Connect with us

Gıda

Yemekte dogru bilinen 11 yalnışlık nedir?

Published

on

Yemekte dogru bilinen 11 yalnışlık nedir?

Günlük hayatta sıklıkla yediğimiz gıdalarla ilgili yapılan birçok hata var. Bunlar yanlıĢ
beslenmeye yol açıyor
Birçok insan, sağlıklı yaĢamak için yemek seçimlerine özen gösterir. Çocuklar için seçilen
yemeklerin protein ve mineral açısından zengin olmasına dikkat edilir.
Hastalandıklarında çeĢit çeĢit karıĢımlar hazırlanır ki çabuk ayağa kalkabilsinler. Aynı Ģekilde
eĢler birbirine, öğrenciler ev arkadaĢlarına hastalandıklarında iyi bakabilmek için ellinden geleni
yapar. Ancak sağlıklı olduğunu düĢünerek tükettiğimiz yiyecek ve içecekler bazen yanlıĢ
beslenmemize neden olabiliyor. Üstelik doğru bildiğimiz bu yanlıĢlar yalnız hastalık
durumlarında yapılmıyor.
Günlük hayatta sıklıkla yediğimiz gıdalarla ilgili yapılan birçok hata var. Et yemeklerinin
yanında ayran içmek, yemek arasında su içmemek, balı sıcak su veya sütle karıĢtırmak
bunlardan yalnızca birkaçı. Bu yanlıĢların neler olduğunu öğrenmek isterseniz uzman
diyetisyenler Turgay Köse, Dilara Koçak ve bilim doktoru Haluk Saçaklı'nın tavsiyelerini
okuyun.
Balık yanında yoğurt yememek
Bilinenin aksine balık tazeyse yoğurtla birlikte yenilmesinde sakınca yok. Zehirlenmenin sebebi
yoğurt değil, balığın içinde bulunan 'histamin' proteini. Bu madde yoğurtta da olduğundan,
birlikte yenildiğinde vücuttaki 'histamin' miktarı artabiliyor ve alerjik durumu olan kiĢilerde
kızarıklığa ya da kaĢıntıya neden olabiliyor. Balığınızın tazeliğine güveniyorsanız, yoğurtla
birlikte tüketmenizin hiçbir sakıncası yok.
Pekmeze yoğurt veya süt eklemek
Genellikle anneler faydalı olduğunu düĢündüğü için çocuklarına yedirdikleri pekmeze yoğurt
veya süt katar ya da tam tersi süte pekmez ekler. Hâlbuki sütün içinde bulunan kalsiyum,
pekmezde bulunan demirin emilimini azaltıyor. Demir, C vitamini ile birlikte tüketildiğinde
emilim artıyor ve C vitamini demirin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlıyor. Bu sebeple
pekmez, süt yerine portakal suyu ile karıĢtırılırsa çok daha faydalı olacaktır.
Et yemekleri yanında ayran içmek
Et yemeklerinin yanında ayran içmek vazgeçilmez geleneklerimizdendir. Fakat yukarıda
anlattığımız nedenden dolayı et ve ayranı ya da yoğurdu bir arada tüketmemek gerekiyor.
Etteki demirin emilimini, ayrandaki kalsiyum azaltıyor. Eğer et yemeklerini de C vitamini ile
birlikte yerseniz emilim artacaktır. Mesela et yemeğinin yanına, içinde maydanoz ve biber olan
bol limonlu bir salata hazırlayabilirsiniz. Böylece C vitamini açısından zengin olan maydanoz,
biber ve limon sayesinde etteki demirden maksimum fayda sağlarsınız
Ispanağı yoğurtla birlikte yemek:
Ispanakta da demir vitamini olduğundan yoğurtla yememeniz gerekenlerden. Sadece ıspanağı
değil, içinde demir olan yiyecekleri kalsiyumla tüketmeyin.
Yemek yanında su içmemek
Birçoğumuz yemek yerken su içmenin kilo aldıracağını düĢünürüz. Ne kadar susasak da su
içmeyi yemekten 1-2 saat sonrasına saklarız veya yemeğe baĢlamadan içeriz. Kulaktan dolma
bu inancın tersine yemek sırasında su içmek kilo aldırmaz, tam tersi iĢtahı yatıĢtırmaya
yardımcı olur. Yalnızca sindirim sorunu olanlar yemek sırasında su içmemeli.
Aç karnına limonlu, sirkeli su veya greyfurt suyu içmek
Kilo problemi olan birçok insan, aç karnına sirkeli, limonlu su veya greyfurt suyu içmenin
zayıflatacağını düĢünür. Suya eklenen limon veya greyfurt, C vitamini içeriği dolayısıyla, güne
baĢlarken kendini iyi hissetmenizi sağlayabilir. Ancak bu uygulamanın ne yazık ki zayıflatıcı
hiçbir etkisi yok. Hatta sindirim sisteminizde rahatsızlık varsa sirkenin zararlı etkileri de olabilir.
Zeytinyağı, katı yağlar gibi kilo aldırmaz: Zeytinyağı kalp ve damar sağlığı için faydalı olsa da
kilo yapma bakımından diğer yağlardan farksız. Zeytinyağı da olsa margarin de olsa bütün
Toplayan: Cem Sezer YIYECEK-1.DOC / 2
yağların 1 gramı 9 kalori enerji veriyor. Yani zeytinyağı da gereğinden fazla tüketildiğinde kilo
yapıyor.
Balı sıcak sütle karıĢtırmak
Kendimizi biraz kötü hissettiğimizde, grip olacağımızı düĢündüğümüzde hemen aklımıza gelir
sıcak suya bal ve limon karıĢtırıp içmek. Sıcak sıcak içmeye önem verdiğimiz bu karıĢımın
boğazlarımıza iyi geleceğini düĢünürüz. Sıklıkla yaptığımız bu yanlıĢ, aslında baldaki protein,
mineral ve enzimlerin kaybedilmesine neden oluyor. 43 derecenin üzerinde ısıya maruz kalan
bal, tüm besin değerini yitiriyor ve sıcak suyun, sütün ya da çayın içinde yalnızca tatlandırıcı
iĢlevi görüyor. Bu nedenle balı ılık su, süt veya meyve suyu ile tüketmeye özen gösterin.
Kolesterolü artırır diye yumurta yememek
Yumurta anne sütünden sonra en kaliteli protein kaynağı olarak kabul edilir. Bu sebeple hiçbir
sağlık problemi olmayanlar günde 1 yumurtayı rahatlıkla yiyebilir. Kolesterol, Ģeker veya
tansiyon gibi problemi olanların haftada 2 yumurta tüketmesi daha uygu. Yumurtayı haĢlama
olarak yiyebileceğiniz gibi menemen, omlet, çılbır Ģeklinde 1 tatlı kaĢığı yağ ile tüketebilirsiniz.
Kepek ekmek ve light ürünler, kilo aldırmaz
Kepek ekmeğinin kalorisi, beyaz ekmeğe göre biraz daha az olduğundan, kadınlar genellikle
kepek ekmek yemeyi tercih ediyor. Ancak kepek ekmek ile beyaz ekmek arasında çok büyük
bir kalori farkı yok. 'Nasılsa kalorisi az' diye kepek ekmeğini fazla tüketenler ise zayıflamak
yerine kilo alıyor. Aynı Ģekilde üzerinde light yazan yiyecek ve içeceklerin tüketimlerine de
dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü bu ürünlerin içinde Ģeker olmamasına rağmen yağ, un, tuz
gibi lezzet veren öğeler var.
Yemekten hemen sonra meyve yememek
Yemekten sonra meyve yenilmesinin yağlanmaya sebep olacağı düĢünülür. Ġkinci tabak yemek
yerine, bir porsiyon meyve (1 elma, 1 portakal, 2 mandalina veya 1 armut ) yemek daha az
enerji alımını yani daha az yemeyi sağlar. O nedenle yemek sonrası doygunluk
sağlanamıyorsa, aĢırıya kaçmayarak meyve yenilebilir. Ancak her besinin aĢırı tüketilmesi yağ
olarak depolanmasını artırır.
YEMEKTEN SONRA MUTLAKA SICAK BĠRġEYLER ĠÇĠNĠZ
Bu yazı sadece öğünlerden sonra sıcak su içme konusuna değil kalp krizi risklerine
değinmektedir. Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler. Belki
biz de yemekten sonra sıcak bir Ģeyler içme alıĢkanlığımızı onlardan edindik. Eğer yemeklerden
sonra soğuk Ģeyler içiyorsanız bu yazı size hitap ediyor. Yemekten sonra soğuk bir Ģeyler içmek
sizi rahatlatabilir.
Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaĢarak yağlı bir madde haline döner ve yavaĢ bir Ģekilde
sindirilir. Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir Ģekilde emilir.
Bir kısmı bağırsağa yapıĢır. Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar.
Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir.
Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi – Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuĢması
değildir. Çenedeki Ģiddetli ağrıların da farkında olun.
Ġlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleĢmez. (Daha önce mutlaka göğüs ağrınız
olmuĢtur) Mide bulantısı ve Ģiddetli terleme de önemli kalp krizi belirtilerindendir. Kalp krizi
geçiren insanların %60 ı uyurken ölür. Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir. Lütfen
dikkatli olun ve olanların farkına varın.

Gıda

Biz çiftçiler olarak kendimiz için bunu uygun görüyoruz.

Published

on

Biz çiftçiler olarak kendimiz için bunu uygun görüyoruz.

GDO VE TOHUM

Çok kısa bir biçimde tohumdan bahsedeyim. Tohum tarımın ve gıdanın
olmazsa olmazıdır, eğer tohum olmazsa tarım ve gıda olmaz. Bu çok basit
bir biçimde söyleniş tarzıdır, ama toprağa eğer tohum atmazsanız istediğiniz kadar ilaç atın, istediğiniz kadar gübre atın ya da sulayın, oradan birşey elde etmeniz mümkün değildir. Ancak toprağa tohumu atar da gübre,ilaç, sulama yapmazsanız bile çok verim almasanız dahi bir miktar verim alırsınız. Bunun için tohumsuz bir tarım ve gıda düşünülemez.

Bu çerçevedede baktığımızda tohumu ele geçiren tarımı ve gıdayı ele geçirmiş olur.Bunun için de işte tohum şirketleri bu nedenden dolayı saldırır. Tohumuele geçirdiği andan itibaren tarımı ele geçirir, tohumu ele geçirdiği andan itibaren gıdayı ele geçirir ve gıdanın egemenliğini ele geçirir. Dolayısıyla buradatam bu gıda emenliğinden söz etmişken çokça yanılsama yaratan yada işte bizi yanlışlara sürükleyen bu iki terimi birbirinden ayırmak lazım,gıda güvenliği mi gıda egemenliği mi? Şimdi birisi İngilizce food sovereignty,birisi food security.

Şimdi bu çerçevede baktığımızda biz daima gıda güvenliğini gıda egemenliğinin10 tane ana başlıklarının aşağı yukarı ortalarında sayarız. Gıdagüvenliğini o anlamda çok fazla önemsemeyiz, ama Tarım Bakanlığı çıkar
konuşur, her ortaya çıkan ilkönce bir gıda güvenliği kelimesini kullanmayı
adet edinmiştir. Şimdi ben toprağa alabildiğine kimyasal gübre atıyorum,
alabildiğine ilacı da atıyorum ve attığım ilaçlar bakırlı ilaçlar. Size de busebzeleri veriyoruz ve tüketiyorsunuz. Ondan sonra o sebzeleri aldınız çokgüzel, ambalajladınız, jelatinlediniz, makyajladınız, çeşitli kutuların içinekoydunuz, şimdi bu güvenli mi oldu? El değmedi, eldivenlerle bunları doldurdunuz,şimdi bu gıda güvenli mi oldu? Tohumun üretiminden itibaren
eğer siz GDO’lu tohumla üretim yapıyorsanız zaten gıdanın güvenliği gitmiştir..

Onun akabindeeğer GDO’lu bir tohum kullanıyorsanız zaten fazla ilaç kullanacaksınız,fazla gübre kullanacaksınız ve onların da bitki tarafından alınabilmesi içinde çok su kullanmanız gerekir. O zaman demek ki gıda güvenliğiyle gıda GDO ve Yapay Tatlandırıcılar 73
egemenliği çok farklı şeyler. Biz neyi savunacağız? Gıda egemenliğini savunacağız,biz çiftçiler olarak kendimiz için bunu uygun görüyoruz.

Şahin DOĞn

Continue Reading

Gıda

Ayaş’ta bir hanımefendinin çeyiz sandığı, bunu duyduğunuzu sanmıyorum,

Published

on

Ayaş’ta bir hanımefendinin çeyiz sandığı, bunu duyduğunuzu sanmıyorum,

GDO VE NBŞ İLE MÜCADELE

Ayaş’ta bir hanımefendinin çeyiz sandığı, bunu duyduğunuzu sanmıyorum,
hiç basına yansımıyor böyle şeyler. Bir vesileyle bu çeyiz sandığına
ulaşılıyor, işte bazı malzemeler anneden babadan, atadan o geline intikal
eden varlıklar, kültürel varlıklar gözden geçirilirken sandığın bir tanesinden bir tuz kabağı çıkıyor bazı yerlerde su kabağı da denilen. O tuz kabağının içerisinde gelini evlendirirken ileride yuvasını kurduğu zaman topraklarını işlerken saflığını korumuş tohum kullanabilsinler diye dokunulmamışAyaş domatesi çekirdekleri, tohumlar konuyor ve bunlar bulunuyor.

Hangi insan?
Karar verenler, tepki koyanlar, hakkını arayanlar, yani bu bir vatandaş
ve davranış profili oluşturulması gereken bir alan. Peki, kimi hedefleyeceğiz,bu kadar çok sivil toplum kuruluşu var, bu ülkenin bu kadar çokkurumu var, doğru bir şeyler yapmaya başladığınızda, biraz öne çıkmaya
başladığınızda hemen birtakım infaz mekanizmaları oluşuyor, ama bunun
alternatifi de kaçak dövüşmek değil. Biz değişim alanımızı nereye odaklayalım,bizim değişim alanımız ne olmalı?

Bir anlamda seçtiğimiz alanda bilgelik düzeyine ulaşıyorlar ve bizim
amacımız, çocuklar için amacımız -çünkü bütün değişim alanını biz oraya
yöneltmişiz- sorgulayan, irdeleyen, yediğinin, içtiğinin, çevrenin ne kadar bozulduğunun,eğer babası böyle tarım yapmaya devam ederse hayvancılığın nasıl biteceğinden bahsedebilen bir bakış açısı ve yetkinlikler geliştirebilmek.
Mesela kıl keçisi bitti, yok oldu, sebepleri belli
Endişe ettiğimiz bir dizi nokta var. Çünkü
hiçbir şey mükemmel gitmiyor…

Şahin doğan

Continue Reading

Gıda

Lifosat’ın insan sağlığına zararını hiç konuşmuyoruz

Published

on

Lifosat’ın insan sağlığına zararını hiç konuşmuyoruz

Monsanto’nun CEO’suna “Sen verim artışı yapıyor,
verim artışı yapıyor diyorsun, ama verim pek de artmıyor.” diye gazetecilerinsoru yöneltmesi sonucunda Monsanto CEO’su “Biz verim artsın diye bunlarıüretmedik ki” yanıtını vermiştir. Peki, o halde niçin üretildi bu?

Lifosat denen bir tarım ilacı Monsanto Şirketi tarafından
üretiliyor ve patent hakkı 30 yıl boyunca onun elinde ve akıllı kafalar
oturuyor diyor ki, Lifosat’ı biz yabancı otu öldürsün diye biz ürettik. Ancak yabancı otun üzerinde ben Lifosat severim diye yazmıyor ki postacı gibiadres bulsun, her bitkiye zararlı etkisi oluyor. O yüzden çiftçi Lifosat’ı ihtiyatla kullanıyor, kendi ekinine, para kazanmak istediği ekine zarar vermemek için ihtiyatla kullanıyor.

O halde biz Lifosat’tan çok iyi para kazanıyor,
Monsanto’nun bütün gelirinin yüzde 50’si Lifosat denen tarım ilacından,yani yabancı ot öldürücü ilaçtan oluyor. Biz gelirimizi nasıl arttırırız, 90’lıyıllar da genetiği organizmalarla bazı proteinler elde etmek başlamış. Biz öyle bir protein yerleştirelim ki bitkimize serptiğimiz Lifosat’tan zarar görmesin.

Çiftçi de gıdım gıdım değil, avuç avuç bu ilacı kullanabilsin.
Obama’nın seçim döneminde, yani en son Amerika başkanlık seçiminde
Obama’nın seçim sayfasında Lifosat kullanımının 1996, 2007, 2008 yılları
arasında 16 kat arttığı yazılıydı. Obama’nın seçim sayfasında yazılıydı bu,
Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası’nın sayfası değil, Obama’nın sayfasında
16 kat arttığı yazılıydı. Peki, ne fark eder canım, Lifosat kullanılsın, şufark ediyor: Bugün Arjantin’de Lifosat’a dirençli ve çapraz direnç dolayısıyla diğer yabancı ot öldürücü ilaçlara karşı da dirençli kolum kalınlığında yabancı otlar mevcut ve bunlar elle toplanma dışında hiçbir şekilde yokedilemiyor ve bu nedenle Arjantin tarım topraklarının yüzde 40’ını kaybetmişd urumda.

Artık tarım yapılamıyor yabancı ot ormanı olduğu için. Peki,
Lifosat’ın insan sağlığına zararını hiç konuşmuyoruz, yani biz genetiği değiştirilmişürünün yaratabileceği sağlık sakıncalarını konuşuyoruz, ama o
genetiği değişmiş ve özellik kazanmış ve bu özellik kazanması sonucu daha
fazla tarım ilacı kullanımının ek sakıncaları ne?Onlar bile bugüne kadar
tamamen bilinmiyor, ama göz hasarı, kanser gibi, alerji gibi birçok sağlık
sakıncası Lifosat kullanımı fazlalığının nedeniyle olduğu artık herkesçe bilinmekte.

Şahin Doğan

Continue Reading

Sepet

Ürünler

İndirimdeki Ürünler

Trend Konular