Connect with us

Desteklemeler

Yönetmelikler

Published

on

YÖNETMELİK

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:

ORGANİK TARIMIN ESASLARI VE UYGULANMASINA İLİŞKİN

YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 – 18/8/2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“öö) ÇKS: Çiftçi Kayıt Sistemini,”

“pp) Türkvet: 2/12/2011 tarihli ve 27676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği çerçevesinde oluşturulan ve işletmelerin, yetiştiricilerin ve sığır cinsi hayvanların kimlik bilgilerinin kayıt altına alındığı veri tabanını,”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Başvuruda aşağıdaki koşullar aranır:

1) Bakanlık il veya ilçe müdürlüğünden alınan güncellenmiş onaylı ÇKS kaydı, hayvancılık işletmeleri için ise Bakanlık il veya ilçe müdürlüğü tarafından verilen ve Türkvet’den alınan onaylı işletme Tescil Belgesi,

2) ÇKS kaydı olmayan veya yapılamayan müteşebbisler için;

Müteşebbisin adı, adresi, T.C. kimlik numarası ve vergi numarası, yabancı gerçek kişilerde ise yabancı kimlik numarasını içeren kimlik bilgi ve belgeleri,

İşletmenin yeri ve konumuna dair bilgiler,

Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki,

Müracaat edilen arazinin veya arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeler,

3) Gıda işletmeleri için 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik hükümleri gereğince İşletme Kayıt Belgesi veya İşletme Onay Belgesi,

4) Su ürünleri yetiştiriciliği için Su Ürünleri Yetiştiricilik Belgesi ve/veya Su Ürünleri Kuluçkahane Belgesi.”

“b) Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, başvurduğu yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile de yapabilir. Üretici grubu organik tarım faaliyetini ancak tüzel kişilik altında yapabilir. Müteşebbis organik tarım faaliyetini üretici grubu ile yapıyorsa her üretici ile sözleşme imzalamak zorundadır. Bu durumda, müteşebbis üretici grubu adına yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. Bu üretici grubu içinde yer alan çiftçi müteşebbis olarak değerlendirilir ve bir kod verilerek kayıt altına alınır. Müteşebbis; aracı tüccar, depolama, işleme ve benzeri fason hizmetleri yaptırdığı gerçek ve tüzel kişi ile de sözleşme yapar. Bu fason üretim yapan işletmeler de organik tarım kontrol sistemine dâhildir.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Organik olarak değerlendirilecek bitkisel ürünler için, tek yıllık bitkilerde ekim tarihinden itibaren en az iki yıl, mera ve yem bitkilerinde yem olarak kullanılmasından önce en az iki yıl, yem bitkisi dışındaki çok yıllık bitkilerde ise ilk organik ürün hasadından önce üç yıllık geçiş sürecinin uygulanması gerekir. Geçiş sürecinde bitkisel üretim için ilgili üretim alanında bu Yönetmelik ile yasaklanmış girdinin kullanıldığı en son tarih temel alınır.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Taşıma sırasında kullanılacak yem bileşenlerinin listesi bulundurulur.”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(2) Organik ürünlerin ambalajlanmasında kullanılan tüm madde ve malzemelerde 29/12/2011 tarihli ve 28157 (3.mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği hükümleri uygulanır.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ilk paragrafı ve aynı fıkranın (b) bendinin (5) numaralı alt bendi ile (ç) bendinin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Organik ve geçiş süreci ürünlerinin etiketlenmesinde 29/12/2011 tarihli ve 28157 (3.mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği hükümleri ile Bakanlığın ilgili mevzuatında yer alan hükümlerle birlikte aşağıdaki kurallara uyulur:”

“5) Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmeyen ürün etiketinde, bu Yönetmeliğe uygun üretildiği, hazırlandığı, işlendiği, ambalajlandığı, depolandığı ima ve beyan edilemez. Organik olmayan ürünler etiket ve ambalaj tasarımıyla, organik ürün etiket ve ambalaj tasarımını çağrıştıracak nitelikte ve benzerlikte olamaz. Böyle ürünler için organik tarımsal ürün olarak marka, patent ve tescil alınamaz. Organik olmayan ürünler için, tüketicide organik ürün izlenimi oluşturacak, haksız rekabete neden olacak, bio, biyo, eco, eko, org ön ekleri kullanılamaz. İthal ürünler için de bu hükümler geçerlidir.”

“1) Hazır ambalajlı gıdanın etiketinde ek-10’da belirtilen organik ürün logosu ve yetkilendirilmiş kuruluş kod numarası bulunur.

2) Bu Yönetmelik hükümlerine göre üretilmeyen ve yeniden sertifikalandırılması yapılmayan ithal ürünlerde ek-10’da belirtilen organik ürün logosu kullanılmaz.”

“4) Tarımsal hammaddenin tamamının başka bir ülkede Kanun kapsamında üretilmiş ve sertifikalandırılmış olması ve Türkiye’de mamul ürün haline getirilmesi durumunda ek-10’da belirtilen organik ürün logosu kullanılır.”

MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının ilk paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Yönetmelikte yer alan organik ürünlerin depolanmasında, 29/12/2011 tarihli ve 28157 (3.mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi hükümlerine uyulur. Organik ürünlerin depolanması ile ilgili diğer kurallar aşağıda belirtilmiştir.”

MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk paragrafı ve aynı fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Yönetmelikte yer alan organik ürünlerin taşınmasında, 29/12/2011 tarihli ve 28157 (3.mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi hükümlerine uyulur. Organik ürünlerin depolanması ile ilgili diğer kurallar aşağıda belirtilmiştir.”

“2) Ürünün organik olduğunun açıkça yazıldığı fatura veya sevk irsaliyesi,”

“b) Ek-11’in birinci ve ikinci bölümünde yer alan Müteşebbis veya Ürün Sertifikası bulunur.”

MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğin 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (g) ve (ğ) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“c) İşlenmiş ürünlerde ürün sertifikası düzenlenir. İşlenmiş ürünlerde ürün el değiştirdiğinde yeni bir işleme tabi tutulmuyorsa ve etiket bilgileri değişmiyorsa tekrar sertifika düzenlenmez. Depolama, toptan pazarlama ve dağıtım yapan müteşebbislerin toptancıya ve perakendeciye satışlarında ürüne, mevcut ürün sertifikasının müteşebbis tarafından onaylı fotokopisi ile birlikte fatura ve sevk irsaliyesi eşlik eder. Ürün sertifikasının onaylı fotokopisi üzerine müteşebbis tarafından yapılan satış belgelerinin numarası yazılır ve onaylanır. Bu satış miktarı onbeş gün içinde yetkilendirilmiş kuruluşa bildirilir. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından stok takibi yapılır.”

“g) İthal ürünlerin yetkilendirilmiş kuruluş tarafından Kanun ve bu Yönetmeliğe uygunluğunun kabul edilmesi halinde yeniden sertifikalandırılması yapılır.

ğ) İthalatçı ithalat halinde, yetkilendirilmiş kuruluş tarafından istenilen belgeleri eksiksiz olarak bu kuruluşa verir. Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından yeniden sertifikalandırma yapmak amacıyla aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenir. Bunlar:

1) İthalatçının ithalat faaliyetleri; ithalatçının adı, adresi, ürünün geldiği ülke, ürünlerin ülkeye giriş noktası ve ithal edilen ürünlerin depolanmasında kullanılacak binaların uygunluğuyla ilgili detaylı açıklama belgeleri,

2) Karşı ülkeden alınan ürünün etiketi ve içeriğine dair bütün bilgilerin aslı veya noter onaylı tercümeleri,

3) İthalat işleminin nasıl gerçekleşeceğini ve ihlal durumunda alınacak ihtiyati tedbirleri içeren belgeler,

4) İthalatçı tarafından kullanılacak herhangi bir deponun diğer ülkede bulunması durumunda, karşı ülkenin yetkilendirilmiş kuruluşu tarafından kontrole açık olacağını belirten belgeler,

5) İlgili partinin miktarı, orijini ve yapısı, kontrol mekanizmasının detayları, üretim, işleme, ambalajlama, depolama, nakliye işlemlerinin detayları, alıcıları, sertifikaları, ürüne ilişkin yıllık kontrol raporları.”

MADDE 10 – Aynı Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları, kayıtları, arazi, işletme ve depo gibi kritik kontrol noktaları ve gözlemleri içerir. Müteşebbis tarafından aynı alanda birkaç ünitenin işletilmesi halinde, organik olmayan ürünlerin üretildiği üniteler ve depoları da kontrol işlemine tabidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu yılda en az bir defa haberli veya habersiz, müteşebbis ile üretilecek ürünün üretim aşamasında yerinde kontrolünü gerçekleştirir. Çift kabuklu yumuşakça üretiminde yetkilendirilmiş kuruluş tarafından en az yılda iki defa çiftlik kontrol edilir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşu faaliyetin risk analizini yaparak bulunan kritik kontrol noktalarına göre bir kontrol planı hazırlar ve hazırlanan bu kontrol planı en az aşağıdaki bilgileri içerir:

a) Müteşebbisin adı ve adresi,

b) Kontrol tarihi,

c) Kontrolün kapsayacağı konular,

ç) Kontrolör adı.”

MADDE 11 – Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“a) Yetkilendirilmiş kuruluşlar teknik ve idari bakımdan görevini yerine getirebilecek imkânlara sahip olmalıdır. Yetkilendirilmiş kuruluşun yetki kapsamı sertifikasyon ise en az bir sertifiker, kontrol ise en az bir kontrolör, kontrol ve sertifikasyon ise en az bir kontrolör ve sertifiker istihdam edilir. Kontrolör ve sertifiker sayısı; kontrol edilecek müteşebbis sayısı ve üretim alanları için yeterli olmalıdır. Bir kontrolör takvim yılı içerisinde üretici grubu içerisindeki müteşebbisler de dâhil, yıllık en fazla sekizyüz müteşebbisin faaliyetini kontrol eder. Bir kontrolörün yılı içerisinde yapmış olduğu kontrollerin ortalaması en fazla on müteşebbis/gündür.”

“ğ) Yetkilendirilmiş kuruluş akredite oluncaya kadar en fazla sekizyüz müteşebbisin kontrol ve sertifikasyon iş ve işlemlerini yürütür.”

MADDE 12 – Aynı Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (h) bendinin (7) numaralı alt bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“ğ) Yetkilendirilmiş kuruluş tarafından sistemden çıkarılan müteşebbisler diğer yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilir. Yetkilendirilmiş kuruluş, karşılıklı sözleşme imzalamış olduğu, sözleşme şartlarına uyan üretici grubu içerisindeki müteşebbise, talebi halinde organik tarım yaptığı parsel bilgileri, ürün bilgileri ve statüsünü içeren kayıtları verir.”

“(2) Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir.”

MADDE 13 – Aynı Yönetmeliğin 42 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrasının (ç) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

“(1) Müteşebbis sözleşme yaptığı yetkilendirilmiş kuruluşa organik tarımsal faaliyeti ile ilgili tüm bilgi ve belgeleri vermek, her türlü değişikliği bildirmek, üretimin her aşamasında gerekli kontrolün yapılabilmesi için işletmenin organik üretimle ilgili her birimini yetkilendirilmiş kuruluşa açmak zorundadır. Organik tarım faaliyetini üretici grubu ile yapan müteşebbis, imzalanmış olan sözleşme şartlarını yerine getiren üretici grubu içerisindeki müteşebbise, talebi halinde organik tarım yaptığı parselleri, ürün bilgileri ve statüsünü içeren kayıtları yetkilendirilmiş kuruluşça üretici grubundan ayrılan müteşebbise verilmesine izin verir.”

MADDE 14 – Aynı Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Yetkilendirilmiş kuruluş ile müteşebbis arasında imzalanan sözleşmeyi müteakip kırkbeş gün içinde yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbisin üretim faaliyetine göre, Organik Tarım Bilgi Sisteminde tanımlanmış olan tüm bilgileri kaydedilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar sözleşme kapsamındaki gerekli kontrolleri gerçekleştirir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, sözleşmesi iptal edilen müteşebbise ait bilgileri onbeş gün içerisinde Organik Tarım Bilgi Sisteminden siler. Organik tarımın yapıldığı il müdürlüğü Organik Tarım Bilgi Sisteminden altışar aylık dönemler halinde raporlar alarak bu bilgileri muhafaza eder.”

“(3) Yetkilendirilmiş kuruluşlar, gerçekleştirilen kontrol ve sertifikasyon faaliyetlerini içeren özet raporunu her yıl 31 Mart tarihine kadar Bakanlığa gönderir.”

MADDE 15 – Aynı Yönetmeliğin 45 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendine aşağıdaki alt bent eklenmiştir.

“çç) Yetkilendirilmiş kuruluş bünyesinde sigortalı olarak en az altı ay çalışmış olduğunu ve Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşta kontrolör yetkisi verilen kontrolörle arazide en az on iş günü ve yirmi müteşebbis kontrolüne eşlik ettiğini belgelemek.”

MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Domuz ve kanatlı hayvanlar için, 31/12/2013’e kadar % 5,”

MADDE 17 – Aynı Yönetmeliğin geçici 6 ve 7 nci maddelerinin birinci fıkralarındaki “31/12/ 2011’e kadar % 80,” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 18 – Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan ek-8, ek-9, ek-10, ek-11 ve ek-13 ekteki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 19 – Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesi 1/1/2013 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 20 – Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin

Tarihi

Sayısı

18/8/2010

27676

Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin

Tarihi

Sayısı

6/10/2011

28076

Bir önceki yazımız olan Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği başlıklı makalemizde Kiraz, ve ve Vişne hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Desteklemeler

DESTEKLENEN PROJELER

Published

on

TEDGEM’ce, Kooperatifler Kanunu’na göre kurulmuş olan tarımsal amaçlı kooperatiflere, yöre ve millî ekonomiye katkı sağlamak amacıyla; tarımsal üretimi ve istihdamı arttırıcı, tarımsal ürünleri değerlendirici, ortaklarına uygun şartlarda girdi sağlayıcı, çiftçilerimizin refah seviyesini yükseltici, tarımsal sanayii geliştirici, el ve ev sanatları ile pazarlama konularında proje

DESTEKLENEN PROJELER

 

tedgem

1. GENEL MÜDÜRLÜKÇE UYGULANAN PROJELER

TEDGEM’ce, Kooperatifler Kanunu’na göre kurulmuş olan tarımsal amaçlı kooperatiflere, yöre ve millî ekonomiye katkı sağlamak amacıyla; tarımsal üretimi ve istihdamı arttırıcı, tarımsal ürünleri değerlendirici, ortaklarına uygun şartlarda girdi sağlayıcı, çiftçilerimizin refah seviyesini yükseltici, tarımsal sanayii geliştirici, el ve ev sanatları ile pazarlama konularında proje konuları verilmekte ve bütçe imkânları ölçüsünde malî yönden desteklenmektedir.

Genel Müdürlüğümüz tarafından kooperatiflerce uygulanmak üzere 13 tip proje hazırlanmış olup talep eden kooperatiflere teknik yardım olarak verilmektedir.

Fizibilite ve tatbikat projeleri Genel Müdürlüğümüzce hazırlanarak geliştirilen bu tip projeler şunlardır:

a. Ortakların Mülkiyetinde Uygulanan Tip Projeler

1-Süt Sığırcılığı

2-Besi Sığırcılığı

3-Damızlık Sığır Yetiştiriciliği

4-Damızlık Koyun Yetiştiriciliği

5-Arıcılık

6-Plâstik Seracılık

7-Kültür Mantarcılığı

b. Diğer Projeler

1- Soğuk Hava Depolu Mandıra

2-Soğuk Hava Deposu

3-Halıcılık

4- Zeytin Salamura

5-Zeytinyağ Fabrikası

6-Çeltik İşleme Fabrikası

Bu projemiz, asgari ekonomik büyüklüklerini kaybetmemek şartıyla, çeşitli ünite büyüklüklerinde desteklenmektedir. Kitabımızda, bunlardan bazılarına örnekler verilecektir.

Ortaklar mülkiyetinde olmasının faydaları: Proje konusu varlığın kooperatif mülkiyetinde olması ve ürünlerin kooperatifin mülkiyeti altında yetiştirilmesi hâlinde ortak kooperatif ilişkisi kurulamamakta ve kooperatifçiliğin ana ilkelerinden olan risturn prensibi çalışmamaktadır. Bu nedenle, kooperatifin sadece girdi temin ederek kooperatif ortaklarına dağıtımı ve ürünlerin kooperatifçe alınarak uygun şartlarda muhafazası ile pazarlanması hizmetlerini verecek biçimde bir organizasyon düşünülmüştür.

Ayrıca, kooperatifler istedikleri takdirde tip projeler dışında özel tarımsal projeleri de uygulayabilirler. Ancak, bu projelere ait fizibilite raporu, tatbikat projeleri ile keşif ve metrajları kooperatifler tarafından hazırlattırılarak onaylanmak üzere Genel Müdürlüğümüze iletilir. Değerlendirme sonucu uygun görülenler onaylanarak uygulayıcı kooperatife ve il müdürlüğüne birer takım gönderilir.

2. UYGULANAN KOOPERATİF YATIRIM PROJELERİ

Kooperatiflerce uygulanan yatırım projeleri şunlardır :

A-Tip Projeler

-Ortakların Mülkiyetinde Uygulanan Tip Projeler

-Uygulamada Olan Diğer Tip Projeler

B-özel Projeler

C-Transfer Programında Yer Alan Yatırım Projeleri

D-Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerin Rehabilitasyonu Projesi

A. TİP PROJELER

1. SÜT SIĞIRCILIĞI PROJESİ

Genel Müdürlük, bu proje ile 100 aileye 2’şer baş olmak üzere toplam 200 baş süt sığırı verilmesi için kredi verir. Bu proje ile hedeflenen: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Ortakların Mülkiyetinde 200 Baş Süt Sığırcılığı Projeleri’nin desteklenerek; birim hayvan başından en yüksek süt verimini almak ve bunu işlemek suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Projenin gerekçesi ise: Ülkemizin süt üretiminin arttırılmasına katkıda bulunmak, kırsal kesimde yaşayan yoksul kesimlerin gelir seviyesini arttırmak, ülkemizin süt üretiminin nüfusun beslenmesinde gerekli olan seviyeye ulaştırılmasıdır.

Bu projenin uygulanması ile katma değer yaratılacak, süt ve buzağı elde edilecek, gübre üretilecek ve ortakların her birine gelir sağlanacaktır. Ayrıca çiftçimize istihdam sağlanacaktır.

TEDGEM, 1989 yılından bu yana her yıl Genel Müdürlükçe belirlenen kooperatiflerin süt sığırcılığı projelerini desteklemektedir.

Proje ile kişi başına yıllık süt tüketiminin 135,8 kg/yıl’dan 162,6 kg/yıl‘a yükseltilmesi yönündeki plân hedefine ulaşılmasında, süt üretiminin arttırılması, toplanması ve uygun şartlarda muhafaza edip pazara arzını sağlayarak katkıda bulunacağı gibi, süt üreticilerinin daha verimli çalışması ve emeğinin karşılığını tam olarak almasında etkili olacaktır. Üreticinin kooperatifleştirilmesini özendirmek, sanayinin kaliteli hammadde ihtiyacını karşılamak, aynı zamanda süt üretimini arttırabilmek için, süt sığırcılığının ıslah ve üretim çalışmalarına önem verilmesini sağlayacaktır.

Ayrıca VIII. Beş Yıllık Kalkınma Plânı Hayvancılık özel İhtisas Komisyon Raporu’nda da belirtildiği gibi, Türkiye’de küçük ve büyükbaş hayvancılık sektöründe genellikle küçük aile işletmeleri şeklinde yetiştiricilik yapılmakta, bu nedenle üretim plânlamaları ve organizasyonları yapılamamakta, üretimde dengesiz dağılımlar ortaya çıkmaktadır. BYKP’de ele alınması gereken en önemli hedeflerden birisi; küçük işletmelerin kooperatif, üretici birliği ve benzeri bağımsız örgütler çerçevesinde organize olmasını sağlamak olmalı, ticarî sürü oluşumunu sağlayacak tedbirler alınmalıdır.

Hayvancılık Projesinin Faydası

Beslenme, hayatın her döneminde sağlığın temelini oluşturur. İnsan yavrusu ana karnında annesinden aldığı besinlerle, doğduktan sonra annesinin sütüyle, 6. aydan itibaren de anne sütünün yanında diğer besinlerle büyür ve gelişir, öğrenir ve çalışır.

Gıdalardaki elementlerin en önemli fonksiyonlarından biri, vücuda gerekli enerjiyi sağlamaktır. Bu enerji; karbonhidrat, yağ ve bazen de proteinden sağlanırsa da en önemli enerji kaynağı, karbonhidrat ve yağlardır. Proteinlerin esas görevi, vücut organlarının yapısını tamamlamak ve onarımını yapmaktır. Bu nedenle protein, büyüme ve gelişme için başta gelen besin öğesidir. Protein bütün hayvansal ve bitkisel besinlerde bulunmasına rağmen, miktar ve kalitesi yönünden farklılıklar vardır. Genellikle hayvansal besinlerden elde edilen protein üstün kalitelidir.

Hayvancılık, tarım işletmelerinde yapılan faaliyetlerden biridir. Bu faaliyetin, işletmenin umumî gelirini, dolayısıyla çalışanların refah seviyesini yükseltmedeki etkinliğini arttırmak, hayvancılık politikasının esasını teşkil etmektedir.

Bu projeyle; hayvan ürünlerine gerek tüketiciler ve gerek sanayiciler tarafından duyulan ihtiyacın yurt içinden karşılanabilmesi, ihraç imkânlarının genişlemesi ve genel olarak tarımımızın gelişmesi hedeflenmiştir. Memleketimizde hayat standardının yükselmesiyle artan hayvan ürünleri ihtiyacının karşılanabilmesi için yapılan ithallerin, genel ithalâtımızdaki payı giderek artmakta, bu da daha önemli konularda kullanılması gereken dövizimizin israf edilmesine, çok geniş ve ıslaha elverişli hayvancılık potansiyelimizi değerlendiremiyor duruma düşmemize neden olmaktadır.

Tarım işletmelerinde hayvancılıktan sağlanan gelirin umumî gelirdeki payını arttırmak için girişilecek faaliyetlerin, dolaylı da olsa işletmelerdeki diğer üretim dallarındaki verimliliği de yükselteceği bilinmektedir. Başka bir deyişle, hayvancılık, tarım işletmelerindeki diğer üretim faaliyetlerinin dinamiğini teşkil eder.

Projenin uygulanmasının diğer bir unsuru da üreticilerin teşkilâtlandırılmasıdır ve bu işe damızlıkçı işletmelerden başlanılmalıdır. Bunun için en uygun teşkilât, kooperatiflerdir. Besiciler ve süt üretenler için ayrı ayrı kooperatifler kurulabileceği gibi, projemizde olduğu gibi iki konuyu kapsayan kooperatifler de kurulabilir. Üreticilerin, kooperatife ortak olmakla, gelirleri ve rekabet güçleri artacaktır.

Hayvancılık Projelerinin Kooperatifçilikle İlgisi

Türkiye’nin tarım sektörü bugünkü konumuna Cumhuriyetten sonraki gelişmelerle gelmiştir. İlkel yöntemlerle tek bitki yetiştiren ve kendine üreten işletmelerin yerini, büyük ölçüde modern girdi kullanan, çeşitli ürün yetiştiren ve pazara sunan işletmeler almıştır. Türkiye’de hayvancılık genellikle küçük aile işletmelerinde, diğer tarımsal faaliyetlerle bir bütünlük içinde yürütülür. Bu işletmelerde, hayvancılığın üretim ölçeğinin küçük olmasına rağmen, aile için büyük önemi vardır. Nitekim, hayvancılık faaliyeti; işletmelerde besin kaynağı, nakit ihtiyacının karşılanması, istihdam yaratması ve toprak verimliliğine katkısı gibi işlevleri de yerine getirebilmektedir.

Türkiye’de hayvancılık sektörünün istenilen düzeyde gelişmemesinin sebepleri arasında: Hayvan popülasyonumuzun büyük bir kısmının düşük verimli yerli ırklardan oluşması, yem üretiminin yetersizliği, karma yem fiyatları ile ürün fiyatları arasındaki dengesizlik, hastalıklarla mücadelenin yeterli olmaması, pazarlama sisteminin bozukluğu ve üreticilerin yeterli biçimde örgütlenmemesi önemli bir yer tutmaktadır. Hayvan ve hayvansal ürün yetiştiricileri, gerek üretim girdilerinin (Canlı demirbaş, yem vs gibi) sağlanmasında gerekse ürünleri satarken aracı, tefeci, tüccar, sanayici ve tüketiciler karşısında dengeli bir pazarlık gücüne de sahip değildirler. Yetiştiricilerin her türlü girdiye en uygun şartlarda erişebilmesi ve ürünlerin pazarlanmasında daha güçlü duruma gelerek emeklerinin hakkını alabilmesi için, birleşmek veya örgütlenmek suretiyle, küçük ve dağınık görünümde bulunan hayvancılık işletmelerinin kârlı yapıya dönüştürülmesi mümkün olabilmektedir. Gelişmiş ülkelerde hayvancılık sektörünün genel tarım sektörü içindeki payının bitkisel üretime göre büyük olmasında (% 50-70) yetiştiricilerin bu tip örgütlenmeler yoluyla güçlenmelerinin büyük etkisi vardır.

Birçok üretim alanlarında olduğu gibi süt sığırcılığı yetiştiriciliğinde de kooperatifleşme çok olumlu sonuçlar vermektedir. Küçük yetiştiricilerin tek başına başaramadığı birçok işi kooperatifler başarılı bir şekilde yoluna koyabilmekte ve bunun sonuçları yetiştiricilere iyi kazanç sağlamaktadır.

Süt sığırcılığı ırkının ıslahı, bakım ve beslemenin düzeltilmesi, elde edilen ürünlerin yüksek fiyatla değerlendirilebilmesi için, kooperatifleşme mutlaka gereklidir. Avrupa ülkelerinde, süt sığırı yetiştiricileri bir kooperatif içinde birleşerek kendi problemlerini çözmek ve koyunculuğu kazançlı ve cazip hale sokmak için gayret göstermektedirler. Bu şekil, her zaman rastlanan kooperatif şeklidir.

Bir de kolektif çiftçilik şeklinde kooperatifleşmiş süt sığırcılığına rastlanmaktadır. Süt verimi için yetiştirilen süt sığırlarının iyi bakılması, devamlı verim denetimlerinin sağlanması, seleksiyon yapılması ve nihayet sütlerin tek elden toplanıp işlenmesi bu tip organizasyonla sağlanmaktadır.

Projenin Kuruluş Yeri ve Kapasite Seçimi

Kooperatifin merkezi, projenin kuruluş yeri seçilir.

Süt değerlendirme tesislerine çiğ süt 50 km’lik alan içerindeki süt üretim merkezlerinden sağlandığından, proje, bu tesislere en fazla 50 km uzaklıktaki bölgelere uygulanmalıdır. Ayrıca ulaşım durumu her mevsim için uygun olmalıdır.

Ahırlar toplu olarak bir arazi üzerine inşa edilmeyecektir.

Ekonomik kapasitede kurulan büyük ölçekli süt işleme tesisleri ve çevrelerindeki 50 km alanda kurulacak projeyle, laktasyon döneminde 1-1,25 ton/gün süt üretilecek ve bunlar toplama tankına depolanarak işlenmek üzere sevk edileceklerdir. Süt sığırlarının laktasyon döneminde ortalama verimleri 13 kg/gün dolayında olacağından ve yine günlük 2-2,5 tonluk süt üretiminin, işleme tesisinin soğutma araçlarınca her gün alınacağı varsayıldığından, 200 başlık süt inekçiliği proje kapasitesi uygun görülmüştür.

Proje Uygulayacak Kooperatiflerde Aranacak Şartlar

-Kooperatifler Kanunu’na ve anasözleşmeye aykırı durumu bulunmaması ve ayrıca intibakını yapmış olması,

-Kanunî organlarının teşekkül etmiş ve faal olması,

-Daha önce uyguladığı projelerde başarılı olması,

-Yönetmelik’teki şartları yerine getirebilecek durumda olması,

-Kooperatiflerin krediden faydalanabilmesi için; tüzel kişilikleri adına tapu ya da tescilli, işletme binası için gerekli olan 500 m2 arsasının bulunması veya kadastro geçmemiş yerlerde zilyetlik yoluyla arazi edinmek durumunda iseler, zilyetliğin mahkeme yoluyla tüzel kişilikleri adına tescil edilmiş olması.

Proje Uygulayacak Kooperatif Ortağında Aranacak Şartlar

-Türk vatandaşı olması,

-Esas faaliyetinin çiftçilik olması,

-Oturduğu köy veya kasaba nüfusuna kayıtlı ve kooperatif çalışma alanı içerisinde en az bir yıldır oturuyor olması,

-Kooperatifler Kanunu’na ve anasözleşmeye aykırı bir durumunun bulunmaması,

-Ortaklık şartlarını yerine getirmiş olması (Aidatlarını ödemesi, taahhüdünü yerine getirmesi gibi),

-Daha önce uyguladığı projelerde başarısız olmaması,

-Projenin sabit yatırım tutarının gerektirdiği miktarda özkaynağa sahip olması,

-Sekiz ton kuru yonca veya eşdeğeri yeşil yem üretmeye yeterli tapulu veya adına kayıtlı araziye sahip olması,

-Aile reisi olması ve belgelendirmesi,

-Terör ve anarşi suçlarından hüküm giymemiş olması.

2. BESİ SIĞIRCILIĞI PROJESİ

Gerek tarım işletmeleri gerekse millî ekonomi için en fazla arttırılması gereken hayvan ürünü, ettir. İşte en çok sıkıntısı çekilen, bu sıkıntıyı gidermek için en çok ithal edilen, et ve et hayvanlarıdır. Diğer taraftan, et üretimi arttırılırken diğer bir kısım hayvan ürünü (deri, süt, yapağı) de kendiliğinden artmış olur.

Bu proje ile hedeflenen: 50 kooperatif ortağına 10 baş besi sığırıyla 2 dönem besicilik yaptırılarak tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Ortakların Mülkiyetinde Besicilik Projeleri desteklenerek besiye alınan birim hayvandan en yüksek verim alınmak suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Bu proje ile katma değer yaratılacaktır. Et, gübre üretilecek ve ortakların her birine aylık gelir sağlanacak, istihdam sağlanacaktır.

Besicilikte başarılı olmak için, yüksek verimli kültür ırkları seçilmelidir.

Çiftçimiz mevcut yapıyı değiştirecek sermayeye sahip değildir. Hayvancılığın geliştirilmesi ve verimliliğinin arttırılması için uygun vadelerde ve faiz oranlarında verilen krediler, besi sığırcılığı işletmelerinin devamlılığını sağlamaktadır.

Hızla artan dünya nüfusu ve buna bağlı olarak insanların artan beslenme ihtiyacının karşılanma zorunluluğu, bugün pek çok ülkede ileriye ait tarımsal potansiyeli arttırma çabalarını doğurmuştur. İnsanların beslenmesinde, hayatın devamında en önemli besinin proteinler olduğu ve protein eksikliğinin başka besin maddeleri ile giderilemeyeceği, yapılan araştırmalarla kesinlik kazanmıştır. Ülkemizde öteden beri en önemli et kaynağının koyun olduğu fikri önplânda idi. Ancak son yıllarda sığır eti tüketiminde büyük artışlar görülmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden birisi, sığır etinin ihtiva ettiği maddelerin oranının, insan sıhhati açısından dengeli olması ve sığır etinin koyun etine nazaran daha düşük maliyetle elde edilmesidir. İnsan beslenmesinde önemli rolü olan etin üretimini arttırabilmek için projeli yatırımların teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple Bakanlığımızda, ülkemizdeki et üretimini arttırmak amacıyla kooperatiflere uygulatılmak üzere Ortakların Mülkiyetinde Besi Sığırcılığı projesi hazırlanmıştır. Bu proje ile sağlanacak faydaları şu şekilde özetleyebiliriz :

Besi sığırcılığında pahalı tesislere gerek yoktur. Besi sığırları hava ve yem değişmelerine daha dayanıklıdır.

Besi sığırcılığı yapmakla, süt sığırcılığı için uygun şartların ve bilhassa süt satışı imkânının olmadığı yerlerdeki çiftçilerin, tarla ve çayırlarından çıkan mahsuller, meralarında yetişen otlar, en kârlı bir şekilde değerlendirilmiş olur.

Projeyi uygulamanın diğer bir faydası da, sürekli bir uğraş isteyen ve işgücünü tam olarak değerlendiren bir faaliyet kolu olmasıdır. Diğer bir ifade ile proje, gizli işsizliğin hüküm sürdüğü kırsal kesimde istihdam yönünden de faydalı olacaktır.

3. DAMIZLIK SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ

Bu proje ile hedeflenen: 50 kooperatif ortağına 4 baş damızlık sığır verilip damızlık sığır yetiştiriciliği yaptırılıp tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Ortakların Mülkiyetinde Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Projeleri desteklenerek, damızlık birim hayvandan en yüksek verim alınmak suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Bu projenin uygulanması ile katma değer yaratılacak, süt, damızlık buzağı ve besi materyali elde edilecek, gübre üretilecek ve ortakların her birine gelir ve istihdam sağlanacaktır.

Ülkemiz, hızlı büyüme, nüfus artışı ve şehirleşme olgularıyla karşı karşıyadır. Diğer bir problem de kırsal ve kentsel nüfus dengesinde önemli değişiklikler olmasıdır. Köyden kente sürekli göç yaşanmakta, dolayısıyla üretici durumdan tüketici duruma geçen nüfusun yeterli ve dengeli beslenme problemi ortaya çıkmaktadır.

Tarımın en önemli konularından birisi, hiç şüphesiz hayvancılıktır. Hayvancılıkta ise verimi arttırmanın en iyi yollarından birisi de, üstün nitelikli damızlık hayvanlar kullanmaktır.

Bu projenin faydalarını şöyle sıralamak mümkündür:

Kurulacak işletmeler sayesinde, sığırların sertifikalanması sağlanacak ve bunun sonucunda da sertifikalı damızlık satışı yapılabilecektir. Bu proje ile ülkemizde bir damızlık pazarının kurulması gerçekleşebilecektir. Kooperatifler aracılığı ile veteriner hizmetlerinden daha iyi yararlanılacak ve kooperatifleşme sonucunda hammadde temininde ve ürün satışında pazarlık gücü gelişecektir. Proje sayesinde verimli damızlıklar elde edilecek, sonuçta et ve süt üretim miktarı arttırılacaktır. Böylece dengeli beslenme sağlanacaktır. Ülkemizde genelde hayvancılık ekstansif karakterde olduğundan hayvan doğumları çayır-meraya çıkma dönemine rastlatılmakta, dolayısı ile laktasyon süreleri ve dönemleri farklılıklar göstermektedir. Bu nedenle, süt sanayinde istikrarsızlık olmaktadır. Bu projenin uygulanmasıyla entansif hayvancılığa geçilecektir. İnek sütü üretimi artışına katkıda bulunulacak, süt ürünleri işleyen sanayiinin gelişimi sağlanacaktır. Damızlık sığır yetiştiriciliği sürekli bir işgücü isteyen ve işgücünü tam olarak değerlendiren bir faaliyet kolu olduğu için, kırsal kesimdeki gizli işsizliği kaldırarak istihdama yönelik faydası olacaktır.

Kooperatif mülkiyetinde olan projelerde, ortak-kooperatif ilişkisi kurulmamakta ve kooperatifçiliğin ana ilkelerinden olan risturn prensibi çalışmamaktadır. Bu projede, ahırlar ve damızlık sığırlar ortakların mülkiyetinde olacak; yem temini ile ortaklara dağıtımı, sütün ortaklardan alınarak uygun şartlarda muhafazası ve pazarlanması kooperatif tarafından yapılacaktır.

4. DAMIZLIK KOYUN YETİŞTİRİCİLİĞİ PROJESİ

Bu proje ile 50 kooperatif üyesine, yani 50 aileye 50 baş damızlık koyun verilerek koyunculuk yapmaları sağlanır.

Bu projenin gerekçesi de hayvancılık projelerinin gerekçelerinde açıklandığı gibidir.

Gerek tarım işletmeleri ve gerekse millî ekonomi için en fazla arttırılması gereken hayvan ürünü, ettir. Et üretimi arttırılırken diğer bir kısım hayvan ürünü (deri, süt, yapağı) de kendiliğinden artmış olur. Ülkemizde ilk plânda ele alınması gereken et kaynağı, koyundur. Çünkü yurt içinde ve satabileceğimiz ülkelerde, koyun eti diğer etlere tercih edilmektedir. Ayrıca koyun, kısa zamanda aktive edilebilecek yüksek kabiliyetlere sahiptir. Memleketimizde et kaynağı olarak koyunculuğa en başta önem vermenin başka bir gerekçesi de memleketimizdeki meraların üçte ikisinin, anızların tamamının ancak koyun tarafından değerlendirilebilecek nitelikte olmasıdır.

Süt üretiminde kullanılan hayvanların en başında, inek gelir. Keçi, manda ve koyun sütlerinin genel üretimdeki toplam payı % 20 civarındadır. Koyun sütü bilhassa Silivri tipi yoğurt imali için aranmakta ve inek sütünün 2-4 misli fiyatla satılabilmektedir. Koyun sütünden yapılmış beyaz peynire de talep çoktur.

Projede, işletmenin gelirini arttırmak için Akkaraman koyunları ile İvesi koçlarının melezlenmesi plânlanmıştır. Çünkü, Güneydoğu Anadolu’da yaygın olarak yetiştirilmekte olan ve en iyi damızlıkları Ceylanpınar Devlet Çiftliği’nde bulunan İvesi koyunu diğer yerli koyunlarımızın iki misline yakın süt verdiği için, Orta hattâ Doğu Anadolu’daki koyun yetiştiricileri tarafından aranmaktadır. Bu ırkın kuzularında tesbit edilen hızlı gelişme kabiliyeti de talebin artmasına vesile olmaktadır. Plânlı bir damızlık seçimi ile senelik sağılan süt verimleri ortalama 175-205 kg olan nüve sürüler elde edilebilir.

Projede iki ana amaç göz önünde bulundurulmaktadır. Birincisi, yerli ırkların saf yetiştirme ile korunması ve geliştirilmesi; ikincisi ise, iç ve dış kaynaklı genotipler yardımıyla yetiştirme bölgelerinin doğal, ekonomik, sosyal şartlarıyla uyumlu yeni koyun tiplerinin ve ırklarının oluşturulması çalışmalarıdır.

Bu proje ile kuzu, süt, gübre, yapağı, 5. yıldan itibaren 2.500 baş damızlık dişi koyun üretilecektir.

5. ARICILIK PROJESİ

Arıcılık ürünleri başında bal gelir. Bal, insan hayatı ve sağlığı bakımından son derece önemli bir üründür.

Bu projeyle, küçük işletmelerde çiftçimizin fazla işgücü değerlendirilerek aileye yan gelir sağlanmaktadır.

Kooperatifçilikle; ucuz girdi sağlanır, pazarlama kolaylaşır, uygun kredi sağlanır, arı hastalık ve zararlısıyla mücadele kolaylaşır.

Kooperatif üyelerinden 50 aileye, her birine 20 kovan alabilecek şekilde kredi verilir.

Bu proje ile hedeflenen: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Ortakların Mülkiyetinde Arıcılık Projeleri desteklenerek, birim kovandan en yüksek verim alınmak suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Projenin uygulanması ile katma değer yaratılacak; bal, balmumu ve oğul üretilecek; ortaklara gelir ve istihdam sağlanacaktır.

Arıcılık yapanların bölgelerini iyi seçmeleri ve tanımaları gereklidir. Bitki örtüsü varlığı ve zenginliğinin, başarıda önemli yeri vardır. Balın kalitesi buna bağlıdır. Bölgede su bulunmalıdır. Çiftçiler, mutlaka akasya ve arı otu gibi çiçekli bitkiler yetiştirmelidirler.

Ülkemiz, kendi nüfusunun besin ihtiyacını karşılayabilen ülkeler arasında olmasına karşılık, nüfusla birlikte artan talep, besin maddeleri üretiminin arttırılmasını gerekli kılmaktadır.

Tarım kesimindeki hızlı nüfus artışına karşılık kişi başına düşen ekilebilir arazinin azalması, ekonomik olarak faal nüfusun önemli bir bölümünün daha az tarım arazisine sahip orman ve çevresinde yerleşmiş olması, toprağa bağımlı olmayan yan gelir kaynaklarını gerektirmektedir.

Arıcılık, ailelerin geçimini sağlayabilecek bir uğraş olduğu gibi diğer faaliyetlerin yanında bir gelir kaynağı olarak da yapılabilir.

Beslenme ve insan sağlığı bakımından önemli bir besin olan balın yanında, arı sütü, polen, balmumu ve arı zehiri gibi ürünleri üreten arılar, aynı zamanda çiçekli bitkiler ve meyve ağaçlarında nektar ve polen toplarken döllenmeye de katkıda bulunmaktadır.

Arıcılık, az sermaye ile çok kâr sağlayan bir uğraştır. Geniş bir arazi, işletme tesisleri, tarım aletleri ve fazla sayıda işçiyi gerektirmez. Ailede mevcut işgücünün boş zamanlarını değerlendiren, az çabayla çok gelir getiren bir faaliyettir.

Türkiye, bal üretimi bakımından dünyada 7. sırada olduğu hâlde, bal ihraç eden ülkeler arasında 17. sırada bulunmaktadır. Çok kaliteli ve aranan ballar sınıfına giren Türk ballarının, dünya bal pazarındaki payı düşüktür. Gerek yurt içi talebinin karşılanabilmesi, gerek üretimin artması için arıcılığın teşvik edilmesi gerekmektedir.

6. PLÂSTİK SERACILIK PROJESİ

Bu proje ile çiftçimizin az ekim alanından fazla ürün alması sağlanmaktadır. İklimin elverişsiz etkisi ortadan kaldırıldığından, özel yapılarda, yani plâstik veya cam seralarda, sebze ve süs bitkileri üretiminin yapılması için projelere kredi verilir.

Pazarda, yetiştirilen ürünlere daha iyi fiyat verilir. Millî ekonomiye katkıda bulunulur.

Projenin kapasitesi her işletme için 500 m2 olarak belirlenmiştir. Kredi, 50 aile bir araya geldiğinde kullandırılır.

Seracılık projesinin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Ortakların Mülkiyetinde Seracılık Projeleri desteklenerek, turfanda sebzelerde birim alandan en yüksek verim alınmak suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Proje ile katma değer yaratılacak, sebze üretilecek ve ortakların her birine aylık gelir sağlanacak, istihdam sağlanacaktır.

Sera yerinin seçimi çok önemlidir. Kaliteli toprağa sahip olması gereklidir. Su problemi olmaması gereklidir. Endüstri bölgelerinin dışında olmalıdır.

Ayrıca, seracılık konusunda eğitim görmüş, sertifikası bulunan veya o konuda çalışmış, yetenekli, hevesli, bu işi yapabilecek güce sahip kimseler tercih edilir.

Ülkemiz ekonomisi içinde önemli bir paya sahip olan tarım sektörünün geliştirilmesi, tarımda modernizasyon sağlayıcı tedbirlerin alınarak tarımsal üretimin arttırılması, üzerinde hassasiyetle durulan bir konudur. Tarımda üretim artışının gerçekleştirilebilmesi için, kültür-teknik tedbirlere paralel olarak tarımsal ürünlerin en iyi şekilde pazarlanması, üretim ve tüketim arasında denge kurulabilmesi önemlidir. Zira yetiştirici, ürününe kolaylıkla pazar ve uygun fiyat bulabileceğine inandığı sürece, üretimini bütün teknik imkânlardan faydalanarak arttırma yoluna gidecektir. Kış sezonunda ortaya çıkan geçici işsizlik ve ürün kaybı ortadan kalkacaktır. Yörenin ekonomik sorunları, elde edilen gelirle asgarî düzeye indirilecektir. Ortakların her türlü ihtiyaçları kooperatifçe karşılanacaktır.

Projenin uygulanmasıyla; önemli ölçüde istihdam imkânı sağlanacak, artan nüfusun ihtiyacı için gerekli sebzenin her mevsim üretimine katkıda bulunulacaktır. Pazarlamayı kooperatif yapacağı için, pazarlama problemi olmayacaktır. Ülke ekonomisine büyük yararlar ve önemli ölçüde katma değer sağlanacağı muhakkaktır.

Elde edilecek faydalar şu şekilde özetlenebilir:

Dışarıda yetiştirilen ürünlerin hasat zamanına karşılık serada yetiştirilen ürünlerin pazara erken ve geç çıkartılma problemi yoktur. Seracılıkta, pazarda devamlı sebze bulundurulur. Birim alandan elde edilen verim arttırıldığı gibi, ürünün kalitesi de yükseltilir. İşletmede çalışma ve iş düzeni bir yıl içinde eşit olarak dağıtılır. Belirli zamanlardaki iniş ve çıkışlar kaldırılarak işletme düzeni ve sürekli çalışma sağlanır.

Yetiştiricilerin elverişsiz iklim şartlarında dahi ziraî faaliyette bulunmaları sağlanır. Taze sebzenin bulunmadığı dönemlerde diğer bölgelerin iç pazar talebini karşılayacak ve hattâ dış pazara açılma imkânlarını da yaratacaktır. Ayrıca seracılık, millî ekonomide yeni iş alanlarının açılmasını sağlamakta olup sera inşasında kullanılacak olan demir, plâstik ve çimento gibi malzemeleri imal eden fabrikalara da satış imkânı sağlayacaktır.

(50 Aile X 500 m2) sera kapasiteli bir ünite projenin uygulanmasıyla: Birinci mahsul olarak yılda yaklaşık 6 ton domates, ikinci mahsul olarak 5 ton hıyar olmak üzere toplam 11 ton/yıl sebze yetiştiriciliği yapılacaktır.

b. Diğer Projeler

1. SOĞUK HAVA DEPOLU MANDIRA PROJESİ

Bu projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Soğuk Hava Depolu Mandıra Projeleri desteklenerek, süt potansiyelini değerlendirmek, çiftçinin ekonomik ve sosyal seviyesini yükseltmektir.

Proje ile katma değer yaratılacak, süt işlenerek beyaz peynir ve yan ürün olarak tereyağı üretilecek, istihdam sağlanacaktır.

2. SOĞUK HAVA DEPOSU PROJESİ

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Soğuk Hava Deposu Projeleri desteklenerek, çiftçilerimiz tarafından üretilen tarımsal ürünler, soğuk hava depolarında uzun süre muhafaza edilerek değerlendirilmek suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Proje ile katma değer yaratılacak, istihdam sağlanacaktır.

3. HALICILIK PROJESİ

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Halıcılık Projeleri desteklenerek, Türk el halıcılığının geliştirilmesi sağlanacak, iş imkânı yaratmak suretiyle çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyeleri yükseltilecektir.

Proje ile katma değer yaratılacak ve istihdam sağlanacaktır.

4. ZEYTİN SALAMURA PROJESİ

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Zeytin Salamura Projeleri desteklenerek, zeytin standartlara uygun salamura yapılarak değerlendirilecek ve iş imkânı yaratmak suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyeleri yükseltilecektir.

Proje ile katma değer yaratılacak, istihdam sağlanacaktır.

5. ZEYTİN YAĞI FABRİKASI PROJESİ

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı 20 ton/gün Zeytinyağı Fabrikası Projeleri desteklenerek, zeytin ürünü değerlendirilmek suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

Proje ile katma değer yaratılacak, istihdam sağlanacaktır.

6. ÇELTİK İŞLEME FABRİKASI PROJESİ

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma ve sulama kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı Çeltik İşleme Projeleri desteklenerek, çeltik ürünü değerlendirilmek suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

B. öZEL PROJELER

Kooperatifler istedikleri takdirde yukarıda belirtilen tip projelerin dışında özel tarımsal projeleri de uygulayabilirler. Ancak, bu projelere ait fizibilite raporu, tatbikat projeleri ile keşif ve metrajları kooperatifler tarafından hazırlattırılır.

Projenin hedefleri: Tarımsal kalkınma, sulama ve su ürünleri kooperatifleri ile bunların birliklerinin uyguladığı çeşitli özel projeler desteklenerek yöredeki tarımsal ürünler değerlendirilmek suretiyle, çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal seviyelerini yükseltmektir.

C. TRANSFER PROGRAMINDA YER ALAN YATIRIM PROJELERİ

Kooperatifler sabit yatırımlarını bitirdikten sonra işletmeye geçerler. İşletme sermayesi için, Yönetmeliğe göre uygun şartları sağladıktan sonra kredi verilir.

İşletmeye geçen kooperatiflerin ihtiyaç duyduğu işletme sermayesini karşılamak amacıyla, her yıl Bakanlığımız bütçesine Transfer Harcamaları Faslı’ndan ödenek konmaktadır.

D. KOOPERATİFLERİN REHABİLİTASYONU PROJESİ

Kooperatiflerin çalışma ve üretim şartlarının iyileştirilmesi, gelişme ve yenilenmesine yönelik projelerdir.


Bu haber 8445 defa okunmuştur.

 

Bir önceki yazımız olan 2013 Tarımsal destekler... başlıklı makalemizde 2013 ve TARIMSAL hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Desteklemeler

2013 Tarımsal destekler…

Published

on

2013 YILINDA YAPILACAK TARIMSAL DESTEKLEMELER 2013 YILINDA YAPILACAK TARIMSAL DESTEKLEMELERE İLİŞKİN KARAR Read more: http://www.tarimkutuphanesi.com/2013_YILINDA_YAPILACAK_TARIMSAL_DESTEKLEMELER_00654.html#ixzz2YwUewNw4

2013 YILINDA YAPILACAK TARIMSAL DESTEKLEMELER

 

2013 YILINDA YAPILACAK TARIMSAL DESTEKLEMELERE İLİŞKİN KARAR

8 Nisan 2013 PAZARTESİ 

Resmî Gazete

Sayı : 28612 

Karar Sayısı : 2013/4463

Çapa makinası ile yapılan çapalama işlemi.

Amaç ve kapsam

MADDE 1- (1) Bu Karar, çevreye duyarlı tarımsal üretimi yaygınlaştırmak, bitkisel üretimi tehdit eden hastalık ve zararlı organizmalara karşı karantina önlemi olarak tavsiye edilen alternatif uygulamaları desteklemek, verimi ve kaliteyi yükseltmek, uygulanan politikaların etkinliğini sağlamak, sektörün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, sürdürülebilirliği sağlamak ve tarımsal kayıtların güncel tutulması amacıyla hazırlanmış olup, süt fiyat düzenlemesi desteğinde en az iki yıl, araştırma-geliştirme projelerinde beş yıl olmak üzere, 2013 yılında uygulanacak tarımsal desteklemelere ilişkin hususları kapsar.

Mazot, gübre ve toprak analizi desteği

MADDE 2- (1) 2013 Yılı Çiftçi Kayıt Sistemine dâhil olan çiftçilere alan bazlı olarak mazot, gübre ve toprak analizi destekleme ödemesi yapılır.

(2) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Bakanlık)’nca belirlenecek büyüklükte ve Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı her bir tarım arazisinin gübre destekleme ödemesinden yararlanabilmesi için Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlarda toprak analizi yaptırılması zorunludur. Belirlenecek büyüklüğün altındaki tarım arazileri için toprak analizi şartı aranmaz.

(3) 2013 Yılı Çiftçi Kayıt Sistemine dâhil olan çiftçilere 2,5 TL/dekar toprak analizi desteği ve aşağıda belirtilen miktarlarda mazot ve gübre destekleme ödemesi yapılır.

 

Sıra No

Ürün Grupları

Mazot Destekleme Tutarı

(TL/dekar)

Gübre Destekleme Tutarı

(TL/dekar)

1

Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları

2,9

4

2

Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler, sebze ve meyve alanları

4,3

5,5

3

Yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitkileri alanları

7

7

 

Türkiye tarım havzaları üretim ve destekleme modeline göre fark ödemesi desteği

MADDE 3- (1) 29/6/2009 tarihli ve 2009/15173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türkiye Tarım Havzalarının Belirlenmesine İlişkin Kararın eki listede yer alan otuz adet tarım havzasında, 2013 yılı üretim sezonunda üretilen ve satışı yapılan ürünlere fark ödemesi yapılır. Yapılacak destekleme ödemeleri, her bir havza için söz konusu listede belirtilen ürünlerle sınırlıdır.

(2) Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modelinde öngörülen havzalarda 2013 yılı ürünü yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, aspir, zeytinyağı, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut, mercimek ve yaş çay ürünlerine, tarımsal veriler ve uydu görüntüleri kullanılarak belirlenecek verim değerlerine göre, pamukta yurt içinde üretilip sertifikalandırılan tohumları kullanma şartı aranarak, destekleme ödemesi yapılır.

(3) Aşağıda belirtilen ürünlere, karşılarında gösterilen miktarlarda destekleme ödemesi yapılır.

 

Sıra No

Desteğe Konu Ürünler

Birim Destek (Krş/Kg)

1

Yağlık Ayçiçeği

24

2

Kütlü Pamuk (yurt içerisinde üretilen sertifikalı tohumları kullananlar)

50

3

Soya Fasulyesi

50

4

Kanola

40

5

Dane Mısır

4

6

Aspir

45

7

Zeytinyağı

60

8

Buğday

5

9

Arpa, Çavdar, Yulaf, Tritikale

5

10

Çeltik, Kuru Fasulye, Nohut, Mercimek

10

11

Çay

12

 

(4) Desteklemelerden; Çiftçi Kayıt Sisteminde özlük, ürün, arazi bilgileri kayıtlı olan ve ekli listede belirtilen havzalarda yer alan, arazilerinde desteklemeye esas ürünleri ürettiği Bakanlık il ve ilçe müdürlüklerince tespit edilen ve belirlenecek yasal süre içerisinde destekleme başvurularını yapan kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişi üreticiler yararlanır.

(5) Destekleme ödemelerine esas arazi büyüklüğü, başvuru sahibinin Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı arazilerinin büyüklüğünü aşamaz. Üreticiler, doğrudan Çiftçi Kayıt Sistemi üzerinden yürütülen fark ödemesi desteklemelerine ilişkin olarak, Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı oldukları yer dışında başvuru yapamazlar.

(6) Yaş çay üreticilerine yapılacak prim ödemeleri; 2/4/2012 tarihli ve 2012/3067 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen ve üretime izin verilen çay alanlarında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından düzenlenip kontrolleri yapılan çay ruhsatları üzerinden yapılır.

(7) Bakanlık; ödemelere esas olacak ürünlerin özelliklerine göre ihtiyaç duyulacak belgeleri belirlemeye ve değiştirmeye, fark ödemesi desteklemelerine esas başvuru sürelerini belirlemeye, ödemeye esas bu Kararın yürütülmesine ilişkin diğer düzenlemeleri yapmaya, uygulama esaslarını belirlemeye, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile birlik ve kooperatiflerle hizmetlerinden yararlanmak üzere protokol yapmaya yetkilidir.

(8) Destekleme ödemeleri; tebliğde belirlenen ilgili merciler tarafından yapılacak iş ve işlemlerin ardından incelemelerin sonuçlanmasını müteakip, ödemeye esas icmallerin elektronik ortamda T.C. Ziraat Bankası A.Ş.'ye iletilmesi ile birlikte Bakanlık tarafından gerekli kaynağın Bankaya aktarılmasından sonra yapılır.

Hayvancılık desteklemeleri

MADDE 4– (1) 2/12/2011 tarihli ve 28130 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği çerçevesinde Hayvan Kayıt Sistemi (Türkvet) ve Soy Kütüğü ve Ön Soy Kütüğü Sistemi (E-Islah) veri tabanına kayıtlı, sütçü, kombine ve etçi kültür ırkı veya kültür ırkı melezi en az beş baş anaç sığıra sahip, bu Kararın 12 nci maddesinde belirtilen ve ulusal düzeyde üst örgütlenmesini tamamlamış bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiriciler ile sayı şartına bakılmaksızın Türkvet’e kayıtlı anaç mandaya sahip olan yetiştiricilere, sütçü ve kombine ırkların anaç sığırı için soy kütüğüne kayıtlı olanlara ve etçi ırklara farklı olmak üzere hayvan başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır. 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulmuş hayvancılık faaliyeti yürüten tarımsal amaçlı kooperatifler (kooperatif) ile 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulmuş süt üretici birlikleri (birlik) tek işletme kabul edilir. Anaç sığır başına ödeme birim miktarları, tek işletme olarak kabul edilen, kooperatif ile birlikler hariç, 500 başa kadar tam, 501 baş ve üzeri için %50’sine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanır. Birlik ve kooperatiflere üye olup işletmesinde 500 baştan fazla hayvan bulunduran yetiştiricilere hayvan sayısı limitleri uygulanır.

 

1

Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri ile etçi ırkların melezleri anaç sığır

225 TL/baş

2

Etçi ırklar anaç sığır

350 TL/baş

3

Anaç manda

350 TL/baş

4

Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri anaç sığır soykütüğü ilave

60 TL/baş

 

(2) E-Islah veri tabanına kayıtlı anadan suni tohumlama veya etçi ırklarda Bakanlıktan izin alınmış tabii tohumlama boğası ile tohumlama sonucu doğan, tüm buzağılara (dişilere Brucellosis S-19 aşısı yaptırmak şartıyla), döl kontrolü projesi kapsamında testi tamamlanıp onaylanmış boğa sperması ile yapılan suni tohumlamadan doğanlara ve yerli ırk veya melezi sığırlardan etçi ırklara ait sperma ile yapılacak tohumlama sonucu doğan buzağılara farklı olmak üzere buzağı başına yetiştiricilere aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Suni tohumlamadan ve etçi ırklardan doğan buzağı

75 TL/baş

2

Döl kontrolü projesi kapsamındaki suni tohumlamadan doğan buzağı ilave

35 TL/baş

3

Yerli ırk veya melezi sığırların, etçi ırk boğa spermasıyla suni tohumlamasından doğan buzağı ilave

75 TL/baş

 

(3) Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliği yapan, damızlık koyun-keçi yetiştiricileri birliklerine üye, hayvanları Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı yetiştiricilere, anaç hayvan başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Koyun-keçi

20 TL/baş

 

(4) Tiftik keçisi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve tiftik üretiminin artırılması için üretmiş oldukları tiftiği, Tiftik ve Yapağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Tiftikbirlik)’ne ve/veya kooperatiflerine satan yetiştiricilere, aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Tiftik

17 TL/baş

 

(5) Üretmiş olduğu çiğ sütü, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik kapsamındaki süt işleme tesislerine satan, bu Kararın 12 nci maddesinde belirtilen ve ulusal düzeyde üst örgütlenmesini tamamlamış bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere, manda, koyun ve keçi sütü için aşağıda belirtilen miktarda, inek sütü için ise soğutulmuş süte farklı olmak üzere Bakanlığın belirleyeceği dönemler ve miktarlar üzerinden ve ayrıca ıslah amaçlı süt kalitesinin desteklenmesi projesi kapsamında (yağ, protein, somatik hücre) yapılacak analizler için Ankara, İzmir, Balıkesir, Bursa ve Tekirdağ illerinde ilave 50TL/baş ödeme yapılır.

 

1

Manda, koyun-keçi sütü

0,2 TL/lt

 

(6) İpekböceği yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve üretiminin artırılması için, ipekböceği tohumunu sağlayan Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Kozabirlik)'ne kutu başına, ürettiği yaş ipekböceği kozasını Kozabirlik ve/veya kooperatiflerine satan yetiştiricilere aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Tohum

30 TL/adet

2

1. sınıf yaş koza, damızlık koza ve diğer

20 TL/kg

 

(7) Arı yetiştiriciliği yapan ve bu Kararın 12 nci maddesinde belirtilen merkez birliği düzeyinde örgütlenmiş yetiştirici birlikleri ve/veya üretici birliklerine üye olan üreticilere, Arıcılık Kayıt Sistemine (AKS) kayıtlı olma şartı ile kovan başına, seralarda doğal polinasyonu sağlamak amacıyla Örtüaltı Kayıt Sistemine (ÖKS) kayıtlı bombus arısı kullanan yetiştiricilere koloni başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Arılı kovan

8 TL/adet

2

Bombus arısı

60 TL/koloni

 

(8) Su ürünleri yetiştiriciliği yapanlara, su ürünleri kayıt sistemine kayıtlı olmak şartıyla, ürün için kilogram başına, aşağıda belirtilen esaslara göre, doğrudan üreticiye destekleme ödemesi yapılır. Bir işletmenin destekten faydalanabileceği en fazla miktar yılda 500.000 kg’dır. 250.000 kg/yıl’a (250.000 kg dahil) kadar olan kısmına aşağıda belirtilen miktarın tamamı, 250.001-500.000 kg/yıl (500.000 kg/yıl dahil) olan kısmı için ise yarısı tutarında destekleme ödemesi yapılır.

 

1

Alabalık

0,65 TL/kg

2

Çipura-levrek

0,85 TL/kg

3

Yeni türler

1 TL/kg

 

(9) Su ürünleri kaynaklarının korunması, sürdürülebilir işletilmesi ve stoklar üzerindeki av baskısının azaltılması amacıyla, su ürünleri ruhsat teskeresine sahip on metre ve üzerindeki balıkçı gemisi sahiplerine, gemilerinin avcılıktan çıkarılması karşılığında, gemi boyuna göre aşağıda belirtilen miktarda destekleme ödemesi yapılır. Bu desteklemeden yararlanarak avcılıktan çıkarılan gemiler hakkında Bakanlık her türlü tasarrufa yetkilidir.

 

Sıra No

Gemi boyu (m)

Bir metresi için ödenecek destek miktarı (TL)

1

10-20

10.000

2

21-30

15.000

3

31 ve üzeri

20.000

 

(10) Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı arazileri üzerinde kaliteli kaba yem üretmek amacıyla yem bitkileri ekilişi yapan üreticilere, yapay çayır-mera için üretim yaptıkları ilk yıl, çok yıllık yem bitkilerinden yonca için 4 yıl ve korunga için 3 yıl süreyle, tek yıllık yem bitkileri ekilişlerinde ise üretim yaptıkları yıl için, ürünü hasat etmeleri kaydıyla dekar başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Yonca (sulu)

50 TL/dekar/yıl

2

Yonca (kuru)

30 TL/dekar/yıl

3

Korunga

40 TL/dekar/yıl

4

Tek yıllıklar

35 TL/dekar

5

Silajlık tek yıllıklar

50 TL/dekar

6

Silajlık mısır (sulu)

75 TL/dekar

7

Silajlık mısır (kuru)

35 TL/dekar

8

Yapay çayır-mera

100 TL/dekar

 

(11) Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğince (TKK), mevzuatı dahilinde yurt dışından tedarik edilecek olan kaba yemin, mahallinde yetiştiriciye teslimindeki kilogram maliyeti 50 kuruşun üzerinde oluştuğu takdirde, farkının TKK üzerinden çiftçilere ödemesi yapılır.

(12) 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında belirlenen hayvan hastalık tazminatları, miktarı il ve ilçelerde oluşturulan Yerel Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenerek hayvan sahiplerine ödenir.

(13) Hastalıklardan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikasına sahip olan süt sığırı işletmelerinde bulunan, damızlık boğalar dışındaki, altı ay yaşın üzerindeki erkek hayvanlar hariç, tüm sığırlar için hayvan sahiplerine aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır. Ari sığır başına ödeme birim miktarları 500 başa kadar tam, 501 baş ve üzeri için %50’sine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanır. Bu desteklemeden yararlanan işletmeler için birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz. Ayrıca, Onaylı Süt Çiftliği sertifikasına sahip olan işletmelerdeki ari işletme desteği alan tüm sığırlar için, ilave olarak hayvan başına aşağıda belirtilen miktarda ödeme yapılır.

 

1

Hastalıktan ari işletme desteği

375 TL/baş

2

Onaylı Süt Çiftliği Desteği (ilave)

50 TL/baş

 

(14) Hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde, Bakanlıkça belirlenen programlı aşılamalar için uygulayıcılara aşağıda belirtilen birim miktarlarda ödeme yapılır.

 

1

Şap Aşısı (Büyükbaş)

0,75 TL/baş

2

Şap Aşısı (Küçükbaş)

0,50 TL/baş

3

Brucellosis (Büyükbaş)

1,50 TL/baş

4

Brucellosis (Küçükbaş)

0,50 TL/baş

 

(15) Hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça uygulanan proje kapsamındaki yetiştiricilere, koruma ve geliştirme sürüleri için büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda farklı olmak üzere hayvan başına, arıcılıkta ise kovan başına aşağıda belirtilen miktarlarda ödeme yapılır. Bu desteklemeden yararlanan mandalar için birinci fıkrada belirtilen ödemeler yapılmaz.

 

1

Büyükbaş Koruma

470 TL/baş

2

Küçükbaş Koruma

75 TL/baş

3

Arı Koruma

40 TL/kovan

4

Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Elit Sürü

Anaç

35 TL/baş

Yavru

50 TL/baş

5

Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Taban Sürü

Anaç

35 TL/baş

Yavru

20 TL/baş

6

Halk Elinde Manda Islahı

650 TL/baş

7

Damızlığa Ayrılan Manda Yavrusu Desteği

100 TL/baş

 

(16) Çiğ sütün değerlendirilmesi amacıyla Bakanlığın 2013 ve 2014 yılı için belirleyeceği dönemler ile uygulama ve ödemeye ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde ilgililere ödeme yapılır.

(17) Türkvet kayıt sistemine kayıtlı, besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını (manda dahil), 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda İşletmelerinin Kayıt ve Onay İşlemlerine Dair Yönetmelik hükümlerine göre faaliyet gösteren kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere, yerli ve ithal besilik erkek sığır başına farklı olmak üzere, ödeme birim miktarları 600 başa kadar tam olarak, 601 baş ve üzeri için ise %50’sine karşılık gelen tutarın aşağıda belirtilen miktarlarda ödenmesi suretiyle uygulanır.

 

1

Yerli besilik erkek sığır

300 TL/baş

2

İthal besilik erkek sığır

100 TL/baş

 

Yurt içi sertifikalı tohum ile sertifikalı fidan/çilek fidesi ve standart fidan kullanımının ve yurt içi sertifikalı tohumluk üretimlerinin desteklenmesi

MADDE 5– (1) Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde kaliteye, teknoloji kullanımına ve çevre koruma önceliklerine göre bitkisel üretim faaliyetinde, sertifikalı tohumluk kullanımının yetersiz olduğu bazı türlerde yurt içinde üretilip sertifikalandırılan tohum, fidan, çilek fidesi ve standart fidan kullanan Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı olan çiftçilere, 2013 yılı ekim/dikimleri için dekar başına destekleme ödemesi yapılır.

(2) Tohumculuk sektörünün uluslararası rekabete uygun bir şekilde gelişmesini sağlamak için, yurt içi tohum üretiminin yetersiz olduğu bazı türlerde, yurt içinde sertifikalı tohum üreten/ürettiren ve sertifikalandıran, yurt içinde satışını gerçekleştiren Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tohumculuk kuruluşu olarak kabul edilen Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı gerçek ve tüzel kişilere, 2013 yılında ürettikleri tohumlar için aşağıda belirtilen miktarlarda destekleme ödemesi yapılır.

 

Sıra No

Yurt içi Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği

Birim Destek

(TL/dekar)

1

Buğday

7,5

2

Arpa, Tritikale, Yulaf, Çavdar

6

3

Çeltik, Yer Fıstığı, Yonca

8

4

Nohut, Kuru Fasulye, Mercimek

10

5

Susam, Kanola, Aspir

4

6

Patates

40

7

Soya

20

8

Korunga, Fiğ

5

 

Yurt İçi Sertifikalı Fidan, Çilek Fidesi ve Standart Fidan Kullanım Desteği

Standart

(TL/dekar)

Sertifikalı

(TL/dekar)

9

Bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi

150

350

10

Yarı bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi

150

300

11

Bağ ve diğer meyve fidanları ile bahçe tesisi

100

230

12

Zeytinde yağlık çeşitler ile bahçe tesisi

50

100

13

Narenciye bahçelerinde aşılama ile çeşit değiştirme

250

14

Virüsten ari fidanlara ilave olarak

50

100

15

Sertifikalı çilek fidesi desteği

300

 

Yurt İçi Sertifikalı Tohum Üretim Desteği

Birim Destek

(TL/kg)

16

Buğday

0,10

17

Arpa, Tritikale, Yulaf, Çavdar, Patates

0,08

18

Çeltik

0,25

19

Nohut, Kuru Fasulye, Mercimek, Aspir, Korunga, Fiğ

0,50

20

Soya

0,35

21

Kanola

1,20

22

Susam

0,60

23

Yonca

1,50

24

Yer Fıstığı

0,80

 

Çiftlik muhasebe veri ağı sistemi katılım desteği

MADDE 6- (1) Çiftlik Muhasebe Veri Ağı sisteminin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla İstanbul, Samsun, Malatya, Adana, Konya, Bursa, Erzurum, Şanlıurfa, Nevşehir, Tekirdağ, Giresun, İzmir illerinde, örnek olarak seçilen ve çiftçi kayıt sistemine kayıtlı tarımsal işletme sahiplerine, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde işletme başına 2013 yılında 375 TL katılım desteği ödemesi yapılır.

 

Organik tarım ve iyi tarım desteği

MADDE 7- (1) Bitkisel üretimde Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı olan ve icmallerin alındığı tarih itibarıyla en az bir yıl süre ile Organik Tarım Bilgi Sistemine kayıtlı olarak organik tarım yapan çiftçilerin geçiş iki süreci ve üzeri üretimlerine destekleme ödemesi yapılır.

(2) Büyükbaş, küçükbaş hayvan, arı ve su ürünleri yetiştiriciliğinde organik tarım yapan çiftçilere aşağıda belirtilen birim miktarlarda organik tarım destekleme ödemesi yapılır.

 

Sıra No

Desteklemeler

Destek Miktarı

1

Organik Tarım (Meyve, sebze)

50 TL/dekar

2

Organik Tarım (Tarla Bitkileri)

10 TL/dekar

3

Organik Tarım (Anaç Sığır, Manda)

150 TL/baş

4

Organik Tarım (Buzağı)

50 TL/baş

5

Organik Tarım (Anaç koyun, keçi)

10 TL/baş

6

Organik Tarım (Arılı kovan)

5 TL/kovan

7

Organik Tarım (Alabalık)

0,35 TL/kg

8

Organik Tarım (Çipura-levrek)

0,45 TL/kg

 

(3) İyi tarım uygulamaları yapan çiftçilere, Çiftçi Kayıt Sisteminde oluşturulacak icmaller üzerinden aşağıda belirtilen birim miktarlarda destekleme ödemesi yapılır.

 

Sıra No

Desteklemeler

Destek Miktarı

1

İyi Tarım Uygulamaları (Meyve, Sebze)

25 TL/dekar

2

İyi Tarım Uygulamaları (Örtü altı)

100 TL/dekar

                 

Tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinin desteklenmesi

MADDE 8- (1) Ülkenin tarımsal yayım ve danışmanlık sisteminin çoğulcu, etkin ve verimli bir yapıya kavuşmasını sağlamak amacıyla, tarımsal danışmanlık sistemine dahil olup, kriterleri taşıyan her tarımsal işletme için destekleme ödemesi yapılır.

(2) Destekleme ödemesi kapsamına alınan her tarımsal işletme için yıllık 600 TL ödenir.

(3) Destekleme kapsamında tarımsal danışmanlık hizmeti alabilecek tarımsal işletmeler, tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti verecek kişi ve kuruluşlar, destekleme ödemesi kriterleri, destekleme ödemesi yapılacak kişi ve/veya kuruluşlar, uygulama alanı ve diğer hususlar Bakanlık tarafından belirlenir.

 

Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği

MADDE 9(1) Ülkemizde bitkisel üretime arız olan zararlı organizmalara karşı biyolojik ve/veya biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması ile kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla örtüaltında ve açık alanda aşağıda belirtilen destekleme ödemeleri yapılır.

 

Sıra No

Desteklemeler

Destek Miktarı

1

Biyoteknik mücadele desteği

100 TL/dekar

2

Biyolojik mücadele desteği

330 TL/dekar

 

Örtüaltı paket toplamı

430 TL/dekar

3

Biyoteknik mücadele desteği

30 TL/dekar

4

Biyolojik mücadele desteği

30 TL/dekar

 

Açık alanda paket toplamı

60 TL/dekar

 

Patates siğili hastalığı alternatif destekleme ödemesi

MADDE 10– (1) Patates siğili görülen alanlar ile patates siğili için oluşturulan güvenlik kuşağındaki alanlarda, karantina önlemi olarak alternatif ürün yetiştirilmesi veya nadasa bırakılması durumunda, çiftçi kayıt sistemine dahil olan çiftçilere dekar başına 110 TL destek verilir.

(2) Destekleme ödemesi aynı parsele 3 yılda bir defa ödenir. 3 yılı kapsayacak ödeme 2013 yılında yapılır.

(3) Patates siğili ile bulaşık alanlarda, ödemeye esas yıllarda, alternatif ürün olarak patates ve Solanaceae familyasına ait bitkiler ile toprak parçası taşıyacak yumrulu bitkiler, fide ve fidan gibi üretim materyalleri dışındaki bitkisel ürünleri yetiştiren veya nadas uygulayan çiftçiler ile oluşturulan güvenlik kuşağında patates, tohumluk, fide, fidan dışında diğer tüketim amaçlı alternatif ürünleri yetiştiren ya da nadasa bırakan çiftçiler destekleme ödemelerinden yararlanır.

Araştırma-geliştirme projeleri desteği

MADDE 11- (1) Bakanlığın ve tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu öncelikli konulara ilişkin bilgi ve teknolojilerin geliştirilmesi ve çiftçiler ile tarımsal sanayicilere aktarılması amacıyla, uygun görülen araştırma-geliştirme (ARGE) projelerine, 2013-2016 cari yılları içinde destekleme ödemesi yapılır.

Kesinti oranı

MADDE 12- (1) Yetiştiricilere örgütleri üzerinden yapılacak destekleme ödemelerinde, merkez birliğini kurmuş olan; 5996 sayılı Kanuna göre kurulmuş yetiştirici birliği ve/veya 5200 sayılı Kanuna göre kurulmuş üretici birliği ve/veya 1163 sayılı Kanuna göre kurulmuş, hayvancılık faaliyeti yürüten tarımsal amaçlı kooperatif üyelerinden, aldıkları desteğin % 0,1'i oranında merkez birliklerine, % 0,1'i oranında da ilgili birlik ve kooperatiflere irat kaydedilmek üzere, "Çiftçi Örgütlerini Güçlendirme" adı altında toplam % 0,2 oranında kesinti yapılır

Finansman ve ödemeler

MADDE 13– (1) Bu Kararın 4 üncü maddesinin; dördüncü, beşinci, altıncı, onbirinci, onikinci, onüçüncü, ondördüncü, onbeşinci, onaltıncıve onyedinci fıkraları uyarınca yapılacak yılı ödemeleri için gerekli kaynak Bakanlığın cari yıl bütçesinde hayvancılık desteklemeleri için ayrılan kaynaktan, diğer fıkraları uyarınca yapılacak desteklemelerin ödemeleri ise 2014 yılı bütçesinde hayvancılık desteklemeleri için ayrılacak ödenekten sağlanır. Ancak 2013 yılı hayvancılık bütçesinden kaynak arttığı takdirde bu desteklemeler için 2013 yılında ödeme yapılır.

(2) Bu Kararın 2 nci maddesinde yer alan mazot, gübre ve toprak analizi desteği ile 7 nci maddesinde yer alan organik tarım ve iyi tarım desteği ödemeleri için gerekli finansman 2014 yılı tarımsal destekleme bütçesinden karşılanır.

(3) Bu Kararın 5 inci maddesinde yer alan yurt içi sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında, 2013 yılı ekilişlerine ait destekleme ödemeleri Bakanlığın 2013 yılı tarımsal destekleme bütçesinden ödenmeye başlanır. Yurt içi sertifikalı fidan, çilek fidesi ve standart fidan kullanım desteği, 2013 yılı dikimlerine ait destekleme ödemeleri ile yurt içi sertifikalı tohum üretim desteği 2013 yılı üretimlerine ait destekleme ödemeleri için gerekli finansman 2014 yılı tarımsal destekleme bütçesinden karşılanır.

(4) Bu Kararın 3 üncü maddesinde yer alan hububat ve bakliyat ödemeleri, 2013 yılı bütçesinden kaynak sağlandığı takdirde yılı içinde başlatılır.

(5) Bu Kararın 3 üncü maddesinde yer alan yaş çay prim ödemesi ile ilgili olarak üstlendiği hizmetlerden dolayı üreticilere ödenen destek tutarının % 0,1’i oranında hizmet komisyonu ÇAYKUR’a ayrıca ödenir.

(6) Bu Kararın 3 üncü maddesinde yer alan ödemelerle ilgili olarak, diğer kurum, kuruluş, kooperatif ve birliklerin hizmetlerinden yararlanıldığı takdirde, üreticilere ödenen tutarın % 0,3’ü oranında hizmet komisyonu ayrıca ödenir.

(7) Bu Kararın 4 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan ödemelerle ilgili olarak, üstlendiği hizmetlerden dolayı üreticilere ödenen destek tutarının % 0,1’i oranında hizmet komisyonu TKK’ya ayrıca ödenir.

(8) Bu Kararın 8 inci maddesinde yer alan tarımsal yayım ve danışmanlık hizmetlerinin desteklenmesi ödemeleri ile 9 uncu maddesinde yer alan biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği ödemeleri 2013 yılı bütçesinden karşılanır. Kaynak yetersizliği nedeniyle yapılamayan destekleme ödemeleri bir sonraki yıl bütçesinden yapılır.

(9) Destekleme ödemeleri için gerekli finansman, bütçenin ilgili harcama kaleminden tahsis edilerek karşılanır. Bu Kararın uygulanmasıyla ilgili olarak, T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’ye hizmetlerinden dolayı, ödenen destekleme tutarının % 0,2’si komisyon olarak ayrıca ödenir.

Desteklerden yararlanamayacak olanlar

MADDE 14-(1) Bu Karar kapsamındaki desteklemelerden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz.

Denetim, haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti

MADDE 15- (1) Destekleme ödemelerinin denetimini sağlayacak tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir. Bu amaçla yapılacak çalışmalarda gerektiğinde diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kooperatifler, ziraat odaları ve birliklerin hizmetlerinden yararlanılır.

(2) Uygulama tebliğinde belirlenen ilgili merciler, kendilerine ibraz edilen belgelerin kontrolünden ve kendi hazırladıkları belgelerden sorumlu olacaktır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek haksız yere ödemeye neden olanlar ile haksız yere ödemelerden yararlanmak üzere sahte veya içeriği itibarıyla gerçek dışı belge düzenleyen ve kullananlar hakkında gerekli cezai, hukuki ve idari işlemler yapılır.

(3) Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanuni faizi ile birlikte geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.

(4) Bu Kararla belirlenen destekleme ödemelerinden, idari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.

Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar

MADDE 16-(1) Bu Kararın yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak tebliğlerle belirlenir.

Yürürlük

MADDE 17-(1) Bu Karar 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18-(1) Bu Karar hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

 

 

LİSTE

 

No

HAVZA adı

Fark ödemesi kapsamında DESTEKLENEN ürünler

1

Güney Marmara Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

2

Batı Karadeniz Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

3

Kuzeybatı Anadolu Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

4

Doğu Karadeniz Havzası

Buğday, Çavdar, Çay, Dane Mısır, Kanola

5

Karasu – Aras Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

6

Kuzey Marmara Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Kanola, Kuru Fasulye, Dane Mısır, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

7

Büyük Ağrı Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Yağlık Ayçiçeği, Çeltik

8

Söğüt Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

9

Çoruh Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çay, Çeltik, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Tritikale, Yulaf

10

Yukarı Fırat Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

11

Kıyı Ege Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

12

Van Gölü Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Nohut, Yağlık Ayçiçeği

13

Erciyes Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

14

Kaz Dağları Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

15

İç Ege Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

16

Gediz Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yulaf, Zeytinyağı

17

Meriç Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

18

Yeşilırmak Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

19

Orta Karadeniz Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Çay, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

20

Karacadağ Havzası 

Arpa, Aspir, Buğday, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Yağlık Ayçiçeği, Zeytinyağı

21

Zap Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çeltik, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut

22

GAP Havzası 

Arpa, Aspir, Buğday, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Yağlık Ayçiçeği, Zeytinyağı

23

Batı GAP Havzası

Arpa, Buğday, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Yağlık Ayçiçeği, Zeytinyağı

24

Doğu Akdeniz Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

25

Kıyı Akdeniz Havzası

Arpa, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

26

Ege Yayla Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı

27

Orta Kızılırmak Havzası

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Çeltik, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

28

Orta Anadolu Havzası 

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf

29

Fırat Havzası 

Arpa, Buğday, Çavdar, Dane Mısır, Kanola, Kuru Fasulye, Kütlü Pamuk, Mercimek, Nohut, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Zeytinyağı

30

Göller Havzası 

Arpa, Aspir, Buğday, Çavdar, Dane Mısır Kanola, Kuru Fasulye, Mercimek, Nohut, Soya Fasulyesi, Tritikale, Yağlık Ayçiçeği, Yulaf, Zeytinyağı,


Bu haber 671 defa okunmuştur.

Sitemize reklam vermek için mail atınız.


 

Bir önceki yazımız olan 2013 Tarım Destekler başlıklı makalemizde 2013 ve Tarım hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Desteklemeler

2013 Tarım Destekler

Published

on

 

Tarıma 9 milyar lira destek
Geçmiş yıllarda olduğu gibi tarıma desteklerini yine ilk kez DÜNYA açıklıyor. Geçen yıl 7 milyar 552 milyon lira olan tarım destekleri, 2013’te yüzde 19 artışla 8 milyar 975 milyon liraya çıkarıldı. Destek miktarı en fazla artan kalemler hayvancılık, fark ödemeleri (prim) ve alan bazlı destekler oldu.
Saman krizi yem desteklerini artırdı
Hayvancılık sektöründe yaşanan saman krizi ve ilk kez saman ithal edilmesi 2013 tarım desteklerine de yansıdı.Hükümet 2013’te yem bitkileri desteğini artırırken ilk kez kaba yeme de kilo başına 25 kuruş destek verecek.

Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından kabul edilen ve Bakanlar Kurulu’na sunulan 2013 tarım desteklerinde alan bazlı olarak adlandırılan gübre, mazot, toprak analizi desteklerinin tamamında artış sağlandı. Alan bazlı diğer desteklerden organik tarımda sadece meyve ve sebze üretiminde destek artırılırken diğer kalemlerde ve iyi tarım uygulamalarında destekler geçen yılın seviyesinde kaldı.
Prim desteği verilen 17 üründen 3’ünde artış var
Fark ödemesi(prim) desteği verilen 17 üründen sadece 3’ünün desteği artırıldı. Bu şanslı 3 ürün kütlü pamuk, zeytinyağı ve aspir oldu. Pamuk primi kilo başına 46 kuruştan 50 kuruşa, aspir primi 40 kuruştan 45 kuruşa ve zeytinyağı primi ise kilo başına 50 kuruştan 60 kuruşa çıkarıldı.
Ali Ekber YILDIRIM
İZMİR
– Tarım sektörüne 2013 yılında 8 milyar 975 milyon lira destek verilecek. Geçen yıla göre yüzde 19 artırılan tarım desteklerinde aslan payını alan bazlı destekler, hayvancılık ve fark ödemesi (prim) destekleri aldı.
Gazeteniz DÜNYA geçmiş yıllarda olduğu gibi tarım desteklerini herkesten önce açıklıyor. Beş bakanlığın temsil edildiği Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’nda kabul edilen ve Bakanlar Kurulu’nda imzalandıktan sonra Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girecek olan 2013 tarım desteklerinde en yüksek payı 17 üründe verilen fark ödemesi oluşturuyor. 2013 yılında 17 ürüne toplam 3.1 milyar lira destek verilecek. Bu, toplam desteklerin yüzde 34.7’sini oluşturuyor. İkinci sırada ise hayvancılık destekleri var. Bu yıl toplam desteklerin yüzde 27.4’ü olan 2.4 milyar lira destek verilecek. Mazot, gübre, toprak analizi, organik tarım ve iyi tarım uygulamalarını kapsayan alan bazlı desteklerin toplam desteğe oranı ise yüzde 25.7 olacak. Alan bazlı 2.3 milyar lira destek ödenecek.
Prim desteği 3 üründe arttı, 14’ü aynı kaldı
Toplam destek bütçesinden en yüksek payı alan ve 17 üründe verilen fark ödemesi(prim) desteğinde 14 üründe artış yapılmazken sadece 3 üründe prim artışı yapıldı. Buna göre, kütlü pamuk primi kilo başına 46 kuruştan 50 kuruşa, aspir için ödenen prim 40 kuruştan 45 kuruşa ve zeytinyağı primi ise kilo başına 50 kuruştan 60 kuruşa çıkarıldı. Geçen yıl olduğu gibi kilo başına yağlık ayçiçeğine 24 kuruş, soya fasulyesine 50 kuruş, kanolaya 40 kuruş, dane mısıra 4 kuruş, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikaleye 5 kuruş, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimekte ise kilo başına 10 kuruş fark ödemesi yapılacak.
Alan bazlı desteklerde artış
Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından kabul edilen 2013 tarım desteklerinde alan bazlı olarak adlandırılan gübre, mazot,toprak analizi desteklerinin tamamında artış sağlandı.Alan bazlı diğer desteklerden organik tarımda sadece meyve ve sebze üretiminde destek artırılırken diğer kalemlerde ve iyi tarım uygulamalarında destekler geçen yılın seviyesinde kaldı.
Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır mera, orman emvali alanlar için geçen yıl dekara 2.7 lira olan mazot desteği bu yıl 2.9 lira olarak ödenecek. Gübre desteği ise bu alanlar için 3.7 liradan 4 liraya çıkarıldı. Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumrulu bitkiler, sebze ve meyve alanları için dekar başına 4 lira olan mazot desteği 2013’te 4.3 liraya gübre desteği de 5 liradan 5.5 liraya yükseltildi. Yağlı tohum ve endüstri bitkilerinde ise dekara 7 lira olan mazot desteği 9 lira, 6.3 lira olan gübre desteği de 7 lira oldu.
Gübre ve mazot desteği almak için zorunlu olan toprak analizinin desteği ise geçen yıl olduğu gibi dekara 2.5 lira olarak uygulanacak.
Organik tarımda kısmi artış
Alan bazlı destek kalemlerinden organik tarımda sadece meyve ve sebze üretiminde destek artışı oldu. 2013’te organik olarak üretilen meyve ve sebzede dekar başına üreticilere 50 lira destek verilecek. Tarla bitkilerinde ise geçen yıl olduğu gibi dekara 10 lira ödenecek. İyi tarım uygulamalarında geçen yıl olduğu gibi meyve ve sebze de dekara 25 lira, örtü altı tarımda ise dekara 100 lira destek verilecek. İyi tarımda destek artışı yapılmadı.
Hayvancılığa 3 yeni destek
Bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak 3 yeni destek uygulanacak. Bu desteklerin 3’ü de hayvancılık sektörüne yönelik olacak. Hastalıktan ari hayvancılık işletmelerinde onaylı süt çiftliği sertifikası olan işletmelere hayvan başına 50 lira fazladan destek verilecek. Manda üretimini artırmak için damızlığa ayrılan her manda yavrusu için üreticiye 100 lira destek verilecek. Geçen yıl hayvancılık sektörünün en önemli sorunu haline gelen ve ithalatla çözüme kavuşturulmaya çalışılan saman ve kuru ot için de yeni bir destek öngörülüyor. Buna göre, 2013 yılında kaba yem için kilo başına 25 kuruş destek verilecek.
Saman krizi yem desteklerini artırdı
Hükümet, 2013 yılında sadece saman ve kuru ot üretimini desteklemekle kalmayarak, yem bitkileri üretim desteklerini de artırıyor. Geçen yıla kadar çok yıllık yem bitkileri üretiminde sadece bitkinin ekildiği yıl destek verilirken 2013’ten itibaren her yıl bu destek verilecek. Buna göre daha önce sulu yoncada sadece ekim yılında dekar başına 130 lira olan destek bu yıl dekar başına 50 lira, kuru yoncada dekar başına 30 lira ve korunga için dekar başına 40 lira olarak verilecek. Bu destekler sadece ekim yılında değil her yıl ödenecek. Tek yıllık yem bitkilerinde ise dekar başına 30 lira olan destek 35 liraya çıkarılıyor. Silajlık tek yıllık yem bitkilerinde dekar başına 45 liradan 50 liraya, silajlık sulu mısırda 55 liradan 75 liraya, silajlık kuru mısırda dekar başına destek 30 liradan 35 liraya çıkarıldı. Yapay çayır ve mera için dekar başına ödenen 75 liralık destek ise dekar başına 100 liraya çıkarıldı.
Küçükbaş hayvancılık öne çıkarılıyor
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, her fırsatta Türkiye’nin büyükbaş hayvancılığa uygun bir ülke olmadığını belirterek “Buğday ile koyun gerisi oyun” deyimini hatırlatıyor. Eker’in dile getirdiği bu görüş hayvancılık desteklerine de yansıyor. Küçükbaş hayvancılık destekleri her yıl biraz daha artırılıyor. 2013’te de küçükbaş hayvancılık desteklerinin tamamında artış yapılması dikkat çekiyor. Geçen yıl koyun ve keçide hayvan başına 18 lira olan destek bu yıl 20 liraya çıkarılıyor. Koyun, keçi ve manda sütüne verilen litre başına 15 kuruşluk prim de 2013’te 20 kuruşa çıkarıldı.
Büyükbaş hayvan destekleri artmadı
Küçükbaş hayvan destekleri artarken büyükbaş hayvancılık desteklerinde artış yapılmadı. 2012’de olduğu gibi 2013’te de sığırda hayvan başına 225 lira, etçi ırklarda ve mandada hayvan başına 350 lira, besi hayvanı için hayvan başına 300 lira destek verilecek. Islah Amaçlı Küçükbaş Hayvan Yetiştirici Birliklerine yürüttükleri proje kapsamında hayvan başına 18 lira olan destek ise 20 liraya çıkarıldı.

Bir önceki yazımız olan Kiraz ve Vişne Yetiştiriciliği başlıklı makalemizde Kiraz, ve ve Vişne hakkında bilgiler verilmektedir.

Continue Reading

Trend Konular