

Yeni Alternatifler

1980’li yılların ortasından bu yana büyümeyi artırıcı antibiyotiklerin kullanımının özelikle Avrupa Birliği ve İskandinav ülkelerinde halk sağlığı otoritelerin sıkı kontrolü altındadır. Antibiyotik kullanımı durdurulabilir, fakat bunun klostridial enterotoksinlerden ölümlerin artması, büyüme performansı ve yemden yararlanmanın düşmesi gibi sonuçları olacaktır.

Tedavi edici antibiyotik kullanımı ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. En az kullanım Kuzey Amerika’dır. Birçok gelişmekte olan ülkede ise kullanım insan sağlığını tehdit edecek düzeydedir. Antibiyotik kullanımının serbest olduğu ülkelerde özelliklede ihracat yapanlarda antibiyotik kullanımı kademeli olarak kaldırılacaktır.

Antibiyotik kullanımının kısıtlanmasına bağlı olarak intensif hayvancılık işletmelerinde oluşan performans düşüklüğünü ve hastalık riski sorununu aşmak için telafi edici çözüm üretilmesi bilim adamlarına düşmektedir. Bu konuda,   lactobasillus ve diğer rekabetçi organizmaları kapsayan probiyotikler ve mannoligosakkaritler gibi probiyotik yem katkıları umut verici gelişmelerdir. Bazı bitkisellerin kontrollü şartlarda hastalıklara karşı koruma sağladığı gösterilmiştir. Ancak bu ürünlerin büyük miktarlarda üretilmesi halinde kalitesinin ve etkinliğin istikrarı için oluşacak maliyet üretimin geniş çapta kabul görmesini engellemektedir.

Bilimsel dergiler polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ve onun türevi olan gen dizilimleri gibi yeni denemeler ve tanımlama yöntemlerinin filogenetik ilişki kurma ve patojenite tahminindeki güvenilirliği kanıtlamak çabasındadır. Hem antikorların izlenmesi hem de hızlı teşhis amaçlı ELİSA testleri hızla yayılmıştır.

Yeni Gelişmelere Doğru

Kanatlı hastalıklarının ve parazitlerinin üretimin etkinliği üzerindeki olumsuz etkisi, yeni vektör aşıların geliştirilmesi ve biyogüvenliğin iyileştirilmesi ve koruyucu hekimlik konusunda yetkilendirilmiş saha veterinerlerinin eğitilmesi ile giderilebilir. Maalesef dünyanın mevcut ekonomik durumu nedeniyle üniversiteler, üreticiler ve veteriner tıbbi ürün üreticileri araştırma fonlarını düşürmüşlerdir. Kanatlı hastalıkları ile mücadele için mevcut kaynaklar kısıtlanmış ve AR-GE harcamalarına karşılık getirisi nispeten daha fazla olan kanatlı dışındaki diğer türlere yoğunlaşılmıştır.

Bir önceki yazımız olan Kanatlı ( Tavuklarda) Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları başlıklı makalemizde Hastalıkları, Kanatlı ve mantar. hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

KÜMES HAYVANCILIĞI

Kanatlı ( Tavuklarda) Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları

Published

on

Kanatlı Mantar Hastalıkları ve Tedevi Uygulamaları

Mikotoksikozisler
Uygun depolanmamış veya muhafaza edilmemiş çeşitli gıda maddeleri üzerinde, nem ve ısı ortamında üreyen mantarların sentezledikleri mikotoksinlerin, yemleri tüketen hayvanların sindirim sistemlerinden emilerek vücuda yayılması sonucu meydana getirdikleri hastalıklara mikotoksikozis adı verilir.

Toksinler, alınma miktarlarına, hayvanın yaşına, cinsine ve diğer nedenlere bağlı olarak çok hafiften kitle halinde ölümlere varabilecek boyutlara ulaşan hastalıklar oluşturur ve büyük ekonomik kayıplara neden olurlar.
Aflatoksikozis’e, Aspergillus cinsine ait bazı türler (Aflavus, A.parasiticus, A.niger, A.ruber, A.osteanus vs), Penicillium türleri (P.puberulum, P.frequentas, P.variable, vs) ile bazı Rhizopus türleri tarafından sentezlenen aflatoksin neden olur.
Okratoksikozis
Hastalığa yol açan okratoksin (A) bazı Aspergillus (A.ochraceus, A.ostianus vs) ve Penicillium türleri (P.viridicatum vs) tarafından yemler üzerinde ürerlerken sentezlenirler.
Rubratoksikozis
P.rubrum, P.purpurogenum gibi mantarlar tarafından yemler üzerinde ürerlerken sentezledikleri rubratoksinin (A ve B) kanatlılardaki toksisitesi tam olarak aydınlatılamamıştır.
Fusariotoksikozis
Fusarium türleri tarafından sentezlenen Trikotesen ve Zearalenone mikotoksinleri kanatlılarda hastalık oluşturur.
Sitrinin Toksikozisi
P.citrinum ve P.viridicatum tarafından sentezlenen sitrinin yemlerle alındığında, böbreklerde bozuklukların oluştuğu saptanmıştır. Ayrıca hayvanlarda fazla susama, gelişme bozuklukları ve karaciğerde de nekrotik odakların meydana geldiği bildirilmiştir. Sitrinin bazı yemlerde aflatoksinle birlikte bulunur.

Mikotik infeksiyonlar
Mikotik infeksiyonlar (mikozisler) kanatlıların özellikle mantarların fazla ürediği ve sporlandığı gıda maddelerinin yenmesi ve sporların solunum havası ile alınması sonu meydana gelmektedir. Özellikle, Aspergillus fumigatus ve diğer türler böyle mikozislere neden olurlar.
Ayrıca, Candida albicans (moniliazis, kandidiazis) ve dermatofit mantarlardan olan Trichophyton gallinae de (favus, kellik) kanatlılarda bazı mantar infeksiyon larına yol açmaktadırlar

ASPERGİLLUS
Aspergillus türlerine (A.fumigatus, A.nidulans, A.niger) ait mantar sporlarının kanatlıların solunum yollarında üremesi ile oluşan bir hastalıktır.
Klinik belirtiler,
Genç kanatlılarda nefes alıp verme güçlüğü görülür. Beslenme dengesi bozulur. Fungal toksinler bazen konvülsiyon ve paralize neden olurlar. Genç kanatlılarda ölüm oranı % 5-20 oranındadır ancak %50’ye kadar yükselebilir.
Erişkinlerde solunum distresi, yem alımının azalması, ibik ve sakallarda siyanoz bazı hayvanlarda sinir sisteminde oluşan bozukluklara bağlı boyun bölgesinde bükülmeler görülebilir.

Enfekte kanatlılar için tedavi yoktur; yayılma, ventilasyon koşullarının iyileştirilmesi, enfeksiyon kaynağının eliminasyonu ve yeme antifungallerin eklenmesi gerekir.
Kuluçka alanının temiz tutulması ve dezenfeksiyonu koruma için önemlidir.

Moniliazis
kanatlılarda, Candida albicans’dan ileri gelen ve sindirim sisteminde bozukluklarla beliren bir mantar hastalığıdır.

Kellik
Trichophyton gallinae’den ileri gelen sakal, ibik, baş ve göz etrafında oluşan kepekli, kabarık lezyonlarla karakterize olan bir mantar hastalığıdır.

Bir önceki yazımız olan Yumurta kabuğu çöp değildir başlıklı makalemizde çöp, Değildir. ve KABUĞU hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

KÜMES HAYVANCILIĞI

Yumurta kabuğu çöp değildir

Published

on

Yumurta kabuğu çöp değildir

Çok değerli bir kalsiyum kaynağıdır ve bedenimizin asli ihtiyacı olan bütün iz elementleri içerir: bakır, flor, demir, manganez, molibden, sülfür, silisyum, çinko…vs. Toplam 27 element içerir.
Hem çocuklarda hem yetişkinlerde tırnak ve saç kırılması, diş eti kanamaları, kabızlık, uykusuzluk, kronik soğuk algınlığı ve astıma karşı olumlu etikeleri vardır. Yumurta kabuğu kemik dokusunu güçlendirmektedir ve osteoporoz tedavisinde çok yararlıdır.

Tarifi: Kaynatılmış kabuğu bir havanda ezin, günde 1 gr. kadar alın.
Not: Köy Yumurtası olacak


Türkiye'nin En Güvenilir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Kanalı Ziraat Televizyonu

Bir önceki yazımız olan Antibiyotik kullanımının kısıtlanmasına bağlı olarak intensif hayvancılık başlıklı makalemizde Antibiyotik, bağlı ve HAYVANCILIK hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Trend Konular